İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/726 K.2025/1135

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2025/726Karar2025/1135Tarih26 Haziran 2025Okuma11 dk · 2.227 kelime

KÜNYE

T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Esas No
2025/726
Karar No
2025/1135
Karar tarihi
26 Haziran 2025
Dosya no
—
Karar no
—
Karar tarihi
—
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
—
Tarihi
—
Numarası
—
Davacı
... -...
Vekili
Av. ...
Davalı
... -... ...
Vekili
Av. ...
Davanın konusu
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
G.karar yazım tarihi
27/06/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.227 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Alacaklı ... tarafindan davacıya yönelik .... Dairesinin ....

Esas sayılı dosyası ile 05/03/2021 tanzim ve 20/06/2021 vade tarihli 3 adet 100.000 TL'lik ve 1 adet 50.000 TL'lik olmak üzere toplam 350.000 TL miktarlı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, .... isimli iş yerinin davacı ... tarafından kiralanması sonrasında daha önce işleteni olan .... ve ortağı ...'ye hava parası olarak davacı tarafından 350.000 TL olarak ödemeyi kabul ettiğini, davacı ... yine aynı şekilde 3 adet 100.000 TL ve 1 Adet 50.000 TL bedelli senetleri .... 'e 2020 aralık ayında verdiğini,

bu tarihten itibaren .... adına verilen senetlerin bedeli olan 350.000 TL'yi ödemek için davacının parça parça ödemeler yaptığını, davacının 20/01/2021 tarihinde .... hesabından açıklama olarak .... hisse devrine ilişkin yazmak suretiyle 50.000 TL, bu senetlerin bedelinden düşülmek üzere ödeme yaptığını yani bu tarihe kadar .... ve ...'ye .... hesabından 22/01/2021 tarihinde açıklamada ... yazmak suretiyle 25.000 TL, 27/01/2021 tarihinde 3.000 TL, 28/01/2021 tarihinde 5.000 TL, 12/02/2021 tarihinde 3.200 TL ve elden ödemek suretiyle yaklaşık 50.000 TL ödeme yaptığını, bu konudaki hesap ekstresini dilekçe ekinde sunduklarını,

daha sonra ... ve .... , davacı ile olan konuşmalarında "Biz açtığımız .... isimli isyerini isletme konusunda anlaştik. Burayı .... işletecek, sen parayı .... 'ye vereceksin o yüzden eski senetleri iptal edelim.

Sen .... 'ye yeni tarihli senet ver" şeklinde söylemlerde bulunduklarını, buna ilişkin olarak önceki senetlerin taraflarca yırtılarak iptal edildiğini, bu iptal edilen senetlerden sonra gerçekte 300.000 TL borç kalmasına rağmen davacının ... ile olan samimiyetinden dolayı ... tarafından "sen 350.000 TL senet ver bana, 300.000 TL ödersin, ben bu senetleri piyasada kullanacağım" deyince davacının davalı ...'ye güvenerek konuşulan toplam 350.000 TL değerinde 4 adet senet verdiğini, bu senetlere karşılık davalı alacaklı .... 'nin hesabına davacıya ait .... hesabından 19/07/2021 tarihinde (1.000 TLx15=15.000 TL),

22/07/2021 tarihinde 4 ayrı havalede toplam 3.400 TL, 25/07/2021 tarihinde 5 ayrı havalede toplam 5.000 TL, 26/07/2021 tarihinde 10 ayrı havalede toplam 10.000 TL, 28/07/2021 tarihinde ile 100.000 TL olmak üzere toplamda 133.400 TL ...'ye ait ....

İBAN numaralı hesabına havale yapılarak gönderildiğini, ayrıca 100.000 TL hesaptan ödeme yaptığı gün .... hesabında bakiye olmadığı için şirkete ait .... hesabından 100,000 TL nakit para çekerek davalı ...'ye elden verdiğini, ödeme tablolarına ve tarihlerine bakıldığında davacının hava parası olarak ortak olan davalı ve .... devir alma tarihinden itibaren anlaştıkları toplam 350.000 TL'yi ödemeye başladığı açık olup bir kısım dekont açıklamalarında da bu hususu açıkça yazdığını,

davacının aynı gün 100.000 TL Halkbank hesabından davalı ...'ye havale yaptığı tarihte 100.000 TL .... şubesinden para çekerek davalı ...'ye vermesinin hayatın olağan akışına uygun bir davranış olduğunu, davacının söz konusu devir işlemine karşılık kalan bakiye borcuna yönelik olarak ise .... şirketi olan ....

Tic.'nin .... bankasına ait 15/07/2021 keşide tarihli, 150.000 TL miktarlı .... seri numaralı çeki cirolayarak 15/07/2021 tarihinde ödemesi yapılmak üzere davalı alacaklının kendisine verdiğini, davalının da bu çeki senet ödemesi olarak aldığını ve kullandığını, davalı ... tarafından bu çekin ..... Şti'ye verildiğini, bu konuda davacı tarafından çek bedelinin ödenmesi için ....

Şubesine ait hesaptan 27/07/2021 tarihinde 15.000 TL aynı hesaptan 04/08/2021 tarihinde 50.000 TL ve .... hesabından 16/07/2021 tarihinde 60.000 TL ve .... hesabından 16/07/2021 tarihinde 5.000 TL ödeme yaptığını beyan ederek icra takibinin iptali ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ileri sürülen 22-27-28/01/2021 ve 12/02/2021 tarihlerindeki ödemelerin davaya konu kambiyo senedinin düzenlenme tarihinden önce yapılmış olan ödemeler olduğunu, dava dışı 3. kişiye, müvekkiline olan borcuna istinaden verdiğini iddia ettiği senetlerin ve yapılan ödemelerin dava konusu olmadığını, dava dışı .... Tic borçlusuna ait çekin müvekkili tarafından çekin ödeme karşılığı alındığı iddialarının kabul etmediklerini, davaya konu bonoya ilişkin yapıldığı iddia olunan toplamda 133.400 TL ödemenin davaya konu bonoya ilişkin ödemeler olmadığını, banka havalelerinde de herhangi bir açıklamanın bulunmadığını, ödemelerin bonolar nedeniyle yapıldığının ispat edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile. "Yapılan açıklamalar ve alınan bilirkişi raporu ışığında somut olay değerlendirildiğinde; ....

Müdürlüğünün .... sayılı takip dosyasında takip konusu yapılan alacak yönünden davacının davalıya borçlu olup olmadığı ve davalının davalıya ne toplamda ne kadar ödeme yaptığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, 22/01/2024 tarihli raporda, davalı ... hesaplarına dava konusu senetlerin tanzim tarihinden önce gönderilen toplam bedelin 86.200,00 TL, olduğu, tanzim tarihinden sonra gönderilen toplam bedelin ise 148.400,00 TL olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizin 28/05/2024 tarihli 4 nolu celsesinde, Davacı vekiline, dava konusu senetlerin tanzim ve vade tarihinden önce ödendiği raporda belirlenen miktar yönünden yemin deliline dayanması için iki haftalık kesin süre verildiği, aynı gün, davalı vekiline, dava konusu senetlerin tanzim ve vade tarihinden sonra davacı tarafından davalı hesabına ödendiği raporda

tespit edilen, 148.000,00 TL yönünden, bu bedelin dava konusu senetler için yapılan ödemeler olmadığı yönünde yemin teklif edilmesi için, iki haftalık kesin süre verildiği, ancak her iki tarafında yemin deliline başvurmadıkları anlaşılmıştır. Her iki tarafta yemin deliline dayanmadığı için, davacı vekilinin dava konusu senetlerin tanzim ve vade tarihinden önce ödendiği iddia edilen miktar yönünden davasını ispat edemediği, davalı vekilininde, dava konusu senetlerin tanzim ve vade tarihinden sonra raporda

tespit edilen, 148.000,00 TL yönünden davasını ispat edemediği anlaşıldığından, davacının 148.400,00 TL asıl alacaktan borçlu olmadığının tespitine, davanın kısmen kabulüne, 2004 Sayılı İİK'nın 72/5 Maddesi gereğince, davalı-alacaklının takip yapmakta haksız olsa da, kötüniyetli olduğunun ispat edilememesi nedeniyle yasal koşulları oluşmadığından davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine" dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; .... isimli iş yerinin davacı ... tarafından kiralanması sonrasında daha önce işleteni olan .... ve ortağı ...'ye hava parası olarak davacı tarafından 350.000 TL olarak ödemeyi kabul ettiğini, Davacı ... yine aynı şekilde 3 adet 100.000 TL ve 1 Adet 50.000 TL bedelli senetleri ....

2020 aralık ayında verdiğini, bu tarihten itibaren .... adına verilen senetlerin bedeli olan 350.000 TL'yi ödemek için davacının parça parça ödemeler yaptığını, Davacının 20/01/2021 tarihinde .... hesabından açıklama olarak .... hisse devrine ilişkin yazmak suretiyle 50.000 TL, bu senetlerin bedelinden düşülmek üzere ödeme yaptığını, yani bu tarihe kadar .... ve ...'ye .... hesabından 22/01/2021 tarihinde açıklamada ... yazmak suretiyle 25.000 TL, 27/01/2021 tarihinde 3.000 TL, 28/01/2021 tarihinde 5.000 TL, 12/02/2021 tarihinde 3.200 TL ve elden ödemek suretiyle yaklaşık 50.000 TL ödeme yaptığını, daha sonra ... ve .... ,

davacı ile olan konuşmalarında "biz açtığımız .... isimli isyerini isletme konusunda anlaştik. Burayı .... işletecek, sen parayı .... 'ye vereceksin o yüzden eski senetleri iptal edelim.

Sen .... 'ye yeni tarihli senet ver" şeklinde söylemlerde bulunmaları üzerine, anlaşma sağlanarak önceki senetlerin taraflarca yırtılarak iptal edildiğini, bu iptal edilen senetlerden sonra gerçekte 300.000 TL borç kalmasına rağmen müvekkilinin ... ile olan samimiyetinden dolayı ... tarafından "sen 350.000 TL senet ver bana, 300.000 TL ödersin, ben bu senetleri piyasada kullanacağım" deyince davacının da davalı ...'ye güvenerek konuşulan toplam 350.000 TL değerinde 4 adet bono verdiğini, verilen iş bu senetlerin üzerine verilirken tanzim tarihleri yazılmadığını,

davacının söz konusu devir işlemine karşılık kalan bakiye borcuna yönelik olarak ise .... ı'nın şirketi olan .... Tic.'nin .... bankasına ait 15/07/2021 keşide tarihli, 150.000 TL miktarlı .... seri numaralı çeki cirolayarak 15/07/2021 tarihinde ödemesi yapılmak üzere davalı alacaklının kendisine verdiğini, davalının bu çeki senet ödemesi olarak aldığını ve kullandığını, davalı ... tarafından bu çekin ....

Şti ye verildiğini, bu konuda davacı tarafından çek bedelinin ödenmesi için .... Şubesine ait hesaptan 27/07/2021 tarihinde 15.000 TL aynı hesaptan 04/08/2021 tarihinde 50.000 TL ve .... hesabından 16/07/2021 tarihinde 60.000 TL ve .... hesabından 16/07/2021 tarihinde 5.000 TL ödeme yaptığını, çek bedellerinin bu şekilde ödendiğini ileri sürerek istinaf incelemesi sonucu davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava ,.... Müdürlüğünün .... sayılı dosyasında kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takibinde menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece davanın 148.400 TL üzerinden kabulüne bakiye kısım yönünden reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafından reddedilen kısım yönünden istinaf yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekili dava dilekçesinde; .... isimli işyerinin davacı tarafından kiralanması neticesinde davadışı .... ile ortağı olan davalı ... .ahçi'ye hava parası olarak 350.000 TL ödeneceğinin kabul edildiğini, davacı tarafından 3 adet 100.000 TL ve 1 adet 50.000 TL miktarlı senedin 2020 yılında dava dışı .... 'e verildiğini, davacının daha sonra bu senet bedellerini ödemek için parça parça ödemeler yaptığını, daha sonra taraflar arasında eski senetlerin iptal edilerek yeniden senet düzenlenmesi konusunda anlaşıldığı bu nedenle eski senetlerin yırtıldığı,

davacı tarafından (50.000 TL ödeme nedeniyle) gerçekte 300.000 TL borç kalmışken toplam 350.000 TL'lik senet düzenlendiğini, bu hatır senetlerinin ödemesinin de davacı tarafından yapıldığını beyan ederek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının ileri sürmüş olduğu ödemelerin , senetlerin düzenlenme tarihinden önce yapılan ödemeler olduğunu, davacı tarafından yapılan ödemelerin bonoya ilişkin yapıldığını ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, davalıya yapılan ödemelerin bonolar nedeniyle yapıldığının ispat edilemediğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Yapılan bilirkişi incelemesinde; Davacı ... adına tescil edilen .... Şirketi hesaplarından davalı ... Bahçe adına çek ödemesi açıklamasıyla 19/07/2021 ve 27/07/2021 tarihleri arasında toplam 148.400 TL gönderildiği, senetlerin tanzim tarihinden önce ise toplam 86.200 L gönderildiği , davacı tarafından ödeme olarak ileri sürülen .... Şirketi adına kayıtlı .... seri numaralı 15/07/2021 keşide tarihli 150.000 TL bedelli çekin ise 16/07/2021 tarihinde takas aracılığıyla .... tarafından ibraz edilmiş olup çekin takastan işlem görmeden iadesinin istendiği, iş bu çek miktarının tahsil edilmediği, çekin arka yüzünde davalı ... adına tahsil cirosu ve imzanın ve alacak kaydının bulunmadığı rapor edilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir.

Her somut olaydaki maddi vakıaya göre lehine hak çıkaran taraf ve ispat yükü şekilleneceğinden, maddî hukuk kuralına ilişkin bu vakıaların doğru ve net bir şekilde belirlenerek ortaya konulması gerekmektedir. Maddede aksine düzenleme olmadıkça ibaresi eklendiğinden, kanunda ispat yükü ile ilgili özel bir düzenlemeye yer verildiğinde, ispat yükü genel kurala göre değil de kanunda belirtilen özel düzenlemeye göre belirlenecektir.

Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.

Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.

Menfi tespit davasında kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Keza açılan menfi tespit davasında alacaklı (davalı) nın senedin ihdas (veriliş) nedenini değiştirmesi (tâlil etmesi) hâlinde de kanıt yükü alacaklı davalıya düşer (Çavdar, 755).

Borçlu bir hukukî ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukukî ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukukî ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukukî ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukukî ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukukî ilişkinin varlığını kabul etmektedir.

Borçlu (davacı) menfi tespit davasına konu senedin teminat, hatır senedi olduğunu veya alacaklı (davalı) ya avans olarak verildiği iddiasıyla menfi tespit davası açabilir. Bu şekilde açılan menfi tespit davasında, kanıt yükü borçlu (davacı) dadır (Çavdar, 766). (HGK’nın 2017/(6)3-969 esas- 2021/866 karar)

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 778. maddesi yollamasıyla 680. maddesinde; "Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğer ki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun." hükmü bulunduğu, Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, bu hüküm uyarınca açığa senet düzenlenmesinin mümkün olduğu, senedin boş olan kısımlarının sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/3438 esas 2019/5216 karar)

Somut olayda davacı bedelsizlik iddiası yönünden ispat yükü davacı borçluda olup; davacı iddialarını yazılı olarak kanıtlayamadığı, yemin deliline dayanmaktan da vazgeçtiği anlaşılmakla; istinaf eden tarafın sıfatına göre senet tanzim tarihlerinden önce yapılan ödemeler yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, mahkeme gerekçesinin ayrıntılı ve denetime elverişli bulunmasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1-.... Mahkemesi'nin .... Esas, .... Karar sayılı dosyasında verilen 10/12/2024 tarihli karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-HMK’nın 359/4. maddesi uyarınca iş bu kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 26/06/2025

...

Başkan ...

... Üye ...

... Üye ...

... Katip ...

Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/726, K. 2025/1135, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/726
Karar No
2025/1135
Tarih
26 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2025/727 K.2025/1205
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2025/727 K.2025/919
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/727 K.2025/813
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2025/728 K.2025/879
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/728 K.2025/772
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2025/729 K.2025/1195

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.