KÜNYE
T.C. Bursa İstinaf Başvuru Tarihi
- Mercii
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1339
- Karar No
- 2024/1591
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Karar tarihi
- 22/12/2022
- Davacı
- —
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- B.a.m. karar tarihi
- 17/09/2024
- Karar yazım tarihi
- 18/09/2024
Karar Metni
2.132 kelime·11 dk okuma·2 bölüm
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...’ün maliki bulunduğu ... yabancı plakalı BMW 7.50d xDrive marka araç ile seyir halinde iken trafik yogunluğu nedeniyle müvekkilinin fren yaparak yavaşladığı sırada, davalı ... sevk ve idaresindeki 2016 model ...marka ... plakalı aracın, 21.07.2020 günü araçlar arasındaki kontrol mesafesi korunmadığından duramadığını ve müvekkilinin aracına arkadan çarpmak suretiyle maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kazanın gerçekleşme şeklinden ve trafik kazası tespit tutanağındaki beyanlardan da anlaşılacağı üzere davalı yan %100 kusurlu olduğunu,
bu kaza nedeniyle müvekkilinin aracının hasar gördüğünü bu sebeple müvekkilin onarım masraflarına katlanmak durumunda kaldığını, kaza sonrasında müvekkilimin ikamet etmiş bulunduğu Almanya'ya dönmesi gerektiğinden müvekkilinin aracını orada onarttırmak durumunda kaldığını, müvekkilinin aracında oluşan hasarın onarımı için 8.217,44 Euro onarım bedeli ödemek durumunda kaldığını beyanla fazlaya ilişkin talep ve hakkı saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin aracında oluşan hasarların onarımı için harcanan toplamda 8.217,44 Avro hasarın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Doğa Sigorta vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin genel müdürlük adresinin ... olduğunu, müvekkili şirketin genel müdürlük adresinin İstanbul ili Sarıyer ilçesi sınırlarında bulunmasından dolayı sayın mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, yetkili mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu hususun dikkate alınarak dosyada öncelikle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılması mümkün olmadığını, sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında hasar bedelini ödemekle yükümlü olduğunu,
araçta meydana gelen hasarın sigortalının kusuruna nispet eden kısmı olan 1,050.00-TL hasar bedeli tazminatı ödendiğini, yapılan bu ödeme ile müvekkil sigorta şirketinin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, mahkemece tazminata hükmedilmesi durumunda fatura ibraz edilmediği ve araç onarımının yapılıp yapılmayacağı yahut KDV ödenip ödenmeyeceği belirsiz olduğundan KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Mustafa Paşa vekili cevap dilekçesinde: Davacı tarafın 21.07.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle aracında meydana geldiğini iddia ettiği 8.127,44 Avro'luk onarım bedelinin tahsili için işbu davayı ikame ettiğini, müvekkili aleyhine açılan dava, haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini, müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece. 21/07/2020 tarihinde davacının maliki bulunduğu ... yabancı plakalı BMW 7.50 d x Drive marka araç ile davalı Mustafa Paşa'ya ait 2016 model Renault Megane marka araç ile çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı, davalı ...nın %100 kusurlu olduğu,
oluşan kaza nedeniyle davacının Almanya şartlarında toplam 8.217,44 Euro onarım bedeli ödemek durumunda kaldığı anlaşılmakla böylelikle davanın kabulüne ve 8.218,44 Euro'nun dava açılış tarihindeki kur hesabına göre 120.567,10 TL'den davadan sonra davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 1.050,00 TL'nin mahsubu ile 119.517,10 TL (hasar bedeli) maddi tazminatın davalı ... yönünden haksız fiil tarihi olan 21/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, davalı ...
A.Ş yönünden temerrüt tarihi olan 28/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Davalı ...vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine 1.050,00 TL ödeme yapıldığını ve ödeme ile birlikte poliçe kapsamında sorumluluğu kalmadığını, mahkeme tarafından müvekkili yönünden poliçe limiti aşılmak suretiyle hüküm kurulduğunu, yabancı para cinsinden ve para ülke şartlarına göre değerlendirme yapılarak tanzim edilen rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda tespit edilen miktarların fahiş olduğunu, tazminatın uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, kazadaki kusur durumlarının tespiti için ATK,
İTÜ ya da Kara yolları Fen Heyetinden üçlü bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek üzere müvekkilinin faizden sorumluluğunun dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sınırlı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; müvekkilinin kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin dava tarihinden önce olması nedeniyle yapılan ödemenin mahsup edilmesi üzerine davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken tam kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, bu yönüyle yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısımların da hatalı olduğunu, hasar bedelinin yabancı ülke şartlarına göre belirlenmesinin hatalı olduğunu,
sadece yabancı ülkede alınan fatura ile yetinerek olay yeri fotoğrafları ve ekspertiz raporu dikkate alınmadan rapor tanzim edilmesinin doğru olmadığını, tespit edilen onarım bedelinin fahiş olduğunu, kazanın meydana geldiği tarihi ile onarımın yapıldığı tarih arasında aracın yurt dışına çıkması nedeniyle oluşan hasar ile kaza arasındaki illiyet bağının zayıfladığını, başka kaza ve hasarların oluşması ihtimali bulunduğunu beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı hasar bedelinin tahsili istemi ile açılan maddi tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kazadaki kusur durumu, Türkiye’de bulunan yabancı plakalı araçta, trafik kazası neticesinde oluşan hasarın onarımının yurt dışında yapılması halinde zararın belirlenmesinde yurt dışında tespit edilen gerçek zarar miktarının mı yoksa Türkiye’de tespit edilen gerçek zarar miktarının mı dikkate alınacağı ile faiz başlangıcı ve yargılama giderleri noktasında toplanmaktadır.
Davalılar vekilleri, kaza nedeniyle tarafların kusur durumlarının tespiti için alınan kusur raporunun hatalı olduğunu ve kazanın oluşumunda sigortalı müvekkillerinin kusuru bulunmadığını beyanla istinaf isteminde bulunmuştur.
Kazadan sonra tarafların aralarında tanzim ettikleri kaza tespit tutanağın ile davalı araç sürücüsünün davacıya ait araca arkadan çarptığı hususu her iki araç sürücüsü tarafından kabul edilmiş olmakla bu yönüyle kazanın oluşum şekli ile ilgili taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı görülmektedir.
Yargılama sırasında yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda tarafların kazanın oluşumundaki kusur durumlarının değerlendirildiği ve davalı araç sürücüsünün arkadan davacıya ait araca çarpması nedeniyle kazanın oluşumunda KTK 84 ve 56 maddeleri uyarınca asli ve tam kusurlu olduğu, davacının ise kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmakla alınan raporun kazanın oluşum şekline uygun olması nedeniyle hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından yeniden kusur raporu alınmasına gerek olmadığı görülmekle davalılar vekillerinin kusura ilişkin istinaf istemlerinin ayrı ayrı reddi gerekmiştir.
Yurt dışında ikamet eden, Türkiye’ye geçici olarak getirdiği aracı trafik kazası sonucunda hasara uğrayan kişinin, aracının onarımını Türkiye’de yapması konusunda zorlanamayacağının kabulü gerekir. Zarar gören, aracını Türkiye’de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahiptir. Yabancı plakalı araçlarda onarım, aracın kayıtlı olduğu ülkede yapılmışsa zarar bu ülkede katlanılan giderlere göre belirlenmelidir.
Hasarlı hali ile yurt dışına çıkıp orada tamir ettirilmesi durumunda o ülkedeki onarım giderlerinin esas alınması gerekmekte olup somut olayda davacının kaza sonrası hasarlanan aracının yurt dışında tamir ettirdiği ve buna ilişkin yurt dışında tanzim edilen faturayı ibraz ettiği anlaşılmakla bilirkişi tarafından hasar bedelinin yabancı ülke koşullarına değerlendirilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalılar vekillerinin hasar bedelinin yabancı ülke koşullarına göre belirlenmemesi gerektiğine ilişkin istinaf istemlerinin ayrı ayrı reddi gerekmiştir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 24/06/2015 tarih 2014/17-28 E 2015/1745 K,
Yargıtay 17 HD 05/03/2015 tarih 2014/24135 E 2015/ 3870 )
Yukarıdaki açıklamalar ışığında davacının kendisine ait yurt dışı plakalı aracında Türkiye'de davalının kusurlu eylemi ile meydana zararı yurt dışında tamir ettirme hususunda seçimlik hakkı bulunduğu gözetilerek yurt dışındaki onarım giderleri üzerinden hesaplama yapılması gerekmekte olup davacının yurt dışında yaptırdığı tamire ilişkin faturaların tercümeli örneğinin ibraz edildiği ve makine mühendisi bilirkişiden bu hususta rapor alındığı anlaşılmıştır.
Alınan bilirkişi raporunda fotoğraflar, ekspertiz raporu ve fatura detayı incelendiğinde kaza ile oluşan hasar ve fatura ile tespit edilen bedelin birbiri ile örtüştüğünün ve uyumlu olduğunun bildirildiği görülmekle bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor ile belirlenen hasar bedelinin hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalılar vekilinin hasar bedeline ilişkin istinaf istemlerinin ayrı ayrı reddi gerekmiştir.
Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile davalılar aleyhine açılan davada sigorta şirketi tarafından davadan önce yapılan kismi ödeme mahsup edilmeksizin hasar bedelinin tamamının talep edildiği görülmüştür.
Mahkeme tarafından verilen kararda hasar bedelinin dava tarihindeki TL karşılığından sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme miktarı mahsup edilmek suretiyle bakiye miktara hükmedildiği ancak ödemenin dava tarihinden evvel olması nedeniyle mahsup edilen ödeme miktarı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın tam kabulüne karar verildiği gibi,
yargılama giderlerinin haklılık oranına göre hükmedilmesi ile reddedilen miktar yönünden davalı taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yargılama giderlerinin tamamının davalılardan tahsiline karar verilmesi ile davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilememesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı ...vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
Mahkemece verilen hükümde, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti uyarınca sorumlu olacağı belirtilmiş olmasına rağmen, poliçe limitinin ne miktarda olduğunun belirtilmemesi davalının sorumlu olduğu miktarın tespiti açısından sorun oluşturacağından davalı sigorta vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir. (Yargıtay 17.HD 30/06/2020 tarih 2018/5104 E 2020/4170 K)
2918 sayılı KTK 99/1 maddesi ve Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali mesuliyet sigortasının poliçe limiti dahilindedir. Başka bir ifade ile sigortacının temerrüdü, bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde başlayacaktır. Sigorta şirketine karşı açılan davalarda, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılıp 8 iş günü içinde ödeme yapılmazsa temerrüt tarihinden, doğrudan dava açılmışsa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacının davalı sigorta şirketine 13/07/2021 tarihinde mail yoluyla müracaat edildiği beyan edilmiş ve davalı sigorta şirketi tarafından 07/10/2021 tarihinde ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Müracaat dilekçesinin davalı sigorta şirketine tebliğine ilişkin evrak ve belgenin dosya içerisinde bulunmaması nedeniyle davalı sigorta şirketinin ödeme tarihi itibariyle temerrüte düştüğü kabul edilerek ödeme tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerekirken 28/07/2021 tarihinini temerrüt tarihi kabul edilerek faizin bu tarihten itibaren başlatılması doğru olmadığından davalı sigorta vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
Kabule göre de; kazada davacının aracında meydana gelen hasarın yurt dışında onarılmış olması nedeniyle davacı ödemeyi yabancı para cinsinden yapmış olup, TBK'nın 99. maddesine göre fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının tahsilinin talep edilmiş olmasına rağmen mahkemece talebe aykırı olarak davacının Euro olarak talep ettiği tazminatın Türk Lirasına çevrilmek suretiyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı ise de kararın sadece davalılar tarafından istinaf edilmesi ve bu durumun davalıların lehine olması nedeniyle kaldırma sebebi yapılmamış eleştirmekle yetinilmiştir.
HMK'nun 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece gerekçe yönünden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek ve kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Başkan ... · ¸(e-imzalıdır) · ..... · Üye ... · ¸(e-imzalıdır) · ..... · Üye ... · ¸(e-imzalıdır) · ..... · Katip ... · ¸(e-imzalıdır)
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/1339, K. 2024/1591, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama