İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/640 K.2025/1501

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın maddi tazminat yönünden kabulüne, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... ... A.Ş vekili tarafından…

Esas2024/640Karar2025/1501Tarih12 Kasım 2025Okuma10 dk · 2.053 kelime

KÜNYE

T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Kasım 2025
Dosya no
2024/640
Karar no
2025/1501
İncelenen kararın mahkemesi
ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/01/2024 (Karar
Numarası
2022/425 Esas, 2024/43 Karar
Dava
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar yazım tarihi
12/11/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.053 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın maddi tazminat yönünden kabulüne, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... ... A.Ş vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili, davalılardan ... adına kayıtlı olan ve diğer davalı ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın 30/06/2020 tarihinde çarpışması sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkilinin yaralandığını, vücudunda kırıklar meydana geldiğini, uzun bir süre tedavi gördüğünü ve bir çok kez ameliyat geçirdiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in asli kusurlu, müvekkilinin ise tali kusurlu olduğunu, müvekkilinin %9 oranında engelli kaldığını, esnaf olup ...'da çeyiz eşyalarının satıldığı işletmenin sahibi olduğunu,

kazanın meydana geldiği tarihin işlerin en yoğun olduğu döneme denk geldiğini, iş yerine gidemediğini ve kazanç kaybına uğradığını, hastane ve tedavi masraflarını da müvekkilinin karşıladığını, manevi olarak da zarara uğradığını, kaza anı ve sonrasında psikolojik olarak müvekkilinin derinden etkilendiğini belirterek müvekkilinin maddi zararları için şimdilik 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan tahsiline, manevi zararları için 100.000,00 TL'nin davalılar ... ve ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Maddi tazminat yönünden talebini 272.655,32 TL olarak ıslah etmiştir.

CEVAP

Davalı ..., davalı ...'ın kazada bir sorumluluğu bulunmadığından tedbir talebini kabul etmediğini, davacının uğradığı zararı ve zarar miktarını net olarak ortaya koyamadığını, davacı isteklerinin dayanaksız ve oldukça yüksek olduğunu, davacının kazanç kaybına ilişkin iddiasının dayanağı olmadığını, afaki bir iddiada bulunduğunu, davacının iddialarını kabul etmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, dava konusu alacağın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin kazada sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin aracının park halinde olduğunu ve diğer davalının müvekkilinden habersiz araç anahtarını alarak gittiğini ve kazanın meydana geldiğini, kaza olunca aracın çalındığının öğrenildiğini, ceza yargılaması aşamasında alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunduğunu, davacının maluliyetine ilişkin raporu kabul etmediklerini, maluliyet ve kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının kazanç kaybına ilişkin iddialarının dayanaksız olduğunu,

SGK tarafından karşılanan hastane ve tedavi masraflarının talep edilmesinin mümkün olmadığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... ...

A.Ş vekili, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davaya bakmaya yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından müvekkiline usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığını, açılan davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumluluğu bulunduğunu, kusur oranlarının ilgili kurumlarca tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığını, kazadaki giderlerden SGK'nın sorumlu olduğunu, davacının SGK'dan aldığı bir ödeme var ise bu tutarın hesaplanacak tutardan mahsubu gerektiğini, avans faiz talebinin haksız olduğunu,

kabul anlamına gelmemem kaydıyla hükmedilmesi gerekecek faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince, " Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

30.06.2020 günü saat 10:50 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... caddesi üzerinde ... istikametinden seyirle geldiği olay mahalli kavşak ada etrafında sola dönüşle ... caddesine geçiş yaptığı esnada aracının sağ ön kısımları ile; ... caddesi karşı yol bölümünden düz seyirle gelen sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin ön kısımları ile çarpışması sonucu yaralanmalı-maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.

Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 02/01/20.... tarihli kusur raporunda özetle;"Davalı sürücü ...'in % 75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'nın % 25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu" yönünde görüş beyan edildiği görülmüştür.

Davacının maluliyetine ilişkin düzenlenen Erzurum ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 28/03/20.... tarihli maluliyet raporunda özetle; "20 Şubat 2019 tarih ve 30692 Resmi Gazete sayılı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik'e göre; kişinin özür oranı %7 (yüzde yedi) olduğu, bakıcı ihtiyaç süresinin 45 (kırk beş) gün olduğu, sürekli bakıcı ihtiyacı olmadığı, şahsın geçirdiği trafik kazası neticesinde 90 (doksan) gün süre ile geçici iş göremezlik süresi içerisinde olduğu" yönünde görüş beyan edildiği görülmüştür.

Aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen 27/09/... tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Kazalı Zararı : Geçici İş Göremezlik Dönemi 15.230,58 TL, Geçmiş Dönem 19.780,32 TL, Gelecek Aktif Dönem 1147,855,44 TL, Gelecek Pasif Dönem :106.551,69 TL, Bakıcı Gideri 13.237,30 TL Brüt TOPLAM 272.655,32 TL olduğu"yönünde görüş beyan edildiği görülmüştür.

Davacı vekili 15/11/... tarihli dava değeri artırım dilekçesinde özetle;müvekkilinin yaralanması sonucu oluşan maluliyet nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminat taleplerini bilirkişi raporu ile tespit edilen 272.655,32 TL'ye yükselttiklerini belirterek 272.655,32 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik'e göre yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir.

Tarafların kusur durumlarına ilişkin Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda, sürücü ...'in kavşaktan sola dönüşü esnasında yola gereken dikkatini vermediğinden karşı yönden gelen sürücünün seyir şeridini kapatması nedeniyle kazanın oluşumunda %75 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'nın ise kavşağa yaklaşırken hızını asgari seviyeye indirmediğinden ve yola gereken dikkatini vermediğinden %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu değerlendirme Mahkememizce isabetli bulunmuş ve tarafların kusur durumu bu rapora göre belirlenmiştir.

Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davacının maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir.

Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede, davacının yaşı, meydana gelen kazadaki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının maluliyeti nedeniyle çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacının uğradığı manevi zarar göz önüne alınarak ve davalının kusur durumu nedeniyle hakkaniyet ölçüsünde oranlama yapılarak manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 40.000,00 TL'nin 30/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir. " gerekçesiyle " 1-Davacı maddi tazminat davasının kabulü ile;

272.655,32 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ... şirketi yönünden 24/02/2021 tarihinden, diğer davalılar yönünden 30/06/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,

2-Davacı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile;

40.000,00 TL'nin 30/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, " şeklinde karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi raporuna karşı itirazlarının reddedildiğini, bu bakımdan raporda belirtilen miktar yönünden ıslahın hakkın sürüncemede kalmaması bakımından yapıldığını, maddi tazminatın kabul edilen miktardan daha yüksek olduğunu, tazminat miktarının tespiti için olay tarihindeki asgari ücretini esas alınmasının doğru olmadığını, müvekkilinin esnaf olduğunu, müvekkilinin gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğunu, bu hususta araştırma yapılmadığını, ödenmesi gereken tazminat miktarı belirlenirken kaza tarihinin değil asgari ücretin hesaplanması için hüküm tarihinin göz önüne alınması gerektiğini,

maddi zararın yanında manevi olarak da müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkilinin bu aşamada oldukça yıprandığını, manevi tazminat talebinin tamamına hükmedilmesi gerektiğini savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.

Davalı ... ...

A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dosya içerisine sunulan hasar doyasında 30.06.2020 tarihli 2 sayfadan oluşan genel adli muayene raporu ile davacının kazaya bağlı kalıcı maluliyet oranının belirlenmesinin mümkün değilken, davanın usulden reddine karar vermeyen, davanın usulden reddine karar verilmemesi halinde dahi, davacı yanın dava konusu olayda meydana gelen kaza nedeniyle maluliyet tazminatının ne olduğunun tespiti davası olarak bakılmayıp, dava açılmasına sebebiyet vermemelerine rağmen aleyhe faiz,

yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesinin yasa ve Yargıtay 4. ve 17 HD.'nin yerleşik içtihatları gereği bozmayı gerektirdiğini, davacının kaza esnasında ... plakalı otomobil sürücüsü konumunda olduğunu, kaza ile birlikte kafa, yüz ve omurga kısmından aldığı yaralanmaları olduğunun hastane raporlarından görüldüğünü, kaza esnasında emniyet kemerlerinin takılı olup olmadığı trafik kaza tespit tutanağından ya da savcılık dosyasından anlaşılamasa dahi;

dosyanın Yargıtay 17. HD.'nin yerleşik içtihatları gereği Adli Tıp uzmanına sevk edilerek davacının emniyet kemerinin takılı olup olmamasının efor kaybının artmasında etkisinin olup olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, davacının motorsiklet dizliklerinin kaza esnasında takılı olmaması nedeniyle hükmedilebilecek tazminattan %20 müterafik kusur indirimini yapılmadığını savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE

Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasıdır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Somut olayda; davacı vekili, davalılardan ... adına kayıtlı olan ve diğer davalı ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın 30/06/2020 tarihinde çarpışması sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkilinin yaralandığını, uzun bir süre tedavi gördüğünü ve bir çok kez ameliyat geçirdiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in asli kusurlu, müvekkilinin ise tali kusurlu olduğunu, müvekkilinin %9 oranında engelli kaldığını, esnaf olup Erzurum'da çeyiz eşyalarının satıldığı işletmenin sahibi olduğunu ileri sürerek;

maddi ve manevi tazminat talep etmiş, mahkemece davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

1-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. Mahkemece bu hususta inceleme yapılmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının kabulüne karar verilmiştir.

2-Davacı vekili, müvekkilinin esnaf olduğunu, çeyiz eşyalarının satıldığı işletmenin sahibi olduğunu ileri sürmesine rağmen mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmamıştır, gerçek zararın hesaplanabilmesi için mahkemece bu yönde araştırma yapılarak, davacıya delil sunması için imkan tanınarak, davacının gelirinin tespit edildikten sonra kaza nedeniyle oluşan gerçek zararın hesaplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiştir.

3- Zarar görene tanınmış olan manevi tazminatın amacının; kişinin hukuka aykırı eyleminden dolayı bozulan manevi dengesinin eski haline dönüştürülmesi, kişinin duygusal olarak tatmin edilmesi zarar vereni bir daha böyle bir eylemde bulunmaktan alıkoyması gibi olguları karşıladığı bir gerçektir. Manevi tazminat kişinin çekmiş olduğu manevi acıları dindirmeyi, hafifletmeyi amaçlar. Bu tazminat bizzat yaşanan acı ve elemin karşılığıdır. Manevi tazminatta takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

Somut olayda da takdir edilecek bedelin davacılar nezdinde yaşanan acı ve elemin karşılığı olarak kabul edilmesi gerektiği ilkesinden yola çıkılarak, yaşanan hadisede davacıların genç yaştaki çocuklarını kaybetmiş olmaları, günümüz ekonomik koşulları da değerlendirildiğinde tarafların kusur durumu da nazara alınmakla birlikte ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminat bedelinin olayın ağırlığı karşısında yeterli bir tatmin duygusu oluşturacak mahiyette olamayacağı, bir miktar düşük olduğu, manevi tazminatın amaca hizmet etmesi açısından somut olay yönünden bir miktar daha yüksek miktarda olması gerektiği takdir edilmekle davacılar vekilinin manevi tazminatın düşük takdir edildiğine yönelik istinaf itirazının da kabulü gerekmiştir.

HMK.'nun 353/1-a-6. maddesinde "...Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması" bölge adliye mahkemesince başvuruya konu kararın esası incelemeden kaldırılmasına karar verilmesi gereken haller arasında sayılmıştır. Somut olayda, yukarıda ayrıntılı biçimde izah edilen yargılamadaki eksiklikler uyuşmazlığın esasının çözümü için olmazsa olmaz niteliktedir.

Mahkemece yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın esasının çözümü için olmazsa olmaz nitelikte delillerin usulüne uygun biçimde toplanılıp değerlendirilmediği, toplanılan bir kısım delillerin hükme esas alınamayacak derecede yetersiz olduğu, tarafların iddia ve savunmalarının karar gerekçesinde değerlendirilmediği anlaşılmakla; HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca davanın esası incelenmeksizin kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekili ve davalı ... ... A.Ş vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, yerel mahkeme kararının, HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf peşin karar harcının başvuruda bulunan taraflara iadesine,

4-İstinaf başvurusu aşamasında yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,

7-Gerekçeli kararın tebliği, teminat, gider avansı ve harç iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nın 362-(1)/g maddesi uyarınca kesin olmak üzere 12/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/640, K. 2025/1501, 12 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İleri Sürülen İstinaf Nedenleri
  8. Delillerin Tartışılması, Hukuki Sebepler Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/640
Karar No
2025/1501
Tarih
12 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/640 K.2025/900
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/641 K.2025/845
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/641 K.2025/929
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/641 K.2025/870
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/641 K.2025/1223
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/641 K.2025/823

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.