KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Dosya no
- 2022/976
- Karar no
- 2025/589
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/02/2022
- Numarası
- 2021/219 Esas - 2022/75 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.972 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, salyangoz ticareti yapan müvekkilinin balıkçı olan davalıdan salyangoz aldığını, davalının teknesi bakımda olduğu için 10.000- TL paraya ihtiyacı olduğunu ve bu paranın kendisine ödenmesi halinde teknesinin tamir edileceğini, düzenli olarak deniz salyangozu göndereceğini ve bu borcu da ayrıca ödeyeceğini söylediğini, davalıya ... kanalıyla 22/08/2014 ve 01/09/2014 tarihlerinde havale masrafları da dahil 10.000-TL havale edildiğini, dekontlarda “salyangoz alımı için avans olarak” ibaresinin yer aldığını, havale edilen avans tutarı sonrasında bir kereye mahsus üzere deniz salyangozu gönderildiğini,
fakat gönderilen malın bedelinin ayrıca ödendiğini, sonrasında hiç mal gönderilmediğini, davalının borç olarak aldığı 10.000-TL'yi de geri ödemediğini, bu nedenle 10.000-TL asıl alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esasa sayılı dosyasında başlatılmış icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacı şirketin teklifi ile deniz salyangozu teslimi konusunda aralarında ... ilişkisi doğduğunu, davacının, müvekkilinin işin başında davacıdan müvekkiline ait geminin tamiri için 10.000-TL istediği şeklindeki iddiasının dayanaksız olduğunu, davacıya gönderilen mallarla ilgili olarak davacı tarafından müvekkiline havale yapıldığını, fakat müvekkili tarafından davacıya gönderilen mallar ile davacı tarafından ödemesi yapılan miktar arasındaki farktan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını, malların davacıya teslimine ilişkin tanıklarının da bulunduğunu,
salt davacının havale sırasında tek taraflı olarak yaptığı açıklamaya istinaden ilgili tutarın avans olduğunun kabulünün hakkaniyete aykırı olacağını, kesinlikle kabul manasına gelmemekle beraber, davacının iddia ettiği borcu ödemesi için müvekkiline gönderdiği herhangi bir ihtarnamenin bulunmadığını, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, müvekkili tarafından davacıya gönderilen malın bedelinin ödendiğine dair herhangi bir belgenin bulunmadığını, ispat yükünün davacıda olduğu davacının davasını ispata yarar belge sunmadığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI VE SÜREÇ: Mahkemece, ilk olarak 2017/705 esas, 2018/1132 karar sayılı ve 06/11/2018 tarihli karar ile taraflar arasında konusu deniz salyangozu satımı olan sözleşme düzenlendiği, sadece bir kez mal teslimatı yapıldığı, parasının ödendiğinin her iki tarafça da kabul edildiği, uyuşmazlığın avans olarak ödenen bedelin, malın bedeli olarak ödenip ödenmediği hususuna ilişkin bulunduğu, talimat yoluyla yaptırılan defter incelemesine göre PTT havalesi ile yapılan avans ödemelerinin davacının ticari defter ve kayıtlarına işlenmiş olduğu,
... havale makbuzlarının incelenmesinde gönderilen bedelin avans ödemesi olduğunun açıkça yazıldığı, bununla birlikte davalının iddiası doğrultusunda, yapılan ödemenin mal bedeli için yapılmış olması halinde avans açıklamasının yazılmaması gerektiği, avans bedeli şerhi düşüldüğüne göre davalının iddiasının yazılı delille çürütüldüğü, her iki tarafın kabulünde olan mal teslimi ve sonrasında yapılan ödemenin alım-satım ilişkisinin konusu olup bedelin avans olarak ödendiğine, ödünç sözleşmesi gereğince borcun geri ödenmediğinin de defter kayıtlarıyla sabit olduğu,
bu nedenle icra takibinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline ve %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu sonucunda, Dairemizin 2019/164 esas, 2021/221 karar sayılı ve 18/02/2021 tarihli ilamıyla, "Davacı tarafından davalıya 22/08/2014 tarihinde 4.978-TL havale yapılmış, açıklama kısmında "avans olarak (borç)" ibaresine; yine, 01/09/2014 tarihinde 4.950-TL havale yapılmış, açıklama kısmında "salyangoz alımı için avans olarak" ifadesine yer verilmiştir.
Davacı tarafından ibraz edilen elektronik ileti dökümlerinde, davacı tarafından davalıdan 10.000-TL'nin ödenmesinin istenildiği, beyanlarda davalı tarafından 8 ton civarında mal teslim edildiğinden de bahsedildiği, ayrıca 800-TL komisyon kesintisi yapıldığını ve davalının 9.200-TL borcunun bulunduğu ifade edilmiştir. Elektronik iletilerde davalı tarafa ait olup da borcu doğrulayan bir beyan bulunmamaktadır.
Bilirkişi tarafından 2014 ve 2017 yılları defterleri incelenmiş, davacı tarafından davalıya yapılan toplam 9.928-TL ödeme avans olarak kaydedilmiş olup, davalı tarafından davacıya mal teslimi ile ilgili kayıtlı herhangi bir fatura tespit edilmemiştir. 9.928-TL alacak bulunmasına rağmen sadece 9.200-TL şüpheli alacaklar hesabına aktarılmıştır.
Davacı kendisini bir seferliğine salyangoz teslimi yapıldığını, bunun da bedelinin ödendiğini, fakat salyangoz tesliminin dava konusu avans ödemesi ile ilgisi bulunmadığını ileri sürdüğü dikkate alındığında ispat yükünün yer değiştirdiğini, davacının ispat yükünü üzerine aldığını kabul etmek gerekir. Havale dekontlarından birisinde açıkça salyangoz için avans ödemesi yapıldığı belirtilmekle artık davalıya ödenen avansın borç olarak verildiğini ispat yükü davacı üzerindedir.
Ne var ki davacı 01/11/2018 tarihli dilekçesinde, 12/09/2014 tarihinde müvekkiline gönderilen 5.600 kg salyangoz bedeli olan 7.280-TL'nin aynı gün şirket yetkilisi tarafından davalının hesabına gönderildiğini davalının hesap bilgilerini vermek suretiyle bildirmiştir. Fakat mahkemece bu husus üzerinde durulmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafın, davalının kendisine bir seferliğine mal teslimi yaptığına dair beyanları dikkate alınarak, davacı tarafından yapılan avans ödemesinin kendisine teslim edilen mallarla ilgili olup olmadığı, teslim edildiği kabul edilen salyangozlarla ilgili avans ödemesi dışında davacının iddia ettiği ödemenin yapılıp yapılmadığının davalının hesabının bulunduğu ilgili bankadan sorulmak suretiyle araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır." gerekçesiyle,
kararın HMK 353(1)a-6 uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Kaldırma kararından sonra mahkemece, davacının kendisine salyangoz teslimi yapıldığını, bunun da bedelinin ödendiğini, fakat salyangoz tesliminin dava konusu avans ödemesi ile ilgisinin bulunmadığını ileri sürdüğü dikkate alındığında ispat yükünün yer değiştiği, davacının ispat yükünü üzerine aldığı; havale dekontlarından birinde açıkça salyangoz için avans ödemesi yapıldığının belirtildiği, artık davalıya ödenen avansın borç olarak verildiğinin ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacının dava dilekçesinin ekinde sunduğu elektronik ileti dökümlerinden 8 ton civarında malın davalı tarafından teslim edildiğinin sabit olduğu,
her ne kadar dava dilekçesinde, bir sefer mal teslimi yapıldığı ve bedelinin ödendiği iddia edilmiş ise de, davacı vekilinin 01/11/2018 tarihli dilekçesinde, 12/09/2014 tarihinde müvekkiline gönderilen 5.600 kg salyangoz bedeli olan 7.280-TL'nin aynı gün şirket yetkilisi tarafından davalının hesabına gönderildiğini beyan ettiği, bu durumda davacıya birden fazla mal teslimi olduğu, 5.600 kg salyangozun bedelinin 12/09/2014 tarihinde davalının banka hesabına gönderildiği kanıtlanmış ise de, davacının da kabulünde olan 8 ton salyangoz bedelinin ödendiği hususunun kanıtlanamadığı;
buna göre dava konusu 10.000-TL'nin davalı tarafından teslim edilen 8 ton salyangoz bedeline ilişkin ödeme olduğu ve iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine ve davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf kararında belirtilen araştırmanın yapılması ve müvekkilin davalıdan bir kere mal aldığının, bunun da bedelinin ödendiği yönündeki beyanlarının ispatı için ...
Bankası'ndan getirtilen kayıtlarda müvekkil şirket yetkilisi ... tarafından davalıya 12/09/2014 tarihinde 7.280-TL ödeme yapıldığının belirlendiğini, böylece davanın ispatlandığını; ... ödeme makbuzlarındaki "Salyangoz alımı için avans olarak" ve "Avans olarak(borç)" ibarelerinin sabit olduğunu, davalının ise para gönderme işlemlerinin müvekkiline gönderilen malların bedeli olduğunu iddia ettiğini, ancak davalının sadece bir kere mal gönderdiğini;
davanın hiç bir aşamasında davalıdan 8 ton mal alındığı yönünde bir kabulün bulunmadığını, whatsapp mesajındaki 8 ton ifadesinin kuvvetle muhtemel sehven yazıldığını, 2014 yılında yapılan avans ödemesi ve salyangoza karşılık yapılan ödeme üzerinden 3 yıl geçtikten sonra 15/03/2017'de gönderilmiş mesajda müvekkilinin salyangoz miktarını yanlış hatırlamasının doğal olduğunu, zaten tam hatırlayamadığı için "8 ton civarında" ifadesini kullandığını, nitekim yargılamada yazılı kayıt ve delillere ulaşıldığını ve davalının müvekkiline bir defaya gönderilen malın tam olarak miktarının ne kadar olduğunun (5.600 kg) açıklığa kavuşturulduğunu;
davalının soyut ve gerçekdışı beyanlarına itibar edilmesinin doğru olmadığını; yargılama sürecinde davalı tarafından müvekkiline birden fazla kere mal gönderildiği yönünde bir beyanı olmamasına rağmen, taraflarınca salyangoz bedelinin ayrıca ödendiğinin ispatlanmasından sonra, bu sefer yine mahkemeyi yanıltmak amacıyla birden fazla mal gönderildiği yönündeki yeni bir iddiaya yer verildiğini, bunun kabulünün mümkün olmamasına rağmen bu usule ve hukuka aykırı, gerçekdışı beyana itibar edilerek hüküm kurulduğunu;
kabul anlamına gelmemek kaydıyla, mahkemece davanın ispatlanamadığı kanaatine ulaşılması halinde yemin deliline dayandıklarından karardan önce yemin teklifi hususunun sorulmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava satım sözleşmesi uyarınca avans olarak ödendiği ileri sürülen bedelin iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Kaldırma kararında açıkça belirtildiği üzere , davacı tarafından davalıya 22/08/2014 tarihinde 4.978-TL havale yapılmış, açıklama kısmında "avans olarak (borç)" ifadesine. 01/09/2014 tarihinde 4.950-TL havale yapılmış, açıklama kısmında "salyangoz alımı için avans olarak" ifadesine yer verildiğinde uyuşmazlık bulunmaktadır.
Yargılamanın başından beri davacı vekili, davalının kendisine tek parti 5.600 kg salyangoz gönderdiğini, bunun ücreti olan 7.280-TL'nin de davalının ... Bankası'ndaki hesabına müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından 12/09/2014 tarihinde gönderildiğini; davaya konu ettikleri 10.000-TL'nin salyangoz alım-satımıyla ilgisi olmadığını beyan etmiştir.
Kaldırma kararında da mahkemece bu hususun üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiş, mahkeme davalının ... Bankası'ndaki hesap ekstresini getirtmiştir.Getirtilen ekstreye göre adı geçen ...'ün 12/09/2014 tarihinde 7.275-TL'yi "..." açıklamasıyla gönderdiği belirlenmiştir.
Davalı vekili ise cevap dilekçesinde davaya konu 10.000-TL'nin kendisine salyangoz bedeli olarak gönderildiğini; bilirkişi raporuna karşı sunduğu 04/10/2018 tarihli dilekçesinde davaya konu ödemeden başka müvekkiline bir ödeme bulunmadığını.
05/11/2018 tarihli dilekçesinde aynı beyanda bulunmuş; ilk karara karşı sunduğu 14/12/2018 tarihli istinaf dilekçesinde "Zira davaya cevap dilekçemizden itibaren her aşamada, müvekkilin davacıya mal gönderdiği, gönderilen mala karşılık da avans bedeli adı altında gönderilen para dışında başkaca bir ödeme yapılmadığı ve bu ödemenin de müvekkilin hakedişi olduğu açıklanmıştır." şeklinde beyanda bulunmuştur. Ancak ...
Bankası'nın yukarıda belirtilen 25/12/2021 tarihli cevabi yazısıyla gönderilen hesap ekstresine göre davalının hesabına, davacı temsilcisinin 12/09/2014 tarihinde 7.275-TL'yi gönderdiğinin belirlenmesinden sonra davacının 30/01/2022 tarihli dilekçesine verdiği 10/02/2022 tarihli karşı beyan dilekçesinde ise, müvekkilinin davacıya 5.600 kg ve 8.000 kg olmak üzere iki kez salyangoz gönderdiğini, 7.275-TL'nin 5.600 kg ve 9.928-TL'nin 8.000 kg için gönderildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Yani davalı taraf yargılamanın başından beri ileri sürdüğü savunmasını dayanaksız bir şekilde değiştirmiştir. Ayrıca davacı vekilinin dava dilekçesinin ekinde sunduğu davacının davalıya yazdığı belirtilen ve davalının da itiraz etmediği whatsapp mesajında, 8.000 kg civarında salyangoz gönderdiğini yazdığı görülmüştür.
Yani davalı vekilinin 10/02/2022 tarihli dilekçesine kadar tarafların beyanları arasında hiç bir zıtlığın bulunmadığı da gözetilerek, davalının davacıya tek sefer salyangoz gönderdiği kabul edilmelidir. Zira iki defa salyangoz gönderildiğine dair davalının belirtilen tarihe kadar bir beyanı olmadığı gibi bu hususta bir delil de sunmamıştır. Davacı bunun miktarının 5.600 kg olduğunu, davalı ise davacının mesajından hareketle 8.000 kg olduğunu savunmaktadır.
Fakat davalı teslim ettiğini savunduğu salyangozlara ilişkin miktar veya fiyatına ilişkin soyut beyanı dışında bir delil de ibraz etmemiştir. Buradan hareketle tek teslimat için davacı temsilcisinin davalıya 7.275-TL ödeme yaptığı, davaya konu miktarı ise davalıya borç olarak gönderdiği anlaşılmıştır. Davaya dayanak teşkil eden icra takibinde 10.000-TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsili istenilmiştir.
Ne var ki kaldırma kararından önce alınan bilirkişi raporunda,davacının ticari defterlerine göre davalıdan 9.200-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle 9.200-TL alacak talebinde davacının haklı bulunduğundan itirazın kısmen iptali ile belirlenebilir likit alacak için %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın 9.200-TL asıl alacak talebinde haklı olduğundan itirazın kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken,davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek davalı tarafça istinaf edilmeyen kötüniyet tazminatının reddi kararı tekrar edilmesine karar verilmiştir.
15/04/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/976, K. 2025/589, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama