İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/244 K.2025/257

Taraflar arasında görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde…

Esas2024/244Karar2025/257Tarih6 Mart 2025Okuma9 dk · 1.746 kelime

KÜNYE

T.C. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
6 Mart 2025
T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/244 - 2025/257
Dosya no
2024/244
Karar no
2025/257
İncelenen kararın mahkemesi
DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davanın konusu
Tespit
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.746 kelime·9 dk okuma·3 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili; müvekkilinin 26/04/2016 tarihli başvurusu ile.... köyü'nde ...ada ... parsel üzerinde davacı adına kayıtlı 10109202 nolu enerji tüketim tesisi ile ilişkilendirilmek üzere güneş enerji santrali kurmak için davalıya ilgili mevzuat gereğince başvuru yapıldığını, başvurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik uyarınca davalı şirketin başvuruyu değerlendirmeye almakla yükümlü olmasına rağmen müvekkilinin başvurusunun değerlendirilmediğini,

Müvekkilinin güneş enerji santrali kurmak amacıyla davalıya yapmış olduğu başvurunun davalı tarafından reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile müvekkiline dava konusu talep edilen sözleşmenin kurulması; davalı tarafından haksız olarak sözleşme kurulmamasından dolayı talebin reddi tarihinden itibaren maruz kalınan maddi zararın tespiti ile fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili; davacının başvurusunun 26/04/2016 tarihli olduğunu, davacı tarafından açılan usul ve yasaya aykırı davayı kabul etmediklerini, öncelikle husumet, derdeslik, zamanaşımı, hakdüşürücü süre, görev ve yetki itirazları bulunduğunu, davacı tarafından müvekkili şirkete 26/04/2016 tarihinde lisanssız elektrik üretimine yönelik başvuru yapıldığının iddia edildiği,

davacının öncelikle başvuru yaptığını ispat etmesi gerektiğini, başvuru tarihi üzerinden yaklaşık 5 yıl geçtiğinden söz konusu davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davacı tarafın culpa in contrahendo sorumluluğundan bahsetmek suretiyle işbu davada zamanaşımı süresinin 10 yıl olacağı belirttiğini, davacının bu yöndeki hukuki değerlendirmesinin hatalı olduğu ihtilafa konu konusu davada culpa in contrahendo (sözleşme öncesi sorumluluk) şartları oluşmadığını,

davacının talebinin Teiaş Web sitesinde 31/05/2016 tarihinde yayınlanan kapasite tahsis tablosuna göre ilgili trafo merkezinde yeterli kapasite bulunmadığından başvuru dosyasının müvekkili şirket tarafından reddedildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: .

Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; taraflar arasında sözleşmesel bir ilişki bulunmadığı, somut olayda ''sözleşme öncesi'' sorumluluk şartlarının oluşmadığı, somut olaya sözleşmeye uygulanan zamanaşımı süresinin değil ancak haksız fiile uygulanan zamanaşımı sürelerinin uygulanabileceği, davacının, davalı nezdinde yapılan başvurusunun reddi hususu ancak "haksız fiil sorumluluğu" nezdinde değerlendirilebileceği, davalının zamanaşımının da bu kapsamda değerlendirileceği, 22/07/2016 tarihli yazıyla davalı tarafça başvurunun reddedildiği, zamanaşımı süresinin red yazısı tarihinden itibaren başlayacağı, bu tarihtin itibaren 2 yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle zamanaşımı süresinin dolduğu belirtilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; Mahkemenin değerlendirmesinin isabetsiz olduğunu, olayın sözleşme serbestisi kurallarıyla değerlendirilemeyeceğini, davalı şirketin işbu olayda serbestisi ve keyfiyeti bulunmadığını, davalı şirketin bütün koşulları taşıyan GES şirketleri ile sözleşme imzalamak zorunda olduğunu, tarafların bağlantı anlaşması yapmak üzere kanundan kaynaklanan bir başvuru ve kabul süreci yürütmesi karşısında sözleşme öncesi sorumluluk şartlarının oluştuğunun kabulünün gerektiği, davalı şirket tarafından tekel olmanın getirdiği hakim durumun kötüye kullanılmak suretiyle keyfi olarak başvurunun reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın sözleşme öncesi sorumluluk ilkeleri gereğince zamanaşımına uğramadığını belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Dava, davacının lisanssız elektrik üretimine ilişkin yönetmelik gereğince kurmak istediği güneş enerjisi santrali başvurusu talebinin davalı kurum tarafından haksız reddedildiği iddiasıyla davacının ret sebebiyle oluştuğu ileri sürülen zararının tazmini istemine ilişkindir.

Uyuşmazlık, davacının güneş enerji santrali kurmak amacıyla davalıya yapmış olduğu başvurunun davalı tarafından reddedilmesinin hukuka uygun olup olmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki nitelendirmesinin ne olduğu ve bunun doğal sonucu olarak olaya uygulanması gereken zamanaşımı süresinin ne kadar olduğu ile davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.

Davacı tarafça açılan davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığına karar verilebilmesi için öncelikli olarak taraflar arasındaki hukuki ilişkinin mahiyetinin belirlenmesi zorunluluk arz etmektedir.

Taraflara yüklenecek olan borçların kaynaklarından maksat, bir borcun meydana gelmesine, doğmasına sebep olan vakıalardır. Borçların kaynakları çeşitli açılardan gruplandırılabilir. Borç kaynakları, borcun doğumunda iradenin rolüne göre iki ana gruba ayrılır. Borç ilişkisinin iradeye bağlı olduğu haller ve borç ilişkisinin doğumunun iradeye bağlı olmadığı hallerdir.

Borcun iradeye dayanması halinde, doğan borç ya bu iradenin arzu ettiği sonucun meydana gelmesi şeklinde olur ki, buna hukuki muameleden doğan borçlar denir. Tek taraflı hukuki muamelelerden doğan borçlar varsa da bu açıdan en önemli borç kaynağı akitlerdir. Diğer bir halde borç, iradenin kusurlu olması dolayısıyla başkasına ika edilen zararı tazmin borcu doğurması şeklinde olur ki buna da haksız fiilden doğan borçlar denir ve bu borcu doğuran kaynak haksız fiildir.

Borcun doğumunun iradeye dayanmaması halinde borç, ya bir şahsın malvarlığının diğer bir şahsın malvarlığı aleyhine haklı bir sebep olmaksızın zenginleşmesi yüzünden doğar ve bu sebepsiz zenginleşmenin bertaraf edilmesi gayesini güder ki buna sebepsiz zenginleşmeden doğan borçlar ve bunun kaynağına da sebepsiz zenginleşme denir. Yahut borç doğrudan doğruya kanunun yüklediği bir mükellefiyet şeklinde tezahür eder. Aile Hukukunda nafaka borcu böyledir. Bu borçlara ise kanundan doğan borçlar denmekte ve kaynağı da kanun olarak gösterilmektedir.

Hukuki muamele, hukukun muameleyi yapanın arzusuna uygun hukuki sonuç bağladığı irade beyanıdır. Hukuki muamele ile arzu edilen sonuç bir borcun doğumu ise, borç doğuran bir muamele veya daha kısa bir ifade ile borçlanma muamelesi söz konusu olur.

Sorumluluk hukukunda haksız fiil denilen genel davranış kurallarına aykırılık ile önceden mevcut bir borca aykırılık farklı rejimlere tabidir. Alacaklı için çok kere, borca aykırılık hükümlerine başvurabilmek haksız fiil hükümlerinden daha avantajlıdır. İşte özellikle Alman doktrininden ve uygulamasından kaynaklanan ve bazısı İsviçre ve Türk doktrininde ve uygulamasında da taraftar bulan bir dizi teori, özel ve yakın bazı ilişkiler dolayısıyla birbirlerine zarar verenleri, ortada geçerli bir sözleşme bulunmamasına rağmen, haksız fiil hükümleri yerine, sanki bir sözleşme varmış gibi borca aykırılık hükümlerine tabi tutmaktadır. Bu teorilerden dolayı, sözleşmeden dolayı sorumluluk ile sözleşme dışı sorumluluk arasındaki sınır eski kesinliğini ve belirliliğini kaybetmiştir.

Hemen hemen tümü dürüstlük kuralına dayandırılan bu teorilerden birisi "Culpa İn Contrahendo" sorumluluğudur. Culpa İn Contrahendo, sözleşme görüşmeleri sırasındaki kusurlu davranışı ifade eder. Bundan doğan zararların tazmini talebinin haksız fiil hükümlerine mi borca aykırılık hükümlerine mi tabi olacağı tartışmalıdır.

Culpa in contrahendo sorumluluğun kaynakları yönünden spesifik olaylar değerlendirildiğinde; olaya "sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluk" kurallarıyla bakılması gerektiğinde kuşku ve duraksamaya yer olmamalıdır. Gerçekte de; sözleşme bir süreçtir. Bir anda kurulup meydana gelen hukuki bir işlem değildir. Sözleşme kurulmadan önce taraflar sözleşmenin muhtevası, şartları, içerdiği hak ve yükümlülükler üzerinde görüşmeler yaparlar; bu görüşmeler kısa veya uzun sürebilir.

Görüşmelerin başlamasıyla görüşmeciler arasında hukuki bir ilişki kurulur. Bu ilişki sözleşme benzeri bir güven ilişkisidir. Güven ilişkisi MK. m.2/1’de düzenlenmiş bulunan dürüstlük kuralına dayanır.

Buna göre, görüşmeler esnasında görüşmecilerin sözleşmenin muhtevası ve şartları hakkında birbirlerini aydınlatması, dürüstlük kuralına uygun davranması, birbirlerinin kişilik ve mal varlığı değerlerine zarar vermemek için gerekli özeni göstermesi, koruma yükümlülüklerine uyması gerekir.

Görüşmeciler bu yükümlülüklere kusurlu olarak aykırı davranıp, görüşmelerin başlamasıyla aralarında kurulmuş bulunan güven ilişkisini ihlal ettikleri takdirde bundan doğan zarardan sorumludurlar (Fikret Eren, age., s. 1084, 306 vd.. İlhan Ulusan, age., s.286). O halde, sözleşme görüşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlığın; haksız fiil kurallarına göre değil, sözleşme hukuku çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği kuşkusuzdur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2012/13-1220 E., 2013/239 K..

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2010/13-519 sayılı kararı).

Somut olaya bakıldığında, elektrik dağıtım ve tedarik hizmetinin kamu hukukundan kaynaklı kamu hizmeti olma özelliği vardır. Kamu kuruluşları tarafından sözleşme ile yetkilendirilen özel hukuk tüzel kişilerinin sundukları hizmetin tekel olma özelliği dikkate alındığında hizmet talep eden kişilerle sözleşme yapma zorunluluklarının olduğu kabul edilmelidir. Bu husus sözleşme özgürlüğünün istisnasını oluşturmaktadır.

Davalı şirket özel hukuk tüzel kişisi olsa da yaptığı işin kamu hizmeti olduğu, kamu hizmeti kapsamına giren tüzel kişilerin sözleşmelerin tarafını seçme konusunda özel hukuktaki gibi serbestiye sahip olmadığı, sözleşme tarafını ya ihale yolu ile ya da şartları taşıyan başvurucularla sözleşme imzalamak şeklinde belirlediği, hatta doktrinde tartışmalı olmakla birlikte ihale üzerinde kalan istekli ile ya da şartları taşıyan başvurucu ile sözleşme imzalamadığında özel hukuktaki gibi sözleşme öncesi sorumluluğunun (culpa in contrahendo) bulunduğu kabul edilmektedir.

Burada dikkat edilmesi gereken önemli konu sözleşmelerin diğer taraflarının da ancak kanunlarda tanımlanan koşullara sahip olmaları durumunda sözleşmeye taraf olabilecekleri konusudur

Yukarıda belirtildiği üzere, borç doğurucu sorumluluk kaynakları yönünden somut olay değerlendirildiğinde; olaya "sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluk" kurallarıyla bakılması gerektiğinde kuşku ve duraksamaya yer olmamalıdır. Sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluk, yalnızca sözleşmenin geçerliliğine güvenden doğan zarardan (olumsuz zarardan) sorumluluğu değil, Medeni Yasa, m. 2, I'deki dürüstlük kurallarına dayanan “güven ilkesi”nden kaynaklanan karşı tarafın kişi ve mal varlığına zarar vermemek yolundaki davranış yükümüne aykırılıktan doğan sorumluluğu da kapsar.

Elektrik piyasasında lisansız elektrik üretimine ilişkin yönetmeliğin 10/2 maddesinde, "ilgili şebeke işletmecisi tarafından, ilgili diğer mevzuattan kaynaklanan yükümlülükler hariç olmak üzere Kurul kararıyla belirlenen bilgi ve belgeler dışındaki belgelerin eksikliği gerekçesiyle başvurular reddedilemez", hükmünün bulunduğu, bu hükümden davalı kurumun sözleşme yapıp yapmamakta serbest olmadığının anlaşıldığı, eğer şartları varsa yani evrak yönünden ve teknik yönden yapılan inceleme sonucunda kanun ve yönetmeliğe göre gerekli hususların tamamlanması durumunda davalı şirketin başvurucu ile sözleşme imzalamak zorunda olduğu sabittir.

O halde buradan yola çıkarak, sözleşme öncesi bir durumun somut olayda mevcut olduğunun kabulü gerekmektedir. Sözleşme öncesi güvene, yani ‘culpa in contrahendo” ilkesine dayalı sorumluluğun ihlali de aynen akitten doğan bir yükümlülüğün ihlali niteliğindedir. O nedenle davalı şirketin davacının başvurusunu reddetmesinden dolayı sorumluluk 10 yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 146).

Bu nedenle dava tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından davanın esasına girilerek inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna karar verilmesi gerekirken, somut olayda haksız fiil olduğu ve haksız fiil zamanaşımının dava tarihi itibariyle dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-a-6. maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında yargılama yapılarak bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-) Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a-6 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,

2-) Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince, davacı taraftan peşin olarak alınan istinaf karar ve ilâm harcının istinaf eden tarafa istem hâlinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,

4-) İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince hükümle birlikte DEĞERLENDİRİLMESİNE,

5-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6-) Dairemiz kararının 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359/4 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a ve 362(1)-g hükümleri gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/244, K. 2025/257, 6 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  5. Delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebepler Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/244
Karar No
2025/257
Tarih
6 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/244 K.2025/179
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/245 K.2025/180
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/245 K.2025/247
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/245 K.2025/145
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/245 K.2025/235
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/246 K.2025/174

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.