İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/997 K.2024/2056

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/997Karar2024/2056Tarih19 Aralık 2024Okuma17 dk · 3.474 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
19 Aralık 2024
Dosya no
2022/997
Karar no
2024/2056
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
30/03/2022
Numarası
2021/275Esas- 2022/276Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.474 kelime·17 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı vekili dilekçesinde davalının 23.09.2020 tarihinde ...

San.Tic.Ltd.Şti.'nin ihraç edeceği tütün mamullerinin taşınması için müvekkilinden talepte bulunduğunu, tarafların anlaşarak 02.10.2020 tarihinde yükün depodan alındığını, işlemin 3. ülkeli olarak yapılmasının talep edildiğini, yani ticaret yapılan ülke İtalya iken ürünlerin tesliminin Almanya'ya yapılmasının talep edildiğini, 3.ülkeli taşımalarda ya dozvala olması ya da aracın yabancı plakalı olmasının gerektiğini, davalı tarafın aracın İtalya'ya uğramadan Almanya'ya geçişini isteyerek gümrük işlemlerinin İtalya'ya uğramadan halledilebileceğini belirttiklerini, müvekkilinin malı alarak 02.10.2020 tarihinde gümrüğe giriş yaptığını,

taşıma için teminat açılamayınca aracın bir hafta gümrükte beklemem zorunda kalındığını, bu masraflar davalıya yansıtılabilecekken herhangi bir bedel yansıtılmadığını, bu esnada söz konusu taşıma için teminat açabilecek başka bir acenta ile görüşüldüğünü, acentanın 10.10.2020 günü aracını depoya yönlendirdiğini, aracın yüklemesinin yapılıp tekrar süreç başlatıldığını, acentanın teminat için görüştüğü ... firması alıcının daha önce sevk edilen taşımalarda kullanılan T1 lerin teminatlarını çözmediğini, İtalya gümrük ile davalı olduğunu belirterek taşımanın ihracatçı açısından riskli olabileceğini belirterek müvekkili uyardığını,

zaten alıcının gümrüğe uğramadan direk alıcıya yönlenilmesi talebinin de rahatsızlık verici bir talep olduğunu, böyle bir bilgiden sonra davalının uyarılarak ya satışı iptal etmesini ürünleri göndermemesini ya da yurt dışında TL açılacak gümrüğe uğramadan teslim adresine gönderilemeyeceğini belirttiğini davalının da risk almayarak taşımanın iptal edilmesini ve iptal maliyetlerini de karşılayacağını beyan ettiğini, böylelikle taşımanın iptal olduğunu, bunun üzerine yapılan masrafların davalıya fatura edildiğini, araç gümrüklü sahadan çıkartılarak depoya yönlendirildiğini, bu noktada davalı taraf müvekkil tarafından ...

Ltd.Şti.ne ödenmek zorunda kalınan 3.540,00 TL ve ...

Ltd.Şti'ne ödenmek zorunda kalınan 1.100 Euro tutarındaki faturayı ödemeye kabul ettiğini, bu hususun elektronik postalarla sabit olduğunu, bunun üzerine davalıya 1.520 Euro tutarlı 13.10.2020 tarihli fatura kesildiğini, davalının 5.000,00 TL ödeme yaptığını, bu ödeme ile borçtan bakiye 985 Euro kaldığını ancak bu meblağ ödenmeyince bu davanın açıldığını, İcra işlemlerinden önce davalı taraf 08.12.2020 tarihinde tam da müvekkilin alacağı kadar 985 Euro tutarında “navlun bedeli” açıklaması ile sadece cari hesap sıfırlaması için fatura keserek müvekkiline gönderdiğini,

bu faturanın defterlere işlenmeyerek Bornova ...Noterliği'nin ... yevmiye nolu 10.12.2020 tarihli ihtarnamesi ile iade edildiğini, Dava konusu fatura bedelinin ödenmemesi üzerine Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ...

E. Sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu beyan ederek, takibin devamını, davalının %20 oranında tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davalı vekili dilekçesinde iddianın beyanlarını aynen dilekçesinde müvekkilinin 420 Euroya itiraz etmeyerek söz konusu bedelin üzerinde bir bedel olan 5.000,00 TL'yi ödediğini, ancak navlun bedeli olan 1.100 Euroyu kabul etmediğini, navlun bedelinin taşıma bedeli olduğunu, iptal edilmiş bir nakliye işlemi için taşıma bedeli istenmesinin ticaretin genel ilkelerine ve hukuka aykırı olduğunu, 1.520 Euronun fahiş bir bedel olduğunu, dava dilekçesinde talep edilen 3.540,00 TL ve 1.100 Eurodan bahsedilirken dava konusu alacak için kesilen faturada 1.100 Euro bedeli ve 420 Euro bedeli talep edildiğini,

buradan da davacının rahatlıkla fahiş rakamlar talep edebildiği fikrine varılabileceğini, böyle bir talepte ancak 944 Euro talep edilebileceğini, Aslında faturayı kayıtlarına alsalar da kabul etmediklerini beyan ederek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini davacının %20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 30/03/2022 tarih, 2021/275 esas ve 2022/276 karar sayılı kararında;"Dava, faturaya dayalı icra takibi nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafın dava dilekçesinden özetle, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olduğunu, davacının faturayı aldığı gün kısmi ödeme yaptığını, kalan bedeli ödemediğini, davalı tarafın müşterisine ait malların taşınması için davacıdan talepte bulunduğunu, tarafların anlaştığını, 02/10/2020 de yükün müşteri deposundan alındığını, müşteri tarafından taşımanın 3. Ülkeli olarak yapılmasının talep edildiğini,

ticaret yapılan ülke İtalya iken ürünlerin teslimin Almanya'ya yapılmasının talep edildiği, davacının ürünlerin müşteri deposundan alınarak 02.10.2020 tarihinde gümrüğe giriş yapıldığını, taşıma için teminat açılmayınca aracın yaklaşık bir hafta gümrükte beklediğini, bu masrafların davalıya yansıtılmadığını, teminat konusu çözülemeyince ürünlerin 09.10.2020 tarihinde gümrüklü saha içerisinde bulunan ... depoya indirildiğini, taşımada teminat açabilecek başka bir acenta ile görüşüldüğünü, acentanın 10.10.2020 günü aracını depoya yönlendirdiğini, aracın yüklemesinin yapılıp tekrar süreç başlatıldığını,

acentanın teminat için görüştüğü ... firması alıcının daha önce sevk edilen taşımalarda kullanılan T1 lerin teminatlarını çözmediğini, İtalya gümrük ile davalı olduğunu belirterek taşımanın ihracatçı açısından riskli olabileceğini belirterek davacıyı uyardığını, böyle bir bilgiden sonra davalının uyarılarak ya satışı iptal etmesini ürünleri göndermemesini ya da yurt dışında TL açılacak gümrüğe uğramadan teslim adresine gönderilemeyeceğini belirttiğini davalının da risk almayarak taşımanın iptal edilmesini ve iptal maliyetlerini de karşılayacağını beyan ettiğini, böylelikle taşımanın iptal olduğunu,

bunun üzerine yapılan masrafların davalıya fatura edildiğini, araç gümrüklü sahadan çıkartılarak depoya yönlendirildiğini, bu noktada davalı taraf müvekkil tarafından ... Ltd.Şti.ne ödenmek zorunda kalınan 3.540,00 TL ve ...

Ltd.Şti'ne ödenmek zorunda kalınan 1.100 Euro tutarındaki faturayı ödemeye kabul ettiğini, bu hususun elektronik postalarla sabit olduğunu, bunun üzerine davalıya 1.520 Euro tutarlı 13.10.2020 tarihli fatura kesildiğini, davalının 5.000,00 TL ödeme yaptığını, bu ödeme ile borçtan bakiye 985 Euro kaldığını ancak bu meblağ ödenmeyince bu davanın açıldığını, itirazın iptalini talep ettiği, Davalının cevap dilekçesinden özetle, davalının müşterisinin İtalya'ya gönderilecek eşyalarının nakliyesi nedeniyle tarafların anlaştığının, taşıma işleminin gerçekleştirilmesi karşılığında davalının davacıya ödeme yapacağı,

davalının müşterisinin eşyası ihraç olmak üzere yüklendikten sonra yurt dışındaki alıcı firmanın bir takım sorunları sebebiyle davalının müşterisinin yükleme yapmaktan vazgeçtiğini, bu durumun davacı şirkete bildirildiğini, yükleme işleminin iptal olduğunu, iptal olmuş taşıma işindeki masraflar nedeniyle 13.10.2020 tarihinde 537 euro karşılığı 5000TL'nin ödendiğini, davacı tarafın 1520 euro bedelinde fatura düzenlediğini, davalıdan bu fahiş bedelin ödenmesini istediğini, davalının kabul etmediğini, 5000TL ödemeden sonra iş bu faturanın düzenlendiğini, 13.10.2020 tarihli fatura alacak kalemlerinin 420 euro antrepo-gümrük mesai bedeli,

1.100 euro navlun bedeli olduğu, 420 euroya itiraz edilmediğini ve 5000TL bedelli ödeme yapıldığını, davalının iptal olmuş taşıma nedeniyle navlun bedelini talep edemeyeceğini, davalı şirket yetkililerinin fatura içeriğini kabul etmediklerini, şirket yetkilisinin ... olup ...'ın davalı şirketin çalışanı ve yetkilisi olmadığını, davalı tarafın taşımaya ilişkin faturaları ticari defterine işlemesi yahut faturaya itiraz etmemesinin hizmetin alındığı anlama gelmediğini davanın reddini talep ettiği, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;

davalının müşterisine ait malların davacı tarafça yurt dışına nakliyesi işlemlerine ilişkin taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı Bakırköy ...

İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı talebine ilişkin olduğu, Dosyanın yapılan incelemesinde, taraflar arasında taşıma ilişkisinin bulunduğu, davalının müşterisine ait malların yurdışına ihracı sürecinde yaşanan problem nedeniyle taşıma işleminin iptal edildiği, davacı tarafın iptal edilen taşıma işlemine ilişkin yaptığı masrafları fatura ile talep ettiği, davacının davalıya 13.10.2020 tarihli fatura düzenlediği, bu faturanın navlun bedeli 1.100 euro ile antrepo gümrük mesai bedeli olarak 420 euro dan ibaret 1520 euro +kdv bedelli olduğu,

faturada kurun 9,2889 olarak belirtildiği, davalı tarafın 420 euro bedele itiraz etmediği ve davacıya 13.10.2020 tarihinde 5000 TL ödeme yaptığı, ödeme açıklamasında cari hesaba mutabıken denildiği, davacının dava dışı ...'ya, ... mesai hizmetine ilişkin 10.10.2020 tarihinde 3.540 TL ödeme yaptığı, davacıya dvaa dışı ...

Şirketi tarafından 13.10.2020'de navlun bedeli olarak 1.100 euro bedelli fatura düzenlendiği, bu faturanın uluslararası taşımaya ilişkin olup yükleme yerinin Türkiye, boşaltma yerinin Almanya olduğu, yükleme tarihinin 10.10.2020 tarihi olduğu, davalı şirketin davacı şirkete 08.12.2020 tarihli 985 euro navlun bedeli olarak iade faturası düzenlediği, davacı tarafın mail yazışmalarını sunduğu, mail yazışması içeriğine ilişkin davalı tarafın itirazının olmadığı, davalı tarafın itirazının maildeki tarafın şirketi temsiline ilişkin olduğu,

davalı taraf mail adres ve ismi ile ...'dan, davacı tarafa gönderilen 13.10.2020 tarihli mail de, "kardeşim bu iki makbuzlu olanları öderim sorun yok diğerlerini değil.

3500 TL ve 1.100 Euro " diye belirtiği, davalı tarafın bu kişinin şirket yetkilisi ve çalışanı olmadığı savunmasına, ...'ın şirket temsilcisi ile aynı soyadlı olması, davalı şirkete ait mail hesabından yazışma yapması, takibe ve yazışmaya konu faturanın davalı tarafça BA bildiriminin yapılması nedeniyle itibar edilmediği, ...'ın beyanlarının davalı şirketi bağlayacağı, bununla birlikte davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde talimat yoluyla inceleme yapıldığı, davacının düzenlediği 13.10.2020 tarihli faturanın davacı ve davalı BA ve BS kayıtlarında bildirimin yapıldığı,

bu bildirimlerin örtüştüğü, davalı tarafın davacı tarafça düzenlenen faturaya 8 gün içerisinde itiraz etmeyerek fatura içeriğindeki kalemlerin kesinleştiği, yine davacının bu faturayı ticari defterine kaydetmesi ile bu faturaya dayalı davacının alacak talebinde bulunabileceği, her iki taraf yönünden inkar edilmeyen mail yazışması içeriği, kısmi ödeme yapılması durumu da dikkate alındığında davalının yaklaşık 2 ay sonra düzenlediği, 08.12.2020 iade faturasının davacı kayıtlarında yer almaması nedeniyle de itibar edilemeyeceği, bilirkişi ...'ın raporunda davacının alacak miktarının 981,42 Euro olarak hesaplandığı,

tüm dosya kapsamındaki belgeler uyarınca taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan iptal edilen taşıma işlemine ilişkin gümrükçü bilirkişiden rapor alınmasına gerek olmadığı gibi, icra takibine konu faturanın iki alacak kaleminden oluştuğu, davalı tarafın 420 Euro kısma itiraz etmeidği, sadece 1100 euroya cevap dilekçesi ile itiraz edildiği, ancak mail yazışması içeriğinden 1100 euro kısmında kabul edildiği, davalının bu faturayı bildirimi ile bildirdiği, bu bildirimden yaklaşık iki ay sonra yapılan iade işleminin yerinde olmadığı, davacı tarafa kısmi ödeme yapılması,

durumları da birlikte değerlendirildiğinde davacının davasının kısmen kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu...."gerekçesi ile, ''1-Açılan Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalı tarafın Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile, takibin 981,42 Euro alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine -Devamına karar verilen icra takibindeki 981,42 EURO asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının 1 yıllık Euro hesaplarına uyguladıkları en yüksek faiz oranının uygulanmasına, 2-Alacak likit olduğundan ve itiraz kısmen haksız olduğundan asıl alacağın (981,42 euro) takip tarihindeki TL kur karşılığının 9.372,66 TL’nin %20 si oranında 1.874,53 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

3- davalının kötüniyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;"Taraflar arasında taşıma sözleşmesi mevcut iken söz konusu taşıma sözleşmesi iptal edilmiştir. İptal işlemi dolayısıyla davacının masrafları müvekkil şirket tarafından karşılanmıştır. ancak davacı adeta sözleşme gerçekleşmişçesine müvekkilden fahiş miktarda ödeme talep etmiştir. Davacının talep etmiş olduğu miktarın fahiş olup olmadığının tespiti için gümrük bilirkişisi gerekmektedir.

Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında gerçekleştirilen taşıma ilişkisine istinaden yapılan sözleşme müvekkilin elinde olmayan sebeplerle iptal edilmiştir. Sözleşmenin iptal edilmiş olması sebebiyle davacının uğramış olduğu zararı karşılamak maksadıyla yapmış olduğu masraflar tarafımızca ödenmiştir. Ancak müvekkil şirket tarafından davacıya 5.000 TL ödeme yapılmasının ardından davacı şirket takibe konu faturayı kesmiştir.

Dava konusu faturada 420 EURO Antrepo-Gümrük Mesai Bedeli ile 1.100 EURO Navlun Bedeli talep edilmiştir. Ancak faturada talep edilen miktarlar şayet sözleşme iptal edilmeyip gerçekleşmiş olsaydı istenecek miktardır.

Sözleşme iptal edilmiş olup herhangi bir taşıma işlemi gerçekleşmemişken adeta sözleşme davacı tarafından yerine getirilmişcesine ödeme talep edilmesi haksız ve hukuka aykırıdır.İptal edilen sözleşmeyle ilgili oluşan zararların tespiti için gümrük bilirkişisine ihtiyaç duyulmaksızın hesap bilirkişi görüşü doğrultusunda karar verilmesi hukuka aykırıdır. Somut olayda taraflar arasındaki sözleşme iptal edilmiş ve tarafımızca davacının tüm zararları fazlasıyla karşılanmıştır.

Davacının talep etmiş olduğu miktarın fahiş olup olmadığının tespiti için Gümrük Bilirkişisine ihtiyaç varken ve bu durum Hesap Bilirkişisi tarafından da belirtilmişken mahkemenin "iptal edilen taşıma işlemine ilişkin gümrükçü bilirkişiden rapor alınmasına gerek olmadığı" yönündeki beyanları hukuka aykırı olup eksik araştırma ve inceleme oluşturmaktadır.

Yargıtay 8. HD., E. 2014/14041, K. 2016/11043, 22.6.2016 tarihli kararı: " Bu nedenle, öncelikle; motosiklet parçalarına ilişkin gümrük kayıtları ve ithalat belgeleri getirtilip alanında ehil bir bilirkişiye inceleme yaptırılarak, getirtilen gümrük kayıtlarının mahcuzları oluşturan parçalarla uyumlu oluup olmadığı, sevk irsaliyelerinde bahsi geçen menkullerin davacı 3. kişinin defterlerinde kayıtlı bulunup bulunmadığı hususlarında rapor alınması, ayrıca davacı ile borçlu arasında bu tür veya benzer ilişkiye matuf anlaşmalar olup olmadığı hususlarında araştırma yapılması ve bundan sonra dosyadaki diğer bilgi ve belgeler de dikkate alınarak,

uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir." Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere alanında ehil bir bilirkişi tarafından rapor alınmaksızın karar verilmesi eksik incele oluşturup hükmün bozulmasını gerektirmektedir.

Davacı göndermiş olduğu faturada 3.540 TL depo mesai ücreti ödemiştir ancak 1.100 euro bedelli hiçbir ödemesi mevcut değildir. dolayısıyla ödemesinin yapılmaması sebebiyle oluşmayan bir zararın talep edilmesi hukuka aykırıdır. Davanın konusu sözleşmenin iptali sebebiyle oluşan zararın talebinden ibarettir. Davacı 3.540 TL (420 EURO) depo mesai ücretine karşılık gelen miktarı ödemiş olup dekontu dilekçesinin ekinde sunmuştur.

Müvekkil şirket tarafından 5.000 TL ödenerek davacının uğramış olduğu işbu zarar fazlasıyla karşılanmıştır. Ancak davacının faturada belirtilen 1.100 EURO Navlun Bedelini ... Şirketine ödediğine yönelik hiçbir dekont dava dosyasına sunulmamıştır. Zira davacı tarafından dava dışı ... Hava ve Denizcilik Şirketi'ne bu yönde herhangi bir bedel ödenmemiş olup zarara da uğramamıştır.

Müvekkil şirket tarafından davacının tüm zararları fazlasıyla karşılanmışken Yerel Mahkeme tarafından davacının zararları tespit edilmeksizin hükümde belirtilen şekilde karar vermesi bozmayı gerektirmektedir. Davacı ile ... arasında gerçekleştirilen mail yazışmalarına itibar edilmemelidir. Zira ...'ın konuyla ilgili şirket yetkilisi olmamasıyla beraber, bir an olsun aksi kabul edilse dahi kendisinin mail yazışmalarındaki ücret kabulü ikrar olarak nitelendirilmemelidir.

Davacı ile dava dışı ... arasında gerçekleşen mail yazışmalarına tarafımızca itiraz edilmiştir. Zira mail yazışmaları somut olayı bütünüyle yansıtmamaktadır. ... bahsi geçen dönemde şirketin yetkilisi olmadığı gibi çalışanı da değildir. Kendisi ile gerçekleştirilen mail yazışmalarına itibar edilmemesi gerekmektedir.

Basiretli iş insanı olma zorunluluğu bulunan davacı şirketin yalnızca söz konusu yazışmalara dayanarak haklılığını iddia etmesi ve mahkemenin dava konusunu ispat etmekten uzak işbu delil ile anılan şekilde hüküm kurması hukuka aykırıdır. ... ile davacı şirket arasında gerçekleşen mail yazışmalarında; ... davacının masraflarını ödemeyi kabul ettiğini belirtmek amaçlı olarak söz konusu maili yazmıştır.

Ancak daha önce bahsedildiği üzere müvekkil şirket davacının masraflarını ödemeyi kabul etmiş ve fazlasıyla ödemiştir. ..., davacı şirket tarafından yanıltılmış ve davacı şirket gerçeğe aykırı olarak tüm masraflarının faturada bahsedildiği şekilde olduğunu beyan etmiştir. Ancak davacının sunmuş olduğu dekontta da görüleceği üzere davacı 1.100 EURO değerinde herhangi bir ödeme yapmamış ancak kötü niyetli şekilde tarafımızdan talep etmiştir.

Bu husustan haberdar olmayan ... mail yazışmalarında 1.100 EURO'yu ödemeyi kabul etmiştir. Halbuki müvekkil şirketin saiki sözleşmenin iptali sebebiyle davacı şirketin uğradığı masrafları ödemekten ibarettir. Müvekkil şirket tarafından takibe konu faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi borcun mevcut olduğu sonucunu doğurmaz.

Davacı şirket tarafından müvekkil şirkete gönderilen ve takibe konu olan faturaya 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi gerekçesiyle alacağın kesinleştiği yönündeki Yerel Mahkeme kararı hukuka aykırıdır. Bununla birlikte davacının bu faturayı ticari defterine kaydetmesi alacak talebinin doğruluğunu ispatlamayacaktır. Zira müvekkil her ne kadar süresinde olmasa da işbu fatura itiraz etmiştir.

Müvekkil şirket tarafından davacıya kesilen iade faturasının amacı takip konusu faturada belirtilen şekilde herhangi bir borcumuzun bulunmadığını belirtmektedir.Müvekkil şirketin takip konusu faturaya süresinde itiraz etmemesi davaya konu hizmetin gerçekleştiği yahut davacının navlun bedeline hak kazandığı sonucunu doğurmayacaktır.

Yargıtay 11. HD., E. 2004/7832, K. 2005/4738, 5.5.2005 tarihli kararı: "Mahkemece, benimsenip hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı taşıyanın taşıma işini gereği gibi yapmadığının tespitine rağmen, davalı taşıyanın yukarıda yazılı faturayı ticari defterlerine kaydetmesi ve TTK.nun 23. madde hükmünce 8 günlük sürede itiraz etmemesi ve dolayısıyla fatura münderecatının aynen kesinleştiği sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Oysa, faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı takdirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesi doğar; yoksa faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabulü anlamını taşımaz. Uyuşmazlık halinde, işin yapılmış olduğunun kanıtlanması gerekir. Ayrıca, davalıya tebliğ edilmiş olan fatura içeriğinin kesinleşmesi söz konusu olamaz. Faturanın deftere kaydı taşımanın gerçekleştiğine yalnızca karine teşkil eder.

Bu karinenin aksinin ispatı her zaman olanaklıdır." Dava konusu taşıma işleminin gerçekleşmediği uyuşmazlık konusu değildir. Zira her iki taraf da taşıma işleminin gerçekleşmediğini açıkça kabul etmiştir. Bu durumda takip konusu faturanın içeriğinin gerçeği yansıtmadığı ve hizmetin gerçekleştirilmemesi sebebiyle karşı edime hak kazanılmadığı izahtan varestedir. Davacının zararının ne kadar olduğu yönünde tespit yapılmaksızın karar verilmesi dava konusuyla örtüşmemektedir.

Bu sebeple usul ve yasaya aykırı Yerel Mahkeme kararının bozulmasını talep ederiz. Müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilen ödemenin niteliği kısmi ödeme değildir. İşbu ödeme sözleşmenin iptali sonucunda davacının uğradığı zararı karşılamaya yöneliktir. Davacınının zararı hesaplanmadan verilen karar hukuka aykırıdır. Yerel Mahkeme'nin gerekçeli kararında "kısmi ödeme yapılması durumu da dikkate alındığında" şeklindeki beyanı somut olayın gerçekleriyle uyuşmamaktadır.

Zira müvekkil şirket tarafından yapılan ödeme kısmi ödeme niteliğinde değildir. Yapılan ödeme davacının zararlarını karşılamaya yöneliktir. Davacının zararı ise takibe konu faturada belirtilen miktarın çok daha altındadır. Davacı tarafından faturada talep edilen miktar fahiştir. İşbu durumun ispatı amacıyla tarafımızca ehil bir bilirkişi talep edilmiş ancak hesap bilirkişi tarafından rapor alınmıştır.

Hesap Bilirkişisi raporunda açıkça "davalı ile ilgili itirazların değerlendirilmesinin konuyu inceleyecek bir Gümrük Bilirkişisinin tespiti ile mümkün olabileceği" belirtilmişken Yerel Mahkeme tarafından "iptal edilen taşıma işlemine ilişkin gümrükçü bilirkişiden rapor alınmasına gerek olmadığı" şeklinde karar verilip Gümrük Bilirkişisinden rapor alınmaksızın karar verilmesi eksik inceleme teşkil edip bozmayı gerektirmektedir.

İtirazın iptali davası yönünden davalı müvekkil lehine hükmedilen vekalet ücretleri hukuka aykırıdır. Yerel Mahkemenin vermiş olduğu kararda davayı kısmen kabul edip kısmen reddetmiştir. Bu karar doğrultusunda, "davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 34,19 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine" şeklinde karar verilmiştir.

Ancak vekalet ücreti tespiti hukuka aykırıdır. Zira AAÜT'nin 13. Maddesinin 4. Fıkrası uyarınca dava konusu vekalet ücretinin nispi değil maktu ücret olarak hesaplanması gerekmektedir. Bu doğrultuda yanlış hesaplanan ve lehimize hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olması sebebiyle bozulması gerekmektedir. İşbu hususla ilgili Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da kanunun açık hükmüyle uyuşmaktadır." demiştir.

İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava; taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesinin tarafların mutabakatı ile iptal edilmesi sebebiyle taşıma sözleşmesinin ifa edilmeye başlanması sırasında davacının yaptığı iddia edilen masrafların davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında dava dışı şirketin ihraç edeceği ürünlerin yurtdışı firmasına taşınması hususunda taşıma sözleşmesi akdedildiği, taşıma sözleşmesinin yurtdışı alıcısından kaynaklanan sıkıntılar sebebiyle tarafların mutabakatı ile iptal edildiği, davacı tarafından taşıma sözleşmesinin ifasına başlanması sebebiyle emtianın gümrükte dava dışı ... Deposuna indirilmesi sebebiyle 3.540,00 TL depo bedeli ve dava dışı ... Taşımacılığı Ltd.

Şti.ne 1.100 Euro navlun ücreti ödendiği iddiası ile davacı tarafından davalıya 420 Euro antrepo gümrük mesai ve 1.100 Euro navlun bedeli açıklamalı fatura düzenlendiği, davalı tarafından 5000,00 TL ödeme yapıldığı ve 1.100 Euro navlun bedelinin ödenmediği ve alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiği ve davacı tarafından iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.

Taraflar arasında istinafa da gelen temel uyuşmazlık ve dava konusu taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesinin iptal edilmesi sebebiyle davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ve davalıya yansıtılan 1.100 Euro navlun bedeli masrafının davacı tarafından yapılıp yapılmadığı ve ödenip ödenmediği noktasındadır. Davacı tarafından dava dilekçesinde söz konusu masrafa ilişkin dava dışı ... Taşımacılığı Ltd.

Şti.ne ödeme yapıldığı iddia edilmiş ve ekinde söz konusu şirket tarafından düzenlenen fatura ve davalı şirket ile yapılan yazışmalar sunulmuştur. Davalı tarafından söz konusu fatura ba formlarında beyan edilmiş olmakla davacı tarafından söz konusu hizmetin yerine getirildiği ve miktarı karine olarak davalı tarafından kabul edilmiş, karinenin aksi geçerli ve yazılı delil ile ispat edilememiştir.

Davalı tarafından her ne kadar şirket adına yazışmaları yapan kişinin şirketin çalışanı olmadığı ileri sürülmüş ise de, aynı yazışmalarda davalının ödediği masraf kalemi de belirtilmiş olup, ödenen masraf kalemine itiraz etmemiştir. Bu nedenle uyuşmazlık konusu kısma ilişkin yazışmanın şirket çalışanı tarafından yapılmadığı itirazı çelişkili davranış yasağı oluşturduğundan itibar edilmemiştir.

Davalı tarafından ayrıca söz konusu fatura bedelinin davacı tarafından dava dışı şirkete ödendiği hususunun ispat edilemediği ileri sürülmüş ise de, söz konusu husus ilk defa istinaf aşamasında ileri sürülmüş olup, HMK'nın 357/1 maddesi uyarınca bu savunmanın dinlenmesi yasal olarak mümkün olmadığından davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'sinin 13/1 ve 13/2 maddeleri uyarınca Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.

Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Bu hüküm dikkate alınarak davalı lehine red edilen miktarda vekalet ücreti takdirine karar verilmesi isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Sonuç olarak; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle. 1-Davalının istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 640,25 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan.

160,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 479,65 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/997, K. 2024/2056, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/997
Karar No
2024/2056
Tarih
19 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/998 K.2024/1345
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/999 K.2024/1346
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/1000 K.2024/1347
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1000 K.2024/1005
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1000 K.2024/988
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1001 K.2024/2217

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.