KÜNYE
T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2207
- Karar No
- 2023/2032
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2023
- T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- BALIKESİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- —
- Ara karar tarihi
- 23/08/2023
- Davacılar
- —
- Davanın konusu
- Genel Kurul Kararının İptali
- Karar yazım tarihi
- 12/12/2023
Karar Metni
2.033 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Davacılar vekili tarafından yukarıda belirtilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacılar vekili, müvekkillerinin babaları ... ve amcaları ....ile birlikte davalı şirketin kurulduğunu, müvekkillerinin babalarının 11/02/2022 tarihinde vefat ettiğini ve payının müvekkillerine ve onların kardeşleri dava ...'na intikal ettiğini, babalarının ikinci eşinden olma Mustafa Kurtoğlu isimli kardeşlerinin 14 yaşında olup şirket hisselerinin velisi olan annesi tarafından idare edilmekte olduğunu, sermaye artırımı kararı öncesinde davalı şirkette, müvekkillerin amcaları.....'nun 620.000 TL sermaye karşılığı 6.200 adet paya, halaları ...ın, D..z'ın,
kardeşleri ....'nın ve müvekkillerinin ayrı ayrı 155.000 TL sermaye karşılığı 1.550 adet paya sahip olduklarını, 29/04/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında davalı şirket hissedarları ....'nun kabul oyu ve müvekkillerinin ret oyu ile davalı şirketin sermayesinin 1.550.000 TL'den 10.000.000 TL tutara artırılmasına karar verildiğini, alınan sermaye artırımı kararının dürüstlük kuralına ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerinin babalarının vefatı üzerine,
amcaları .... tek başına imza yetkisine haiz şirket müdürü sıfatı ile davalı şirketi yönetmeye devam ettiğini, zaten ...'nun kardeşlerden birinin vefatı halinde, tarafların ortak oldukları şirketin idare ve yönetiminin kalan kardeşe bırakılması konusunda ve kalan kardeşinde vefat eden kardeşin çocuklarının geçimi, öğrenimini ve evlilik yapmamış çocukların düğün masrafı için belirli tutarlarda Amerikan Doları vermesi konusunda anlaştıklarını, bu kapsamda şirket müdürü ...'nun, bir defaya mahsus 20.000 USD ve her ay 400 USD vermesi gerekirken bu tutarların müvekkillerine verilmediğini,
yine müvekkillerinin amcalarına güvendiğinden amcalarının talebi ile davalı şirket lehine çekilen milyonlarca lira tutarı bulan krediler ve çerçeve kredi sözleşmeleri için şahsi kefalet verdiklerini, müvekkillerinin şahıs varlığını ile davalı şirketin borçlarına kefil olmalarına rağmen davalı şirketten hiç bir şekilde kar payı, temettü vb. almadıklarını, bilindiği kadarı ile müvekkillerinin babalarının da, yıllardır davalı şirketten temettü/kar payı almadığını, hatta müvekkillerine babalarından kredi ve vergi borçları kaldığını, müvekkillerinin,
babalarının şahıs varlığından kendilerine intikal eden taşınmazları satarak intikal vergisi borcunu ödemek istediklerini ancak söz konusu taşınmazların bir kısmında, ....'nun hissesi bulunması ve taşınmazların satışını veya paylaşımını kabul etmemesi neticesinde söz konusu taşınmazları satamadıklarını, sonuç olarak müvekkillerin babalarından miras kalmasına rağmen, babalarının mirasından gelir elde edemediklerini, müvekkillerinin zor şartlarda geçinmeye çalıştıklarını, davalı şirkette yıllarca sermaye artırımı kararı alınmamasına rağmen,
Bedri Kurtoğlu ile Nevriye Aysun Sürgen'in birlikte kötüniyetli bir şekilde hareket ederek ve hali hazırda mali zorluk yaşayan müvekkillerini, davalı şirkette çok yüklü miktarda sermaye borcu yüklediklerini, davalı şirket ana sözleşmesindeki hükümler gereğince, ortakların şirketteki paylarının devri ağır kısıtlamalara tabi olduğundan Bedri Kurtoğlu'nun müvekkillerinin mali zorluğundan yararlanarak şirketteki paylarını değerinin çok altında tutarlara kendisine satış ve devrine zorladığını,
bu durumun dürüstlük kuralına ve hukuka aykırı olduğunu,söz konusu genel kurul kararı ile yüklenen sermaye borcunun 24 ay içerisinde ya da ortaklar kurulunun alacağı karar neticesinde derhal ödenmesi gerektiğini ve müvekkillerinin, söz konusu borcu istenildiği takdirde ya da en geç 24 ay içerisinde ödememesi halinde, davalı şirket tarafından müvekkilleri aleyhine icra takibine başlatılabilmesi ve müvekkillerinin davalı şirketteki payları dahil olmak üzere tüm şahıs varlığına haciz konulmasının mümkün olduğunu,
ayrıca ....'nun ağabeyi miras bırakan ....'na verdiği tahahhütü yerine getirmediğinden ve müvekkillerine vermesi gereken değerleri de vermediğinden, miras kalan taşınmazların paylaşılmasını ve satışını da engellediğinden müvekkillerinin dürüstlük kuralına aykırı bir biçimde alınan sermaye artırım kararına göre sermaye borcunu ödemeleri mümkün olmadığını, müvekkillerinin ortak olduğu diğer şirketlerde de kötüniyetli ve hukuka aykırı biçimde sermaye artırımı kararı alındığını,
müvekkillerinin haksız ve kötüniyetli bir şekilde davalı şirkete 845.000 TL'nin üzerinde ve bu şirketle birlikte diğer şirketlere toplamda yaklaşık 2.000.000 TL borçlandırıldığını, sermaye arttırım kararının kötüniyetli olduğunu ve genel kurul kararının da hukuka aykırı olduğunu, şirketin 2022 yılı bilançosunun 29/04/2023 tarihinde onaylanmadığını, kendilerine şirket mali müşaviri İsmet Ayaz tarafından, gerek 29/04/2023 tarihli genel kurul toplantısında gerekse de toplantı öncesinde bu bilançonun onaylanmadığının belirtildiğini, 2022 yılı bilançosu onaylanmadığı gerekçesi ile taraflarınca incelenmesinin engellendiğini, davalı şirketin,
2022 yılı bilançosu onaylanmadan ve ortakların incelemesine sunulmadan davalı şirketin sermaye artırımına ihtiyacı olduğunun ortaklar tarafından tespit edilmesi, şayet var ise bu ihtiyacın ne kadar olduğunun tespit edilmesi ve sermaye artırımının davalı şirketin, ortakları borçlandırmaktan başka vasıtalarla yapılmasının mümkün olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığını, bu durumun,
müvekkillerinin davalı şirkete borçlandırarak müvekkillerinin davalı şirketteki hisse paylarını azaltma veya ortadan kaldırma maksadı ile yapıldığını ileri sürerek öncelikle davalı şirketin 29/04/2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımı kararının, davada karar kesinleşinceye kadar tedbiren yürütülmesinin geri bırakılmasına ve kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, toplantıya katıldığı açık olan davacıların iptal davası açabilmek için önşart olarak düzenlenmiş muhalefet şerhlerinin bulunmaması sebebiyle açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, alınan şirket sermayesinin artırılmasına ilişkin kararın dürüstlük kuralına uygun bir karar olduğunu, sermaye artırımı ticari hayatın gerekleri karşısında zorunlu olarak yapıldığını, davacı tarafça genel kurul tarihinde onaylanmadığı iddia edilen bilançonun bulunduğu ve onaylanmış olduğunu, bilançoların genel kurul toplantısı sırasında dahi okunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ
Mahkemece 23/08/2023 tarihli ara karar ile davanın, genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olmasına; ihtiyati tedbir talep eden-davacılar vekilince, iptal istemine konu sermaye artışına yönelik genel kurul kararının yürütülmesinin tedbir suretiyle geri bırakılmasının talep edildiği, davalı şirketin 29/04/2023 tarihli genel kurul toplantı tutanağında iptal istemine konu olarak davalı şirketin 1.550.000,00 TL olan sermaye miktarının A ve B grubu paylara ayrılmış olmak üzere 10.000.000,00 TL'ye artırılması hususunda karar alındığı,
her ne kadar ihtiyati tedbir talep eden-davacılar vekilince bahse konu kararın icrasının durdurulmaması halinde telafisi güç veya imkansız zararlar doğacağı ifade edilmiş ise de, genel kurul kararlarının icrasının durdurulması yönünden telafisi imkansız bir zararın doğmasına sebebiyet verecek halin ve dava konusu genel kurul kararlarına yönelik tedbir için gereken koşulların gerçekleştiği hususunun davacılar vekilince yaklaşık olarak ispat edildiğinden söz edilemeyeceği, dosyada yer alan davalı şirket bilanço ve mali kayıtları ile yeminli müşavir tarafından tanzim olunan 31/01/2023 tarihli sermaye tespit raporu,
davacılar tarafından ilgili bankalara gönderilen şahsi teminatların sonlandırıldığına dair Bursa 10.Noterliği'nin 02/03/2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı şirkete ilişkin Findeks risk raporları bir bütün olarak ele alındığında gelinen aşama itibariyle sermaye artışı kararının icrasının durdurulmasının, davalı şirket bakımından açıkça telafisi güç veya imkansız zararlara sebebiyet verecek nitelik arz etmesine göre ihtiyati tebdir talep eden-davacılar vekilinin ihtiyati tedbir yoluyla sermaye artışına ilişkin genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılması talebinin,
HMK md.389 vd. uyarınca koşulları bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf talebinde bulunan davacılar vekili, hukuka aykırı genel kurul kararının icrası halinde, müvekkillerinin haksız ve kötüniyetli bir şekilde davalı şirkete 845.000 TL'nin üzerinde sermaye koyma borcu altına gireceklerini, davalı şirketin, müvekkillerinin zararına ve müvekkillerini mali yönden güç/zor duruma düşme pahasına, oluşacak sermaye koyma borcunun tahsili için müvekkilleri aleyhine haksız icra takipleri başlatabileceği, haciz vb. yollara başvurabileceğini, genel kurul kararının icrası halinde, müvekkillerinin telafisi güç zararlara uğrayacağını, öte yandan davalı şirketin,
2022 yılı bilançosunun 29/04/2022 tarihli genel kurul toplantısından ve bu toplantıda alınan sermaye artırımı kararından sonra onaylandığını, bu kapsamda, genel kurul toplantısında 2022 yılı bilançosunun görüşülmediğini ve bu hususun toplantı tutanağı ile de sabit olduğunu, 20/01/2023 tarihli özel amaçlı raporun, davalı şirketin 2022 yılı bilançosu oluşturulmadan ve onaylanmadan tanzim edildiğini, be nedenle raporun, şirketin gerçek mali durumunu göstermediğini veya şirketin sermaye artırımına ihtiyaç duyduğunu ispatlamasının mümkün olmadığını,
şirketin sermaye artırımı kararından çok kısa bir süre önce davalı şirket müdürü tarafından yüklü miktarda borçlandırıldığını, esasen şirketin sermaye artırımına veya kredi çekmeye ihtiyaç olmadığı halde, bu şekilde sermaye artırımına gerekçe oluşturulmaya çalışıldığını, findeks raporundaki durumun sermaye artırımı kararı öncesi çekilen krediler nedeni ile olup gerçeği yansıtmadığını, yine mahkemece ihtarname keşide tarihi öncesinde bankalardan aldığı bir kısım borçlara yönelik müvekkillerin şahsi teminatlarının devam ettiği dikkate almadan hüküm tesis edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, genel kurul toplantı tutanağından davacıların muhalefet şerhlerinin bulunmadığını, davacıların haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediğini, ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını belirterek istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava, davalı şirketin 29/04/2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye artışına ilişkin kararın iptali istemine ilişkin olup davacılar vekili tarafından kararın yürütülmesinin geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir talep edilmiştir.
Mahkemece, sermaye arttırım kararının yürütülmesinin geri bırakılması dair tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
TTK'nın 449.maddesine göre, genel kurul kararlarının iptali ve butlanı davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK'nın 389 vd. maddelerinden yararlanmak gerekir.
HMK'nın 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir". Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Kanun hükmü, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu düzenlemiştir.
Balıkesir Ticaret Odasından gelen müzekkere cevabında yer alan belgeler uyarınca, davalı şirketin ortaklarının 620.000 (A Grubu) payla Bedri Kurtoğlu, 155.000 (B Grubu) payla Mustafa Kurtoğlu adına yasal temsilci Nevriye Aysun Sürgen, 155.000 (B Grubu) payla Gözde Tüfekçi, 155.000 (B Grubu) payla Burcu Sönmez, 155.000 (B Grubu) payla Zeynep Kurtoğlu, 155.000 (B Grubu) payla Dilek Ayaz, 155.000 (B Grubu) payla .... olduğu,
16/10/2020 tarihli genel kurulda alınan karar uyarınca şirket ana sözleşmesinde değişiklik yapılarak şirket sermayesinin 100 TL kıymetinde 15.500 hisseye ve A ve B grubu olmak üzere iki gruba ayrılmış olup 1.550.000 TL olduğu, bu sermayenin A grubu sermayeye 6.200 paya karşılık 620.000 TL Bedri Kurtoğlu, B grubu sermayeye 6.200 paya karşılık 620.000 TL Ümit Kurtoğlu, B grubu sermayeye 1.550 paya karşılık 155.000 TL ...
B grubu sermayeye 1.550 paya karşılık 155.000 TL Dilek Ayaz tarafından taahhüt edildiği ve ödendiği, şirket sermayesinin itibari değerine göre kanunen belirlenen oy hakkı bakımından A grubu sermaye paylarının diğer sermaye paylarına nazaran genel kurulda iki kat oy hakkına sahip oldukları, oy imtiyazının esas sözleşme değişikliğinde de uygulanacağının öngörüldüğü, pay devrine ilişkin sınırlamalar getirildiği görülmektedir.
İptali talep edilen 29/04/2023 tarihli genel kurul hazirun cetveli uyarınca ...'nin vekaleten diğer tüm ortakların da asaleten toplantıya katıldığı, toplantının 5. maddesi uyarınca 1.550.000 TL olan şirket sermayesinin 10.000.000 TL'ye çıkarılmasına ve bu amaçla şirket sözleşmesinin 6.maddesinin değiştirilmesine ilişkin tadil metninin genel kurula sunulduğu, müzakere edildiği,.... vekilinin söz alarak sermaye artışı konusunun 2022 bilançoları onaylandıktan sonra görüşülmelidir dediği, yapılan oylamada 18.600 olumsuz oya karşılık 68.200 olumlu oyla oy çokluğu ile karar verildiği,
buna göre şirketin sermayesinin 100 TL kıymetinde 100.000 paya ve A ve B grubu olmak üzere iki gruba ayrılmış olup 10.000.000 TL olduğu, A grubu sermaye 40.000 paya karşılık 4.000.000 TL Bedri Kurtoğlu, B grubu sermayede 10.000 paya karşılık 1.000.000 TL sermayenin ayrı ayrı.......na ait olduğu, şirketin önceki sermayesini teşkil eden 1.550.000 TL'nin tamamen ödenmiş olup sermaye taahhüt borçlarının ortaklar kurulunun alacağı kararlar dairesinde varsa sözleşmede gösterilen tarihten önce istenebileceği kararlaştırılmıştır.
Somut olayda; davacılar, kötüniyetli ve hukuka aykırı olarak sermaye arttırım kararı alındığınını ileri sürmekte olup söz konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasını talep etmiş olup dosyadaki mevcut duruma göre yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada gerçekleşmediği, tedbir kararı verilmemesi halinde davacıların haklarının elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hâle geleceği konusunda bu aşamada bir kanaat oluşmadığı ve tarafların menfaat dengeleri de nazara alındığında iptali talep edilen genel kurul kararının tedbiren yürütülmesinin geri bırakılması talebinin reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır Üye · ... · ¸e-imzalıdır Üye · ... · ¸e-imzalıdır Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/2207, K. 2023/2032, 11 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama