KÜNYE
T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1874
- Karar No
- 2025/93
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2025
- T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ....
- Dosya no
- ....
- Karar no
- ....
- Başkan
- ....
- Üye
- ....
- Üye
- ....
- Katip
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA ....TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/07/2024
- Numarası
- ....
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av.....
- Davalı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davanın konusu
- İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)
- Karar yazım tarihi
- 21/01/2025
Karar Metni
750 kelime·4 dk okuma
Bursa .... Mahkemesi'nin 17/07/2024 tarih, ..../.... Esas ve ..../.... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu aleyhine Bursa 1.... Mahkemesinin ..../.... esaslı dosyasından açılan menfi tespit davasında yapılan yargılama sonucunda verilen 07/02/2023 tarih ve .... /.... sayılı karar 09/09/2023 tarihinde kesinleştiğini, Davalı-borçlu kooperatif aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ..../.... E. sayılı dosyası üzerinden ilamlı icra takibi yapıldığını, iş adresinde yapılan hacizde borçlunun haczi kabil malı bulunmadığının beyan edilmesi üzerine iflas yoluyla takip talebinde bulunulduğunu, davalı borçlunun gönderilen örnek 11 Ödeme Emrine itiraz ettiğini belirterek itirazın kaldırılmasını ve davalı/borçlu kooperatifin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, tasfiye halinde olduğu bilinen bir şirkete karşı iflas talebinde bulunulmasında herhangi bir hukuki yarar bulunmadığını, davalının davacı tarafa borçlu olmadığını, örnek 11 olarak gönderilmiş olan takip talebi incelendiğinde takip talebinin usule aykırı olarak düzenlendiği ve geçerlilik şartlarını taşımadığını, alacaklı tarafın bir ilama dayanarak başlatmış olduğu takipte, iflas yolu ile takibi seçtiğini ve örnek 11 ödeme emri düzenlettirmek istediğini, davalının ödemeden aciz durumda bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Yargılama aşamasında .... İcra Müdürlüğü'nün ..../.... E. sayılı dosyasında İcra Müdürlüğü tarafından Borçlu hakkında İflas takip yoluna geçilmesine karar verildiği, borçlunun itirazı üzerine 26/12/2023 tarihli karar ile, takibin durdurulmasına karar verildiği, ancak Yine İcra Müdürlüğünün 15/05/2024 tarihli kararı ile; İİK 32-33-77 maddeleri de göz önüne alındığında müdürlükçe düzenlenen 26/12/2023 tarihli karar tensip tutanağı ile takibin durdurulmasına ilişkin verilen karardan dönülmesine, takibin devamına; şeklinde karar verildiği anlaşılmış, davacı vekili duruşmada eldeki davanın doğrudan doğruya iflas olarak değerlendirilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Davanın açıldığı tarihte var olan ödenmeme şartının yargılama sırasında gerçekleştiği, bu durumda kanunda düzenlenen bu iflas sebebinin ortadan kalktığı, İflas sebebinin ortadan kalkması ödeme ile gerçekleştiğinden davanın konusuz kalmasından değil iflas şartının karar tarihi itibariyle bulunmamasından kaynaklandığı, bu sebeple iflas isteminin reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Kararın davalı vekili tarafından kararın istinaf edildiği anlaşılmıştır.
HMK'nın Adli Tatil Süresi” başlıklı 102. maddesi: (1) Adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar, otuz bir ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir eylülde başlar.
“Adli Tatilde Görülecek Dava ve İşler” başlıklı 103. maddesi: (1) Adli tatilde, ancak aşağıdaki dava ve işler görülür:....
e)İflas ve konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin işler ve davalar.
“Adli Tatilin Sürelere Etkisi” başlıklı 104. maddesi: (1) Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.
Adli tatilde görülen davalara ilişkin temyiz süreleri adli tatilde de işler ve bu süreler hakkında HMK 104. madde hükmü uygulanmaz. Adli tatilde bakılamayacak olan davalara ilişkin temyiz süreleri de adli tatilde işlemeye başlar ve adli tatil günleri de süreye dahildir. Fakat temyiz süresinin bitmesi adli tatile rastlarsa, temyiz süresi (1 Eylül’den itibaren) bir hafta daha uzatılmış sayılır. Hükmünü düzenlemiştir.
Somut olayda, gerekçeli kararın davalı vekiline 01/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin kararı istinaf için öngörülen yasal iki haftalık süre geçtikten sonra 20/08/2024 tarihinde istinaf ettiği, istinaf harçlarının 20/08/2024 tarihinde yatırıldığı, davalı vekili tebliğin usulsüz olduğunu ileri sürmüş ise de gerekçeli karar tebligatının daha önce tebliğ yapılan adrese çıkarıldığı ve temsilcisi .... .... isimli kişiye tebliğ edildiği, bu kişinin çalışan olmadığı yönünde bir idddianın ileri sürülmediği,
usulsüzlük iddiasına ilişkin gerekçe ve delil sunulmadığı dairemizce yapılan incelemede de tebligatta usulsüzlük bulunmadığından buna göre tebligatın usulüne uygun olduğu ve adli tatilde görülen işlerde adli tatilde sürelerin durmasına ilişkin hükümler uygulanmayacağından davalı vekilinin istinaf talebinin süresinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 352. maddesi gereğince, süresinde yapılmamış olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 352/1.c maddesi uyarınca usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
.... · Başkan · ... · e-imza · ... · Üye -... · e-imza · ... · Üye · ... · e-imza · ... · Katip · ... · e-imza
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/1874, K. 2025/93, 21 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama