KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Dosya no
- 2022/755 Esas
- Karar no
- 2024/1547 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2021/61 Esas - 2021/787 Karar
- Tarih
- 14/12/2021
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali
Karar Metni
1.729 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili banka ile borçlular arasında akdedilen Temel Bankacılık Sözleşmesi gereği davalı borçluya açılan ... nolu kredi hesabı üzerinden kredi kullandırıldığını, kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine Beşiktaş ...Noterliği'nin 13.02.2020 tarih ... yevmiyeli ihtarname ile kredi hesaplarının kapatıldığı ve kredi borçlarının ödenmesi ihtar edildiğini, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine İstanbul .. İcra Md. ...
E sayılı dosyasından borçlular ... ile ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe borçlulardan ...
04.03.2020 tarihinde haksız ve kötü niyetli olarak asıl alacağa, faiz ve ferilerine ve icra müdürlüğü yetkisine itiraz edilmesi üzerine takip durdurulduğunu, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğu, anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle haksız ve mesnetsiz itirazın iptali için işbu davanın ikame edildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda, bankanın ticari merkezinin bulunduğu İstanbul (Merkez) ve/veya Şubenin bulunduğu yerdeki Mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığından,
davalı borçlunun yetki itirazının reddi gerektiğini, davalı borçlunun itiraz dilekçesinde kefilin el yazısı ile borç miktarının tarihi ve müteselsil kefil olduğuna dair unsurların bulunması gerektiğini, ayrıca kefilin eşinin de muvafakati olması gerektiği, yasanın tanıdığı kefalet unsurlarının bulunmadığından borçtan sorumluluğu bulunmadığı itirazında bulunulduğunu, icra takibine konu sözleşme tarihinin 31.05.2017 olduğu,
borçlunun eşi ... ise 25.08.2016 tarihinde vefat ettiği borçlu sözleşme tarihinde evli olmadığından eşin kefilliğe muvafakati etmesi gibi bir durum söz konusu olamadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve ilgili kredi hesap dökümleri incelenmesi ile davalı/borçlunun İcra takibine haksız ve kötü niyetli itiraz edildiğinin ve bankanın alacağına kavuşmasının engellemeye çalışıldığının açıkça görüleceğini, davaya esas teşkil eden icra takibine yapılan itirazların iptaline, kötü niyetli borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ce vekalet ücretinin borçluya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı veya vekili tarafından dava dosyasına yönelik savunma veya bir başka dilekçe vermediği dosya kapsamında anlaşılmakla, İstanbul .. İcra Müdürlüğü'nün ...
E Sayılı dosyasına, yapmış olduğu 04.03.2020 havale tarihli itirazda, ödeme emrinin 27.02.2020 tarihinde aldığını, yerleşim yerinin Çanakkale olduğundan yetki itirazında bulunarak, dosyanın yekili Çanakkale İcra Dairesi gönderilmesine, borcun kabul edilmediği, dosyadaki borcun kefili olduğunu, doğmuş ve doğacak borçlar için ipotek verildiği,
ipotekler paraya çevrilmeden takip yapılamayacağını, TBK'da açıkça belirlendiği üzere kefilin el yazısıyla borç miktarını tarihi ve müteselsil kefil olunduğuna dair unsurların bulunması gerektiği, ayrıca kefalette eşin muvafakati olması gerektiğini, kefalet unsurlarının bulunmaması ve eş muvafakati olmaması nedeniyle borçtan sorumlu olunmadığını, diğer yasal hakların saklı tutularak, icra müdürlüğü yetkisine, borca itirazların kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi talep editildiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 14/12/2021 tarih 2021/61 Esas - 2021/787 Karar sayılı kararında. "Dava, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi doğrultusunda davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığının tespitidir. İcra dosyasında özetle; alacaklı banka vekili tarafından asıl borçlu ...ile müteselsil kefil ... aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün 20.02.2020 tarih ...
E Sayılı dosyasından ilamsız icra takibinde, 140.500.20 TL asıl alacak (taksitli) 8.771.22 TL kat öncesi işlemiş akdi faiz 17.981,74 TL işlemiş gecikme faizi 899.11 TL vergiler toplamı 245.19 TL masraf 168.397.46 TL ... 168.397.46 TL, ...
168.397.46 TL'dan sorumlu olmak kaydıyla ve tahsilde tekerrür olmamak üzere; hesap tablosunda belirtilen alacağın, icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek % 38,82 faiz ile birlikte, fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak, BK.100 Md. göre tahsili talebidir.
İcra dosyası, dosyaya celp olunan belge ve bilgiler, tüm dosya kapsamı, davacı bankadaki dava konusu döneme ilişkin banka kayıtları da incelenerek kefalet limiti ve sorumluluk miktarı da tartışılmak sureti ile davacı bankanın davalılardan alacağı bulunup bulunmadığı, varsa icra takip tarihi itibari ile alacak ve faiz miktarı konusunda bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, 21/07/2021 tarihli raporunda özetle; davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu ...lehine, davalı ...’ın müteselsil kefaleti ile tahsis ve kullandırılan taksitli ticari krediden kaynaklanan nakdi kredi ile ilgili olarak taksit ödemelerinin belirlenen ödeme vadelerinde ödenmediğinden, kredi hesabı 12.02.2020 tarihinde kat edildiği,
kat edilen ihtarnamenin usule uygun olarak muhataplarına tebliğine ilişkin dosya kapsamından tespit yapılamamış olmakla, temerrüdün Yargıtay emsal kararları da gözetilerek takip tarihi itibariyle oluştuğu, kredi borcunun ödenmemesi ile borçlular aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün 20.02.2020 tarih ... E. Sayılı dosyasından talep edilebilecek alacağı, ...-...
Referans nolu kredi hesabından 140.061.64 TL asıl alacak 17.746.40 TL işlemiş faiz , 375.42 TL BSMV, 245.19 TL masraf, 158.940.55 TL toplam alacak, tahsilde tekerrür olmamak üzere talep edilebileceğini, 140.061.64 TL asıl alacak için takipten itibaren %38,82 oranında temerrüt faizi talep edilebileceği, fazla taleplerin yerinde olmadığı, talep edilebilecek alacakların davalı kefilin kefalet limiti içinde kaldığına..."dair görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan rapor, dosyada bulunan sözleşme, ihtarname, ödeme planı, banka defter ve kayıtları ile de örtüştüğünden mahkememizce de hadiseye ve hukuka uygun bulunmuş, hükme esas alınabileceği kanaati oluşmuştur.
Anılan gerekçe ile asıl borçlu davalının ve diğer davalının müteselsil kefil olduğu sözleşmelerden kaynaklanan borcun bakiye kısmını vadesinde ve ihtarnameye rağmen ödemediği sabit görüldüğünden, davacının takibinin kısmen hukuka uygun olduğu anlaşılmış ve taleple bağlı kalınarak, davanın 140.061,64 TL asıl alacak, 17.746,40 TL işlemiş faiz, 375,42 TL BSMV, 245,00 TL masraf üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 38,82 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi, uygulanmak sureti ile takibin devamına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hüküm altına alınan alacak likit ve belirlenebilir olduğundan, hüküm altına alınan alacağın %20'ı üzerinden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. "gerekçesi ile, "1-Davalarının İstanbul ...
İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile davanın kısmen kabulüne; -... referans nolu kredi hesabından kaynaklanan 140.061,64 TL asıl alacak, 17.746,40 TL işlemiş faiz, 375,42 TL BSMV, 245,00 TL masraf olmak üzere, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 38,82 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi, uygulanmak sureti ile takibin devamına, -Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Hüküm altına alınan alacağın (158.940,55 TL) %20'si üzerinden hesaplanan 31.788,11-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...
Esas sayılı dosyası kapsamında ... ile birlikte aleyhine icra takibi başlatıldığını, 04.03.2020 tarihinde asıl alacağa faiz ve ferilerine ve icra müdürlüğü yetkisine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, bunun üzerine açılan itirazın iptali davasında aleyhine olarak davanın kısmen kabulüne ve icra inkar tazminatına hükmedildiğini, yerel mahkemece icra dosyasına sunmuş olduğu itirazlarının dikkate alınmadan haksız olarak davanın kabulüne karar verildiğini,
icra takibine itirazında da belirttiği üzere davacı alacaklı İcra İflas Kanununun 45. Maddesinin "Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
Ancak rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir." lafzından da anlaşılacağı üzere alacaklı önce rehine başvurma kuralına uymadan asıl borçlusu olmadığı kredi sözleşmesinde adına takip başlatıldığını, alacaklının yapmış olduğu takibin usul ve esasa aykırı olduğunu, rehin olduğu halde yerel mahkemenin de ipotek akit tablosu göz önüne almadan hüküm kurmasının hakkaniyetli olmadığını,
"Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E: 2015/9616 K : 2015/9909 sayılı kararı"İleri sürerek yukarıda belirtilen sebeple ve HMK m. 355 hükmü gereğince re'sen gözetilecek nedenlerle istinaf incelemesi yapılarak mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas nedenlerle istinaf incelemesi yapılmasına, davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesi mümkün değilse, hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; genel kredi ve kefalet sözleşmesi kapsamında ödenmeyen kredi alacağının davalı kefilden tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi, mahkemece icra dosyasına sunulan itirazların değerlendirilmediği, İİK'nun 45 maddesi uyarınca önce rehne müracat edilmesi gerektiği yönündedir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanak ve gerekçe içeriğine göre; dava dışı ...ile davacı banka arasında 31/05/2017 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının bu sözleşmeye aynı tarihte ve aynı limitle kefil olduğu, kefalet sözleşmesinin TBK'nun 583 maddesinde aranan şekil şartlarını taşıdığı, kefalet tarihi itibariyle davalının evli olmadığı nüfus kayıt örneğinden anlaşılmakla kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu, kredi lehdarına sözleşme kapsamında 31/05/2017 tarihinde 200.000,00-TL tutarlı 60 ay vadeli, yıllık %19,41 akdi faiz oranı ile taksitli ticari kredi kullandırıldığı,
redi taksitlerinin ödenmemesi nedeniyle hesabın 13/02/2020 tarihi itibariyle kat edildiği ve dava dışı kredi lehdarı ile kefile borcun bir gün içerisinde ödenmesi ihtarını içerir tebligat çıkartıldığı, tebligatın kredi lehdarının sözleşmedeki adresine 24/02/2020 tarihinde tebliğ edildiği, kefile yapılan tebligata ilişkin dosyaya delil sunulmadığı, takip dosyası kapsamında davacının davalı aleyhine fer'ileri ile birlikte toplam 168.397,46-TL alacağın yıllık %38,82 oranında temerrüt faizi ile birlikte tahsili amacıyla takip başlattığının anlaşıldığı,
mahkemece dosya ve banka kayıtları üzerinde bankacı bilirkişi marifetiyle yaptırılan inceleme neticesinde, kefilin takip ile temerrüde düştüğü belirtilerek tespit olunan 140.061,64-TL asıl alacağa talip tarihine dek akdi faiz işletildiği, buna göre yapılan hesaplama sonucunda davacı bankanın davalıdan takip tarihi itibariyle, 140.061.64-TL asıl alacak, 17.746.40-TL işlemiş faiz,375.42-TL BSMV , 245.19 TL masraf olmak üzere toplam 158.940.55-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, yine takipte talep edilen ve akdi faizin iki katı oranındaki temerrüt faiz oranının genel kredi sözleşmesinin 12.2 maddesine uygun olduğu,
davalı tarafından icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde davacı bankaya ipotek verildiği belirtilmiş ise de, davalı banka tarafından dava konusu genel kredi sözleşmesini teminen verilmiş bir ipoteğin bulunmadığının belirtildiği, nitekim ihtarnamede ipoteğe ilişkin bir bilgi bulunmadığı gibi, bilirkişi tarafından yapılan incelemede de ipotek tespit edilmediği, davalı yanın banka lehine hangi tarihte hangi taşınmaz üzerinde hangi limit ile ipotek tesis edildiğine dair somut hiçbir bilgi sunmadığı, aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı,
mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da mevcut olmadığı anlaşılmış olup, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/755, K. 2024/1547, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama