KÜNYE
T.C. Bursa Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2654
- Karar No
- 2023/2216
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2023
- Dosya no
- .....
- Karar no
- .....
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/09/2020
- Numarası
- .....
- Davacı
- ... - .....
- Vekili
- Av. ... -.....
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... .....
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Açık Hesap İlişkisinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/12/2018
- Karar tarihi
- 13/10/2023
- Karar yazım tarihi
- 17/10/2023
Karar Metni
1.030 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/09/2020 tarih, ...../..... Esas, ...../..... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; ..... 2. İcra Müdürlüğünün ...../..... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı hakkında cari hesap gereği ödenmeyen bedelin tahsili amacıyla ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, takipten sonra davalı tarafından 1.000,00 TL ödeme yapıldığı belirterek davalı itirazın iptaline, asıl alacak miktarı üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, takip çıkış miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere lehlerine icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dosya kapsamı deliller, incelenen taraf ticari defter ve kayıtları uyarınca davanın kısmen kabulüne, takibin 70.508,54 TL üzerinden devamına, davalının bu miktarın %20'si oranında tazminat ödemesine karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; tarafların 2017 yılı devir bakiyelerinin farklı olduğunu, bu farkın müvekkili tarafından yapılan ödemenin 2017 yılı kayıtlarına hataen işlenmesininden kaynaklandığını, ticari defterlere ilişkin farklılıklar giderilmeden hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğunu, alacağın likit nitelikte olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı istinafa karşı cevap dilekçesi ile; davalının 2017 yılı devirlerinde kendi aleyhine oluşan farka ilişkin iddiasının basiret davranma ilkesine aykırı olduğu gibi kendi kusurundan kaynaklı olduğunu, davalının rapora süresi içerisinde itiraz etmediğini, ek bilirkişi raporunun farklılık sebebini izah ettiğini, icra inkar tazminatı kararının hukuka uygun olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dava, açık hesap ilişkisinden kaynaklı alacağa yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; ..... 2. İcra Müdürlüğünün ...../..... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine davacı tarafından açık hesaba dayalı bakiye alacak sebebiyle 73.353,37 TL asıl alacak, 1.026,93 TL işlemiş faiz alacağına istinaden takip yapıldığı, davalının süresi içerisinde itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari alım-satım ilişkisi nedenli düzenlenen faturalardan oluşan açık hesap ilişkisi nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı üzerine olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre;
Açık hesap ilişkisi; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde, taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz.
Bu nedenlerle açık hesap ilişkisine dayalı alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik taraf ticari defter ve kayıtları incelenirken kayıtlar arasında farklılık bulunuyorsa bunun neden kaynaklandığı ve hangi kayda üstünlük tanınması gerektiğinin taraf iddia ve savunmalarına gözetilerek belirlenmesi sonrasında hükme yönelik sonuca gidilmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda, mahkemece incelenen taraf ticari defter ve kayıtlarında farklılık bulunduğu, bu farklılığının 2017 yılı devir bakiyeleri ile davacı defterlerinde yer alan ancak davalı defterlerinden yer almayan 1.551,62 TL ve 97,02 TL bedelli faturalardan kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır. 2017 yılı devir bakiyesi davacı kayıtlarında 110.601,52 TL, davalı kayıtlarında ise 117.653,70 TL olarak yer almaktadır. İlk derece mahkemesince devir bakiyelerindeki farklılık davacı lehine değerlendirilmiş ise de; usulüne uygun davacı kayıtlarındaki ödemeye dair kaydın davalı lehine değerlendirilmesi gerekir. Öte yandan, söz konusu bu değerlendirme raporlardaki olguların hukuki değerlendirmesine yönelik olduğundan davalının rapora itirazının bulunmamasının sonuca etkili olmayacağı anlaşılmıştır.
Bu halde, davacının 2017 yılı devir bakiyesi ve yukarıda belirtilen teslime ilişkin ispat koşulu sağlanamayan iki adet fatura miktarı gözetilerek ticari kayıtların eşleştirilmesi halinde davacının (65.105,00 TL-1.551,62 TL-97,02 TL)=63.456,36-TL alacaklı olduğu sonucuna varılmakla, mahkemece bu miktar üzerinden davalı itirazının iptaline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazıylı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın kaldırılması gerekmiştir.
Öte yandan, ticari ilişkiye dayalı faturalardan kaynaklı alacak likit nitelikte olduğundan itirazında haksız olan davalının hüküm altına alınan miktar üzerinden icra inkar tazminatı ödemesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle; davalı istinaf başvurusunun kabulüne, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yukarıda belirtilen yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, istinaf itirazları ve tarafların kazanılmış hakları dikkate alınarak dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · e-imza · ... · Üye · ... · e-imza · ... · Üye · ... · e-imza · ... · Katip · ... · e-imza
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/2654, K. 2023/2216, 28 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama