İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2021/1947 K.2024/1571

2 -...

Esas2021/1947Karar2024/1571Tarih25 Ekim 2024Okuma10 dk · 1.963 kelime

KÜNYE

T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Esas No
2021/1947
Karar No
2024/1571
Karar tarihi
25 Ekim 2024
T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
...- ..
Dosya no
..
Karar no
...
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
İncelenen kararın mahkemesi
BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
07/04/2021
Numarası
.. Esas, ... Karar
Davacı
...
Vekilleri
Av. ...
Davalı
...
Vekili
Av....
İhbar olunanlar
1 -..
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.963 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

2 -...

DAVA

Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)

KARAR TARİHİ : 25/10/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 25/10/2024

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesi ile. Müvekkili ... 'nin, ... Tekstil isimli şahıs firmasının sahibi olduğunu, müvekkili firmanın para işlemlerini QNB Finansbank A.Ş'nin Bursa/...

Şubesi'nin ... no.lu USD ve ... nolu TL hesabı ve Halkbank Bursa/Hal Şb.sinin ...TL hesapları aracılığı ile yaptığını, ... 'nin haftalık rutin ödemeleri ve başkaca ödemeleri için genellikle cuma günleri bankalara e-mailler gönderdiğini, bu e-maillerin banka yetkililerince alındığında yetkililerinin müvekkilin ... ve ... nolu telefonlarından arayarak onay aldığını ve onay aldıktan sonra talimatların yerine getirildiğini, ... 'nin, 23.10.2018 günü saat 15.30-16.00 saatlerinde hesaplarını internetten kontrol ederken 22.10.2018 tarihinde davalı QNB Finansbank A.Ş'nin Bursa/....

Şubesindeki ... nolu hesabından 4.350,00 USD' nın EFT ile ... adına Denizbank Elazığ Şb. ... nolu hesabına havale edildiğini gördüğünü, aynı anda kontrol tarihi olan 23.10.2018 tarihinde yine aynı hesabından 7.575.00.-USD'nın da EFT ile .... adına Akbank Tokat Şb.... nolu hesabına havale edildiğini tespit ettiğini, hemen oğlu .. 'ne ait ... no.lu telefon ile QNB Finansbank Bursa/Yavuzselim Şb.'ndeki ..'ı aradığını ve olayı bildirerek bankaya gitmek üzere işyerinden ayrıldığını, bankaya ulaştıklarında kendisine iki kâğıt imzalatılarak "hesapların dondurulduğu' nun ve 'karşı banka Şubelerine e-mailler atıldığının bildirildiğini,

bahsi geçen paralardan 4.350,00.-USD. 'nin karşı bankadan çekildiğini, ancak 7.575,00USD 'nin TL'ye döndürülüp karşı tarafın hesabına gitmesine rağmen bir kısmının çekildiğini, bir kısmının ise çekilmediği ve bu hesabın yakın izlemede olduğunun müvekkile söylendiğini, bu nedenle paranın müvekkile ödenmediğini, yine müvekkili bankada iken QNB Finansbank Bursa/Yavuzselim Şb. ... nolu hesabından 53.250,00.-TL ... adına Denizbank Esenler Şubesi ... nolu hesabına EFT yapılması için yeni bir mail talimatı geldiğini, bu havale yapılmadan önlendiğini,

bu şekilde müvekkilin hiçbir bilgi ve talimatı olmaksızın sahte mailler gönderilmek suretiyle ve bankaca müvekkilden daha önce olduğu gibi gerekli teyitler alınmadan müvekkil hesabından alınan ve müvekkile iade edilmeyen toplam 11.925,00.-USD.(63.200,00.-TL)nin iadesi için davalı bankaya Bursa 3. Noterliğinin 31.10.2018 tarihli ve .... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnamenin davalıya 01.11.2018 tarihinde tebliğ olunduğunu, buna rağmen davalı tarafça müvekkilinin zararlarının giderilmediğini, bu nedenle açılan davanın kabulü ile davalı bankanın güvenlik tedbirlerindeki eksikliğinden dolayı sorumluluğu bulunan 11.925,00.

USD (63.200,00TL) alacağın olay tarihi olan 22.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu EFT tutarlarının, davacının müvekkil bankaya iletmiş olduğu 22.10.2018 ve 23.10.2016 tarihli talimatlara istinaden .... ve ...'in hesaplarına aktarıldığını, dava konusu işlemlerin davacının talimatı ile davacı nam ve hesabına yapıldığını, eğer dava konusu işlem davacının adına yapılmamışsa, dava dışı EFT alıcılarının sebepsiz zenginleşmiş olacağından iddia olunan zararın EFT alıcılarından tahsili gerektiğini, yapılan işlem nedeni ile müvekkil bankanın zenginleşmesi söz konusu olmadığından,

mülkiyetinde olmayan bir tutar ile ilgili müvekkil bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, açıklanan bu nedenlerle müvekkili banka bakımından, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini ,davaya konu işlemlerin 22.10.2018 tarihinde ... 'in Oenizbank A.Ş nezdindeki ... nolu hesabına aktarılan 4.350 USD, 23.10.2018 tarihinde ...'in AKBANK T.A.Ş nezdindeki ... nolu hesabına aktarılan 7.575 USD EFT işlemleri olduğunu, huzurdaki davanın adı geçenlere ihbar edilmesini, davacının, dava konusu olaya ilişkin suç duyurusunda bulunduğunu ve Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının...

Soruşturma nolu dosya üzerinden soruşturma başlatıldığını, dava konusu olayın niteliği sebebiyle, öncelikle cezai işlemlerin tamamlanmasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesinin istendiğini, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan, huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, "davalı bankanın, davaya konu ödemeler yönünden yeterince önlem ve özellikle çok riskli bir iletişim olmasına karşın mail yoluyla verilen talimatlar için teyit almaması nedeniyle kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, bu nedenle dava konusu tutarın iadesinin uygun görülerek davanın kabulü ile 11.925,00 USD nin bankaya çekilen ihtarnamenin tebliğ edildiği 01/11/2018 tarihinden itibaren verilen 3 günlük süre sonucunda 05/11/2018 tarihinde oluşan temerrüt tarihinden itibaren ödeninceye kadar işleyecek reeskont (avans) faizi ile birlikte ödeme tarihindeki USD kurundan Türk Lirası olarak iade etmesi gerektiğine" karar verilmiştir.

Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili 16.07.2021 havale tarihli istinaf dilekçesi ile; husumet itirazların dikkate alınmadığını, davacının müvekkil bankaya iletmiş olduğu 22.10.2018 ve 23.10.2018 tarihli talimatlarına istinaden ... ve ...’in hesaplarına dava konusu EFT tutarlarının aktarılmış olması sebebiyle EFT alıcılarının sebepsiz zenginleşeceğinden, zararın EFT alıcılarından tahsilinin gerektiğini, yapılan işlem nedeniyle davalı bankanın zenginleşmesi söz konusu olmadığından mülkiyetinde olmayan bir tutar ile ilgili davalı bankaya husumet yöneltilemeyeceğini,

davacının zararının oluşmasına sebebiyet veren kişilerin ihbar edilen dava dışı üçüncü kişiler oldukları, illiyet bağı kurulamayan müvekkil bankaya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu EFT'lerin ticari şirket hesaplarından yapıldığını, davacı gerçek kişinin dava açma ehliyetinin bulunmadığını, şüpheliler hakkında devam etmekte olan ceza yargılaması sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, bilirkişi raporlarının, itirazlarının dikkate alınmadan eksik incelemeye ve yanlı olarak düzenlendiğini,

ek bilirkişi raporunda ceza dosyasında havale talimatlarının nasıl ve kimler tarafından ele geçirildiği hususunda herhangi bir tespit ve değerlendirme bulunmadığı gerekçesi ile hiçbir değerlendirme yapılmadığı, davacı ile müvekkil banka arasında e-mail ile gelen talimatlar kapsamında bankacılık işlemlerinin gerçekleştirilmesi hususunda yıllara dayanan bir tahammülün bulunup bulunmadığının, bilirkişi tarafından incelenmediğini, taraflar arasında bankacılık işlemlerinin yapılışı ile ilgili oluşturulan güven kapsamında davalı bankanın talimatla gelen işlemleri gerçekleştirmesinin taraflar arasındaki teammüle uygun ve gerekli olduğunu,

bu oluşturulan güvene uygun yapılan işlemler nedeniyle müvekkil bankanın kusurlu sayılmasının hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında oluşan teamülün davalı bankada oluşturulan güven dikkate alınmadan kusur atfının hukuken kabul edilemeyeceğini, bankanın davacı tarafından gönderilen yazılı talimata istinaden tekrardan telefon ile teyit almasına gerek hukuken gerekse de bankacılık teamülleri gereğince gerek bulunmadığını, buna ilişkin yasal bir zorunluluğun olmadığını, raporlarda taraflar arasında akt edilen sözleşmelerin incelenmediğini, dolandırıcılık sahtecilik işlemi var ise bu eylemlerin davacı tacirin e-mail hesabında meydana geldiği,

davacının, dava konusu işlemlere icazet vermiş olduğu hususunun hiç incelenmediğini, dava konusu işlemler için davalı bankaya yüklenebilecek hiçbir kusur ve sorumluluğun bulunmadığını, işlemlerin bizzat davacının yazılı talimatına istinaden gerçekleştirildiğini, davacı ile yapılmış olan bankacılık işlem sözleşmesi gereğince de, davalı bankanın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu işlemlerde davalı bankanın herhangi bir güvenlik açığının olmadığını, basiretli bir tacir olarak e-mail hesabının güvenliğinden bizzat davacının kendisinin sorumlu olduğunu,

kabul anlamına gelmemek kaydı ile temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizine hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, icranın geri bırakılması talepleri olduğunu, tüm bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE

Dava, eft talimatı yoluyla davacının bilgisi ve onayı dışında hesabından üçüncü kişilere para gönderilmesi suretiyle oluşan zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Somut olayda; davacının, davalı bankada hesabı bulunduğu, davacının hesabından eft yoluyla para transferi yapıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamakta olup, uyuşmazlık, davacının eft yolu ile hesabından para transferi yapılmasında bilgi ve onayının olup olmadığı, bilgi ve onayı yok ise yapılan işlemde taraflardan hangisinin hangi oranda kusurlu olduğu hususlarından kaynaklanmaktadır.

Bankalar; faaliyet alanları, kuruluşları, yönetimleri, iç denetim sistemleri, finansal raporlamaları, öz sermayeleri, sermaye yeterlik oranları ve bağımsız denetimleri 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile düzenlenen güven kuruluşlarıdır. Bankaların hukuki sorumlulukları, başta TBK olmak üzere birden fazla mevzuatta düzenlenir. 6102 sayılı TTK uyarınca, tüm tacirlerin ticari işleriyle ilgili olarak basiretli bir tacir gibi davranmaları gerektiği düzenlenir.

Bankalar, kamu nezdinde güven uyandıran kuruluşlar olarak kendi faaliyet alanlarının gerektirdiği ölçüde basiret ve özenle davranmalıdır. Kamu nezdinde oluşturulan bu güven bankaların işlemlerinde sıradan bir tacirden daha yüksek bir özen göstermelerini gerektirir. Güvenin korunması ilkesi, güvenen nezdinde bir güven unsurunun oluşmasına sebebiyet veren güvenilenin, yarattığı bu güvene uygun davranışlarda bulunması ve bunun sonuçlarına da katlanması anlamı taşır.

Bankalar, yükümlülüklerini yerine getirirken objektif özen ile davranmak durumunda olup birer itimat kurumları olan bankalar, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadırlar. Bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından da sorumludurlar. Bankaların, sözleşmeden kaynaklanan veya bu kapsamda değerlendirilen borçlarını, hiç ya da gereği gibi yerine getirmemelerinin sonucu Borçlar Kanunu’nda genel hatlarıyla açıklanmıştır.

Buna göre alacaklı hakkını kısmen veya tamamen alamamış ise borçlu olan taraf, kendisinde hiçbir kusur olmadığını ispat edemedikçe bundan dolayı doğan zararı karşılamak zorundadır. Bankaların, kendilerine güvenen müşterilerine, onların yakınları olan üçüncü kişilere ve bilgi almak ya da ilişki kurmak amacıyla kendilerine başvuran kişilere karşı koruyucu nitelikte bir özen borcu vardır. (Bu yönde bknz.

Yargıtay 11. HD. 2014/5594 E.-2015/3276 K., 2014/7378 E.-2015/4805 K., 2014/6057 E.-2015/3684 K., 2017/1260 E.-2017/3990 K.).

Davalı bankanın sorumluluğuna gidilebilmesi için, bankanın işlemleri sırasında sözleşmeye, bankacılık kurallarına, teamüle ve hukuka aykırı biçimde işlem yapmış olduğunun, bankanın kusurunun bulunduğunun ispat edilmiş olması gerekmektedir.

Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında; davacının sahibi olduğu firmaya ait son 2 yıllık hesap hareketleri ile havale talimatlarının incelendiği, 2018 yılına ait 132 adet havale talimatında, davaya konu havale tutarlarının üstünde birçok havale olduğu ve davalı bankanın, davaya konu talimatlar için herhangi bir teyit almadığı, tespit edilmiş,ayrıca davalı bankanın cevap dilekçesinde;

davacı tarafından 2018 yılı içerisinde toplam 122 adet para transferi (havale, EFT) talimatı verildiğini, bankanın idari karar gereğince belli tutarın üzerinde olan (çok yüksek meblağlı) para transfer talimatlarına ilişkin telefon teyidi alınmakta olduğunu, davacının ilettiği 122 talimattan sadece 17 talimat için davacı firma yetkilisinden işlem teyidi alındığının belirtildiği, dosyaya celp edilen müşteri talimatlarından 36 adedinin 10.000,00 dolar ve üzerinde olduğu, büyük çoğunluğunun ise 5.000,00 dolar üzerinde olduğu ve teyit alınmadığının mütalaa edildiği,

dolayısıyla davacının 105 adet para transferine ilişkin, telefon teyidi alınmadığı anlaşılmaktadır.

Somut olayda; davacının e-mail adresinden ilettiği iddia edilen yazılı talimatlarına istinaden para transferi yapılması konusunda davalı banka ve davacı arasında ticari teamül oluşup oluşmadığının, dolayısıyla davacı bankanın dava konusu usulsüz para transferleri nedeniyle kusurunun bulunup bulunmadığının somut olarak tespiti gerekmektedir.

Öncelikle; bankaca dosyaya para transferine ilişkin talimatların bir örneğinin sunulduğu, ancak bu talimatların e-mail yoluyla iletildiğine dair bir belgenin dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davalı bankadan, dava konusu talimatların hangi e-mail adreslerinden gönderildiğinin sorularak, buna dair e-mail adreslerini de gösterecek şekilde eft talimatlarının istenerek, ayrıca davacıdan da kendisine ait hangi e-mail adresinden ve nasıl şekilde eft talimatlarının gönderildiği hususunun HMK 31. maddesi gereğince açıklattırılması sağlanmalıdır.

Akabinde; davacı tarafın 2018 yılı ticari defter, belge ve kayıtlarının incelenerek, 2018 yılı içerisindeki davalı bankaya verilen 132 adet havale talimatına ilişkin kayıtların davacı defterlerine işlenip işlenmediğinin, dolayısıyla 132 adet havale talimatına ilişkin ödemelere, davacı tarafın icazet verip vermediğinin, dava konusu ve dava dışı e-mail eft talimatlarının verildiği e-mail adreslerinin hangi e-mail adresi veya adresleri olduğu, nasıl, kim veya kimlerce ele geçirildiği,

davacı ve davalı banka arasında e-mail yoluyla eft yapılmasına dair teamül oluşup oluşmadığının tespiti ile ceza dava dosyası ve banka kayıtları da incelenmek suretiyle, dava konusu zarara ilişkin olarak ,ceza dosyasında davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının da göz önünde tutulması suretiyle, tüm bu hususlarla ilgili, bilişim alanında uzman, mali müşavir ve bankacılık konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-) Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a-6 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,

2-) Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan istinaf karar ve ilâm harcının istinaf eden davalı tarafa talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,

4-) İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden yapılacak yargılamada verilecek hükümle birlikte değerlendirimesine,

5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi 25/10/2024

.... · Başkan · ¸(e-imzalıdır) · .... · Üye · ¸(e-imzalıdır) · ... · Üye · ¸(e-imzalıdır) · .... · Katip · ¸(e-imzalıdır)

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/1947, K. 2024/1571, 25 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Karar Tarihi : 25/10/2024
  5. Karar Yazım Tarihi : 25/10/2024
  6. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  7. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  8. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  9. Delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebepler Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1947
Karar No
2024/1571
Tarih
25 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2021/1948 K.2024/1490
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2021/1949 K.2024/1491
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2021/1951 K.2024/1503
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2021/1952 K.2024/1516
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2021/1954 K.2024/1577
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2021/1955 K.2024/1468

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.