KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/445
- Karar No
- 2024/467
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 01/11/2021
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili
- Yazım tarihi
- 19/12/2024
Karar Metni
1.568 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, Müvekkilinin ...
Kulubünü temsilen ... ve ... davalı taraf ile yapmış olduğu 28/08/2019 tarihli Profesyonel Futbolcu sözleşmesi gereğince 2019-2020 futbol sezonu için 67.000,00 TL ücretin 5.000,00 TL'lik bölümü peşinat ücreti olarak 2019/2020 futbol sezonu sonuna kadar Kulüp tarafından futbolcuya ödeneceğini, 30.000,00 TL'lik bölümü ise aylık ücret olarak her ay 3.000,00 TL şeklinde toplam 10 ay boyunca ödeneceğini bu ücretin ödemesi avans niteliğinde olup futbolcunun 2019/2020 futbol sezonu sonuna kadar Kulüp nezdinde görev yapması koşuluyla sezon sonunda hakediş olarak kabul edildiğini,
32.000,00 TL'lik bölümü maç başı olarak 32 lig müsabakası esası üzerinden bölünmek suretiyle ödeneceğini, sözleşme ile kararlaştırıldığı üzere yapılacak ödemelerin bir kısmı peşinat olarak verildiğini, 80.000,00 TL'ik tutar için ... San ve Tic. Aş tarafından keşide edilen müvekkilinin ise cirantası olduğu ... ...
Şubesi'ne 25/06/2020 tarih ... seri nolu 80.000,00 TL tutarındaki çek müvekkili tarafından ciro yoluyla devredildiğini, ancak Coronavirus salgını sebebiyle müsabakaların iptal edildiğini, müvekkilinin elinde olmayan nedenlerle yapılmasının imkansız hale geldiğini, TBK'nın 136. Ve 137.
Maddelerinde düzenlenen borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle borcun ifasının tamamen veya kısmen imkansızlaşması hükümleri uygulama alanı bulacağını, bu hükümler uyarınca imkansızlaşman borcun sona ereceğini, sözleşmede yer alan edimlerini yerine getirmediğinden dolayı borcun temelini oluşturan sözleşme gereğince düzenlenmiş olan çek bedelinin ödenmesine hak kazanmadığını, bu nedenle sözleşmeden kaynaklı olarak müvekkilinin davalıya borçlu olmadığına karar verilmesini dava konusu çek üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, çekin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda. "Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından dava dosyasında görevsizlik kararı verildiği, kararın taraflara tebliğ edildiği ve kesinleştiği ancak, kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli yada yetkili mahkemeye gönderilmesine taraflardan biri aracılığıyla başvurulduğuna dair dava dosyası içerisinde kayıt bulunmamaktadır.
Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Kemer Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ilgili sayılı ilamında, HSK'nın 07/07/2021 gün ve ... s. kararı gerekçeye dayanak yapılmıştır. HSK'nın 07/07/2021 gün ve ... s. kararında 01/09/2021 tarihinden önce açılan davaların da, Antalya Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu yönde herhangi bir yasal düzenleme de yoktur.
01/09/2021 tarihinden önce açılan ve derdest olan davaların görevsizlik kararı ile Antalya Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesi, yukarıda yazılı Yargıtay HGK emsal içtihadında belirtilen tabii hakim ilkesine de aykırıdır.
Öte yandan Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından her hangi bir talep olmadan dosya mahkememize gönderilmiştir. Görevsizlik kararı taraflara tebliğ edilmiş ancak taraflardan herhangi birisinin, dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesi konusunda süresinde talepte bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda dosyanın mahkememize gönderilmeyip, görevsizlik kararı veren mahkeme tarafından, önce kararın (miktar itibariyle kesin olsa dahi) taraflara tebliğ edilmesi ve 2 haftalık sürenin dolmasının beklenmesi, yasal süre içerisinde gönderme talebi gelirse dosyanın Antalya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi, süresinde gönderme talebi gelmez ise bu kez görevsizlik karar veren mahkeme tarafından davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar verilmesi gerekmektedir.
Davanın açılmamış sayılmasına dair ek kararı verme görevi de, görevsizlik kararı veren mahkemeye aittir. Açıklanan nedenlerle Mahkememizin görevsiz olduğu sonucuna varılmış" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin Kemer Asliye Hukuk Mahkemesine karşı görevsizlik kararı verdiğini, gerekçesinde ise HMK'nun 20/1. maddesi gereğince Kemer Asliye Hukuk Mahkemesinin süresinde tarafların görevli mahkemeye gönderilmesine ilişkin talepte bulunmadığı gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği yönündeki tespitinin hatalı olduğunu, Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı gerekçeli kararında talep beklenilmeksizin gönderilmesi şeklinde ibare bulunduğunu ve kararda kanun yolunun gösterilmediğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1'inci maddesi uyarınca mahkemelerin görevi ancak yasa ile belirlenebilir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir.
Anayasa'nın 37'nci maddesinde "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz." denilerek görev ve kesin yetki kurallarının gücü, tabii hakim ilkesi olarak ifade edilen evrensel bir ilkenin anayasa hükmü haline getirilmesi suretiyle ortaya konmuştur. Tabii hakim ilkesi gereği yargılanacak olan uyuşmazlığın gerçekleşmesinden önce, yürürlükte bulunan yasalar aracılığıyla görevi, yetkisi ve işleyişi belirlenmiş olan mahkemede görülmesi gereklidir.
Dava açmanın maddi hukuk ve yargılama hukuku bakımından birtakım sonuçları vardır. Dava açmanın yargılama hukukuna ilişkin en önemli sonuçlarından biri davanın açılması anında görevli ve yetkili olan mahkemenin artık sabit hale gelmesidir (perpetuatio fori). Bu ilkeye göre sonradan ortaya çıkan değişiklikler görevi ve yetkiyi etkilemez. Bu çerçevede ortaya çıkan ikinci önemli sonuç da mahkemenin davayı inceleme zorunluluğunun doğmasıdır. Nitekim yasa değişikliklerinde dahi ayrı ve açık bir geçiş hükmü yoksa mahkemeler görevsizlik kararı vererek ellerinde derdest bulunan dosyaları yeni kurulan mahkemeye gönderemezler; bunlara bakıp sonuçlandırmak zorundadırlar.
6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun 4/1-a ve 7/2-f düzenlemelerine göre Adalet Bakanlığının bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlamak, Kurul Genel Kurulunun görevleri arasındadır.
Ancak yargı çevresi bir mahkemenin hangi coğrafi alandaki davalara bakacağıyla ilgili olup, bir görev kuralı niteliğinde değildir. Bu karar ancak bundan sonra o yerde görülecek davaların yargılamasını yapacak mahkemeyi belirlemek maksatlıdır.
Nitekim karar 07.07.2021 günü alınmış, ancak yürürlük tarihi 01.09.2021 olarak belirlenmiştir. Kurul'un yargı çevresi belirlemeye ilişkin kararı, sadece bu kararın yürürlük tarihinden sonra açılacak davaları ilgilendirir. Aksi fikrin kabulü halinde Kurul'un tabii hakim ilkesini çiğneyerek derdest davaları dilediği mahkemede inceletme yetkisinin bulunduğu yolunda, Anayasa'ya aykırı bir sonuca varılacaktır.
Bu nedenle ilk derece mahkemesinin, tabii hakim ilkesi gereği dosyada görevli mahkemenin Antalya Asliye Ticaret Mahkemeleri olmadığı yönündeki kabulü yerindedir.
Ancak gerekçede Kemer Asliye Hukuk ( Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi tarafından bir talep olmadığı halde dosyanın Antalya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, HMK 'nın 20/1. Maddesi gereğince Kemer Asliye Hukuk ( Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi tarafından dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine ilişkin bir talep bulunmadığından davanın açılmamış sayılması kararı verilmesi gerektiği yönündeki tespit ise; Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasından verilen gerekçeli kararda dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine mahkemece re'sen karar verilmesi, kararda kanun yolunun gösterilmemesi karşısında hatalıdır.
Yine görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.
Davalı profosyonel futbolcu olup, davacı spor kulübü ile aralarında profosyonel futbolcu sözleşme bulunduğu, sözleşmenin hizmet akdi niteliğinde olduğu uyuşmazlık dışıdır.
4857 sayılı yasanın istisnalar başlıklı 4.maddesinde; sporcular ibaresi kullanılmış olmakla sporcuların taraf olduğu hizmet akitlerinin Türk Borçlar Kanunu'na tabi olacağı kabul edilmiştir.
25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 Sayılı Kanun'nun 5.maddesi ile 4857 sayılı yasada getirilen değişiklik neticesinde ise, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda düzenlenen hizmet sözleşmesine tabi işçiler ile işveren vekilleri arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuki uyuşmazlığa bakma görevinin İş Mahkemelerine ait olduğu öngörülmüştür.Buna göre eldeki dosyadaki uyuşmazlığa Kemer Asliye Hukuk Mahkemesince İş Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekmektedir.
6100 Sayılı HMK 'nın 353/1-b-2 maddesine göre; davanın esası ile ilgili olarak "yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise, düzeltilerek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilir hükmü mevcuttur. İlk derece mahkemesince ulaştığı sonuç olan hüküm her ne kadar doğru olsa da kararın gerekçesi hatalıdır. Bu nedenle, dairemizce yukarıda izah olunan gerekçe ve nedenlerle ve dairemiz kararında belirtilen gerekçelere dayanılarak ilk derece mahkemesi kararının gerekçesi re'sen düzeltilerek yeniden esas hakkında 6100 Sayılı HMK 'nun 355 ve 353/1-b-2 maddesi gereğince karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak; İlk derece mahkemesi kararının gerekçenin düzeltilmesi amacıyla kaldırılması ve sadece gerekçenin değiştirilerek aynı hükmün verilmesi gerektiği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/445, K. 2024/467, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama