KÜNYE
T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2410
- Karar No
- 2025/2110
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2025
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Karar tarihi
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...) *
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ...
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ...
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ...
- Davacı
- ... -...
- Vekili
- Av. ... ...
- Davalı
- ... -...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
920 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen davada ... Mahkemesi ve ... Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki evraklar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
... Mahkemesinin kararı ile. "Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. Dava, ... Mahkemesi sıfatıyla Mahkememizde açılmış olup, dava dilekçesinin içeriğinden de davacı vekili tarafından davanın ... Mahkemesi'nde açılmak istendiği anlaşılmıştır.
Yine, dava dilekçesinin içeriğinden ve değerinden tarafların aralarında akdedilen sözleşmenin ticari ilişki iddiasına dayandığı ve dava dilekçesi ile tarafların ticari defterler ve kayıtları ile faturalara dayanılmış olduğu anlaşılmakla, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 07/07/2021 tarihli 608 numaralı kararı ile ...
Ticaret Mahkemesinin yargı çevresinin ... ilinin mülki sınırları olarak belirlendiğinden ve kararın 01/09/2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verildiğinden Mahkememizin bu tarih itibari ile görevli olmayacağı, görev hususunun kamu düzenine ilişkin ve dava şartı olduğu ve her aşamada resen gözetilmesi gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davanın görev nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " denilmek suretiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
... Mahkemesinin kararı ile; "Somut olayda; davacının taraflar arasındaki satım sözleşmesinden kaynaklı alacağının tahsilini talep ettiği, davalının tacir olmadığı, davanın 6102 Sayılı TTK 4. ve 5. maddeleri gereği ticari dava olmayıp davanın mutlak ticari dava da olmadığı, diğer yandan nispi ticari davaların her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması şartına bağlanmış olup davalının tacir olmadığı, görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olması ve davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiğinden mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmek suretiyle karşı görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosyanın yargı yeri belirlenmesi amacıyla Dairemize gönderildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve HUKUKİ SEBEPLER:
HMK.nın 22 ve 23. maddeleri gereğince dairemizin davaya bakmakta görevli olduğu anlaşılmıştır.
Davanın ilk açıldığı ... AHM tarafından davanın ticaret mahkemesi sıfatıyla açıldığı gerekçesiyle gönderme kararı yerine görevsizlik kararı verilerek kararın taraflara tebliğ edilip kesinleştirilmesi nedeniyle teknik anlamda karşılıklı olarak verilmiş iki adet görevsizlik kararının bulunduğu ve yargı yeri belirleme koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu durumda eldeki davanın ... Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
Bu açıklamalar kapsamında somut olaya bakıldığında mutlak ticari dava olarak kabulü gerektiren bir uyuşmazlığın bulunmadığı, nispi ticari dava olup olmadığı yönünden bakıldığında ise davalı tacir olmadığından, uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Bu nedenlerle; dosya kapsamına göre, davanın ... Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2025
...
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2410, K. 2025/2110, 27 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama