KÜNYE
T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/166
- Karar No
- 2024/170
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ...
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekilleri
- ...
- Davanın konusu
- Ticari Şirket (Fesih İstemli
- G.karar yazım tarihi
- —
Karar Metni
1.007 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin merkezinin ... olduğunu, davacı tarafından davalı şirketin genel kurul kararının iptali için ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyasını açmaları üzerine olağanüstü genel kurul toplantısı kararı alınarak şirketin merkezinin ...'a taşındığını, davacı tarafından yapılan genel kurulda faaliyet raporu hazırlanmadığı ve okunan yazının bir faaliyet belgesi niteliğinde olmadığından bu faaliyet belgesine itiraz edildiğini, yine genel kurulda sunulması gereken bilanço ve gelir tablolarının da mevzuatta düzenlenen usule uygun hazırlanmadığı için de bu rapor benzeri belgelere itiraz edildiğini, şirketin zarara uğratıldığını belirterek,
fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının telafisi imkansız zararlara uğramaması için TTK ilgili maddesi uyarınca şirketin yönetimi için dava sonuna kadar tedbiren kayyım atanmasına, şirketin TTK 531 ve devamı maddeleri uyarınca haklı nedenle feshine, davalı şirkete tasfiye memuru atanmasına, tasfiye memuruna TTK 553 maddesi uyarınca kusurlu yönetim kurulu başkanı ve vekili tarafından şirkete verilen zararları tahsil etmesi için yetki verilmesine, davalı şirketin zararlarının yönetim kurulu başkanının şirketteki tasfiye payından tahsiline ve bu konuda tasfiye memuruna yetki verilmesine,
şirketin tasfiyesi sonrası TTK 543 ve devamı maddeler uyarınca davacıya tasfiye payının ve işleyecek avans faiziyle birlikte ödenmesine, davacının davalı şirketin ortaklıktaki pay bedelinin karar tarihine en yakın tarihteki rayiç bedelinin belirlenerek, bu bedellere karşılık gelecek miktar nedeniyle davalı şirkete ait taşınmazların davacı adına tesciline ve davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi 18/10/2024 tarihli ara kararında; somut olayda davalı şirkete yönetim kayyımı atanması talebinin, davalı şirkette organ eksikliği bulunmadığı, şirketin yetkili organlarıyla yönetilmesinin asıl olup, 6102 sayılı TTK'nın 630/2 maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 390/3 maddesi gereğince davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte delil ibraz etmediği gerekçesiyle, şirkete yönetim kayyımı atanması talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirketin genel kurulu TTK hükümlerine aykırı yaptığını, alınan kararların yok hükmünde olduğunu, davacı tarafından ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyasından genel kurul kararının iptali için dava açıldığını, dava açıldıktan sonra davalı şirketin .. tarihli yazısı ile 07/09/2024 tarihinde şirket merkezinin taşınmazı gündemi ile olağanüstü genel kurul çağrısında bulunduğunu, bu çağrının amacının davacının dava açmasını engellemek olduğunu, davalı şirketin usul ve yasaya aykırı olarak merkezini ... ilinden yönetim kurulu başkanının adresi olan ...'a taşıma konusunda olağanüstü genel kurul kararı aldığını, bu genel kurul kararının bile şirkete kayyım atanması için başlı başına haklı neden oluşturduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, anonim şirketin feshi ve tasfiyesi, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 389/1. fıkrasına göre; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Aynı Kanunun 390/3. fıkrasına göre; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi hükmünden anlaşılacağı üzere; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
İhtiyati tedbir için yaklaşık ispat yeterli görülmüş olup sunulan belgelerle talep edenin, davada haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi ve diğer şartların da varlığı halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 427/1-4. maddesi uyarınca bir şirkete yönetim kayyımı atanabilmesi için, şirketin yasal organlarının mevcut olmaması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamamış olması gereklidir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 365. maddesinde, anonim şirketlerin yönetim kurulu tarafından yönetilip ve temsil olunacağı düzenlenmiş, yönetim kurulu üyelerinin seçimi, süreleri, ibraları hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları TTK'nın 408. maddesi uyarınca genel kurulun, devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
TTK'da anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin yasal düzenleme bulunmadığı gibi anonim şirkete mahkemece yönetim kayyımı atanmasına olanak sağlayan açık bir kanun hükmü bulunmamaktadır. TMK'nın 427/4. maddesine göre bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka bir yoldan sağlanamamış ise vesayet makamınca yönetim kayyımı atanması gerekmektedir.
Anılan düzenlemeye göre yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan sözetmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK'nin sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur. (Yarg. 11. H.D 08/03/2018 2016/7714 E-2018/1804 K)
Somut olayda, TTK'da anonim şirketin haklı nedenle feshinin istenmesi halinde şirket hakkında verilecek tedbirlere ilişkin bir düzenleme bulunmadığından genel hükümlerin uygulanması gerektiği, haklı nedenle fesih iddiasına yönelik davacının sunduğu deliller, davanın niteliği ve yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle davacının haklılığını yaklaşık olarak ispatlayamadığı, iddiaların yargılamaya muhtaç olduğu, şirketlerin genel kurulları uyarınca seçilmiş yöneticileri tarafından yönetilmelerinin asıl olduğu,
tedbiren kayyım atanması istenen davalı şirkette yönetim boşluğu bulunduğunun ortaya konulamadığı gibi davanın yöneticilerin azli veya sorumluluğu davası olmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/166, K. 2024/170, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama