İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/989 K.2024/1767

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/989Karar2024/1767Tarih7 Kasım 2024Okuma11 dk · 2.295 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
7 Kasım 2024
Dosya no
2022/989 Esas
Karar no
2024/1767 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/02/2022
Numarası
2020/304 Esas - 2022/117 Karar
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.295 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyası ile toplam 23.128,00 TL tutarındaki faturalar münasebetiyle icra takibi başlatıldığını, takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, faturalara konu borcun ödenmediğini, faturaların teslim alınmasına rağmen faturalara itiraz edilmediğini, alacağın likit olduğunu belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında davacının müvekkilinden hizmet alacak olan müşterilerin ulaşımının sağlanması ve bunun akabinde davacının belli bir tutarda taşıma ücreti alması hususlarında anlaşma yapıldığını, anlaşma sonucunda tutarların düzenli olarak davacının ödeme yapılması istenilen ve davacı tarafından yetkilendirilen üçüncü kişiye yapıldığını, müvekkilinin davacının talimatı doğrultusunda ödemeleri üçüncü kişiye yaparak borcunu ödediğini, takip ve dava konusu edilen faturaların ve bunun dışındaki diğer faturaların ...'a ödendiğini,

yapılan ödemelerin açıklama kısımlarında davacının müvekkili şirkete hizmet sağlamış olduğu müşteri isimleri ile davacı tarafından düzenlenen faturalarda yer alan isimlerin birebir aynı olduğunu, müvekkilinin davacı yana borcunun bulunmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 15/02/2022 tarih ve 2020/304 Esas - 2022/117 Karar sayılı kararında; "....Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafça, fatura alacağına istinaden davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalinin talep edildiği; davalı tarafça, fatura bedellerinin davacının talimatı doğrultusunda üçüncü kişiye ödenerek borcunun bulunmadığı savunulmuştur.

Davacı tarafça, davalı adına düzenlenen 8 adet faturadan kaynaklı olarak alacaklı olduğu iddia edilmiş olup; davalı tarafından da, anılan 8 adet faturanın tamamı kabul edilmektedir. Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, faturalara konu hizmetin davacı tarafından verildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; fatura bedellerinin ödenip ödenmediği, ihbar olunan kişinin davacı adına tahsile yetkili olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça ödeme savunmasında bulunulduğundan, ispat yükünü kendi üzerine almıştır. Bu hali ile davalı yanın öncelikle, ihbar olunan ...'ın davacı tarafından tahsile yetkilendirildiğini ispat etmesi gerekmektedir.

Ancak, ihbar olunan kişinin davacı tarafından yetkilendirildiğine dair davalı tarafça dosyaya yazılı herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. İhbar olunan ... mahkememiz celsesindeki beyanında, daha önce hizmetin kendisi tarafından verildiğini, ancak kendisinin işi daha sonra ... adlı kişiye devrettiğini ve ödemeleri ...'e aktardığını, ...in davacının aracını kiralayan kişi olduğunu beyan etmiştir.

Ancak dava konusu edilen hizmet ilişkisi davacı ile davalı arasında kurulmuş olduğu tarafların kabulündedir. Adı geçen ... isimli şahıs ile sözleşme ilişkisi kurulduğuna dair herhangi bir savunma ileri sürülmediği gibi, ...'in davacı adına hareket ettiği ve bu hususta yetkisinin bulunduğu hususunda da dosyaya herhangi bir yazılı delil ibraz edilmemiştir.

Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, taraf defterlerinde fatura bedellerine yönelik olarak davacı yana yapılmış herhangi bir ödeme tespit edilememiştir. Davalı tarafından ihbar olunan kişiye karşı bir kısım ödemeler yapıldığı tespit edilmiş ise de, bu ödemelerin davacı yana ödendiğine dair herhangi bir tespit yapılmamıştır.

Her ne kadar bilirkişi raporunda 02/12/2019 tarihli 2.773,00 TL bedelli faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı belirtilmiş ise de, anılan faturaya konu hizmetin verildiği davalı tarafça cevap dilekçesi ile kabul edilmiştir. Davacı tarafından ihbar olunan kişinin tahsile yetkilendirildiği hususu ancak yazılı deliller ile ispat edilebileceğinden, davalı yanın tanık deliline başvurması da mümkün değildir.

Davalı tarafından her ne kadar cevap dilekçesi ile birlikte yemin deliline başvurulmuş ise de, verilen kesin süre içinde yemin metni sunulmadığı gibi 15/02/2022 tarihli celsede yemin deliline dayanılmaktan vazgeçildiği beyan edilmiştir. Bu hali ile; davalı tarafça, takip konusu fatura bedellerini tahsil için ...'ın davacı tarafından yetkilendirildiği ve fatura bedellerinin ödendiği ispat edilemediğinden, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Tarafların tacir olması ve taraflar arasındaki işin ticari nitelikte olması nedeniyle, alacak miktarına takip tarihinden itibaren avans faizi talep edilebilecek ise de, davacı tarafça başlatılan icra takibi ile yasal faiz talep edildiğinden, taleple bağlılık ilkesi uyarınca, alacak miktarına takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.

Alacağın miktarının tespiti yargılamayı gerektirmediğinden likit olduğu anlaşılmakla, davacı yanın icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Dosya kapsamında tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda açıklandığı üzere Yasa ve Yargıtay İçtihatları gereğince ayrıntılı, detaylı inceleme yapılmış olup, yukarıda gerekçesi de yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, ''Sabit olan 23.128,00 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ve isabet eden takip giderleri ile birlikte, davalıdan alınıp davacıya verilmek üzere, borçlu davalının İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, Alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Mahkemenin gerekçeli kararında, dosya içerisindeki banka ödeme dekontlarını, bilirkişi raporu ve tanık beyanlarına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapmadan eksik inceleme ile takibin devamına karar verdiklerini, verilen bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu sebeple istinaf kanun yoluna başvurma zarureti hasıl olduğunu, gerekçeli kararda eksik değerlendirme yapıldığını, Mahkeme gerekçeli kararında, " Davalı tarafından ihbar olunan kişiye karşı bir kısım ödemeler yapıldığı tespit edilmiş ise de,

bu ödemelerin davacı yana ödendiğine dair herhangi bir tespit yapılmamıştır," şeklinde kanaat bildirildiğini,Müvekkili şirketin uzun zamandan beri sağlık sektöründe yer almakta olduğunu, başarılı ve süregelen bir yapıya sahip olduğunu, davaya konu olan faturaların ödenmemiş olduğu iddialarının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, davacı şirket ile,

davalı şirketten hizmet alacak olan müşterilerin ulaşımının sağlanması ve bunun akabinde davacının belli bir tutarda taşıma ücreti alması konusunda anlaşıldığını, Anlaşma sonucunda, anlaşılan tutarın düzenli olarak davacının ödeme yapılması istenilen ve davacı tarafından yetkilendirilen ...'a yapıldığını, müvekkili şirketin, davacının talimatları doğrultusunda ödemeleri düzenli olarak yetkili üçüncü kişiye yaparak borcu ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu üzere.

01.08.2019 tarihli ... No'lu 1.298,00 TL miktarlı, 28.08.2019 tarihli ... No'lu 3.481,00 TL miktarlı, 30.09.2019 tarihli ... No'lu 2.065,00 TL miktarlı, 31.10.2019 tarihli ... No'lu 4.838,00 TL miktarlı, 02.12.2019 tarihli ... No'lu 2.773,00 TL miktarlı, 30.12.2019 tarihli ... No'lu 2.242,00 TL miktarlı, 28.02.2020 tarihli ... No'lu 3.450,00 TL miktarlı, 28.01.2020 tarihli ...

No'lu 2.891,00 TL miktarlı faturalar ve bunlar dışında davacı tarafından belirtilmemiş olan farklı faturaların bedellerinin davacının talimatlarına uygun olarak yetkilendirilen üçüncü kişiye ödendiğini, Temsil yetkisinin Türk Borçlar Kanunu'nun 40. maddesinde.

"Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçlarının, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlayacağını, temsilcinin, hukuki işlemi yaparken bu sıfatını bildirmezse, hukuki işlemin sonuçlarının kendisine ait olacağını, ancak, karşı taraf bir temsil ilişkisinin varlığını durumdan çıkarıyor veya çıkarması gerekiyor ya da hukuki işlemi temsilci veya temsil olunandan biri ile yapması farksız ise, hukuki işlemin sonuçlarının doğrudan doğruya temsil olunana ait olacağının," düzenlendiğini, İhbar olunan ...'ın, davacı tarafından ödemeler hususunda temsilci olduğunu,

temsil yetkisinin şekle bağlı olmayıp sözlü dahi kurulabileceğini, bu temsil yetkisinin tanıklar tarafından bizzat bilinmekte olduğunu, bu hususta tanıklık yapmaları adına tanık listesini sunduklarını, ancak yerel mahkemenin 03.06.2021 tarihli 3 numaralı celsede.

Davalı tarafça bildirilen tanıkların bu aşamada dinlenilmesine yer olmadığına, şeklinde tesis ettiğini ve kalan tanıkların neden dinlenilmediğine dair herhangi bir gerekçe sunmadığını, Kaldı ki tanıklardan birisi de ihbar olunan ...'ın ödemeleri aktardıklarını söylediğini ve davacının aracını kiralayan ... isimli şahıs olduğunu, Taraflarınca tanıkların dinlenilmesinden vazgeçme durumunun söz konusu olmamasına rağmen, tanıkların dinlenilmemesinin hukuki dinlenilme haklarını kısıtlamakla beraber, eksik incelemeye sebebiyet verdiğini,

Davacının davalı şirkete üçüncü kişiye ödeme yapılması konusunda talimat vermesinin ve sekiz ay boyunca davacı tarafından bildirilen ...'a ödeme yapılmış olmasının, davacının bu sekiz aylık süreçte hiçbir borç takibi gerçekleştirmemiş olması nedenleriyle davacının ihtilaf konusu ödemeleri kabul ettiğini ve davalı şirkete ait borç yükümlülüğünün kalmadığının kabul edilmesi gerektiğini, 03.06.2021 tarihli duruşmada dinlenen ihbar olunan ...'ın "ben daha önceden bir turizm şirketi çalıştırıyordum, ben davalı şirkete taşıma hizmeti veriyordum ,daha sonra şirketi kapattığım için ve kendisini de tanıdığım için bu işi ...'e yönlendirdim,

ancak yapılan ödemeler yine bana yapılıyordu, biz de ödemeleri ...'a aktarıyorduk, ... davacının aracını kiralayan kişidir, bildiğim kadarıyla da ...'ın davacıya kira borcu vardır" şeklindeki beyanı ile müvekkili tarafından fatura ödemelerinin kendisine yapıldığını doğruladığını, Mahkemeye sunulan banka ödeme dekontlarında davacı tarafından yetkilendirilen üçüncü kişi ... a davaya konu olan faturaların ödemelerinin yapıldığının anlaşıldığını, bu şahsın davacının yetkili temsilcisi olduğu ve bu kişiye yapılacak ödemelerin davacı nezdinde hukuken sonuç doğuracağını,

20/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda da " davacı tarafından düzenlenen 8 adet faturadan 2.773,00 TL bedelli fatura haricindeki 7 adet fatura bedelinin davalı tarafından ihbar olunan ...'a gönderildiğini, 2.773,00 TL bedelli faturanın davalı kayıtlarında yer almadığını, davacının davalı taraftan herhangi bir alacağının olmadığı kanaatine varıldığı" şeklinde görüş bildirildiğini, davacı tarafın müvekkilinden herhangi bir alacağı kalmadığının doğrulandığını, Müvekkilin davacı tarafından ihbar olunan kişiye karşı davaya konu fatura ödemelerini gerçekleştirdiğinin anlaşıldığını, davacı tarafından yetkilendirilen üçüncü kişinin,

yapılan ödemeleri davacı tarafa ödeyip ödememesinin müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, davanın konusu olmadığını, İşbu sebeple, mahkeme tarafından da ihbar olunan kişiye karşı fatura ödemelerinin gerçekleştirildiği kabul edildiğinden takibin devamına şeklinde hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Tüm bunların yanı sıra mahkeme gerekçeli kararında, ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarını, bilirkişi raporunu ve ihbar olunan yetkili kişi ...'ın beyanını değerlendirmediğini, üstün tutulan delilin neler olduğunu göstermediğini, neden üstün tutulduğunu da açıklamadığını,

tanıkların dinlenilmesinden vazgeçmemesine rağmen dinlemeyerek hukuki dinlenilme haklarını ihlal ettiklerini ve sonucunda eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, İleri sürerek. Yukarıda izah edilen ve re'sen nazara alınacak sebeplerle; ilk derece mahkemesi hükmünün bozularak kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı nezdinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, sekiz adet fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı taraf, takip dayanağı toplam 23.128,00 TL tutarındaki 8 adet fatura bedelinin davalı şirket tarafından ödenmediğini, takibe haksız olarak itiraz edildiği belirtilerek davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı taraf ise, uzun zamandan beri sağlık sektöründe faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca davacının, davalı şirketin müşteri ulaşımını sağladığını ve ulaşımını sağladığı müşteriler kapsamında ücret aldığını, mahkeme huzuruna sunulacak banka dekontları incelendiğinde davalı şirket tarafından EFT şeklinde gönderilen tutarların açıklama kısmında davacının davalı şirkete ulaşımını sağlamış olduğu müşteri isimlerinin yer aldığını, ayrıca banka dekontlarının açıklama kısmında yer alan,

davacının davalı şirkete ulaşımını sağlamış olduğu müşteri isimleri ile davalı şirketin müşterilerin aldığı hizmet karşılığı kesmiş olduğu faturalarda yer alan isimlerin birebir aynı olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu sekiz adet faturanın ödenmediğini iddia ettiğini ancak davacının yetkilendirmiş olduğu ...'a ödenmiş olan sekiz adet fatura dışında da fatura ödemesi mevcut bulunduğunu, söz konusu diğer faturaların bahsi geçmemekle beraber davacının sekiz faturanın karşılıksız kaldığını iddia ederek diğer faturalar hakkında beyanda bulunmamasının kötü niyetli ve haksız olduğunun sarih bir kanıtı olduğunu,

davaya konu olan fatura ödemelerinin davacı tarafından yetkilendirilmiş üçüncü kişi ...'a yapıldığını, bu şahsın davacının yetkili temsilcisi olduğu ve bu kişiye yapılacak ödemelerin davacı nezdinde hukuken sonuç doğuracağının açık olduğunu, davacının davalı şirkete üçüncü kişiye ödeme yapılması konusunda talimat vermesi ve sekiz ay boyunca davacı tarafından bildirilen ...'a ödeme yapılmış olması, davacının bu sekiz aylık süreçte hiçbir borç takibi gerçekleştirmemiş olması nedenleriyle davacının ihtilaf konusu ödemeleri kabul ettiğini gösterdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı tarafın cevap dilekçesinde bildirdiği ve davaya konu fatura bedellerini ödediğini belirttiği ... ihbar olunan sıfatıyla 03/06/2021 tarihli duruşmada beyanda bulunmuştur. Davalı tarafın cevap dilekçesi ve delil listesinde bildirdiği banka kanalıyla dava dışı ihbar olunan ...'a yaptığı ödemelere ait banka kayıtları ile taraflara ait ticari defter ve kayıtlar inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alınmıştır.

HMK 282 maddesinde, "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir," yasal düzenlemeleri gözetildiğinde. Davalı tarafça, dava konusu faturalara ilişkin davacı taraftan hizmet almadığına yönelik itirazının olmayıp dava konusu olan ve olmayan faturalara ilişkin tüm ödemelerin davacı tarafça yetkilendirilmiş ...'ın banka hesabına yapıldığının belirtildiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise.

Davacı yana ait incelenen 2019-2020 yılı ticari defterlerinde taraflar arası ticari ilişkinin 01.09.2019 tarihinde başladığı, davalı yana ait incelenen 2019-2020 yılı ticari defterler ve kayıtlara göre taraflar arası ticari ilişkinin 31.10.2019 tarihinde başladığı, bu tespitlere göre davalı tarafça belirtildiği üzere dava konusu faturalardan öncesine ait taraflar arasında ticari ilişki olmadığının tespit edildiği, davalı tarafça dava konusu olan ve olmayan faturalara ilişkin ...' ın banka hesabına yapılan tüm ödemelerin davacının ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olmadığı,

davalı tarafça ihbar olunana yapılan ödemelerin davacı tarafça kabul edilmediği, davacı tarafından ihbar olunan kişinin tahsile yetkilendirildiği hususunun yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiği, ispat külfeti davalı tarafta olup davalı tarafın bu yönde yazılı delil ibraz etmediği, bu hususun tanıkla ispatı mümkün olmadığından mahkemece tanık dinlenilmediğine ilişkin gerekçenin yerinde olduğu, mahkemece, davalı tarafa yemin delili hatırlatılmış ise de davalı tarafın yemin teklif etmeyeceğini beyan ettiği, davalı tarafın ödeme yaptığı ihbar olunan ...' ın davacı adına tahsilat yapmaya yetkilendirildiğinin ispat edilemediği,

bu tespitlere göre davacının 8 adet faturadan kaynaklı takip tarihi itibariyle davalıdan 23.128,00 TL. alacaklı olduğunun anlaşıldığı, buna göre.

Mahkemece davanın kabulüne yönelik verilen hüküm gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre, davalı vekilinin ihbar olunan ...'ın beyanının değerlendirilmediği, ihbar olunanın davacı tarafça tahsilat yapmaya yetkilendirildiği, tanıkların dinlenilmediği, davacı tarafa ödeme yapıldığı ve borcu olmadığına yönelik aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Sonuç olarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.579,87TL istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan 394,97 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.184,90 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/11/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/989, K. 2024/1767, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/989
Karar No
2024/1767
Tarih
7 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/991 K.2024/773
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/999 K.2024/1769
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1003 K.2024/982
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1005 K.2024/963
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1030 K.2024/1233
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1035 K.2024/921

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.