KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/79
- Karar No
- 2024/122
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 09/07/2021
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 27/09/2024
Karar Metni
1.012 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı borçlu ...'in inşaat, aidat ve şerefiye vb. borçlarını müvekkili kooperatife ödememesi nedeniyle aleyhine Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun 23.116,00 TL yönünden kısmi olarak itirazda bulunulduğunu, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, yapılan itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu, borçlu tarafça icra takibinden sonra Sarayköy 2. Noterliği'nin 28/11/2019 tarih ... yevmiye numarası ile ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye Denizli 6. Noterliği'nin 05/12/2019 tarih ... yevmiye numarası ihtarname ile borçlunun borcunu ödemesinin istenildiğini, gönderilen ihtarnameye borçlu tarafça Sarayköy 2. Noterliği'nin 18/12/2019 tarih ... nolu ihtarname ile cevap verildiğini,
kısmi itiraz üzerine yasa gereği arabuluculuk başvurusu yaptıklarını, arabuluculuk sürecinde anlaşmanın sağlanamadığını beyan ederek, haksız ve dayanaksız kısmi itirazın iptalini, duran kısmi takibin devamını, borçlunun itiraz edilen miktar üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı, davacı taraftan alacaklı olduğu KDV iadesinden kaynaklı alacağının ve kira alacağının mahsup edilmesi neticesinde davacı tarafa bakiye borcunun 49.178,04 TL tutarında olmayıp 26.062,04 TL olduğunu, 23.116,00 TL'lik kısım yönünden borcunun bulunmadığını, bu sebeple bu miktar yönünden takibe itiraz edildiğini, KDV iadesi olarak dağıtılması gereken tutarın 1.300.000,00 TL/46(dükkan sayısı)=8.904,00 TL olup, kendisine ait 4 hisse bulunduğu için 35.616,00 KDV'nin kendi adına kooperatif hesaplarına yatırıldığını, davacı kooperatife kendisi adına 35.616,00 TL KDV bedeli yatırılmasına rağmen bu miktarın 16.000,00 TL olarak kaydedildiğini,
3.500,00 TL tutarında kira alacağının da borçlarından mahsup edilmediğini, borcu olan kısma itiraz edilmeksizin ödeme yaptığını, itiraz ettiği kısım yönünden borcunun olmadığını beyan ederek davanın reddini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...davalı tarafça davacı kooperatife toplam 65.178,04 TL borcun, 35.616,00 KDV ve 3.500,00 TL kira alacağının bulunduğu, buna göre icra takibinde fazla talep edilen miktar yönünden borcun bulunmadığı savunulmuş ise de kira alacağı iddiası ile ilgili dosyaya kira sözleşmesi veya kira ödemesine ilişkin herhangi bir belge, vs. bir delil sunulmadığı,
davacı kooperatif tarafından yönetim kurulu kararı ile kooperatif genel giderlerine harcanmak üzere ayrılan ve dağıtımı yapılmayan 1.073.835,87 TL tutarın kooperatif giderleri için harcanıp harcanmadığı konusunun genel kurul, bilgi isteme hakkı gibi yöntemlerle üyeler tarafından denetlenebileceği, alınan bilirkişi raporu ile davacı kooperatifin icra takip tarihi itibariyle davalı kooperatif üyesi ...'den 50.778,04 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın kabulü ile, Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasında icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin dava konusu edilen 23.116,00 TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden devamına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin kendisinin kiracısı olduğunu ve kiraladığı taşınmazının stopajlarını ödediğini, bilirkişinin bu hususta ayrıntılı bir inceleme yapmadığını, kooperatif ile üyelik ve kira dışında ticari bir ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenle davacı kooperatifin resmi defter kayıtlarında kira ilişkisinin mevcut olup, gelir vergisi ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre kendisine ait resmi defter kayıtlarında bir bilgi olmasının mecburi olmadığını ayrıca kira gelirinin de resmi defterlerde görünmesi gereken gelirlerden olmadığını,
mahkemece Vergi Dairesi'nden belgelerin doğrulanması ve kira alacağının tespiti ile mahsubu yapılması gerekirken bu hususların incelenmediğini, KDV iadesi olarak dağıtılması gereken tutarın 1.300.000,00 TL olarak bildirilmiş ise de bilirkişinin bu miktarı 1.657.835,87 TL olarak tespit ettiğini, bilirkişi tespitine göre 1.657.835,87 TL / 146(dükkan sayısı) = 11.355,04 TL(dükkan başı) olup, şahsına ait 4 hisse bulunduğu için 11.355,04 TL X 4(hisse) = 45.420,16 TL adına davacı kooperatif tarafından mahsup edilmesi gerektiğini, kendisine bildirilen ile bilirkişinin tespiti arasında 9.804,16 TL fark olup,
davacı kooperatifin kendisine bu miktar kadar daha borçlu olduğunu, kendisinin ve diğer üyelerin haklarını korumanın davacı kooperatifin görevi olduğunu, davacının yapmış olduğu usulsüz iş ve işlemler nedeniyle kendisini ve diğer üyeleri mağdur ettiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, kooperatif alacağına dayalı başlatılan icra takibinde vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,
davalının kira ile ilgili sunduğu beyannamelerin yazılı bir kira sözleşmesinin bulunmaması ve dinlenen tanık beyanları karşısında kira ilişkisini ve bedelini ispata yeterli olmaması, genel kurulda üyelere dağıtılması düşünülen KDV iadesiyle ilgili olarak, genel kurul toplantı tutanağında bu konuda kesin ifadelerin yer almayıp, dağıtılması planlanan tutar olarak miktarın yazıldığının anlaşılmasına, kooperatifin üyelere dağıtmadığı KDV iade miktarıyla ilgili olarak üyelerin her zaman bu tutarın söylendiği gibi kooperatif giderlerine harcanıp harcanmadığını kontrol etme imkanlarının bulunmasına,
bu hususun eldeki davanın konusunu ilgilendirmemesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
..
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/79, K. 2024/122, 27 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama