KÜNYE
- Mercii
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/101
- Karar No
- 2023/812
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2023
Karar Metni
1.259 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. ....... BAM ...... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:***** -****** T.C. ..........
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
..... HUKUK DAİRESİ KARAR
DOSYA NO : .../... KARAR NO :.../....
BAŞKAN :...... ÜYE : .... ÜYE : ..... KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : .../... KARAR NO : .../... KARAR TARİHİ : .... İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : ..... DAVACILAR : .... 2-.... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. .....
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle) B.A.M. KARAR TARİHİ : ... KARAR YAZIM TARİHİ : ....
Davacılar tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde, ....... ve ...'ın .......... plaka sayılı aracın 01/06/2018 tarihinde gerçekleştirdiği kaza sonucunda vefat ettiğini, vefat eden kişilerin araçta yolcu sıfatında bulunduğundan bahisle aracın ........ nolu ............
Kasko Poliçesi ile sigortalandığını, söz konusu poliçede manevi tazminat teminatının da bulunduğunu, poliçenin manevi tazminat taleplerine ilişkin özel klozunun bulunduğunu ve zararlardan da mesul olduğunu, ....... plaka sayılı aracın ......... poliçe numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının da bulunduğunu ve sigortacı ...........'nin müvekkili ..........'a maddi tazminat ödemesi yaptığını, davalı şirkete 26/06/2018 tarihinde başvuru yapıldığını, şirket tarafından eksik evrakların bulunduğunun belirtildiğini,
eksik evraklar tamamlandıktan sonra da banka hesabına herhangi bir açıklama notu yazılmaksızın iki ayrı 5.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, yapılan ödemelerin .........
Teminatı kapsamına ilişkin olup davacıların manevi tazminat taleplerine ilişkin ödeme yapılmadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak poliçe ile sınırlı olarak müvekkili ........ için 100.000,00 TL ve ........... için 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01/06/2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirket tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan ................ plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde zarara uğrayan sigortalı aracın onarımı için 18/10/2018 tarihinde müteveffa ........ için 5.000,00 TL müteveffa ........... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL hasar ödemesi yapıldığını, kabul manasına gelmemekle birlikte kazadan dolayı sorumlu tutulmaları için kusur oranlarının hesaplanması gerektiğini, hatır taşımacılığının araştırılmasını, aracın haddinden fazla yük ve yolcu taşımasından kaynaklanan zararların teminat kapsamı dışında olduğunu,
sigortalısının gerekli özeni göstermemesi nedeniyle sebep olduğu zararın müvekkil şirketçe ödense bile rücu hakkının saklı olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, olayın oluşu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kazanın meydana geliş şekli göz önünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılarak M.K.'nın 4. Maddesindeki takdir hakkı göz önüne alınarak her bir davacı için 10.000,00'er TL den olmak üzere toplam 20.000TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigortadan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, vefat edenlerin araçta yolcu olup; aracın davalı sigorta şirketi tarafınca ***** nolu *********** Poliçesi ile sigortalandığını, davalının sigorta şirketi olup poliçe üst limiti ile sınırlı sorumluluğu olduğunu, davacı *****'ın kazada hem 27 yıllık hayat arkadaşını hem de 24 yaşındaki oğlunu, davacı *********'ın da kazada babasını ve erkek kardeşini kaybettiğini, ceza yargılaması sonucunda;
yakınlarının vefatına sebebiyet veren kişilerin yaşayacakları manevi acının onlara verilecek cezadan kat be kat fazla olacağı kabulüne dayanmakta olup somut olayda da bu nedenle araç sürücüsüne ceza verilmediğini, buna rağmen eldeki davada davacıların manevi zararının cüz'i boyutta olduğu kanaati ile cüz'i bir manevi tazminata hükmedilmesinin kabul edilemez olduğunu, davalı sigorta şirketinin kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, manevi tazminat miktarının dosya içeriği ile uyumlu olmadığını ve çok düşük olduğunu,
hükmedilen miktara avans faiz uygulanması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; davacılar tarafından müvekkil şirkete başvuru yapıldığı ve şirket tarafından 18/10/2018 tarihinde toplam 10.000,00-TL ödeme yapıldığını, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının, HMK 297'ye aykırılık teşkil ettiğini, hukuki değerlendirmenin bulunmadığını, eksik inceleme yapılması, gerekçeli kararın açık ve net olmaması nedeniyle usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, tek taraflı trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeni ile genişletilmiş kasko sigortacısına yönelik manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Davalı vekili, yerel mahkeme kararının gerekçesiz olduğu ileri sürülmüşse de, yerel mahkeme kararın HMK 297.madde anlamında yeterli gerekçenin bulunduğu anlaşılmakla bu hususa yönelik istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Yine davalı vekilince, dava öncesi yapılan ödemelerin ferdi kaza sigortasına ilişkin olduğunu davacıların kanıtlaması gerektini ileri sürmüşse de, ödemeye ilişkin 01/06/2018 tarihli banka dekontu açıklaması ile ibraname içeriklerine göre, kasko feri kaza teminatına ilişkin ödeme yapıldığı yazılmış, manevi tazminata ilişkin bir açıklamaya yer verilmediği anlaşılmakla yerinde görülmeyen bu hususa yönelik de istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Davacılar vekilince temerrüt faizi olarak avans faizi istenilmiş, mahkemece türü belirlenmeden faize hükmedilmiştir. Oysa zarara neden olan araç hususi olarak kayıtlı ve ZMMS poliçesinde araç maliki sigortalı gerçek kişi adına olup; hususi kullanım sırasında zarara neden olmuşlardır. Bu itibarla davada temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesi gerekirken faiz türünün yazılmaması hatalı olmuştur. Davacıların istinaf istemi bu yönüyle yerindedir.
Taraf vekillerinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf istemleri değerlendirildiğinde,
6098 sayılı TBK 56/1 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle bedensel zarar halinde, zarar gören manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir.
Manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın manevi dengesindeki bozulmanın giderilmesi için yasanın öngördüğü telafi şekli olup, tarafların ekonomik sosyal durumuna göre, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı bir miktar az olmakla birlikte, dava konusu 11/04/2018 tarihli *************Poliçesi'ndeki manevi tazminat klozu " Manevi tazminat talepleri.
İhtiyari Mali Mesuliyet sigortası şahıs başına bedeni limitinin; azami % 100'ü kadar temin edilmiştir." tahdidi ile vefat halinde teminat bedelinin 5.000,00.-TL olduğu anlaşıldığından limite göre davalı sigorta şirketinin her bir davacı lehine 5.000,00-er TL ödemekte sorumlu tutulabileceği anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf isteminin reddi ile, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
6100 sayılı HMK 355. Madde gereğince, istinaf sebep ve gerekçeleri ile kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucunda, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi gereğince esastan reddi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
******* · Başkan · **** **** · Üye · ******* ***** · Üye · ****** ***** · Katip · ******
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/101, K. 2023/812, 4 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama