KÜNYE
T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3119
- Karar No
- 2025/1986
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2025
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/09/2025
- Numarası
- ... Esas- ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
1.184 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
... DAVALI : ...
VEKİLİ
Av. ...- ...
DAVANIN KONUSU
El Atmanın Önlenmesi ve Tahliye
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 18/12/2025
GEREKÇELİ İSTİNAF
YAZIM TARİHİ : 18/12/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesi gereğince dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili 27/01/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile dava dışı Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü arasında 22/04/2015 tarihli imtiyaz sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında davacı şirketin iç hatlar terminal binası ve mütemmimlerini işletme hakkına haiz olduğunu, davacı şirketin işletme hakkı kapsamında davalı şirket ile 28/04/2018 tarihli işletme sözleşmesi akdettiğini, davalıya bu şekilde alan tahsis edildiğini, sözleşmenin işletme hakkının devri mahiyetinde olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin kira sözleşmesi olmadığını,
uyuşmazlığa TBK.nun çatılı işyerine dair kira hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, sözleşmenin 2.2.maddesinde sürenin 01/01/2025 tarihinde sona ereceği ve en az üç ay öncesinden bildirim gerektiğinin düzenlendiğini, ihtar edilmesine ve sürenin dolmasına rağmen alanın kullanılmaya devam edildiğini, her iki taraf tacir sıfatına haiz olduğundan görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu belirterek, davalının tahsisli alana haksız olan el atmasının önlenmesine ve tahsisli alandan tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 07/04/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, kira sözleşmesi olduğunun kabul edilmesi halinde görevli mahkemede dava açılmadığını, kira bedelinin ödeneceğine ilişkin hükümler bulunduğunu, kira sözleşmesinin haksız feshi halinde sözleşmenin halen aktif olduğundan tahliye talebinde bulunulamayacağını, kira sözleşmesinde tek taraflı kiraya verene fesih hakkı tanınmadığını, feshi kabul etmediklerine dair cevap verdiklerinden geçerli bir fesih bulunmadığını ve davalının söz konusu taşınmazı kullanabileceğini, yine el atmanın önlenmesi davasının şartlarının oluşmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; davacı tarafından haksız işgalin önlenmesi ve davalının tahliyesinin talep edildiği, sözleşmenin incelenmesinde, sözleşmenin ilk başlangıcında, bu kira sözleşmesi bundan böyle “sözleşme” olarak anılacaktır dendiği, ayrıca iş bu sözleşmede kira süresinin ve kira bedelinin belirlendiği, kira süresinin sona erip ermediği, davalının dava konusu edilen yeri haksız işgal edip etmediği, tahliye şartlarının yerine gelip gelmediği, taleplerin kira ilişkisine dayandığı anlaşılmakla uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı şirket ile dava dışı Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü arasında 22/07/2014 tarihli imtiyaz sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında davacı şirketin iç hatlar terminal binası ve mütemmimlerini işletme hakkına haiz olduğunu, davacı şirketin işletme hakkı kapsamında davalı şirket ile 28/04/2018 tarihli işletme sözleşmesi akdettiğini, davalıya bu şekilde alan tahsis edildiğini, sözleşmenin işletme hakkının devri mahiyetinde olduğunu, davacının mülkiyet hakkına sahip olmadığını, taraf arasındaki sözleşmenin kira sözleşmesi olmadığını,
uyuşmazlığa TBK.nun çatılı işyerine dair kira hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, sözleşmenin 2.2.maddesinde sürenin 01/01/2025 tarihinde sona ereceği ve en az üç ay öncesinden bildirim gerektiğinin düzenlendiğini, ihtar edilmesine rağmen alanın kullanılmaya devam edildiğini, ilk derece mahkemesince kira ibaresi bulunduğundan sözleşmenin kira sözleşmesi olduğundan bahisle uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemelerince çözümlenmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verildiğini, davacı şirketin imtiyaz sözleşmesine bağlı olarak belirli bir alanın işletme hakkını işletme devir sözleşmesi ile davalı şirkete devrettiğini,
iki taraf tacir sıfatına haiz olduğundan asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, taraflar arasında kira sözleşmesi imzalanmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesine dosyanın iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf incelemesi, belirtilen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile ilgili konularla sınırlı olarak yapılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, imtiyaz sözleşmesine (şahsi hakka) dayalı el atmanın önlenmesi ve tahliye istemine ilişkindir.
Somut olayda; davanın açıldığı ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas .. Karar sayılı görevsizlik kararı üzerinde dosyanın gönderildiği ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas,... Karar sayılı ilamı ile davanın haksız işgalin önlenmesi ve tahliye talebine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin kira sözleşmesi olarak anıldığı, kira süresinin ve bedelinin belirlendiği, kira süresinin sona erip ermediği, davalının dava konusu yerini haksız işgal edip etmediği, tahliye şartlarının yerine gelip gelmediğine ilişkin taleplerin kira ilişkisine dayandığından mahkemenin görevsizliğine, dosyanın .... nöbetçi sulh hukuk mahkemesin gönderilmesine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre; Davacı tarafça, davacı şirketin işletme hakkı kapsamında davalı şirket ile 28/04/2018 tarihli işletme sözleşmesi akdettiğini, davalıya bu şekilde alan tahsis edildiğini, sözleşmenin işletme hakkının devri mahiyetinde olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin kira sözleşmesi olmadığını belirterek el atmanın önlenmesi ve tahliye talep etmiş, davalı kira sözleşmesi olduğunu savunarak görevsizlik kararı verilmesi ve davanın reddine yönelik savunmada bulunmuş, ilk derece mahkemesince taraflar arasındaki ilişki kira sözleşmesine dayandığından bahisle sulh hukuk mahkemesine yönelik görevsizlik kararı verilmiş, hükme yönelik yukarıda belirtilen nedenlerle davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı, davalının sözleşme süresi sona erdiğinden haksız olarak el attığı alana yönelik el atmanın önlenmesi ve tahliye isteğinde bulunduğundan, uyuşmazlıkta 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683'üncü ve devamı maddelerinde düzenlenen mülkiyet hakkına ve kıyasen şahsi hakka dayalı olarak el atmanın önlenmesi ve tahliye isteğinde 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu Hükümlerinden kaynaklandığı ve uyuşmazlığın çözümünün 6100 Sayılı HMK'nun 2/1. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi görevinde bulunduğu kuşkusuzdur.
Zira tarafların ticari şirket olmalarına rağmen el atmanın önlenmesi ve tahliye istemli davalarda, davanın mutlak ve nispi dava niteliğinin bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp çözülmesi gerekmektedir. (Benzer. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2019/699Esas 2020/4277 Karar).
Diğer taraftan ise imtiyaz sözleşmesine dayalı el atmanın önlenmesi isteminde ise, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülüp, gerek kira sözleşmesi gerekse imtiyaz sözleşmesi hükümlerinin birlikte değerlendirilerek (Yargıtay 14.HD.
2016/5295 Esas, 2016/10936 Karar), hukuken geçerli bir kira sözleşmesinin varlığının tespit edilmesi halinde haksız işgal ve kötü niyetli bir kullanım durumu olmayacağından el almanın önlenmesi talebine ilişkin davanın reddedilmesi, aksi halde ise el atmanın önlenmesi ve tahliye istekleri yönünden bir karar verilerek sonuçlandırılması gerekmektedir. (Yargıtay HGK. 2023/1-235 Esas, 2024/195 Karar).
Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK m. 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur (HMK m. 115/1). Bir mahkemenin verdiği görevsizlik kararı istinaf edilmeksizin kesinleşmiş ise bu görevsizlik kararı, dosyanın gönderildiği mahkemeyi bağlamaz. Bu mahkeme de kendisinin görevli olmadığına ve ilk mahkemenin görevli olduğuna karar verebilir.
Hal böyle olunca; Mahkemece davanın, genel mahkeme sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi isabetli değildir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kamu düzenine ilişkin olarak HMK.nun 353/1-a/3 maddesi gereğince kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... · ... · Başkan ... ... · Üye ... ... · Üye ... ... · Katip ...
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3119, K. 2025/1986, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama