İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARIGEREKÇELİ KARAR

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2026/209 K.2026/460

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

Esas2026/209Karar2026/460Tarih13 Nisan 2026Okuma11 dk · 2.232 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Esas No
2026/209
Karar No
2026/460
Karar tarihi
13 Nisan 2026
İncelenen kararın mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
28/11/2022
Davanın konusu
Genel Kurul Kararının İptali
Yazım tarihi
13/04/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.232 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACILARIN İDDİALARININ ÖZETİ

Davacılar vekili, müvekkillerinin, davalı kooperatifin üyesi olduklarını, davalı kooperatifin 30/10/2021 tarihinde olağanüstü genel kurul yaptığını, yapılan genel kurulun kooperatif ana sözleşmesine ve kanunun emredici düzenlemesi ile iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, davalı kooperatifin 30/10/2021 tarihli 2021 olağanüstü genel kurulu için usulüne uygun çağrı yapılmadığını, toplantı nisabı ve karar nisabına uygun hareket edilmediğini, zira toplantıya 19 ortaktan 8 kişi katılmış olup, katılan 8 kişinin aidat ve parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve toplantıya katılmayan müvekkilleri ile husumeti olan kişiler olduğunu,

diğer üyelerin tamamının parasal yükümlülüğünü ifa ettiğini, ayrıca olağanüstü genel kurul için tüm üyelere yasal şartları havi genel kurul daveti tebliği gerektiğini, müvekkillerine usulüne uygun çağrı yapılmadığı gibi diğer ortaklara da usulüne uygun tebliğ yapılmadığını, davalı kooperatifin 30/10/2021 tarihli olağanüstü genel kurulunun 4. ve 5. maddesinde alınan kararın açıkça ana sözleşmeye, eşitlik ve iyiniyet kurallarına aykırı ve yoklukla batıl olduğunu, davalı kooperatif başkanı ...'ın, müteahhit ...

Ltd. Şti. yetkilisi fiili yönetici ...'ın eşi olduğunu, kooperatifi usulsüz şekilde yöneten kişinin aslında ... olduğunu, daha önce kardeşi ... üzerinden kooperatifi yönettiğini, şimdi de eşi üzerinden kooperatifi yönetmekte olduğunu, dava dışı ..., kooperatiflerde ticaret yasağı olması karşısında şirketi ... Ltd.

Şti.'yi müteahhit gösterip kooperatifin inşaatını yaptığını, aldığı hak ediş villalarını muvazaalı kayıtlar ve üyelikler ile annesi ..., kardeşi ..., eşi ... ve arkadaşları ..., ... gibi kişiler adına yaptığını, davalı kooperatifin 2019 yılı olağan genel kurulunda, önceki başkanlar ... ve ... ile diğer yedek üyelerin istifası nedeniyle 2020 yılı içinde yeni yönetim oluştuğunu, müvekkili ...'ün, davalı kooperatife kendisi ve babası ile eşini üye yaptığını, eşinin miras kalan onlarca taşınmazını satıp üyelik aldığını, kooperatifin zor zamanlarında hep fedakarlık yapan kişi olduğunu,

yönetimde olduğu dönemde her ne kadar ... da yönetici olsa da aslında ...'ın asıl yöneten kişi olduğunu, müvekkili ...'ün bizzat 1.250.000 TL bedel ödeyerek satın aldığı villanın dava dışı üye ...'a satıldığını ve eşi ...'ün de 2 villa için 1.100.000 TL ödemesi gerekirken 1.978.824TL ödeme yapması ve fazladan 837.000 TL ödeme yaptığının tespiti nedeniyle kooperatiften iade talep ettiğini, müvekkilinin bu talebi üzerine önce mobing ve baskı uygulandığını, müvekkilinin istifa etmek zorunda kaldığını, daha sonra da eşinin alacağı için Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını ve Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...

Esas sayılı dosyası ile villa nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açtığını, toplantıya katılanlar ... ve ailesinin müvekkilini sürekli tehdit ettiklerini ve savcılığa asılsız suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek, öncelikle genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulmasına, 30/10/2021 tarihli olağanüstü genel kurulun ve genel kurulda alınan kararların ana sözleşmeye, eşitlik ve iyiniyet kurallarına açıkça aykırı olması sebebi ile yoklukla malul olduğunun tespiti ile iptaline, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davalı vekili, dava dilekçesindeki 3. ve 4. maddelerdeki başlıkların konuyla alakasız olduğunu, tüm ortaklara çağrı mektubunun gönderildiğini, toplantının, 5 ortağın asaleten, 3 ortağın vekaleten katılımıyla toplam 8 ortak ile yapıldığını, etki kuralı gereğince çağrı usulsuz olsaydı dahi alınan kararların iptalinin söz konusu olmayacağını, davacıların daha önce de Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ve Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...

Esas sayılı dosyaları ile iptal davası açtıklarını, iyi niyetli olmadıklarını, iyi niyetli olmaları halinde toplantıya katılacaklarını, 14/08/2020 tarihli tespit komisyon raporunun genel kurulda tartışılıp karara bağlanmadığını, tamamen tavsiye niteliğinde bir metin olarak kaldığını, eski kooperatif başkanı olan ...'ün hesaplarda oynama yaptığını, ortakların yükümlülüklerinin çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam ettiğini, bu nedenle kooperatif ortağının istifasından önce doğmuş olan kooperatif borçlarından sorumlu olduğunu, davacıların noter aracılığıyla kooperatif ortaklıklarından istifa ettiklerini bildirdiklerini,

taşınmazları iade etmeksizin yapılan istinaf bildiriminin, aidat ödeme ve ortaklık yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağını, söz konusu 30/10/2021 tarihli olağanüstü genel kurulun 5. maddesinde yer alan hususun 15/06/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında oybirliği ile kabul edildiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"... Davacıların genel kurula çağrının usulüne uygun olmadığı yönündeki iddiaları yönünden yapılan incelemede: Dava konusu somut olayda, kooperatifin 19 ortağından 5'ine toplantı davetinin imza karşılığı, 14 ortağa ise taahhütlü mektupla yapıldığı bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiştir.

Davacıların kooperatifte olan adreslerinin değiştiği veya kooperatif tarafından farklı bir adrese davetiyelerin gönderildiğine dair iddiaları bulunmamaktadır. Çağrıdaki usulsüzlükler, o toplantıda alınan kararların yoklukla sakat olmasını gerektirmez.

Bu durumda kararların ancak 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. madde hükmü bakımından kanuna, ana sözleşme hükümlerine veya iyiniyet esaslarına aykırı mahiyette olup olmadığı her bir karar için tek tek saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

Dava konusu somut olayda, iptali istenen genel kurulda toplantı ve karar yeter sayıları bulunmakta olup, bu hali ile çağrının usulüne uygun olduğu, dolayısıyla çağrıdaki usulsüzlük nedeniyle kararların yoklukla malul olduğuna ilişkin davacıların iddialarının yerinde olmadığının kabulü gerekmiştir.

Yukarıdaki açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacıların genel kurulda alınan kararların iptali ile ilgili dava açma hakları bulunmamakla birlikte genel kurulda alınan kararların yokluğunun tespiti, butlanını talep ederek iptal davası haklarının bulunduğunun kabulü gerekmiştir.

Davacıların genel kurulda alınan 4 ve 5 nolu kararların iptali istemine ilişkin yapılan değerlendirmede: Genel Kurul 4. Gündem maddesinin: "İnşaatımızın yüklenici firması tarafından 18/05/2021 tarih, ... sayılı Antalya 16. Noterliği tarafından tebliğ edilen ek fark bedeli ödenmesi konulu ihtarnamenin görüşülmesi" olduğu, genel kurulda bu hususta "...yüklenici firmanın talep ettiği 159.000,00 TL'nin sözleşme maddesine istinaden demir alım fark bedeli olarak ödenmesi oybirliğiyle kabul edildi." şeklinde oybirliği ile karar alındığı görülmüştür.

Genel kurulda alınan bu karar yönünden konunun ortakların bilgi ve onayına açık bir şekilde sunularak oybirliğiyle karar alındığı, davacılar usulüne uygun davet edilmelerine rağmen genel kurula katılmamaları nedeniyle genel kurulun 4. Gündem maddesinde alınan kararın kanun, ana sözleşme hükümleri ile iyiniyet esaslarına aykırı olmadığının kabulü gerekmiştir. Genel Kurulun 5. Gündem maddesinin.

"15/06/2021 tarihli olağan üstü genel kurulun 6. Maddede karara bağlanan bağımsız denetçi raporlarının görüşülmesi ve üyelerin tercihlerine sunularak karara bağlanması" olduğu, genel kurulda bu hususta..."tabloya yukarıda alınan kararla ilaveten 50.000,00 TL ek fark bedelleri eklenmiş hali ile üyelerin kalan ödeme tutarlarını 30/11/2021 tarihine kadar tamamını ödeyerek kapatmaları, ödemelerin yapılmaması veya eksik ödeme yapılması durumunda kalan bakiyeler için aylık %3 faiz işletilmesine, her ay muhasebe kayıtlarında bileşik faiz olarak tahakkuk kaydı yapılmasına, tüm üyelerin kabul oyuyla oy birliğiyle kabul edildiği.

Ayrıca 30/11/2021 tarihinden itibaren kalan ödeme tutarını ödemeyen veya eksik ödeme yapan üyelerle ilgili hukuki icra takip işlemlerinin başlatılmasına oybirliğiyle kabul edildi." şeklinde karar alındığı görülmüştür. Kooperatif ortaklarından tahsil edilecek tutarları belirleme yetkisi ile ödemelerini geciktiren ortaklara uygulanacak gecikme faizi/cezasını belirleme yetkisi genel kurula aittir.

Dava konusu somut olayda da bu husus genel kurul tarafından belirlenmiştir....6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88. maddesinde getirilen düzenlemeyle, faiz Ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranının, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirleneceği, maddenin 2. fikrasında ise sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranının, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamayacağı hüküm altına alınmış, Borçlar Kanunu'nun “Temerrüt Faizi” başlıklı 120. maddesinin 2. fıkrasında da;

sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranının, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağı hükme bağlanmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun 120/2. maddesine göre; kooperatif genel kurullarında TBK'da belirlenen orandan daha yüksek gecikme cezası oranının kabul edilmesi halinde geciken aidatlara TBK'nın 120/2. maddesi gereği, yıllık %18, aylık %1,5 oranı veya bu oranında gecikme cezası uygulanması gerekmektedir.

Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve emsal içtihat doğrultusunda yapılan değerlendirmede.

Genel Kurulun 5. Gündem maddesinde alınan ödemelerin yapılmaması veya eksik yapılması durumunda kalan bakiyeler için aylık %3 faiz işletilmesine, her ay muhasebe kayıtlarında bileşik faiz olarak tahakkuk kaydı yapılmasına verilen kararın TBK 120/2. maddesine aykırı olduğu, bu nedenle alınan genel kurul kararının kanun, ana sözleşme ile iyiniyet esaslarına aykırı olduğu, bu madde yönünden davacıların iptal talebinde bulunmalarının mümkün olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile,

genel kurul toplantısı 5. gündem maddesinde alınan kararın iptaline, diğer kararların iptali isteminin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; olağanüstü genel kurul için usulüne uygun çağrı yapılmadığını, alınan kararların eşitlik ve iyiniyet ilkelerine aykırı olduğunu, kooperatif başkanı ...'ın, müteahhit ... Ltd.

Şti.'nin yetkilisinin eşi olduğunu, yetkilinin ... olduğunu, kooperatifin fiili yöneticisinin ... olduğunu, 14/08/2020 tarihli tespit komisyonu raporunda tespit edilen borcu ödediklerini, tekrar borç çıkarılmasının usule aykırı olduğunu, kaldı ki kooperatif toplantısına katılanların zaten tespit komisyonundaki bedeli ödemeyen üyeler olduğunu, bu durumun iyi niyete aykırı olduğunu, metrekare bazında hesaplama yapılmasının oybirliği ile kabul edilmediğini, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

A- Dosya içerisinde yer alan davacı ...'e ait nüfus kayıt örneği incelendiğinde, davacının 27/07/2024 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.

6100 sayılı HMK’nın 55. maddesi uyarınca, “Taraflardan birinin ölümü halinde mirasçılar mirası kabul veya reddetmemiş ise bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.” Diğer taraftan, dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, TMK’nın 28/1. maddesi uyarınca ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu durumda mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davaları, ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı mecburî dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir.

Kooperatifler Kanunu'nun 14. maddesinde; "ortağın ölümü ile ortaklık sıfatının sona ereceği" aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise; "ölen ortağın kanuni mirasçılarının üç ay içerisinde temsilci tayin ederek kooperatife bildirmeleri halinde, ortaklık hak ve yükümlülüklerinin kanuni mirasçılar lehine devam edeceği" düzenlenmiştir.

Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında mahkemece, davacının mirasçılarının tespiti ile mirasçıların davaya devam edip edemeyeceğinin değerlendirilmesi gereklidir (bknz Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2010/3596 Esas - 2010/5394 Karar sayılı emsal ilamı).

B- Kooperatifler Kanunu'nun 53/3. Fıkrasında; "Birden fazla bozma davası açıldığı takdirde, davalar birleştirilerek görülür" hükmü bulunmaktadır. Somut olayda ise, eldeki davamızın da konusu olan 30/10/2021 tarihli genel kurul kararına karşı Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında da dava açıldığı, Uyap üzerinden yapılan incelemede dosyanın derdest olduğu, duruşma tarihinin 12/05/2026 tarihi olduğu görülmekle, Kanun'un emredici hükmü karşısında bu davaların birleştirilerek yargılama yapılması gerekirken, Kanun'un amir hükmüne aykırı davranılması da hatalı olmuştur.

C- Esasa yönelik yapılan değerlendirmede ise, davacılar genel kurulda alınan kararların yokluk nedeniyle butlanını talep etmişlerdir. Nitekim yok hükmünde olan kararlar baştan itibaren hüküm ifade etmez, iptali kabil kararlar ise iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın sonuçlarını doğurur. O nedenle iptal edilen bir kararın yok olduğunun tespit edilmesi gerektiği iddiası ile yapılan istinaf isteminde de hukuki yarar bulunmaktadır.

Mahkemece ise genel kurulda alınan 5 nolu kararın iptaline karar verilmiş, davacıların fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.

Mahkemece yapılması gereken iş, yukarıda sayılan usuli eksikliklerin giderilmesi, ardından, kooperatifin 2019 ve 2020 yıllarındaki olağan ve olağan üstü genel kurul kararlarının dosya arasına alınması, sonrasında 30/11/2021 tarihli genel kurulda alınan kararların incelenerek; genel kurulun 4. bendinde belirtilen ilgili sözleşmenin getirtilmesi, yüklenicinin fark isteme hakkının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, yüklenicinin fark isteme hakkının hangi sebeple oluştuğunun saptanması, fark isteme hakkı yok ise, bu hususun esasa etkisinin değerlendirilmesi,

yine 5. maddede inşaatın maliyetinin m2 bazında hesaplanması kabul edilmiş ise de, tarafların beyanlarından 2019 yılı olağan genel kuruluna göre oluşturulan 14/08/2020 tarihli tespit komisyon raporundan neden geri dönüldüğünün araştırılması, söz konusu komisyon raporunun 2019 yılı genel kurul kararı da incelenerek, genel kurulun devredilemez yetkilerinin zedelenip zedelenmediğinin, bu komisyon raporunun tarafları bağlayıcı etkisi bulunup bulunmadığının tartışılması, bu komisyon raporunda belirlenen borç miktarlarından neden dönülmek istenildiğinin saptanması,

yine söz konusu komisyon tespit raporu tarihi itibari ile üyelerin borç durumlarının tespit edilmesi, netice itibari ile komisyonda tespit edilen ilgili meblağların neden değiştirildiği, hata bulunup bulunmadığı, komisyon raporunda belirtilen borcun diğer üyelerin borcunu ifa etmemesi sebebi ile artıp artmadığı, üyeler arasında ek maliyetler ile üyeler arasında eşitsizlik oluşturulup oluşturulmadığının saptanması, bunun sonuca etkisinin tartışılarak usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak sonuca göre bir karar verilmesidir.

D- Kabule göre ise; sadece genel kurulun 5. maddesinde; "ödemelerin yapılmaması veya eksik yapılması durumunda aylık %3 faiz işletilmesine, her ay muhasebe kayıtlarında bileşik faiz olarak tahakkuku yapılmasına" yönelik kısmın kanuna aykırı olduğu iptali gerektiği belirtilmekle, mahkemece sadece faize ilişkin kararın iptali ile yetilmesi gerekirken, maddenin tamamının iptaline karar verilmesi de doğru değildir.

Ancak söz konusu hüküm davalı tarafından istinaf edilmediğinden ve mahkeme gerekçesinde de sonuç olarak, söz konusu sebep ile maddenin iptal edildiği belirtildiğinden, butlana ilişkin yukarıdaki açıklamalar geçerliliğini korumak kaydı ile maddenin iptaline ilişkin bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir (bknz Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2016/5209 Esas - 2019/1246 Karar sayılı emsal ilamında da vurgulanmıştır).

Sonuç olarak, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,

2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/11/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının ilk derece mahkemesince talepleri halinde davacılara İADESİNE,

5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,

6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,

8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.

...

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2026/209, K. 2026/460, 13 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Davacıların İddialarının Özeti
  5. Davalının Savunmalarının Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/209
Karar No
2026/460
Tarih
13 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/209 K.2026/224
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/209 K.2026/329
  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/210 K.2026/256
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/212 K.2026/252
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2026/212 K.2026/408
  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/212 K.2026/176

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.