KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Dosya no
- 2025/453 Esas
- Karar no
- 2025/702
- İncelenen ara kararın mahkemesi
- İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 06/11/2024 (Tarihli Ara Karar
- Numarası
- 2022/113 E. -
- Davanın konusu
- Marka (Maddi ve Manevi Tazminat İstemli
- İstinaf karar tarihi
- 30/04/2025
Karar Metni
1.762 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
Tarafların İddia ve Savunmaları: Tedbir talep eden vekili dava dilekçesinde özetle: davacı tarafın 1773 yılında ... adıyla kurulduğu, dünyanın en eski teknik üniversitelerinden biri olduğu, “...” markasının arı sembolü ve ... tescil numarası ile müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkilinin isim ve logosu izinsiz kullanılarak https://www...com/arama url adresinde satış yapıldığını tespit ettiklerini, izinsiz satış yapılan siteye erişimin engellenmesi için yapılan başvurunun İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 2022/1402 Değişik İş nolu dosyası ile müvekkili lehine sonuçlanmasına rağmen,
davalının bu sitede satış yapmaya devam ettiğini, davalı tarafından belirtilen internet sitelerinde müvekkiline ait markanın kısaltması niteliğindeki ... kelimesi ve logosunun kullanılarak müvekkiline ait markanın taklit edildiğini, davalı kullanımlarının tecavüz niteliğinde olduğunun tespitini, tecavüzün durdurulmasını, muhtemel tecavüzlerin önlenmesini ve maddi manevi zararın tazminini talep etmiştir. Karşı taraf vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...
Vakfı’nın, ...'nin gelişmesi için kurulan, kamu yararına çalışan bir vakıf olduğunu, müvekkil vakfın üniversiteye maddi ve manevi destek sağlamak üzere kurulmuş olduğu, bu amaca uygun olarak faaliyetlerini ticari şirketler kurarak ve gelirlerini üniversiteye aktararak sürdürdüğünü, diğer müvekkil ...
Müşavirlik A.Ş.’nin de bu şirketlerden biri olduğu ve 2010 yılında kurularak vakıf senedindeki amaçlar doğrultusunda eğitim, sosyal, kültürel ve Ar-Ge tesisleri kurarak ... camiasına hizmet sunduğunu, bu kapsamda. 4000’den fazla öğrenciye burs verildiğini, ...
Kulübü’nün kurulduğunu, 50’den fazla kitabın yayınlandığını, ...’nin basıldığını, Bilim ve Teknoloji ödüllerinin verildiğini, ...’nün bilimsel etkinliklerine destek sağlandığı gibi çok sayıda faaliyet yürütüldüğünü, bu çerçevede, ... tarafından işletilmek üzere müvekkil ...’ye ...
Satış Ofisi dâhil pek çok yerin kiralandığını, ancak üniversite yönetimi tarafından kira süresi bitmeden haksız şekilde tahliye yoluna gidildiğini, bunun üzerine İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nin 2022/184 E. sayılı ve İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/142 E. sayılı dosyalarıyla dava açtıklarını, Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde yürütülen davada, “kira sözleşmesinin süresi dolmadan tahliye işlemi yapılamayacağı” gerekçesiyle müvekkilin kiracılık sıfatının devam ettiğine karar verildiğini , dava konusu markanın (logo) kullanımıyla ilgili iddiaların gerçek dışı olduğunu ,
müvekkili vakfa ait logonun tescil başvurusunun yapıldığını ve bu başvuruya karşı ne davacı ne de üçüncü bir kişi tarafından itirazda bulunulmadığını, müvekkilinin , söz konusu logoyu uzun süredir iyi niyetli olarak kullandığını, beyanla dava konusu logonun kullanımının durdurulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi 06/11/2024 tarihli 2022/113 E sayılı ara Kararı ile. Mahkemece.
"1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: İhtiyati tedbir isteyen vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, ihtiyati tedbir isteyen vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların markasal kullanımlarının hukuka uygun olup olmadığının denetlenmesi noktasında kira sözleşmesine dayalı ihtilafların önem arz ettiğini işbu dosyaların kesinleşmediğini ve istinaf aşamasında olduğunu ifade ettiğini, kira sözleşmesinin konusu kapsamında ticari hayatta mutad olduğu üzere söz konusu sözleşme kapsamında internet üzerinden veya online satışa ilişkin olup,
isim/marka kullanım hakkının devri şeklinde yorumlanması da mümkün olmadığını beyan ederek, yerel mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 06.11.2024 tarihli kararına karşı istinaf başvurusunun kabulü ile https://www...com/, https://www...com/arama ve www...com.tr isimli sitelerdeki tecavüz fiillerinin dava sonuna kadar engellenerek davalıların mevcut haliyle üçüncü kişileri satış yapmak suretiyle yanıltmasının, üniversitenin maddi ve manevi zararının artmasının önüne geçilebilmesi için satışların durdurulması ve ilgili internet sitelerinde belirtilen hesapta haksız kazancın toplandığı anlaşıldığından,
belirtilen hesaba da ivedilikle teminatsız olarak tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede. Davacı vekili, müvekkili ...'nin ... yılında kurulduğunu, “...” ibareli markanın arı sembolüyle birlikte ... numarasıyla tescilli olduğunu, davalı ...
A.Ş.'nin bu markayı ve ... kısaltmasını izinsiz kullanarak https://www...com/... adresinden satış yaptığını, İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği’nin 2022/1402 D.İş sayılı dosyasında siteye erişim engeli getirilmesine karar verildiği halde ihlalin sürdüğünü , davalıların ... ismini ve logosunu izinsiz kullanarak marka taklidi yaptığını, bu durumun tespiti, tecavüzün ve muhtemel ihlallerin önlenmesi ile maddi ve manevi zararların tazmini talep edilmiş bu kapsamda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir., tir.
Davalılar vekili, müvekkillerin ...
Vakfı’nın iştirak şirketleri olduğunu ve ...’ye destek sağlamak amacıyla faaliyet yürüttüklerini, ...’nin, üniversiteye maddi katkılar sağlayan bir vakıf iştiraki olarak yıllardır ... adına faaliyetlerde bulunduğunu, ... ile aralarında kiracılık ilişkisi bulunduğu ve bu ilişkinin yargı kararıyla devam ettiğini, kullanılan logoya ilişkin tescil başvurusu yapıldığını, davacının uzun süre sessiz kaldığını, Sınai Mülkiyet Kanunu m.25/6 ve TMK m.2 uyarınca bu davanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
13/04/2023tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Davacı tarafından belirtilen davaya konu “www...com” alan adına güncel olarak girildiğinde "www...com.tr” isimli alan adına yönlendirildiği ve yönlendirilen alan adında Anasayfa da yer alan görsellerde “www...com alışveriş sitemiz artık www...com.tr adresi üzerinden hizmet verecektir.” şeklinde bilgilendirme yaptığı, yönlendirilen alan adları sahibi ile içerik sağlayıcıların aynı olduğu anlaşıldığı, intenet web Sitesinin güncel olarak açık ve faaliyette olduğu,
söz konusu internet site içeriği detaylıca incelendiğinde talep edene ait olduğu belirtilen “...” ve "..." ibarelerin / görsellerin dava konusu internet sitesi üzerinde gerçekleştirilen kullanımların davacı yana ait tescilli markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, dosya münderecatında davacı yan tarafından sunulmuş olan emsal lisans sözleşmesinin bulunmaması ve hesaplamaya temel teşkil edebilecek bir kurum görüşünün var olmaması nedeni ile 151/2-c hükmü kapsamında hesaplama yapılamadığı bildirilmiştir.
28.11.2023 tarihli bilirkişi 1.ek raporunun sonuç kısmında özetle;- Davalı yanların iddia ettiği üzere 2012 yılından bu yana dava konusu markasal kullanımların davalılar tarafından davacı yana ait kampüste kullanıldığı ve taraflar arasında eskiye dayalı bir ticari ilişkinin varlığı kanaati oluşur ise; davacının davalının ilgili kullanımlarından haberdar olduğu, ilgili kullanımlara davacı yan tarafından sessiz kalındığı, ilgili kullanımların var olan ticari ilişki çerçevesinde iyiniyetle gerçekleştirildiğinin değerlendirilebileceği , aksi kanaatte ise, markaya tecavüzün şartlarının oluştuğunun değerlendirilebileceği, belirtilmiştir.
06.08.2024 tarihli bilirkişi 2.ek raporunun sonuç kısmında özetle;- Davacı yanın davalı yan ile akdettiği kira kontratı çerçevesinde davalı yanın kullanımlarına muvafakat ettiği değerlendirilir ise ilgili muvafakatin sözleşmesel bir ilişkiye dayanması nedeni ile uzun süre sessiz kalma yolu ile hak kaybına sebebiyet vermeyeceği, bu halde sözleşmelerin sonlanmasının ardından yapılan kullanımların davacının markasal haklarını ihlal eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, Diğer hususlarda kök ve 1. ek rapordaki görüşlerimizin devam ettiği belirtilmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
6769 sayılı SMK'nın 159. maddesine göre, " Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." Bilindiği üzere SMK'daki ihtiyati tedbire ilişkin bu özel düzenleme gereği verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere,
yaklaşık ispat koşulu mevcut ise dava sonucunda elde edilecek menfaatin sonucunu doğuracak şekilde tedbire hükmedilebileceği açıktır.HMK’nın 389/1. maddesindeki düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf,
dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı,
talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır.Dosya kapsamına göre, mahkemece davalının markasal kullanımlarının hukuka uygun olup olmadığı bakımından kira sözleşmesine dayalı ihtilafların önem arz ettiği, işbu dosyaların henüz kesinleşmediği bu aşamada talep edenin ihtiyati tedbir istemleri yönünden yaklaşık ispat şartının bulunmadığı gerekçesi ile tedbir talebinin reddine karar verilmiş ise de,
bilirkişi raporlarında davacı yanın markasının varlığı karşısında davalı yanın davacı yana ait marka ile ayniyet derecesinde benzer markasal kullanımlarının yanı sıra davacı yana ait markanın ilk harflerinin kullanılması ile oluşturulmuş olmakla toplum nezdinde davacı üniversitenin ilk akla gelen kısaltması olan ... unsurunun kullanılmasının taraflar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğu kanısı yaratacağı ve bu durumun iltibas ihtimali yaratacağı tespit edilmiştir.
Beyoğlu ...Noterliğinin ... yevmiye numaralı , 29 Kasım 2011 tarihli 29.11.2011 başlangıç tarihli 10 yıl süreli , ( 28.11.2021 bitiş ) kira sözleşmesinde , kiraya verenin davacı ... Rektörlüğü, kiracının ... San. ve Tic. A.Ş. olduğu, aynı taraflar arasında daha sonra 17.07.2020 - 16.07.2023 dönemi için kira sözleşmesi düzenlendiği, 10.02.2022 tarihi itibarı ile kaymakamlık vasıtası ile tahliye gerçekleştirildiği görülmektedir. Bu kira sözleşmesinin özel şartlar.
35.maddesinde "... markası ile logosunun ve ... markası ve logosunun her tip kullanım hakkı ... Rektörlüğüne aittir. ... kurumsal kimlik ve logolu tasarım ürünleri komisyonunca onaylanan ve ... logosunun üzerinde yer aldığı ürünlerin online ve mağaza satış hakkı kira sözleşmesi boyunca devredilmiştir. ... Logosu yalnızca ... kurumsal kimlik ve logolu tasarım ürünleri komisyonunca onaylanan ürünler üzerine uygulanabilir.
Kullanım süresi kira sözleşmesi ile aynıdır, bu nedenle geçici nitelik taşımaktadır. Gerekli görüldüğü hallerde logo kullanımına tek taraflı olarak son verilebilir. Logo kullanıcılarının ortakları, acenteleri veya iş yaptığı anlaşmalı kuruluşlar logoyu kullanamazlar.
Logo kullanım hakkı para ile ya da parasız şekilde başkalarına devredilemez." hükmü düzenlenmiş olup, ... markası ve logosunun ... kurumsal kimlik ve logolu tasarım ürünleri komisyonunca onaylanan ürünlerin online ve mağaza satış hakkı kira sözleşmesi boyunca davalı ...’ye verilmiş olduğu, sözleşmenin süresinden önce feshedilmiş olduğu görülmektedir.
2886 Sayılı Kanun kapsamında kiraya verilmiş yerlere ilişkin sözleşmelerin aynı kanunun 75. Maddesine göre sözleşmede özel bir hüküm yoksa kira ilişkisinin süre sonunda son bulacağı kanun gereğidir.
Davalı tarafça kira ilişkisinin devam ettiğinin tespitine dair davalar sonunda kiracı lehine verilecek kararın sözleşme süresinin bitim tarihine kadar olan dönem yönünden hüküm ifade edeceği , ara karar tarihi itibariyle sözleşme süresinin sona erdiği , davalıların halen davacıya ait marka kullanımının devam ettiği ve bu aşamada tedbir talebini haklı kılacak nitelikte yaklaşık ispat koşulunun sağlanmış olduğu gözetilerek tedbir amaçlarına, usul ve yasaya, hak ve yarar dengesine göre,
muhtemel zararlara karşılık makul oranda belirlenecek teminat karşılığı ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi ve bu çerçevede bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme, hatalı değerlendirme ve yetersiz gerekçeyle tedbir talebinin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2025/453, K. 2025/702, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama