KÜNYE
T.C. Bursa Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1918
- Karar No
- 2024/1455
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Dosya no
- ....
- Karar no
- ....
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 17/09/2018
- Numarası
- ... E. ...K.
- Davacı
- ... - ......
- Vekili
- Av. ... -...
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali İstemli (Adi Senede Dayalı
- Dava tarihi
- 12/03/2018
- Karar yazım tarihi
- 02/10/2024
Karar Metni
869 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/09/2018 tarih, ... Esas, ... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının ... Ltd. Şti. yetkilisi olup, müvekkilinin sahibi olduğu .... Ltd. Şti. ile aralarında ticari ilişki olduğunu, davalının sahibi olduğu şirketin bu ilişkiden doğan borcunu ödemeyi aksatması üzerine dava konusu senedin düzenlendiğini ancak yasal süre içerisinde kambiyo senetlerine dayalı takibe konu edilemediğini, davalı hakkında Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapılan genel alacak tahsili amaçlı takibe davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, borcun ödenmediğini davalının nedensiz zenginleştiğini belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; açılan davayı kabul etmediklerini, dava konusu senedin alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğunu, müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını, zaten davacının da müvekkilinin değilde şirketlerin borcundan dolayı senedin düzenlendiğini dilekçesinde belirttiğini, şirketler arası ilişkiden kaynaklı borç sebebiyle ortaklara gidilemeyeceği, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, takip konusu senette ''malen'' kaydı bulunmaktadır. Ancak davacının davalıya mal sattığı iddiası yoktur. Davacı, dava konusu senedi, tarafların şirketleri arasındaki ticari ilişkisi nedeniyle, davalının sahibi olduğu şirketin borcundan dolayı kefalet amacıyla alındığını iddia etmektedir. Senette borçlunun kefaletine dair bir ibare de yoktur. Bu halde davalının davacıya borcu olmayıp, davalının şirketinin davacının şirketine borcu nedeniyle dava konusu senedin davalının kefaleti amacıyla alındığı ancak senette kefalet ibaresinin olmadığı ve senedin sanki davacı tarafından davalıya mal satılmış gibi düzenlendiği anlaşıldığından ve bu senetteki miktar kadar davalının davacıya borçlu olmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; dava konusu senedin davalının yetkilisi olduğu şirketin müvekkilinin yetkilisi olduğu şirkete olan borç sebebiyle düzenlendiğini, bono üzerinde malen kaydının olmasının beyanlarla çelişmediğini, aksine borç ilişkisinin varlığını gösteren yazılı delil olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinafa karşı cevap dilekçesi ile; müvekkilinin davacıya borcununu bulunmadığını ispat yükünün davacıda olduğunu, ispatın sağlanmadığını belirterek istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dava, genel haciz yoluyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı tarafından davalı aleyhine genel haciz yoluyla icra takibine konu edilen senet 31/12/2013 vade tarihli, 25.000,00 TL bedelli, malen kaydını içermekte olup davacı lehtar davalı keşideci konumundadır. Senet metninde tanzim (düzenleme) tarihi bulunmamaktadır.
Davacı takibe konu senedin tarafların yetkilisi olduğu şirketlerin ticari ilişkisi kapsamında verildiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmektedir.
6102 sayılı TTK. 776/1-f. maddesi gereğince, bononun, düzenleme tarihini içermesi zorunlu olup, aynı Kanunun 777/1. maddesi uyarınca ise bu unsuru içermeyen bir senet bono sayılmaz. Diğer bir değişle bu niteliği haiz olmayan bono, kambiyo senedi vasfında kabul olmayıp adi senet hükmündedir.
Bu itibarla, uyuşmazlık, adi senetten kaynaklanan alacak iddiasına ilişkindir. 6100 sayılı HMK.'nın 114-(1)-c) maddesi uyarınca; görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır.
6102 sayılı Kanun'un 6335 sayılı Kanun ile değişik 4 üncü maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı; mutlak ticari davaların, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar, nispi ticari davaların ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalar olduğu açıklanmıştır. Aynı Kanunun 5. maddesi 3 fıkrasında ise Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda taraflar arasındaki ilişki adi senetten kaynaklanmakta olup, taraflar tacir değildir. Tarafların şirket ortaklığının veya yetkilisi konumunda bulunmamaları da taraflara tacir sıfatını kazandırmaz. Bu haliyle davanın mutlak veya nispi ticari dava niteliğinin bulunmaması sebebiyle görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan mahkemece davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına yönelik yapılan değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan bu nedenle davacı istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının görev sebebiyle kaldırılmasına, kaldırma nedenine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · e-imza · ... · Üye · ... · e-imza · ... · Üye · ... · e-imza · ... · Katip · ... · e-imza
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/1918, K. 2024/1455, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama