KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/298
- Karar No
- 2026/517
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2026
- Dosya no
- ..
- Karar no
- ..
- Başkan
- ..
- Üye
- ..
- Üye
- ..
- Katip
- ..
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ..
- Numarası
- ..
- Davacı
- ..
- Vekilleri
- Av. ..
- Davalı
- ..
- Vekili
- Av..
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- ..
- Yazım tarihi
- ..
Karar Metni
1.410 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar taraflarca istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı .. .. (.. . Şirketi) vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .. tarih ve .. seri nolu .. TL'lik irsaliyeli fatura ve .. tarih ve .. seri nolu .. TL'lik irsaliyeli faturaya konu malları davalı şirkete sattığını, davalı şirketin faturalara konu malları telim alarak ticari defterlerine işlemesine rağmen bugüne kadar faturaya konu ödemeleri yapmadığını, bunun üzerine faturalara dayanarak borçlu şirket aleyhine .. İcra Müdürlüğünün .. esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazda bulunduğunu, itirazın iptaline ve takibin devamına, ..den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı .. . . A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve hakdüşürücü süre itirazlarında bulunduklarını, taraflar arasında bir ticari ilişki ya da buna dair bir yazılı akit bulunmadığını, faturaya konu malların teslim edilmemesi nedeni ile .. tarihli ... numaralı iade faturaları düzenlendiğini ve .. Noterliğinin .. tarih ve .. yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini, fatura içeriğindeki malların müvekkiline teslim edildiğinin ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, irsaliyeler üzerinde imza bulunmadığını, bu nedenlerde davanın reddine, takip konusu alacağın ..’sinden az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; "eldeki dava dosyasında tarafların ticari defterlerini sunmuş olduğu, icra takibine konu yapılan faturaların hem davacının hem davalının defterinde kayıtlı olduğu, bu haliyle faturaya konu malların teslim edildiğinin kabulünün gerekeceği, davalı tarafça iade faturası düzenlendiği; ancak iade faturasının davacının defterinde kayıtlı olmadığı gibi iade faturalarının tebliğinin davacı şirket yetkilisine yapılmadığı hususunun tespit edildiği anlaşılmakla davacının davasını asıl alacak (2 adet fatura bedeli) bakımından ispat ettiğinin kabul edildiği;
ancak temerrüt faizi oranı ve miktarının yerinde olup olmadığı yönünden teknik hesaplama gerektirdiği anlaşıldığından bu hususta dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair oluşan vicdani kanaat ile davaya konu alacağın miktarı ile varlığının yargılamayı gerektirmesi sebebiyle likit olmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı taraf istinaf dilekçesinde; davanın kabulü kararı doğru olmakla birlikte temerrüt faizi ve icra inkar tazminatı talebinin reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, her iki tarafında tacir olduğunu ve davaya konu faturaların muhasebe kayıtlarına işlendiği tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiğini, itirazı haksız olan borçlu aleyhine takip konusu alacağın % ..sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini, dava konusunun likit olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf istinaf dilekçesinde; zamanaşımı ve hakdüşürücü süre itirazlarında bulunduklarını, taraflar arasında bir ticari ilişki ya da buna dair bir yazılı akit bulunmadığını, faturaya konu malların teslim edilmemesi nedeni ile.. tarihli... ve.. numaralı iade faturaları düzenlendiğini ve ... Noterliğinin .. tarih ve .. yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini, fatura içeriğindeki malların müvekkiline teslim edildiğinin ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, irsaliyeler üzerinde imza bulunmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, .. sayılı TBK m. 207 ve devamı maddelerine göre alım satım sözleşmesinden kaynaklı alacak için başlatılmış icra takibine itiraz nedeniyle 2004 sayılı İİK m. 67'ye göre itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davaya konu faturalar nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı konusundadır.
6100 sayılı HMK'nın "Süreler hakkında karar" başlıklı 142'nci maddesine göre; "Ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, hâkim tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’ileri inceleyerek karara bağlar." Davalı cevap dilekçesinde zamanaşımı defini ileri sürmüş olup ön inceleme duruşmasında davalının zamanaşımı defi hakkında bu maddeye göre karar verilmemiştir. Dosyanın incelenmesi sonucunda davaya konu fatura tarihlerinin .. ve .. olduğu, takip tarihinin ise .. olduğu, .. sayılı TBK m. 146'da ki on yıllık zamanaşımı süresinin takip tarihi itibariyle dolmadığı anlaşılmakla davalının zamanaşımı define ilişkin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK m. 209'da taşınır satışının tanımı yapılmış, aynı yasa m. 207/II'de ise sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü oldukları belirtilmiştir. Bu madde hükmünde malın müşteriye teslimi ile birlikte bedelinin peşin olarak satıcıya ödendiği yolunda kanuni bir karine kabul edilmiştir.
Bu kanuni karinenin aksini yani satışın veresiye olduğunu iddia eden tarafın bu iddiasını ispat etmesi gerekir... Dolayısıyla bu halde, ispat yükü, kanuni karinenin aksini iddia eden taraftadır. Dava konusu olayda bu karinenin aksini iddia eden taraf davacıdır. Davacı satışa konu malları veresiye olarak davalıya gönderdiğini ileri sürmektedir. Ancak dosyaya sunduğu irsaliyelerin altında teslim alan imzası bulunmamaktadır.
Davalı ise söz konusu faturaları önce kendi defterine kaydetmiş sonra iade faturası düzenleyerek iade etmiştir.
Somut olayda, faturanın davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacı taraftadır. Davalının iade faturası düzenlediğini belirtmesi nedeniyle davacı faturaları usulüne uygun şekilde davalıya tebliğ ettiğini kanıtlamıştır. Bu durumda 6102 sayılı TTK m. 21/II'de yazılı olan 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü davalı tarafa aittir.
6102 sayılı TTK m. 21/II uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden davalı, fatura içeriğini aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını 6100 sayılı HMK m. 222 uyarınca ispatlamış olur. .. Dava konusu olayda faturalar aynı gün davalı tarafından kendi defterlerine kaydedilmiş, ancak iade faturaları TTK m. 21/II'de yazılı olan 8 günlük süre geçtikten sonra düzenlenmiştir.
Bu nedenle davalının istinaf başvurusunun HMK m. 353/I-b. (1) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf istinaf dilekçesinde davaya konu faturaların muhasebe kayıtlarına işlendiği tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkemece alınan son bilirkişi raporunda faiz hesabı bu şekilde yapılmıştır. Bu nedenle davacının bu konudaki istinaf talebi kabul edilmemiştir.
Davacı taraf dava konusunun likit olduğunu bu nedenle de borçlu aleyhine takip konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Alacağın faturaya dayalı olması nedeniyle likit olduğu, bu nedenle de icra inkâr tazminatına karar verilmesi gerekirken bu talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın 6100 sayılı HMK m. 353/I-b-2'ye göre kaldırılmasına, yeniden karar verilmesine karar verilmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/298, K. 2026/517, 1 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama