KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/681
- Karar No
- 2025/1139
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 01/07/2025
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 27/10/2025
Karar Metni
1.178 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, Antalya Genel İcra Dairesi ...
E sayılı takip dosyası ile borçlu aleyhine icra takibine girişmiş olduğunu, borçlu icra dosyasına yaptığı haksız itirazı ile icra takibin durdurulmasına sebebiyet vermiş olduğu, 25.02.2019 tarihli borca itiraz dilekçesi ile borçlu " aradaki hukuki ilişkiyi kabul etmiş ve fakat borcun itfa edildiğini " beyan ve iddia etmiş olduğunu, takibe itiraz dilekçesinde aradaki hukuki ilişkiyi kabul eden borçlu, itfaya mütedair herhangi bir yazılı belge sunmamış olduğu, salt takibin durdurulabilmesi için huzurdaki haksız itirazını İcra Müdürlüğüne beyan etmiş olduğu, yerleşik Yüksek Yargıtay İçtihatları ile de sabit olduğu üzere borçlu.
İtiraz dilekçesi ile sunduğu beyanları genişletemeyeceği, hukuki ilişkiyi kabul etmek ile birlikte artık ilgili bedellerin ödendiğini ispat ile mükellef olduğu, itfa iddiasını borçlu ispatla mükellef olduğu, haksız ve kötüniyetli (salt takibi durdurma maksatlı) itirazın iptali ve diğer taleplerinin kabulü maksadıyla huzurdaki davayı ikame etmelerinin zaruri olmuş olduğunu, öncelikle davalının ikrar mahiyetindeki borca itiraz dilekçesi esas alınarak (ve hiçbir ödeme dekontu vb belge sunmadığı göz önüne alınarak ) borca yeter miktarda taşınır ve taşınmaz malının tespiti ile bu mallar üzerine alacak talebimize şamil ihtiyati haciz tatbikini,
yapılacak yargılama neticesinde borçlunun Antalya Genel İcra Dairesi ...
E Sayılı takip dosyasına yapılan tüm itirazlarının iptaline,mevcut alacağa borç hakkında ilk muttali tarihi olan 11.12.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile takibin kaldığı yerden devamına ; haksız ve sırf takibi sürüncemede bırakmak için itirazda bulunan borçlunun aleyhine takibin asgari %20'si oranında haksız inkar tazminatı ve yargılama giderlerinin vekil edene ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, İcra takibi Antalya 15. İcra Müdürlüğünün (Genel İcra ... E.) ... E. Sayılı dosyasına ilişkin olduğunu, bu dosyaya yapılan borca İtirazın (zamanaşımı) iptali ile takibin devamına yönelik bir dava olduğunu, Antalya 15. İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı dosyasına verdiğimiz 25.02.2019 tarihli dilekçe ile borca itiraz ile takibe konu bonoların üç yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, bu sebeple alacağın zamanaşımına uğradığını beyanla itiraz etmiş ve itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına 25.02.2019 tarihinde karar verilmiş olduğunu, her ne kadar icra takibinde örnek no:7 İlamsız takiplerde ödeme emri çıkarılmış ve adi takip yapılmış ise de takibe konu belgeler (bonolar) ticari emtia olup, davaya bakmaya antalya nöbetçi ticaret mahkemesi görev ve yetkilidir. görev itirazında bulunduklarını ve görev yönünden davanın reddine karar verilmesini,
yetkili ve görevli mahkemenin Antalya Nöbetçi Asliye Ticaret mahkemesi olduğuna karar verilmesini talep ettiklerini, takibe konu bonolar, her biri 15.10.2008 tanzim tarihli olup, 20.04.2009 vadeli olan 13.000 TL, 20.05.2009 vadeli olan, 15.000..00 TL. miktarlı, 20.07,2009 vadeli olan, 15.000.00 TL. miktarlı, 20.08.2009 vadeli olan 12.000.00 Tl. miktarlı, 20.06.2009 vadeli olan 15.000,.00 TL. miktarlı 20.03.2009 vadeili olan, 8.790.00 TL. miktarlı bonolar icra takip tarihine göre on yıl geçmiş olduğunu, bonolar, üç yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, üç yıllık zamanaşımı dolmuş olduğunu,
üç yıldan sonrası ise bir yıl içinde sebebiz zenginleşmeden dolayı keşideciye başvurabileceği, bu bir yıllık süre (zamanaşımı da) dolmuş olduğunu, bu bir yıllık zamanaşımı da dolduktan sonrası, davacı alacaklı işbu davayı ikame etmiş olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2001 tarih ve E:... E. ...
K. Sayılı kararı yazımız ekinde sunulmuş olduğunu, haksız açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilmesini, haksız dava ve takip sebebi ile alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak, davalıya verilmesine karar verilme sini talep ettiğini, izah edilene sebeplerle, zamanaşımı itirazının kabulü ile haksız açılan davanın reddine karar verilmesini, haksız dava ve takip sebebi ile alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının, davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesini, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davacıya tahmilini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının bir örneğinin fiziki olarak dosya kapsamında yer almadığı, ayrıca UYAP sistemi üzerinden dava dilekçesiyle birlikte sunulan diğer eklerde de arabuluculuk sonuç tutanağı aslının yahut onaylı örneğinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosyanın Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararı üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin ...
Esas, ... Karar sayılı ilamı ile davanın TTK'nun 4/1-a maddesi gereği Ticaret Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesi ile dosyanın mahkememize tevzii edildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafa Mahkememizce 7155 sayılı Kanun'un 18/A maddesi uyarınca davacıya zorunlu arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına dair son tutanağın ibraz etmesi amacıyla kesin süre verilerek, davacıya ihtarat yapılmış, çıkartılan tebligat davacıya usulüne uygun tebliğ edilmiştir.
Davacı verilen kesin süre içinde dava tarihinden ve dosyanın mahkememize tevzii tarihinden önce zorunlu arabuluculuğa başvurduğuna ilişkin arabuculuk tutanağını mahkememize sunamadığı görülmekle. Arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği kanaati ile davanın dava şartı yokluğu nedeni usulden reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince dava konusunun ticari mahiyette kabul edildiğini ancak takibe konu alacağa konu evraklar delil başlangıcı mahiyetinde olduğunu, davalı tarafından icra takibine yapılan ve borcun ödendiğine dair itirazın da ticari bir ilişki olduğundan bahisle bir itirazda da bulunulmadığını, kambiyo senedi vasfını yitirmiş bir delilin ticari mahiyette sayılmasının hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay 23.Hukuk Dairesince ( ... Esas -... Karar sayılı ilamı) verilen karar dava ikame tarihinden 9 (dokuz ) ay sonra verildiğini, davanın ikame edildiği tarihte bu ve benzeri bir uygulamanın bulunmadığını, bu nedenle dava şartı eksikliği sebebiyle davalarının reddedilmesinin yasaya ve usule aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, keşidecinin sebepsiz zenginleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takipte, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davanın TTK'nın 732. maddesinde düzenlenen keşidecinin sebepsiz zenginleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin olması nedeniyle ticari dava niteliğinde olmasına,
davanın açıldığı tarih itibariyle dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmadığının sabit olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/681, K. 2025/1139, 27 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama