KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1066
- Karar No
- 2025/1351
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 13/06/2022
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 03/12/2025
Karar Metni
1.032 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, Özel güvenlik hizmeti vermekte olan müvekkili ile davalı kooperatif arasında üç adet güvenlik görevlisi ile güvenlik hizmeti verilmesi hususunda 30/11/2018 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin 30/11/2019 tarihinde süresinin sona erecek olması sebebiyle davalı kooperatifle bu kez yine üç güvenlik görevlisi çalıştırılma suretiyle güvenlik hizmeti verilmesi için 29/11/2019 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkilinin davalı kooperatife verdiği hizmete karşılık 30/06/2020 verdiği tarih ve ... numaralı faturayı düzenleyerek davalıya gönderdiğini,
davalı kooperatifin çalışanlarının ücretlerinin ödenmesine rağmen bu işçilerin kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacaklarına ilişkin kısmını ödemediğini, tahsili için takibe de itiraz ettiğini.
Oysa aralarındaki 29/11/2019 tarihli ikinci sözleşmenin 8 maddesinde davalı tarafın çalışan işçilerin ihbar, kıdem, bayram çalışması, yıllık izin bedelini ödemeyi kabul ettiğini, her yıl için yeni bir hizmet sözleşmesinin yapılmasının işçilerin işe başlangıç tarihini değiştir- meyeceğini, 19 ay süreyle davalı kooperatife hizmet veren işçilerin belirtilen alacaklarından davalı kooperatifin müvekkiline karşı sorumlu olduğunu belirterek tahsili için girişilen takibe davalının yaptığı itirazın iptaline ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davacı ile aralarındaki 29/11/2019 tarihli sözleşmenin müvekkili tarafından bu sözleşmenin 9. 3. Maddesi gereğince 18/06/2020 tarihli ihtarname ile feshedilip sözleşmeden doğan borçların davacıya ödendiğini, aralarındaki bu 29/11/2011 tarihli sözleşmenin 8/1 maddesine göre 1 yılı doldurmayan perso- nele kıdem tazminatı ve yıllık izin ödenmeyeceğinin belirtildiğini, dolayısıyla fatura konusu işçiler ..., ... ve ... için talep edilen kıdem ve ihbar tazmi- natı ile yıllık izin ücreti alacağını hak etmediklerini, 29/11/2019 tarihli ikinci sözleşmenin 30/11/2018 tarihli ilk sözleşmenin devamı niteliği olmadığı belirterek davanın reddine ve tazminatı hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Taraflar arasında 30/11/2018 tarihinde imzalana ilk sözleşmenin 8.1. maddesinde açıkça "yıllık izin bedelleri ve ihbar ve kıdem tazminatları oluştuğunda hak ettikleri her türlü bedel yüklenici tarafından ödenecektir, iş veren hiç bir şekilde... Bu ödemelerden sorumlu değildir" denildiği ve sözleşmenin iş verinin davalı kooperatif yüklenicisinin davacı şirket olduğu 2. Maddede yazılmıştır.
Buna göre ilk dönem ilk sözleşme kapsamında bu alacaklardan davalının bir sorumluluğu yoktur. Davacıya bağlı çalışan işçilerin bir kısmının bu iki sözleşmenin de geçerli olduğu dönemde 1 yılı aşkın süre ile çalıştıkları uyuşmazlık konusu değildir. Davacı ise kendisinin sorumlu olduğu dönemle beraber davalının sorumlu oluduğu ikinci sözleşme kapsamındaki dönem içinde doğan yıllık izin ücreti, kıdem ve ihbar tazminatları davalıdan talep etmektedir.
Davalının sorumlu olduğu dönemde ise adı geçen işçilerin belirtilen alacaklarının bir çalışmasının olmadığı sabittir. Bu durumda davacının kendi işçileri için ödemesi gereken yıllık izin, ihbar ve kıdem tazminatlarını davalıdan talep etmesi mümkün olmadığından davanın reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Müvekkil şirket ile davalı kooperatif arasında üç adet güvenlik görevlisi çalıştırılmasına ilişkin 30.11.2018 tarihli ve 29.11.2019 tarihli iki ayrı sözleşme yapıldığını, davalı tarafın sözleşme uyarınca birinci yılını dolduran personellerin tazminatlarını ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı tarafın sözleşmenin feshi sonrası davacının düzenlediği 30.06.2021 tarihli faturayı iade ettiğini ve sonrasında düzenlenen yeni faturadaki alacak kalemlerine itiraz ettiğini, davacı müvekkilin kıdem, ihbar ve yıllık izin alacakları için icra takibi başlattığını,
yerel mahkemenin sözleşme hükümlerini hatalı değerlendirdiğini ve müvekkilin ödemiş olduğu tazminatlara rağmen davalının ödeme yapmadığını, yerel mahkemenin, tarafların sözleşme imza tarihinde kooperatif yetkilisi olan ...'in alacak kalemlerini ikrar ettiğini belirttiği yemin deliline ilişkin herhangi bir işlem yapmadan karar verdiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, özel güvenlik hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, takibe konu fatura alacağının güvenlik görevlisi olarak çalışan işçilerin işçilik tazminatlarına ilişkin olduğu,
taraflar arasındaki birbirini takip eden 30/11/2018 tarihli ve 29/11/2019 tarihli sözleşmelerin sürelerinin birer yıl oldukları, ikinci sözleşmenin süresi bitmeden 2020 yılının haziran ayında davalı tarafça feshedildiği, sözleşmelerdeki işçilik tazminatlarının kime ait olacağına ilişkin hükmün her iki sözleşmede farklı düzenlendiği, ilk sözleşmede kıdem–ihbar–yıllık izin ücretlerinden davacının sorumlu tutulduğu, ikinci sözleşmede ise bu sorumluluğun davalıya ait olduğunun kararlaştırıldığı fakat bunun için işçinin bir yılını doldurması gerektiğinin düzenlendiği,
başka bir ifadeyle davalının sorumluluğunun işçinin bir yılını doldurması şartına bağlandığı, fesih nedeniyle ikinci sözleşmede bir yılın dolmadığı, ilk sözleşmede davalıya sorumluluk yüklenmediğinden ilk sözleşme süresinin dikkate alınmasının mümkün olmadığı, işçilerin ikinci sözleşme döneminde bir yılını doldurmamaları sebebiyle davacının takip konusu fatura alacağının doğmadığı, bu durumda yemin delilinin hatırlatılmamış olmasının da sonuca etkili olmadığı,
davacının sözleşme sebebiyle doğan hizmet alacağı ile işçilerin işçilik tazminatlarından kaynaklı alacaklarını aynı faturada düzenlemesi sebebiyle davalının ayrı ayrı fatura düzenlenmesini talep etmesinin takip konusu fatura borcunu kabul ettiği anlamına da gelmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1066, K. 2025/1351, 3 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama