KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/578
- Karar No
- 2025/582
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2025
- Karar tarihi
- 21/04/2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 22/12/2021
- Davanın konusu
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 21/04/2025
Karar Metni
1.150 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıya ilaç sattığını, bu ilaçlar karşılığında davalının senet verdiğini ancak senetlerin takibe konu edildikten sonra imzaya itiraz üzerine takibin durduğunu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunun sabit olduğunu, ödenmeyen ilaç bedelli olan 110,314,00 TL nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu alacağın yargılamayı gerektirdiğini, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; "..Davada harca esas değer 108.377,12 TL dir. Tarafların ticari defterleri incelenmiş olup, alınan raporlar mevzuata uygun, denetime açık olmakla hükme esas alınmıştır. Buna göre davacının 108.377,12 TL yi davalıdan talep edebileceği anlaşılmıştır.
Ancak yine iş bu alacağa konu davadan önce başlatılan ve durdurulmasına karar verilen takip dosyasına davalının davacıya toplam 36.372,31 TL ödeme yaptığı tarafların kabulünde olmakla anlaşılmıştır.
Taraflar söz konusu bedelin mahsubunu talep ettiğinden davacının talep edebileceği tutardan bu tutarın mahsubu ile.." şeklindeki gerekçe ile, 72.004,81 TL nin 03.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş kalan 36.372,31 TL yönünden ise davacı dava açmakta haklı olduğunun kabulü ile yargılama sırasında söz konusu bedelin davacıya icra kanalıyla ödendiği anlaşıldığından bu miktar yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün faiz başlangıç tarihi dışındaki kısımlarına itiraz etmediklerini ancak alacağa işletilen faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, dava dilekçesinde geçen üç adet senetin davacı tarafça icraya konulduğunu ve senetteki imzaların müvekkiline ait olmaması sebebiyle taraflarınca imza inkarında bulunularak dava açıldığını ve Antalya 3. İcra Hukuk Mahkemesinin ...E sayılı dosyası ile davalarının kabul edilerek lehlerine sonuçlanarak kesinleştiğini ve takibin iptaline karar verildiğini, ancak buna rağmen mahkemece faiz başlangıç tarihinin icra takip tarihi olan 03/01/2017 olarak belirlendiğini,
senetlerdeki imzaların müvekkile ait olmadığının mahkeme kararı ile de kesinleşmiş olduğundan senet vade tarihlerininde faiz başlangıcı olarak kabul edilemeyeceğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, alacak istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davalı vekili, Antalya 3. İcra Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında özetle; müvekkili hakkında üç ayrı bonoya dayalı olarak takip başlatıldığını, 15/10/2016 ve 15/11/2016 vade tarihli bonolardaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, 20/09/2016 vade tarihli bonodaki imzanın müvekkiline ait olmakla birlikte, bu bonodan kaynaklanan borcun 25.887 TL'lik kısmının ödendiğini, bu bonodan kalan borcun 8.966 TL olduğunu beyanla 101.348 TL alacak yönünden takibin durdurulmasını ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, bilirkişi raporuna dayalı olarak imza itirazının kabulüne, takibin durdurulmasına İİK'nun 170/son maddesi uyarınca 110.314 TL asıl alacağın %10'u oranında tazminatın davalıdan tahsiline, borca kısmi itirazın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin kararı, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile, "Mahkemece, imza itirazının kabulüne, borca itirazın reddine karar verilmiş olmasına rağmen yargılama giderlerinin tamamının davalı alacaklıdan tahsiline karar verilmesi ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalıdır." gerekçesiyle kaldırılmış ve yeniden hüküm kurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin ... esas,... karar sayılı ilamının, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin... Esas,... Karar sayılı ilamı ile onandığı uyaptan yapılan inceleme sonucu anlaşılmıştır.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, icra mahkemesi tarafından verilen kararın senetteki imzaların davalıya ait olmadığına ilişkin olduğunu, müvekkili tarafından 110.314,00 TL tutarında ilacın davalıya satıldığını, bu senetlerin davalının işletmiş olduğu eczaneden müvekkiline verildiğini belirtmiş ve iş bu alacak davasını açmıştır.
Kabulüne karar verilen miktarın, üzerindeki imzanın davalıya ait olmadığı kesinleşen senetlerdeki miktardan az olduğu, bu davanın alacak davası olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesinin birinci fıkrasına gereği muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğinden, dava konusu kabul edilen miktar bakımından böyle bir ihtar ve aynı maddenin ikinci fıkrasında belirtilen hususlardan birisi mevcut olmadığından, faiz başlangıç tarihinin dava tarihinden başlaması gerektiği anlaşılmıştır. Bu yönüyle, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle tekrar davanın kabulü ile; 72.004,81 TL nin dava tarihi olan 02/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 36.372,31 TL yönünden ise davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasında ödeme yaptığı ve bu ödemenin davacı uhdesine geçtiği ve davalının da bu miktar yönünden mahsup talebinin bulunduğu anlaşıldığından bu miktar yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/578, K. 2025/582, 16 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama