KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2204
- Karar No
- 2024/230
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 15/02/2024
- Davanın konusu
- Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)
- Yazım tarihi
- 01/11/2024
Karar Metni
2.228 kelime·11 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, ...ve şirketin tek ortağı diğer davacı ,... emlak komisyonculuğu, turizm, otelcilik hizmetleri alanında iştigal ettiğini, şirketin 2015 yılından itibaren turizm, gayrimenkul alım satım faaliyeti ile iştigal eden ... ait şahıs şirketinin tür değişikliğine giderek ... unvanı ile 27/09/2022 tarih ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ...sicil no İile tescili edilerek ticari faaliyete başladığını, şirket, tür değişikliği ile birlikte merkezini .,..Mahallesi ....
Sokak ...Blok No: .... ... /Antalya adresine taşıdığını, şirketin yaşanan birtakım olumsuzluklara rağmen 2023 yılının 9 aylık peryodunda 69.424.151,98 TL satış rakamı elde ettiğini, ülkemizde, 2023 yılı ve öncesinde piyasalarda döviz kurlarında olağanüstü artış gerçekleştiğini, bu durumun tüm sektörlere yayıldığını, birçok şirkette finansman açığı ortaya çıktığını, nakit akışında öngörülemeyen sıkıntılar yaşanmaya başlandığıını, şirket faaliyetlerine bağlı olarak mevcut kredi borçlarının tasfiyesi için bankalara olan taksit ödemelerini yapmaya devam ederken 2020 sonrası Covid19 Pandemisi, kur riskleri, yaşanan kriz,
ticaret ve tüketim konusunda kısıtlamalara neden olmuş ve ülke ekonomisi ile birlikte şirketin var olan finansman akışınının olumsuz etkilediğini, özellikle son zamanlarda bankaların finansman ihtiyacını karşılamaması, kur artışı, faiz oranlarında ciddi artış şirketin emlak sektörüne yönelik olağan işletme faaliyetlerinin sekteye uğrama ihtimalini de beraberinde getirdiğini, şirketin, emlak ve turizm, otelcilik sektöründe pandemi sonrası yaşanan döviz kurlarına bağlı gerek emtia, hammadde, navlun fiyatlarındaki yükseliş ile birlikte maliyetlerin artması;
buna karşılık bu artış hızına ulaşamayan yurtiçi piyasalarında finansal döngünün olumsuz etkilenmesi, bankaların emlak sektörüne yönelik kredi imkanlarını kısıtlaması sonucu karlılık ve satış tutarlarını yakalamada acze düştüğünü, şirketin, bu zamana kadar kendi özkaynakları ile kısa vadeli olarak finansman yaratma çabasına devam ettiğini, ancak döviz kuruna bağlı olarak oluşan fiyat farkı şirketin mevcut faaliyetinde ödeme güçlüğüne neden olmaya başladığını ve sürekli yeni ilave işletme sermayesi amaçlı yabancı kaynak ihtiyacını ortaya çıkardığını,
Şirket Ortaklar Kurulunca 23.10.2023 tarihinde yapılan değerlendirmeler ve çalışmalar sonucunda nakit akış dengesi bozulan firmanın bu durumdan çıkması iihtimalinin yapılacak olan konkordato ön projesi ile %100 olduğunun öngörüldüğünü, borç ödeme sürecine girilebilmesi ve iyileşme tedbirlerinin uygulanabilmesi için konkordato talebinde bulunulması konusunda karar alındığını, konkordato koşullarından biri olan yüksek iyileşme ümidinin bulunması ve bu iyileşmenin dayanaklarının sunulması amacıyla iş bu konkordato dilekçesi ekinde ön projesi ve ekleri hazırlandığını,
konkordato ön projesinin hazırlanmasında dilekçe içerisinde detayları verildiği ve ek olarak mahkemenin denetimine sunulduğu üzere en yakın tarih olan 30.09.2023 tarihli bilanço ve finansal tabloların esas alındığını, 30.09.2023 tarihli rayiç değer ara bilançoya göre şirketin TTK m.376/3 anlamında borca batık olmamakla birlikte, mevcut vadesi gelmiş ve gelebilecek borçlarını ödemede acz halinde olup;
nakit sıkıntısını mahkemeniz gözetiminde ilave tedbirler olmadan aşılamayacağının anlaşıldığını, sonuç olarak İcra ve İflas Kanunu (İİK) 285 ve devamı maddelerinde değişen hali ile tanımlanan “borçlarını vadesi geldiği halde gödeyememe/vadesi gelememiş borçlarını vadesinde ödeyememe tehlikesi” ile karşı karşıya olduğunu, ayrıca şirketin mevcut iflasına nazaran konkordato sürecinin alacaklıların da lehine olacağını, şirketin taahhütlerini yerine getirebilecek yeterliliğe sahip olduğunu, geçmiş yıllar satış rakamlarına, şirket hak ve alacak kalemleri ile şirket stok,
makine ve teçhizat yapısına bakıldığında taahhütlerini yerine getirebileceğini, finansman maliyetlerinden, döviz kurlarındaki artıştan, acil ödeme baskısından kaynaklı ödeme güçlüğünün aşılmasıyla konkordato ön projesinde açıklanan iş ve işlemlerin tümünü yerine getirilebileceğini, İİK'nın 286 ncı maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunun sayın mahkemenizce tespiti halinde ... ile tacir olmayan şirket ortağı ... için tensiben derhâl üç aylık geçici mühlet kararı verilmesine,
İİK'nın 287. maddesine göre geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya—ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi ve İİK'nın 290. maddesinde sayılan görevleri ifa etmek üzere geçici konkordato komiseri görevlendirilmesine, müvekkil şirket ve şirket ortağı hakkında tensiben İİK'nın 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, müvekkil borçlu şirketin malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirlerin alınmasına,
bu kapsamda olmak üzere İİK'nın 294. müvekkil borçlu şirket aleyhine İİK 206.mmaddesinin birinci sırasında yazılı alacaklar hariç olmak üzere 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere takip ışlemlerı yapılmasının yasaklanmasına, iş bu takiplerin durdurulmasına, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmasının yasaklanmasına, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamrrğâımı ve hak düşüren müddetler ışlemesinın durdurulmasına tensiben karar verilmesine;
çek hesabı üzerinde tasarruf etme, çek hesabına para aktarma, ek hesabını yönetme ile bankalarca çek ödemesi yapılması işlemlerinin komiser onayına tabi kılınmasına; bankalara şirket ve ortağı adına gelen havale pos bedellerinin bankalarca hapis blokaj ve mahsup hakkının önlenmesine,
İİK'nın 297. maddesine göre, müvekkil şirketin ve ortağının mühlet içinde komiserin nezareti altında işlerine devam edebileceğine, buna karşılık mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemeyeceğine, kefil olamayacağına, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemeyeceğine, takyit edemeyeceğine ve ivazsız tasarruflarda bulunamayacağına; aksine yapılan işlemlerin hükümsüz olduğuna karar verilmesine, mühlet içerisinde İİK'nın 298. maddesine göre, konkordato komiserinin müvekkil şirketin mallarının defterinin tutulmasına ve mallarının kıymet takdirlerinin yaptırmasına karar verilmesine;
müvekkilin başka yerdeki malları bakımından değer tespit işlemlerinin o yer icra dairesi marifetiyle yaptırılabileceğine karar verilmesine, İİK'nın 289. maddesine göre geçici mühlet süresi içinde (3 ay + 2 ay) sayın mahkemenizce bilirkişi incelemesi de dahil olmak üzere tüm incelemeler yaptırılarak müvekkili şirket hakkında 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Dosyaya sunulan yeminli mali müşavir, inşaat mühendisi ve hukukçudan oluşan komiser heyeti nihai raporları ve tüm dosya mündericatına göre; emlak komisyonculuğu, turizm, otelcilik hizmetleri alanında iştigal eden davacı şirketin 31.1 2024 tarihi itibariyle; kaydi ve rayiç değerler bilançolarından TTK 3716.maddesine göre belirlenen iki bilançosunda da şirketin borca batık olmadığı, iyileştirme projesinde yer alan kat karşılığı inşaat yapım işi için dava tarihi ve komiser heyetinin nihai rapor tarihine kadar TMK.nunn 706.
TBK’nın 237.
Tapu Kanunu'nun 26. ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89. maddeleri gereğince, noterlikte düzenleme şeklinde yapılması geçerlilik koşulu olan bir kat karşılığı inşaat sözleşmesinin bulunmadığı ve otelcilik faaliyetine de 31.12.2023 tarihi itibariyle son vermiş olması nedeniyle sunulan iyileştirme projesinin gerçekçi ve uygulanabilir olmadığı, Mahkemeye 07.02.2024 tarihinde ve Komiser Heyetine 06.02.2024 tarihinde ibraz edilen “Davacı şirket ile .... arasıda yapılan 1.2.2024 tarihi “emlak komisyon sözleşmesi” nin incelenip değerlendirilmesi neticesinde; sözleşmeye konu taşınmazlardan ...İli ...
İlçesi ... Mahallesi ... ada ...parsel sayılı taşınmazdaki yapının hali hazırda temel kazısı ve temel altı grobetononun dökülmüş olduğu, başka bir imalatının yapılmamış olduğu, bu halde arsa sahipleri 3.kişiler ile yüklenici .... arasında düzenlenen Antalya 3.Noterliği 08.08.2022 tarih ve ....yevmiye nolu kat karşılığı inşaat sözleşmesi hükümlerine göre yüklenici .,.. İnşaat firmasının henüz tapu hak etmediği, yine bu sözleşmeye konu taşınmazlardan ... İli .,..İlçesi ...
Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazda öncesinde kısmen temel kazısı yapılmış olduğu, sonrasında kazının doldurulmuş olduğu, başka bir imalatının yapılmamış olduğu, bu halde arsa sahipleri 3.kişiler ile yüklenici ... . arasında düzenlenen Antalya 13.Noterliği 23.11.2021 tarih ve .,.. yevmiye nolu kat karşılığı inşaat sözleşmesi hükümlerine göre yüklenici .,.. firmasının henüz tapu hak etmediği,
sonuç olarak projede öngörülen satış ve karlılığın elde edilemeyeceği, tüm alacakların konkordato tasdikinden itibaren faiz işletilerek ve faiz ile birlikte tasdikten itibaren 36 ay içinde ve eşit taksitlerde ödenmesini ön gören konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olamayacağının, projenin gerçekçi ve uygulanabilir olmadığı belirlenmiştir. Davacı gerçek kişi-şirket yetkilisi yönünden yapılan incelemede.
Davacı asil .,.. tarafından imzalı bir ön proje bulunmadığı, davacının ön projesinin finansal olarak diğer davacı şirkete bağlı olduğu, diğer davacı şirket tarafından sunulan iyileştirme projesinin gerçekçi ve uygulanabilir olmadığı, projede öngörülen satış ve karlılığın elde edilemeyeceği, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olamayacağının değerlendirildiği, bu halde davacı ...ait projenin gerçekçi ve uygulanabilir olmadığı anlaşılmakla.
Davacıların ek geçici mühlet verilmesi talebi ile konkordato talebinin ayrı ayrı reddine, davacı şirketin borca batık olmadığı tespit edildiğinden iflasına karar verilmesine yer olmadığına, Mahkememizin tensip ara kararı ile verilen tedbir kararlarının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
İlk derece mahkemesince öne sürülen tüm hususların hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yerel mahkemece, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin bulunmadığı ve otel işletmeciliğine son verilmesi nedeniyle projenin gerçekçi ve uygulanabilir olmadığı yönünde kanaat bildirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ülke ekonomisinde ve piyasalarda meydana gelen kısa sürede oluşan dengesizlikler nedeniyle geçici mühlet içerisinde projede değişiklik yapılarak konkordatonun amacına uygun hareket edildiğini, borçlunun dürüst davranıp davranmadığının ön proje üzerinden tespit edilebileceğini,
işbu davada projede zorunlu olarak yapılan bu değişiklikler de müvekkillerinin ne alacaklıları zarara uğratma kastı bulunduğunu ne de dürüstlük ilkesine aykırı bir tavrı bulunduğunu, mali tabloda hedeflenen düzelmenin gerçekleştirilebilmesi adına ekstra maliyet yükümlülüğü getiren otel işletmeciliği faaliyetinin durdurulması zorunluluğunun hasıl olduğunu, bu nedenle içtihatlara uygun olarak geçici mühlet içerisinde projede revizyon yapıldığını, ülkemizde taşınmaz fiyatlarında meydana gelen dalgalanmalar ve inşaat sektöründeki maliyetlerin hızla yükselmesi nedeniyle yüklenici şirketin,
inşaatın yapımını geçici süre ile durdurmak zorunda kaldığını, bu inşaatların durdurulması olumsuz gibi algılansa da şirketin bilanço verilerine bakıldığında revize işlemler ile devam edilmesi halinde konkordatoda hedeflenen karlılık ve satış rakamlarına ulaşmanın kolay hale geleceğini, yerel mahkemenin, şirket yetkilisinin, finansal olarak diğer davacı şirkete bağlı olduğu ve davacı şirketin de iyileştirme projesinin gerçekleştirilebilir olmadığı yönünde ki kanaatinin de hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, projenin gerçekçi ve uygulanabilir olmadığı, öngörülen satış ve karlılığa ulaşılamadığı,
konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün bulunmadığı yönünde yapılan değerlendirmelerinin de hukuka aykırı olduğunu, komiser heyetinden taşınmaz malların kıymet takdirinin yaptırılması talep ettiklerini, yerel mahkemece bu hususunda dikkate alınmadığını ve eksik inceleme ile karar verdiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, İİK'nun 285 vd. maddeleri gereğince konkordato istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut dosyamızda. 15/11/2023 tarihinde istemde bulunulduğu, mahkemece 16/11/2023 tarihinde 3 ay geçici mühlet kararı verildiği, konkordato geçici komiserleri tarafından düzenlenen 12/02/2024 havale tarihli rapora göre.
"Şirketin iyileştirme projesinde öngördüğü .,..ili, ....ilçesi, ... mah. ...ada ... parseldeki 3385m2 arsa ile ilgili davacı şirketin bu veya başka bir parsel ile ilgili üçüncü kişilerle imzaladığı geçerli bir kat karşılığı inşaat sözleşmenin olmadığı, yine bu parsel ile ilgili alınan bir inşaat ruhsatının olmadığı, belirtilen nedenlerle de bu ve başka parsel ile ilgili olarak kat karşılığı inşaat yapılmasının rapor tarihi itibariyle mümkün olmadığı, belirtilen diğer nedenlerle projenin bu yönü ile gerçekçi ve uygulanabilir olmadığı,
ibraz edilen Emlak Komisyon Sözleşmesinin sözleşmede yazılı sürede gerçekleşmesinin ve sözleşmede yazılı komisyon bedelinin gerçekçi ve uygulanabilir olmadığı, davacı şirketin dava tarihi itibariyle faaliyette bulunduğu otel işletmeciliği faaliyetine 31/12/2023 tarihi itibariyle sona erdiğinden otelcilik ve turizm faaliyetinin olmadığı, iyileştirme projesinde çok önemli yer ve tutar oluşturan kat karşılığı inşaat işinin olmadığı, iyileştirme projesinde öngörülen araç alım satımı ile emlak alım satım ve komisyonculuğu faaliyetinden beklenen satış ve karlılığının gerçekleşmesinin gerçekçi ve uygulanabilir olmadığı,
sonuç olarak 31/1/2024 tarihi itibariyle davacı şirketin kaydi ve rayiç değerler bilançolarından TTK 371/6.maddesine göre belirlenen iki bilançosunda da şirketin borca batık olmadığı, davacının kat karşılığı inşaat sözleşmesinin bulunmadığı ve otelcilik faaliyetine 31.12.2023 tarihi itibariyle son vermiş olması nedeniyle sunulan iyileştirme projesinin gerçekçi ve uygulanabilir olmadığı," tespit edilmiş olup bu rapor doğrultusunda ilk derece mahkemesince konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması gerekçesiyle geçici mühlet süresinin uzatılması ve kesin konkordato mühleti verilmesi taleplerinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK m. 287/5 gereği 291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır.
İİK'nun "Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292. maddesi :
"İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa,
b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa,
c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa,
d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse,
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne haizdir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; geçici komiser heyetinin raporunda; davacının kat karşılığı inşaat sözleşmesinin bulunmadığı ve otelcilik faaliyetine 31/12/2023 tarihi itibariyle son vermiş olması nedeniyle sunulan iyileştirme projesinin gerçekçi ve uygulanabilir olmadığının tespit edilmesi ile komiserin yazılı raporu dikkate alındığında konkordato projesinin gerçekçi ve uygulanabilir olmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince geçici mühlet süresinin uzatılması ve kesin konkordato mühleti verilmesi taleplerinin reddine karar verilmesinde yukarıda açıklanan İİK m. 292 gereği bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Bu açıklamalar ve gerekçelerle neticeten HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/2204, K. 2024/230, 1 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama