KÜNYE
T.c Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/824
- Karar No
- 2024/585
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 09/06/2022
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 30/12/2024
Karar Metni
908 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin sera ürünleri ticareti yaptığını, müvekkili ile borçlu arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalının müvekkilinden farklı tarihlerde ve miktarlarda sera klipsi satın aldığını, malların davalıya teslim edildiğini, davalının fatura bedellerini ödemediğini, müvekkilinin 04/11/2020 tarihli 77.407,95.-TL bedelli fatura, 21/12/2020 tarihli 14.952,96.-TL bedelli fatura, 08/01/2021 tarihli 14.514,00.-TL bedelli faturadan toplam 106.874,91.-TL alacağının bulunduğunu, davalı borçlu aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün...
Esas sayılı icra dosyası ile 106.874,91.-TL asıl alacak, 17.173,29.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 124.048,20.-TL bedelle takip başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının taşınır taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini, davalı-borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, davalı-borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalının usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Davalı taraf, takibe itiraz dilekçesinde, akdi ilişkiyi ve mal teslimini kabul etmese de takip dayanağı faturaları form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu akdi ilişkinin ve fatura içeriği malzemelerin teslim edildiğinin kabulü gerektiği, ödeme definde bulunmadığından dolayı usul ekonomisi gereği tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmadığı, davacının alacağını ispat etmesine rağmen davalının borcu olmadığını yahut ödendiğini ispat edemediği,
her ne kadar davacı taraf takibe kadar işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de davacının takipten önce davalıyı usulüne uygun şekilde temerrüte düşürdüğü sabit olmadığından davanın asıl alacak üzerinden kabulüne karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının asıl alacağa yaptığı itirazın iptali ile takibin 106.874,91 TL asıl alacak üzerinden devamına, 106.874,91 TL asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete bu zamana kadar yapılan tüm tebligatların usulsüz olduğunu, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, mahkemece gönderilen ilk tebligatın 10/03/2022 tarihinde müvekkili şirketin belirtilen adresten taşındığı gerekçesiyle iade edildiğini, iade edilirken bu beyanın kimden alındığı ve hangi komşulara sorulduğunun bildirilmediğini, ilk çıkarılan tebligatın iade edilmesinin bu yönden de usulsüz olduğunu, tebligatın iade dönmesi üzerine doğrudan Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre işlem yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
müvekkili şirketin aynı adreste faaliyet göstermeye devam ettiğini, müvekkili şirketin davacı şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını, cari hesaba dayalı olarak müvekkili şirketin alacaklı konumda olduğunu, hatta bu nedenden dolayı başlatılan icra takibinde ödenmeyen fatura bedeline karşılık olarak borç durumu mahsup edilerek kalan kısmın Menderes İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı icra takibine konu edildiğini, söz konusu takibin kesinleşmesinden dolayı davacı tarafça İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı davasının açıldığını ve halen derdest olduğunu, mahkemece müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının, aynı zamanda davacı şirketin ticari defter ve kayıtları dahi incelenmediğinden dolayı eksik inceleme ve araştırmanın söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin ve davacı şirketin banka kayıtlarının hepsinin getirtilerek bu doğrultuda yapılan havale işlemlerinin, cari hesaplar ile karşılaştırılarak tam olarak tespitinin gerektiğini,
dönem dönem davacı şirket tarafından şirket hesabı yerine başkaca kişilerin hesaplarından da işlem yapıldığını ve bu hususun cari ilişkide belirtildiğinin açık olduğunu, söz konusu işlemlerin de detaylı olarak incelenmesi gerektiğini, açık ve net bir dille borcun bulunmadığı bildirilmekle ödeme definde bulunulmadığı yönündeki gerekçenin dosya kapsamına aykırı düştüğünü beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; ticari satımda fatura alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, takip faturaya dayalı yapılmış olup, davalının bu faturaya ilişkin ödeme savunmasının olmamasına,
davalıya çıkartılan ilk tebligatın adreste tanınmadığı gerekçesiyle iade edilmesinden sonra sicilde kayıtlı adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca çıkartılan ve yapılan tebliğin usulüne uygun olduğunun anlaşılmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/824, K. 2024/585, 30 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama