KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/453
- Karar No
- 2025/648
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2025
- İncelenen ara kararın mahkemesi
- ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/02/2025
- Davanın konusu
- BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ - İHTİYATİ TEDBİR
- İstinaf talep tarihi
- 04/03/2025
- İstinaf karar tarihi
- 11/04/2025
- Kararın yazım tarihi
- 11/04/2025
Karar Metni
817 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında verilen 20/02/2025 tarihli ara kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla; yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ticarethanede .... numaralı su aboneliği bulunduğunu, uyuşmazlık konusu 2024 yılı Nisan ayı faturasının 32.368,52 TL olarak olağanın çok üzerinde gelmesi nedeniyle su sayacının değiştirilmesi için davalı idareye başvurduklarını ve bu doğrultuda su sayacının arızalı olduğu belirlenerek değişiminin sağlandığını, değişimden sonraki dönem faturalarının su kullanıma uygun şekilde düzenlendiğini,
su sayacının arızalı olması nedeniyle yüksek şekilde tahakkuk ettirilen faturanın düzeltilmesi gerekirken davalı idare tarafından faturadaki alacak tutarına gecikme faizini de eklemek suretiyle yeni bir fatura düzenlendiğini ve nihayetinde Eylül ayında aboneliğe su vermeyi kestiğini, davacının yapmış olduğu fatura düzeltme başvurusunun cevapsız bırakılarak muaraza oluşturulduğunu beyanla, tahakkuk ettirilen fatura bedeli ve gecikme faizi yönünden borçlu olmadığının tespitini ve ayrıca su verme hizmetinin devamı yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE GEREKÇESİ :Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasındaki 31/12/2024 tarihli ara kararı ile; davacının ihtiyati tedbir talebinin teminat karşılığında kabulü ile, .... nolu aboneye tedbiren su verilmesine ve suyun kesilmemesine karar verilmiş; davalı vekilinin yasal süresi içerisinde itirazı üzerine 20/02/2025 tarihinde açılan duruşmada davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde sunulan istinaf dilekçesi ile; ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gereken yasal koşulların oluşmadığını, davalının kamu tüzel kişisi olması nedeniyle aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, uyuşmazlık konusu fatura bedeli kadar teminat takdir edilmesi gerekirken kısmi teminat takdir edilmesinin hatalı olduğunu beyanla, hukuka aykırı olan ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak, ihtiyati tedbire itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 355/1 maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin olarak yapılan incelemede;
Dava, tahakkuk ettirilen su faturası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesinin 30/12/2024 tarihli ara kararı ile; davacının ihtiyati tedbir talebinin teminat karşılığında kabulü ile, .... nolu aboneye tedbiren su verilmesine ve suyun kesilmemesine karar verildiği; davalı vekilinin yasal süresi içerisinde itirazı üzerine 20/02/2025 tarihinde açılan duruşmada davalı vekilinin itirazının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
HMK'nun 389. maddesinde ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır" hükmü düzenlenmekle ihtiyati tedbir açıklanmıştır.
6100 sayılı HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir hukuki müsessesi ile davanın açılması ile hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir müessesesi kabul edilmiştir.
HMK'nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır.
İhtiyatî tedbirde asıl olan, ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde telafisi imkansız zararların oluşabileceği, ihtiyati tedbirin yasal koşullarının oluştuğu, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararının 6100 sayılı HMK 389 ve devamı maddelerindeki düzenlemelere, usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İncelenen ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davalının peşin yatırdığı istinaf karar ve ilam harcı ile istinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye gelir kaydedilmesine, yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalının yaptığı istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince nihai kararda gözetilmesine,
4-Kararın tebliği vs. işlemlerin ilk derece mahkemesince nihai kararda gözetilmesine,
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/453, K. 2025/648, 11 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama