İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/565 K.2024/1437

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/565Karar2024/1437Tarih26 Eylül 2024Okuma24 dk · 4.893 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Eylül 2024
Dosya no
2022/565 Esas
Karar no
2024/1437 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2019/881 Esas - 2021/927 Karar
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.893 kelime·24 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mevcut ticari ilişki kapsamında tahakkuk eden toplam 89.365,68-USD alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalı tarafın takibe kısmen itiraz ederek alacağın 17.680,68-USD kısmını kabul ettiği bakiye 71.686-USD'ye itiraz ettiği, bu nedenlerle davalının haksız itirazının iptaliyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu hususunun doğru olduğunu, ancak müvekkili şirket tarafından davalı adına düzenlenen faturaların kayıtlara işlenmediğinden dolayı davacı tarafın alacaklı gözüktüğü, oysaki davacı tarafın alacaklı olduğunu belgelerle ispatlaması gerektiğini, bu nedenlerle müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 29/11/2021 tarih 2019/881 Esas - 2021/927 Karar sayılı kararında. "Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .. takip sayılı dosyasının celp ve tetkikinde davacı tarafından davalı aleyhine cari hesap alacağına dayalı olarak toplam 89.365,68-USD üzerinden icra takibi yaptığı, davalı tarafın takip konusu alacağın 71.686-USD'lik kısmına itiraz ettiği ve mahkememizde de kısmi itiraza yönelik olarak itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.

Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya bilirkişi heyet ... 'a tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti en son düzenlemiş olduğu 12/04/2018 tarihli ek raporlarında; "taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davacı tarafın itiraza konu alacak miktarı olan 71.685-USD kadar alacağı bulunduğu,

davalı tarafın alacaktan mahsup edilmesi gerektiğini iddia ettiği 22.977-USD'lik faturanın konusu olan boyalı ipliğin özel bir çalışma olduğundan başka bir siparişte değerlendirme olanağının yok denecek kadar az olması nedeniyle belirlenen alacaktan mahsup edilemeyeceğini, bu bağlamda netice itibariyle davacı tarafın 71.685-USD kadar alacağı bulunduğunu" teknik kanaatleri olarak belirtmişler, mahkememizce de düzenlenen bilirkişi raporu yeterli görülerek hükme esas alınmıştır.

Mahkememizce istinaf ilamı yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf etmesi üzerine İBAM 13.HD.

2018/1130 esas 2019/1439 sayılı ortadan kaldırma kararı ile dosya mahkememiz 2019/881 esasına kaydedilmiştir.Dosya 30/12/2019 tarih celsede tarafların istinaf kararına yönelik beyan dilekçeleri ve istinaf kararında belirtilen hususları irdeler şekilde rapor alınması için üç kişilik tekstil mühendisi bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti düzenlemiş oldukları 05/03/2020 tarihli raporlarında özetle;

" ...01.09.2016 tarihinde iptal olan 5000 kg'lık siparişin bordo renk kumaş için ... tarafından verilen son teslim tarihi olan 22.09.2016 tarihinden çok önce iptal olduğundan dolayı, 22.977 USD tutarındaki ... faturasının, ... firmasının siparişi erken iptal etmesinin karşılığı olduğuna, ...'ye 38.673,84 USD'lık navlun faturası KESİLEMEYECEĞİ, yalnızca gecikmenin başlamış olduğu 22.09.2016'dan sonra teslim edilen Burgudy renk kumaş teslimatları için kesilebileceğine, ... 'nin fiyatlarına yansıttığı 1 USD tutarındaki toplam 13.230 USD' boya farkı faturasının, boyalı kumaş olarak sipariş alındığı,

daha sonra tarafların üzerinde mutabık kaldıkları boyalı iplikten üretim yapılmasından kaynaklandığına, 9.159,50 USD tutarında reklamasyon faturası hakkında dosyada bulunan 16 numaralı ek incelenmiş, ancak HTL FASHION müşterisinin uyguladığı indirimin tarihi, indirimin uygulanma nedeni (kumaş gecikmesinden dolayı olup olmadığı) hususlarında bilgi bulunmadığına, ... firmasının 5.508 USD tutarında ilk fatura ettiği tarihin 28.06.2016 olduğu, iadesinin 21.07.2016 yapıldığı kesilen fatura içeriğine ilişkin hiçbir veri bulunmadığından,

dosyada sadece 09 Eylül 2016 tarihinde ... 'ye gönderilmiş, cevapsız “Bu ft neden bana geliyor bu konuştuğumuz Anlaştığımız ft neden bana iade kesiliyor” şeklinde elektronik postasının bulunduğunu ..." teknik kanaatleri olarak bildirmişlerdir. Dosya taraf vekillerinin rapora itiraz etmesi sonucu ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.

Bilirkişi heyeti hazırlamış oldukları 16/12/2020 havale tarihli ek raporlarında özetle; " ...siparişte teslimat tarihinin kök raporda da açıklandığı üzere çeşitli sebeplerle geciktiği, bilirkişi heyetince renk olurunun verildiği tarihten itibaren 30 günlük sürenin baz alınmasının makul olduğu kanaati ile değerlendirme yapıldığı, sonuçta 30 günlük süreçte üretimi hızlandıracak bir takım önlemler alınması ve 27.08.2016 tarihi başlangıç alınarak hesap edilen 26.09.2016 son teslim tarihinin birkaç gün öne çekilmesinin mümkün olduğu, kök raporda belirtilen kanaati değiştirecek yeni bir bilgi ve belge bulunmadığı,

01.09.2016 tarihinde iptal olan 5000 kg'lık siparişin bordo renk kumaş için ... tarafından verilen son teslim tarihi olan 22.09.2016 tarihinden çok önce iptal olduğundan dolayı, 22.977 USD tutarındaki ... faturasının, ... firmasının siparişi erken iptal etmesinin karşılığı olduğuna, ...'ye 38.673,84 USD'lık navlun faturası KESİLEMEYECEĞİ, yalnızca gecikmenin başlamış olduğu 22.09.2016'dan sonra teslim edilen Burgudy renk kumaş teslimatları için kesilebileceğine, ... firmasının 5.508 USD tutarında 28.06.2016 tarinde davalı tarafından fatura edildiği,

23 gün sonra 23.07.2016 tarihinde davacının iade ettiği, faturaya süresi içinde itiraz edilip edilmediğinin takdirinin mahkemede olduğu, ancak davalının 09.09.2016 tarihinde ... 'ye gönderilmiş elektronik posta içeriğinde “Bu ft neden bana geliyor bu konuştuğumuz Anlaştığımız ft neden bana iade kesiliyor” yazısının bulunduğu, bu maile cevap verilmediğinin tespit edildiğini, bu faturanın davacı tarafından kabul edilmesi gerektiği..." şeklinde teknik kanaatlerini bildirmişlerdir.

29/03/2021 tarihli celsede dosya; taraflar arasında ihtilaf konusu olan itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava olduğu dikkate alınarak icra takibi tarihi itibariyle taraflar arasındaki ihtilafın değerlendirilmesi, bu tarih itibariyle düzenlenen faturaların dikkate alınması suretiyle ve ayrıca taraf vekillerinin daha önce düzenlenen bilirkişi raporuna itiraz ve beyanları da dikkate alınarak davacı tarafın varsa icra takip tarihi itibariyle alacağının belirlenmesi için tekstil mühendisi ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.

Bilirkişi heyeti düzenlenmiş oldukları 26/04/2021 tarihli raporlarında özetle; "davacının takipte talep ettiği tutarın 89.365,68 USD, takip tarihinden alacağının 17.680,68 USD olduğunu, takipten sonra kesilen faturaların hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiğinden değerlendirmeye alınmaması gerektiği..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.

31/05/2021 tarihli celsede; dosya taraf vekillerinin rapora itiraz etmesi sonucu ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir Bilirkişi heyeti düzenlenmiş oldukları 15/08/2021 tarihli ek raporlarında özetle; "davacının takipte sunduğu cari hesap ekstresinde davacının 27.10.2016 takip tarihi itibariyle davalıdan alacağının 89.365,68 USD olduğunu, davalının kabulünde olan 17.680,68 USD nin toplam tutardan düşülmesi gerektiği, davacının takibin devam etmesi gereken alacağının 71.685,00 USD (89.365,68 -17.680,68 = 71.685,00 USD ) olduğu,

01.09.2016 tarihinde iptal edilen 5.000 kg.lık sipariş bordo renk için kumaş teslim tarihi davalıca beyan edilen teslim süreleri içinde kaldığından 22.977 USD tutarlı davacı faturasının davalıdan tahsil edilmesinin uygun olacağı, davacı ... firmasına 38.673,84 USD navlun faturası kesilmesinin uygun olmayacağı, davacı ... firmasınca fiyatlara yansıtılan 1,00 USD toplam 13.230 USD tutarındaki faturanın, tarafların mutabık kaldıkları boyalı iplikten üretim yapılması nedeniyle kesildiği kanaatine varıldığı" teknik kanaatleri olarak bildirmiş mahkememizce düzenlenen bilirkişi raporu değerlendirilmiştir.

Gerek İBAM kaldırma kararı öncesinde alınan bilirkişi raporu ve yapılan yargılama gerekse sonrasında alınan bilirkişi raporları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesinde; taraflar arasında ihtilaflı olduğu anlaşılan faturalara ilişkin olarak;38.673,84 USD'lik navlun faturasına ilişkin yapılan değerlendirmede.

15/08/2016 günü saat: 09:35'te ... tarafından ...'a gönderilen toplantı notları özetleri başlıklı e-postada "Bu sipariş için reklamasyon veya uçak v.s. kesinlikle kabul edilmemektedir.

Sizin için uygunsa teslim edeceğiz" şeklinde belirtmiş olduğu, aynı gün ...'dan gelen cevap mailinde "Toplantıda sizden burgudy rengini ne zaman tamamlayacağınızda bana bir yükleme planı da vermenizi rica etmiştim onu atarsanız, aşağıdaki toplantıda konularda mutabıkız" şeklinde cevap verdiği, ayrıca 22/08/2016 tarihli e-postada ...'nin netleşen burgundy renk kumaş programı için kumaş programında itiraz edilmediği ve uçak navlunu konusunda ... tarafından herhangi bir geri bildirim/itiraz bulunmadığı,

bu durumda taraflar arasında mutabık kalındığı için ...'ye 38.673,84 USD'lik navlun faturası düzenlenemeyeceği, her ne kadar bilirkişilerce gecikmenin başlamış olduğu 22/09/2016 tarihinden sonra teslim edilen Burgudy renk kumaş teslimatları için kesilebileceği belirtilmiş ise de; kumaşın üretimine davalının onayı alındıktan sonra başlanacağının kararlaştırıldığı, davacı tarafından 22/08/2016 tarihinde davalıya gönderilen e-postada;

"borda kumaşa ilişkin örgü üretiminin perşembe gününden itibaren(yani 25/08/2016 tarihinden itibaren) günlük bir ton olacağı ve her gün üretilecek kumaşların fabrikaya gönderilip 2 gün sonra (yani 27/08/2016 tarihinden itibaren) sevkiyat yapılacaktır." şeklinde ifade edildiği, bu halde 30 gün olan teslimat süresinin başlangıcının 27/08/2016 tarihi olarak kabul edilmesi ve en son teslimatın da 26/09/2016 tarihinde yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda teslimatın süresinde olduğu, bu nedenle davalının bu fatura nedeni ile alacaklı bulunmadığı anlaşılmıştır.

13.230 USD'lik boya farkı faturasına ilişkin yapılan değerlendirmede; taraflar arasındaki e-posta yazışmalarından faturanın taraflar arası mutabakata dayalı olarak kesildiği anlaşılmıştır. 9.159,50 USD'lik reklamasyon faturasına ilişkin yapılan değerlendirmede; taraflar arasındaki e-posta yazışmalarından davalının reklamasyon istemeyeceğinin açık bir şekilde beyan edildiği bu nedenle bu fatura nedeni ile davalının alacaklı olduğundan bahsedilemeyeceği anlaşılmıştır.

5.508 USD'lik faturaya ilişkin yapılan değerlendirmede; faturanın neye dayanılarak düzenlendiğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı, davalı tarafından kesildiği anlaşılan faturaya dayanak teşkil edebilecek bir delil ortaya konulamadığı görülmektedir.

22.977 USD'lik fatura yönünden yapılan değerlendirmede; bu faturanın 5 tonluk siparişin iptal edilmesi nedeniyle davacı tarafından düzenlendiği, davalı tarafça davacının 30/07/2016 tarihli mailinde teslim süresini kumaş enlerinin genişletilmesi durumunda 30 günde yapılabileceğini belirttiğini, davalının 30 günlük bu süreyi kabul etmediğini, teslimatın daha kısa bir sürede yapılmasını istediğini, davacı tarafından belirlenen termin tarihinin davalı tarafça kabul edilmediğini beyan etmiş ise de; davalı tarafından 30/07/2016 tarihinde sipariş iptali yapılmadığı,

davalı tarafından 15/08/2016 tarihinde termin konusunda cevap beklendiğinin belirtildiği, 22/08/2016 tarihinde ise davacının verdiği termin bilgisine siparişe başlanmaması ile ilgili itiraz maili de gelmediği görülmekle, davacı tarafından belirlenen termin tarihinin davalı tarafından kabul edildiği kanaati hasıl olmuş ve davalının 22.977 USD'lik fatura yönünden borçlu olduğunun kabulü gerekmiştir.

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında mevcut ticari ilişki nedeniyle bilirkişi heyetleri tarafından düzenlenen kök ve ek raporlarda belirtildiği üzere davacı tarafın kısmi itiraza konu alacak kapsamında toplam 71.685-USD alacağının mevcut olduğu, davalı tarafın belirlenen alacaktan mahsup edilmesi gerektiğini iddia ettiği faturalara ilişkin alacaklı olmadığının yapılan yargılama ve alınana bilirkişi raporları ile tespit edildiği, bu nedenle davacının alacağından mahsup edilmesi gereken bir bedel bulunmadığı anlaşılmakla;

davalı tarafın haksız kısmi itirazının iptaline, davalı tarafın likit olan alacağa yapmış olduğu itiraz nedeniyle aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..."gerekçesi ile, ''1-Davacının davasının KABULÜ ile,

davalının Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu kısmi itirazın iptali ile takibin itiraz edilmeyen 71.685,00-USD üzerinden devamına, takip konusu alacağa %6'yı geçmemek üzere 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiz uygulanarak takip talebindeki diğer koşulları ile devamına, 2-Hükmedilen asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 50.494,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

İlk derece mahkemesi kararında uyuşmazlık konusu 5.508 USD bedelli faturaya ilişkin yapılan tespitin somut olayın meydana geliş şekline aykırı olduğu gibi usul ve yasaya da aykırı olduğunu, karara dayanak alınan 15.08.2021 tarihli Bilirkişi Raporu’nda 5.508 USD bedelli faturaya ilişkin olarak herhangi bir tespitte bulunulmamış olup, Bölge Adliye Mahkemesi’nce daha önce verilen kaldırma kararı sonrası dosyanın tevdi edildiği ilk bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen gerek Kök gerekse de Ek Raporda da müvekkilince 5.509 USD bedelli faturanın davacıdan talep edilebileceği yönünde tespitlere yer verildiğini,

Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı sonrasında alınan ve dosyada mübrez iki bilirkişi raporunda da isabetli bir şekilde, “farklı bir hukuki ilişki kapsamında tanzim edilerek davacıya tebliğ edilen 5.508,00 USD bedelli faturanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“6102 sayılı Kanun”) 21/2. maddesi uyarınca belirlenen sekiz (8) günlük itiraz süre içerisinde itiraz/iade edilmediği,

iade işleminin yirmi üç (23) gün sonra gerçekleştirildiği ve bu sebeple davacı tarafından müvekkilimiz Şirket’e ödenmesi gerektiği” kanaatine varıldığını, buna karşın, Yerel Mahkeme tarafından verilen Karar’da, söz konusu faturaya ilişkin olarak herhangi bir delil ibraz edilmediğinden bahisle fatura bedelinin davacıdan talep edilemeyeceği, dolayısı ile de müvekkili şirket tarafından bu tutarın mahsuba konu edilemeyeceği gibi hatalı bir kanaate varıldığı,

Söz konusu faturanın, müvekkilinin şirket ile davacı arasında yukarıda bahsi geçen siparişten farklı bir siparişe ilişkin olarak müvekkili tarafından davacıya düzenlenen bir fatura olduğunu, tarafların, ilgili faturanın düzenlenmesi hususunda mutabık kaldıklarını, ancak davacının, tarafların varmış olduğu işbu mutabakata aykırı olarak ilgili faturayı haksız, hukuka aykırı ve kötüniyetli olarak (fatura iade süresinin üzerinden uzun bir zaman geçtikten sonra) müvekkiline iade ettiğini, Tarafların söz konusu faturanın düzenlenmesi ve tutarı konusunda mutabık kaldıklarına ilişkin somut yazılı delillerinin,

cevap dilekçesi ekinde yer almasına rağmen, Karar’da fatura dayanağını ispat eder nitelikte delil olmadığından bahisle müvekkilinin alacak ve dolayısı ile mahsup hakkının yok sayılmasının açıkça eksik ve hatalı inceleme teşkil ettiğini, Karar’da, müvekkil Şirket tarafından, salt davacı Şirket’in kusurlu ve müvekkili Şirket’i zarara uğratan işlem/eylemleri nedeni ile mecburen iptal edilmek zorunda kalınan 5.000 kg’lık siparişin teslim süresi içerisinde olduğu yönündeki tespitin açıkça maddi hata teşkil ettiği gibi Yerel Mahkeme’ce davacı Şirket’in kusurlu işlem ve eylemlerinin hukuki nitelendirmesinin de hatalı yapıldığını gösterdiğini,

ilk derece mahkemesi kararında taraflar arasındaki yazışmaların hatalı yorumlandığı bir takım tespitlere yer verildiğini, varılan bu kanaatin dosya kapsamında sunmuş oldukları delilleri gereği gibi değerlendirilmeksizin tamamen afaki şekilde oluşturulduğunu, nitekim kararda değerlendirilmeyen fakat taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu ticari ilişkin başlangıcı olan sipariş formunda ve ayrıca siparişlerin üzerinde, termin (teslimat) tarihi olarak 30.06.2016 – 10.07.2016 tarihleri gösterildiğini, davacının, kendisine müvekkili şirket tarafından sipariş geçilmesi sonrasında kumaşların üretimine başladığını, davacının,

Mart 2016 tarihinde müvekkili şirket için numune olarak az bir miktarda ürettiği kumaşı bu sefer (nedeni belirsiz şekilde) toplu olarak ürettiğini ancak ürettiği kumaşın renginde, taahhüt ettiği renge nazaran açık bir farklılık ortaya çıktığını, bu renk farkının kabul edilebilir olmadığının müvekkili tarafından davacıya derhal bildirildiğini, bunun üzerine davacının, boyadığı ipliklerden müvekkile bir numune göndereceğini ve numunenin onaylanması durumunda üretimi 40 gün içerisinde tamamlayabileceğini davalıya bir e-mail ile belirttiğini,

müvekkilinin gecikmiş bu teslim süresini kabul etmemesine rağmen ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında somut delil durumuna aykırı şekilde tarafların otuz (30) günlük ek süre üzerinde mutabık kaldıkları gibi afaki bir varsayım üzerinden teslim süresinin ek otuz (30) gün olarak kabul edildiği gerekçe gösterilerek davacının düzenlendiği haksız faturanın bir alacak kalemi olarak kabul edilmesinin açıkça maddi hata teşkil ettiğini, taraflar arasında termin tarihine ilişkin en son yazışmanın 30.07.2016 tarihli olduğu ve gerek bu yazışma gerekse de davacının sonraki tarihte bu yazışma uyarınca hareket etmesi sebebiyle,

termin tarihinin 30.08.2016’dan önceki bir tarih olarak belirlendiği ve taraflar arasındaki 15.08.2016 tarihli toplantı ve yazışmanın konusunun ise diğer ticari hususlar olduğu ve davacı tarafından talep edilen bu hususların müvekkilce şarta bağlı olarak kabul edildiği, müvekkilce ileri sürülen şartın ise kendisine termin “planı” sunulması (yani son güne gelmeden önce hangi tarihlerde ne oranda sevkiyat yapılacağının bildirilmesi) olduğu,

fakat bu hususun termin günüyle (yani en son sevkiyatın hangi gün gerçekleşeceğiyle) hiçbir bağlantısının bulunmadığı ve neticeten Yerel Mahkeme’nin, mevcut hali ile iki ayrı konuyu birbirine karıştırdığını, 5.000 kg’lık siparişin, mutabık kalınan teslim tarihinden daha ileri bir tarih olan 01.09.2016 tarihinde gerçekleştirildiği ortada iken, ilk derece mahkemesi kararında bu tarihin teslim tarihi içerisinde kaldığı ve bu sebeple kesilen 22.977,00 USD tutarlı faturanın erken iptal nedeniyle müvekkil tarafından kabulünün gerektiği gibi bir neticeye varılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu,

taraflar arasında mutabık kalınan ve termine ilişkin son yazışma uyarınca, termin tarihinin 30.08.2016 öncesi olduğunu, bu kapsamda, 01.09.2016 tarihi itibarı ile davacının zaten temerrüde düşmüş olduğu hususunda şüphe bulunmadığını, borçlu temerrüdü hâlinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“6098 sayılı Kanun”) 125. maddesinde alacaklıya tanınan seçimlik hakların belirtildiğini, bu doğrultuda, 6098 sayılı Kanun’un 125/2. maddesi uyarınca, müvekkil şirketin ifadan vazgeçerek ifa edilmeme sebebiyle uğradığı zararı talep etme hakkının mevcut olduğunu, Yerel Mahkemenin,

müvekkiline kanunen tanınmış bu seçimlik hakları müvekkilinin ne şekilde kullanacağına ilişkin karar verme ve/veya bir takdir yetkisi bulunmamasına rağmen, müvekkili tarafından, gecikmiş siparişin iptali yönünde kullandığı takdir hakkının hukuka uygun olmadığından bahsile 22.977,00 USD tutarlı faturadan sorumlu olacağı yönündeki hükmünün açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, 38.673,84 USD tutarında navlun bedelinin müvekkili şirket tarafından faturalandırılamayacağı yönünde tespit içeren Yerel Mahkeme Kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

Davacı yanca afaki şekilde ve tek taraflı olarak düzenlenen 13.230,00 USD tutarındaki boyama farkı bedeli üzerinde taraflarca mutabık kalındığına ilişkin Yerel Mahkeme kanaatinin hatalı olduğunu, müvekkil Şirket tarafından 15.08.2016 tarihli e-mail ile davacıya iletilen kabul beyanı şarta bağlanmış olup, davacı tarafından şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle geçerliliğinden söz edilebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, Müvekkilinin, süreç içerisindeki tüm yazışmalarda, boyama farkını kabul etmediğine ilişkin açık irade beyanlarına rağmen, Yerel Mahkeme tarafından,

22.08.2016 tarihli e-maile cevap vermemesi gerekçe gösterilerek boyama farkı bedelinin kabul edildiği şeklinde yorumlanmasının hukuken izahı olmadığını, Yerel Mahkeme Kararı’nda müvekkilce kabul edilmemesine rağmen, davacı tarafından düzenlenen 13.230,00 USD tutarındaki boyama farkı faturasının taraflarca mutabık kalındığına ilişkin tespite itiraz ettiklerini, bu yöndeki tespit üzerinden tesis edilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, İleri sürerek;

ilk derece mahkemesi kararının gerçekleştirilecek istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve gerçekleştirilecek tahkikat neticesinde davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava; kumaş satış ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki kısmi itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen 2016/1170 esas, 2018/646 karar Sayılı kararının dairemizin 2018/1130 Esas 2019/1439 Karar sayılı ilamı ile, kararın gerekçesinin yetersizliği nedeniyle kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrası dosyanın iş bu esasa kaydedildiği ve yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Davacı yan dava ve cevap dilekçeleri ile; taraflar arasındaki kumaş satış ilişkisinden doğan bakiye hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe davacının yaptığı kısmi itirazın haksız olduğunu, davacının cevap dilekçesi ekinde sunduğu sipariş formlarında davacının imzası olmadığı gibi, sipariş maillerine verilmiş bir onay maili de bulunmadığından,

davalının taraflar arasında 07/06/2016 tarihinde teslim tarihi belli yazılı bir sözleşme kurulduğu iddiasını kabul etmediklerini, ihracatçı olan davacı ile kumaş satımı hususunda öteden beri ticari ilişkileri bulunduğunu, davacının tedarikçi olarak henüz ortada bir sipariş yokken 2016 yılı mart ayında davalıya elindeki kumaş kartelasını gösterdiğini, davalının karteladaki bordo renk kumaşı beğendiğini ancak bir sipariş vermediğini, davalının 2016 yılı Haziran ayında bordo renkli kumaştan sipariş vermek istediğini söyleyerek öncelikle yeni bir kumaş numunesi istediğini,

üretilerek davalıya gönderilen bordo renk kumaş numunesinin renginde farklılık bulunduğunu, bunun sebebini soran davalıya, mart ayında kullanılan ipliğin çok şu anda piyasada bulunmadığının, bu nedenle ancak iplik boyama suretiyle o renk ipliğe ulaşılabileceğinin belirtildiğini, bu nedenle davalının bordo renk kumaşa ilişkin sipariş vermediğini, öte yandan başka renk kumaşlara ilişkin siparişlerin devam ettiğini, bordo renk kumaşın üretimine ilişkin birlikte bir çözüm aradıklarını 15/07/2017 tarihli görüşmenin de böyle bir görüşme olduğunu, bu görüşmede davalıya ancak iplik boyama yöntemi ile bordo kumaşın üretilebileceğinin,

bunun da ek maliyet gerektirdiğinin belirtildiğini, davalının durumu değerlendirip karar vereceğini bildirdiğini, daha sonra tarafların birlikte piyasa araştırması yaptıklarını ve davalının piyasan temin ettiği çok az miktardaki (2.116 kg) ipliği davacıya üç ayrı irsaliyeli fatura ile gönderdiğini, davalının temin ettiği iplikler ile 21/07/2016 ila 24/08/2016 tarihleri arasında 3.998kg bordo kumaş üretilip 9 ayrı irsaliye ile teslim edildiğini, bu arada davalının iplik boyama yoluyla kumaş temini hususunda hala bir karar vermediğini,

görüşmeler devam ederken nihayet 15/08/2016 tarihli bir toplantı yapıldığını ve bu toplantıda davalının önceki yıla ait siparişinden davacı elinde kalan ürünlerin teslim alınması, davalının daha önce temin ettiği iplikler için kg başına 45 cent fiyat farkı kesilmesi, puntolu double face interlok fiyatlarının bordo kumaşlar için 9,20 USD, lacivert kumaşlar için 8,50 USD olması, lacivert kumaşlar teslim edildiğinden ayrıca fiyat farkı kesilmesi, bu sipariş için davacı tarafından kesinlikle reklamasyon veya uçak vs kabul edilemeyeceği koşulları ile üretime devam edileceğinin davalıya bildirildiği,

davalının 15/08/2016 tarihli maili ile davacıya bordo renginin ne zaman tamamlanacağı ve yükleme planı verilmesi halinde bu şartlarda mutabık olunduğunu, toplantı notlarını da ekleyerek açıkça belirttiğini, akabinde davalıya gönderilen 22/08/2016 tarihli mail ile,

25/08/2016 tarihinden itibaren bordo kumaşın günlük olarak üretilip davalıya teslim edileceğinin bildirildiğini, ilk partinin 25/08/2016 tarihinde, son partinin 26/09/2016 tarihinde teslim edildiğini, taahhüt edilen terminde bir gecikme olmadığını, davalının son partinin 28/09/2016 tarihinde teslim edildiğine ilişkin savunmasının aksine 28/09/2016 tarihinde yapılan teslimatın bordo kumaş teslimatı olmadığını, toplantıda açıkça davacıya reklamasyon veya uçak navlunu yansıtılmayacağı hususunda mutabık kalınması nedeniyle davalının bu yöndeki taleplerinin kabul edilemeyeceğini, kaldı ki reklamasyona ilişkin delil de bulunmadığını,

davalı tarafından 01/09/2016 tarihinde bordo kumaşın 5000kg eksik üretilmesi için atılan maile, tüm iplikler boyandığı için siparişin eksiltilemeyeceğine dair aynı tarihli e mail ile cevap verildiğini, kumaş boyama maliyetinin davalıya yansıtılacağı hususunda da tarafların mutabık kaldığını, 5.508,00-USD lik faturanın neye ilişkin olduğu belli olmadığı gibi, tarafların bu fatura hususunda mutabık kaldıkları yönündeki davalı savunmasının da yerinde olmadığı ileri sürülerek davanın kabulü talep etmiştir.

Davalı yan cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile; taraflar arasındaki cari hesap farkının, davalının davacıya kestiği ancak davacı tarafından kabul edilmeyen 43.200,00-TL tutarlı ve 5.508,00-USD tutarlı faturalar ile, davacının davacıya kestiği ancak davalı yanca kabul edilmeyen 22.977,00-USD tutarlı faturalardan kaynaklandığını, davacının 2016 yılı mart ayında kendisi tarafından üretilen kumaşları davalıya gösterdiğini, davalının bu kumaşlardan bordo renkli olanını beğendiğini, 07/06/2016 tarihinde davacıya,

dava dışı müşterisi American... firmasından aldığı siparişlere istinaden aralarında daha önce numunesi görülen ve müşteri tarfaından beğenilen bordo renk kumaşın da olduğu çeşitli renk, tür ve miktarlarda 30/06/2016 - 10/07/2016 teslim tarihli sipariş verdiğini, davalının bu sipariş üzerine toplu olarak ürettiği bordo kumaş renginde farklılık ortaya çıktığını, bunun üzerine tarafların 15/07/2016 tarihinde toplantı yaptıklarını, davacının mart 2016 tarihindeki numune kumaşın üretildiği ipliğin piyasada bulunmadığını, ancak elindeki ipliği boyayarak o tonda kumaş elde edebileceğini belirttiği,

davalının da kendisinin de iplik temini hususunda yardımcı olacağını, ancak teslimatın gecikmesi halinde yurt dışı müşteriye teslimatın gemi yerine uçakla yapılması gerekeceğini beyan ettiğini ve davacıya bir miktar iplik de tedarik ederek fatura karşılığı teslim ettiğini, ancak davacının gönderdiği 26/07/2016 tarihli e mailinde elindeki iplikleri boyamak için kg başına 1,00-USD fark talep ettiğini, davalının aynı tarihli maili ile bunu kabul etmediğini bildirdiğini, davacının akabinde 28/07/2016 tarihli e-maili ile kendilerine boyanmış iplik numunesi gönderileceğini,

numunelere olur verilmesi halinde üretime başlanacağını ve kırk gün içerisinde teslimat yapılacağını bildirdiğini, 30/07/2016 tarihli mailinde ise kumaş enlerinin genişletilmesi halinde sürenin otuz güne çekilebileceğini bildirdiğini, davalının 30/07/2016 tarihli maili ile otuz günlük teslimat süresini kabul etmeyerek daha erken teslimat istediğini, davacının bunu kabul ederek üretime başladığını, dolayısı ile termin tarihini 30/08/2016 tarihine uzatıltığını, ilk parti bordo kumaşın 12/08/2016 tarihinde gönderdiğini, süreç devam ederken davacı talebi üzerine 15/08/2016 tarihinde bir toplantı yapıldığını,

bu toplantıda davacının davalının zor durumundan faydalanarak üretime devam etmek, davalının önceki yıldan verdiği siparişlerden davacı elinde kalan ürünün teslim alınması,davalının davacıya yardım amacıyla piyasadan tedarik ettiği ürünün yüksek fiyattan bulunduğu iddiası ile kg başına 45 cent in davacıya ödenmesi,

26/07/2016 tarihli mail ile istenilen iplik boyama karşılığında kg başına 1,00-USD fiyat farkı ödenmesi koşullarını dayattığını, teslimde yaşanacak gecikmeyi göze alamayan davalının 15/06/2018 tarihli e maili ile kendilerine bir termin tarihi sunulması şartıyla bu koşulları kabul ettiğini, ancak davacının bir temrin tarihi sunmadığını, 30/08/2016 tarihi itibariyle halen siparişin %17 lik kısmının teslim edilebilmiş olduğunu, davalının bu nedenle 01/09/2016 tarihli e-maili ile siparişin 5.000,00-kg lik kısmını iptal ettiğini ve bu kısmı başka bir firmadan tedarik ettiğini,

davacının iptal edilmeyen ürünlerin teslimini de ancak 28/09/2016 tarihinde tamamlayabildiğini, davalının geç teslimat nedeniyle ürünleri uçak ile göndermek zorunda kaldığını ve toplam 46.173,84-USD navlun ödediğini, oysa gecikme olmasa gemi ile gönderilecek ürünler için 7.500,00-USD navlun ödenerek teslimatın yapılabileceğini, iki tutar arasında 38.673,84-USD tutarında fark olduğunu ve bu farkın davalının geç teslimden doğan zararı olduğunu, davacının haksız olarak davalıdan 13.230 kg iplik için 13.230,00-USD iplik boyama bedeli faturası yansıttığını,

geç teslimat nedeniyle dava dışı müşterisi tarafından davalıya yansıtılan reklamasyon nedeniyle de davalının 9.195,50-USD zararı bulunduğunu, davalının geç teslimden doğan toplam 61.063,34-USD zararı olmasına rağmen davacıya yalnızca 43.200,00-USD tutarlı maddi zarar faturası kesildiğini, davacının bu faturaya haksız olarak itiraz edip iade ettiğini, yine taraflar arasındaki farklı bir siparişten doğan 5.508,00-USD'lik faturada taraflar mutabık olmasına rağmen, bu faturanın da haksız olarak iade edildiğini,

davacının ayrıca iptal edilen 5.000,00-kg sipariş nedeniyle elinde kalan kumaşlardan ötürü davalıya 22.977,00-USD tutarlı fatura kestiğini, davalının iptalinin haklı olduğunu, kaldı ki bu kumaşların davalıya teslim dahi edilmediğini, davacının %6 oranındaki faiz talebinin de haksız olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece tarafların tüm delilleri toplanmış olup, dosya bir mali müşavir ve bir tekstil mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine verilerek kök ve taraf itirazları üzerine ek rapor alınmış, kaldırma kararı sonrası bu kez önce üç tekstil mühendisi bilirkişide oluşan heyetten rapor alınmış, akabinde taraf itirazları üzerine bir mali müşavir ve bir tekstil mühendisi bilirkişiden oluşan yeni bir heyetten kök ve ek rapor alınmış, tüm raporlar ile dosyaya mübrez deliller değerlendirilip tahkikat bitirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri, aşamalardaki diğer savunmaları ve rapora itiraz dilekçeleri ile benzer mahiyette olup bu itirazların, özellikle kaldırma öncesi alınan kök ve ek bilirkişi raporları ile kaldırma sonrası ikinci bilirkişi heyeti tarafından alınan kök ve ek raporlarda değerlendirildiği gibi mahkeme gerekçesinde de karşılandıkları;

buna göre dosyaya davalı tarafından ibraz edilen sipariş e-maillerine davacı yanca cevap verildiğine, dolayısıyla mailler ekindeki imzasız sipariş formlarında yer alan koşullarda yazılı bir sözleşme kurulmuş olduğuna, diğer ifade ile davacının davalıya 30/06/2016 ila 10/07/2016 tarihleri arasında teslim taahhüdünde bulunduğuna dair dosyada delil bulunmadığı,

taraflar arasında öteden beri devam eden bir ticari ilişkinin varlığı da nazara alındığında, davacının davalı için farklı renklerdeki bir kısım kumaşların üretimine başlamış olmasının, taraflar arasında, dosyaya sunulan sipariş formlarında yer alan koşullarla bir sözleşme kurulduğunu tek başına ispata yeterli olmadığı, davalının gönderdiği ve cevap verilmeyen 07/06/2016 tarihli iki adet sipariş maili dışında, dosyaya mübrez taraf yazışmalarında davalının bu savunmasını destekler beyan da mevcut olmadığı, bu tarihten sonra taraflar arasındaki ilk yazışmanın 26/07/2016 tarihinde davacının davalıya gönderdiği,

bordo kumaşın ancak iplik boyanması şeklinde üretilebileceğinin, bunun için kg başına 1,00-USD fiyat farkı oluşacağının bildirildiği mail olduğu, davalının ise bu maile fiyat farkı olarak düşüleceği yolunda cevap verdiği, akabinde davacının davalıya gönderdiği 28/07/2016 tarihli e mail ile,

bordo kumaşlardan 20750kg selanik ve 2780kg ribana net kumaşlar için davalının olur vermesi halinde 10 ila 12 gün sonra ipliklerin örgüye akmaya başlayacağının ve günlük 800 kg örgü yapılarak 25 inci gün kumaşların hazırlanacağının ve en sonunun 40 ıncı günde biteceğinin, lacivert varyant kumaşlar için 2690 kg artı 460 kg ribana kumaşın onay verilmesi halinde 4 ila beş günde puntalı iplik örgüye akmaya başlayacağının ve 16 günde tamamının hazırlanacağının bildirildiği, akabinde davacının davalıya 30/07/2016 tarihinde gönderdiği mail ile,

yaklaşık 7,5 ton kumaşın eninin 10/15 cm olacak şekilde yapılması halinde terminin toplamda 30 güne çekilebileceğinin bildirildiği, davalının davacıya gönderdiği 30/06/2017 tarihli e mail ile davalının daha önce gönderdiği ipliklerle üretilmiş olan kumaşlara olur verildiğinin, belli hazır olan ipliklerle üretim yapılmasının, boyanacak olan ipliğin de boyanarak acil bu şekilde siparişin işleme alınmasının, terminin otuz kırk gün olmamasının, ne gerekiyorsa yapılmasının, gerekirse davalıdan yardım istenmesinin davacıya bildirildiği,

davalının tarafların 30/06/2017 ila 10/07/2016 teslim tarihi üzerinde mutabık oldukları yönündeki savunmasına rağmen, 26/07/2016 tarihi itibariyle henüz taraflar arasında siparişin termini hususunda hususunda bir mutabakat sağlanmadığı gibi miktarı hususunda da bir mutabakat olmadığının bu yazışmalardan anlaşıldığı, dolayısıyla davalı yanın taraflar arasında 07/06/2016 tarihli maillere ekli formlarda yer alan şartlarla ve karşılıklı birbirine uygun irade beyanları ile bir sözleşme yapıldığına yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı;

taraflar arasında yapılan 15/08/2016 tarihli toplantıda davacının üretimin devam edebilmesi için davalıya, önceki yıla ait siparişten davacı elinde kalan ürünleri teslim alması, davalının tedarik ederek davacıya fatura ettiği iplikler için kg başına 45 cent kesilmesi, boyanacak bordo iplikler için 9,20-USD, davalıya teslim edilmiş lacivert kumaşlarda kullanılmış iplikler için 8,50-USD fiyat belilenmesi, teslim edilmiş lacivert kumaşlar için fiyat farkı kesilmesi, herhangi bir şekilde davacıya reklamasyon yahut uçak navlunu yansıtılmaması koşulu ile üretime devam edileceğinin bildirildiği,

davalı tarafından davacıya gönderilen 15/08/2016 tarihli e mail ile davalıya bordo renk kumaşların üretim ve teslim tarihlerinin bildirilmesi halinde toplantıdaki koşullarda mutabık olunduğunun bildirildiği, davacının 22/08/2016 tarihli e maili ile davalıya olur verdiği bordo boyalı ipliklerden örgü üretimi için perşembe(25/08/2016) tarihi itibariyle üretime başlanacağının, günlük bir ton üretim yapılacağının, her gün çıkan kumaşın fabrikaya gönderilip iki gün sonra sevk olacak şekilde hazırlanacağının bildirildiği,

böylece davalının toplantıdaki hususlara ilişkin şarta bağladığı mutabakat için şartın gerçekleştiği, nitekim 25/08/2016 tarihinde davalıya teslimat da yapıldığı, buna göre davalının davacıdan reklamasyon yahut navlun talep edemeyeceği, kaldı ki davalı tarafından delil listesinin 16 sırasında ek olarak sunulan belgenin dava dışı müşterisi ... tarafından düzenlendiğini ve gecikme nedeniyle davalı alacağından indirim yapıldığını ispata yarar herhangi bir kayıt taşımadığı,

bu nedenle davacının reklamasyon ve navluna ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gibi, gerek 26/07/2016 tarihli karşılıklı mail yazışması içeriği, gerekse 15/08/2016 tarihli toplantıda mutabık kalınan hususlar çerçevesinde iplik boyama nedeniyle istenen kg başına 1,00-USD fiyat farkı faturasına yönelik istinaf sebebinin de yerinde olmadığı,

davalının 22/08/2016 tarihli e mailden sonra 01/09/2016 tarihinde davacıya mail atarak bordo renk kumaşlardan 5000 kg selanik, 850 kg ribana kumaşın eksik üretilmesinin, üretime 8.500 kg selanik ve 1550 kg devam edilmesinin istemesinin 22/08/2016 tarihli mailde bildirilen koşullarda üretime başlandığını gösterdiği, davacının bu mail 01/06/2019 tarihli e mail ile cevap vererek bildirilmiş olan miktar düşümünün iplik boyaya iletildiği, ancak ipliklerin tamamı boyandığından miktar düşümü yapılamadığı şeklinde cevap verildiği,

ilk bilirkişi heyeti tarafından yerinde yapılan incelemede iptal edilen kumaşlar için boyanmış bulunan ipliklerin halen davacıda bulunduğu, bu ipliklerin özel boyamaya tabi tutulması nedeniyle davacı tarafından kullanılamayacakları hususunun tespit edildiği,

davalı savunmasının aksine bordo renk kumaşlar için 22/08/2016 tarihli e maildeki programa göre teslimlerin süresinde yapılmaya başlanmış ve 26/09/2016 tarihinde son teslimin yapılmış olması karşısında, davacının tüm sipariş miktarı için boyadığı ipliklerin davalının iptal ettiği 5.000kg lik kumaş için kullanamadığı kısmına yönelik maliyetini davalıya yansıtabileceğine, zira davalının 01/06/2016 tarihinde davacıdan kaynaklanan sebeplerle siparişi kısmen iptal etmek zorunda kaldığına yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı;

davalının 5.508,00-USD bedelli fatura konusundaki istinaf başvurusunun, bu faturanın iade faturası mahiyetinde olması, davacı tarafından kabul edilmeyip iade edilmesi, ne sebeple düzenlendiğine dair açıklama yapılmadığı gibi delil de sunulmamış olması, tarafların bu fatura konusunda mutabık olduklarına yönelik savunmanın ispatı için dosyaya sunulan davacı yana gönderilmiş tek taraflı e mail yazısının savunmayı ispata yeterli olmaması karşısında yerinde olmadığı, yapılan tüm bu saptamalar karşısında mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde davalı vekilinin istinaf nedenlerinin karşılandığı, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 17.246,28-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 4.310,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 12.935,58-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/09/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/565, K. 2024/1437, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/565
Karar No
2024/1437
Tarih
26 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/567 K.2024/653
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/568 K.2024/595
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/568 K.2024/581
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/568 K.2024/462
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/569 K.2024/1409
  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/570 K.2024/573

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.