İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/541 K.2024/636

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2024/541Karar2024/636Tarih4 Nisan 2024Okuma7 dk · 1.407 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi İncelenen Kararı Veren

Karar tarihi
4 Nisan 2024
Dosya no
2024/541
Karar no
2024/636
Mahkeme
İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
07/12/2023 ( İhtiyati Haciz Talebinin Reddi Kararı
Numarası
2023/467 Esas (Derdest Dava Dosyası
Dava
İtirazın İptali
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
22/04/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.407 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; borçlunun davaya konu mezkur icra takibine itiraz ederken ödemeye ilişkin hiç bir belge sunmaması yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalı/ borçlu adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3 .kişilerdeki hak ve alacakları konusunda ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 07/12/2023 tarih ve 2023/467 Esas sayılı Ara Kararı ile; " Eldeki dosyada alacağın varlığını yaklaşık ispata elverişli yeterli delil sunulmamış olup uyuşmazlık konusu yargılamaya muhtaç olduğundan, dosyanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gözetilerek davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile; " 1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, ... "karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Yerel Mahkemenin 07/12/2023 tarihli ihtiyati haczin reddine ilişkin ara kararının usul ve yasaya aykırı olup, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurularak kararın kaldırılmasını talep etmek gerektiğini, İcra İflas Kanunu 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı için yaklaşık ispat kuralının uygulanacağını, bu durumun İİK m.258 hükmünde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur" şeklinde açıklandığını ve ayrıca Yargıtay 19. HD 2015/7567 E., 2015/17419 K. numaralı ve 22/12/2015 tarihli kararında da "İİK'nun 257. maddesi gereğince,

ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı uygulanır." şeklinde de açıklandığını, bu kural çerçevesinde yalnızca borcun vadesinin geldiği veya borcun rehinle temin edilmediği husus değil ayrıca borcun varlığının da "yaklaşık ispat" ile ispatlanmasının gerekli ve yeterli olduğunu, bu durumu Yargıtay 19. HD'nin 2015/6509 E., 2015/12655 K. numaralı ve 13/10/2015 tarihli kararında "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin İİK'nun 258/1. maddesi uyarınca alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir.

Başka bir anlatımla, ihtiyati haciz talebini inceleyen mahkeme alacağın gerçekte var olup olmadığı konusunda araştırma ve inceleme yapmakla yükümlü değildir." hükmü ile net bir şekilde ortaya koymuş olduğunu, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin verdiği ara kararda bulunan "Eldeki dosyada alacağın varlığını yaklaşık ispata elverişli yeterli delil bulunmadığı ve uyuşmazlık konusu yargılamaya muhtaç olduğundan ihtiyati haciz şartları oluşmadığı" gerekçesine katılmanın mümkün olmadığını, zira hem Yargıtay'ın ilgili içtihatları hem de İcra İflas Kanununun ilgili hükümleri göz önüne alındığında, ihtiyati haciz talebini inceleyen mahkemenin,

alacağın var olup olmadığı hususunu araştırmayacağını, yalnızca kanaat sahibi olmaya çalışacağını, dosyada mübrez belgeler ile davanın haklılığının en azından yaklaşık olarak ispat edilmiş olup yerel mahkemenin ihtiyati haciz taleplerini reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yaklaşık ispat için yeterlilik koşulu ile ilgili Yargıtay 19. HD 2017/5365 E., 2018/497 K. numaralı ve 08/02/2018 tarihli kararında "İhtiyati haciz talep eden vekili, açmış olduğu alacak davası ile ihtiyati haciz talep etmiş, ihtiyati haciz talebi mahkemece reddedilmiştir.

Dosyaya sunulan sözleşme, fatura, teslim tutanağı gibi deliller borcun varlığı konusunda yaklaşık ispat için yeterlidir." şeklindeki açıklamasıyla, sunulan belgelerin incelenmesi ve kesinleşmesi gerekmeksizin bir borç ilişkisinin varlığı kanaatini uyandıran her türlü belgenin yaklaşık ispat için yeterli olduğunu belirtmiş olduğunu, ihtiyati haciz talep edilen dosyada yukarıdaki kararda da bahsi geçen belgelerden olan, 1998 yılına ait bir "sözleşme" sunulduğunu, borçlu davalılar ilgili sözleşmeye ve 1999 yılına ait ihtarnameye karşı imzaya itiraz etmiş olsalar bile,

bu hususun alacağın gerçekten var olup olmadığına ilişkin olup esasen dosyanın konusu olduğunu ve ihtiyati haciz talebinin kabulü için net bir şekilde ispatlanmak zorunda olmadığını, bu belgelerin varlığının davacı müvekkil ile davalı borçlular arasında bir para alacağının varlığına ilişkin kanaat bakımından yeterli olduğunu, bu hususla alakalı yapılacak temel inceleme mantığını, Yargıtay 19. HD'nin 2016/1573 E- 2016/15651 K numaralı ve 12/12/2016 tarihli kararında "Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak,

maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir.

Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup, alacağın varlığının tam ve kesin olarak ispatı aranmaz." açıklamasıyla net bir şekilde ortaya koymuş olduğunu, Borçlu davalıların, davaya konu mezkur icra takibine itiraz ederken, ödemeye ilişkin hiçbir belge sunmadığı gibi, dosya konusu parasal miktar da göz önüne alındığında, hileli davranış veya mal kaçırma sonrasında verilecek kararın infazının çok zorlaşacağı ve hatta imkansız olacağı anlaşılabileceğinden ve bu oluşabilecek kaybın müvekkil alacaklıya yaratacağı etki ve hak kaybı göz önüne alındığında;

borca itiraza ilişkin hiçbir belge sunmayan davalı borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, taleplerinin reddi kararını anlamanın mümkün olmadığını, Yukarıda sayılan tüm olgusal ve hukuksal sebepler doğrultusunda, talep edilen ihtiyati haczin, İİK m.257'de öngörülen bütün şartları taşımakla beraber, borca ilişkin sunulan belgelerin varlığı ve bu belgelere ilişkin itirazların yetersizliği göz önüne alındığında, Yargıtay'ın oturmuş içtihatları açısından da "yaklaşık ispat" koşulun gerçekleştiği ve para alacağının var olduğuna dair kanaatinin oluşabileceği etmen ve şartların mevcudiyetine rağmen,

ihtiyati haciz taleplerinin reddine ilişkin yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olup, kararın kaldırılmasını talep etmenin zaruri hale geldiğini beyanla. Yukarıda açıklanan nedenlerle. Hukuki ve usuli bütün şartların mevcut olduğu ihtiyati haciz taleplerinin, yasaya uygun olmayan bir şekilde Yerel Mahkemece gerekçeli kararda belirtilen sebeplerle reddedilmesinin hukuka aykırı olacağından.

İstinaf başvurularının kabulü ile, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/467 E. sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılmasına ve davalı borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Talep; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında alacağın tahsilini temin için ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İİK'nun 257/1 maddesi uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 257/2 maddesi. "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa.

2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;" düzenlemesini içermektedir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.

Somut talepte; davacı vekili genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının temini için müteselsil kefil olan davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, davacı vekili tarafından dosyaya dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı ve icra takibine itiraz dilekçesi sunulmuş, delil dilekçesi ekinde ise ihtarnameler, temlik sözleşmesi, umumi kredi taahhütnamesi sunulmuş, ancak alacağın dayanağı olan genel kredi sözleşmesi ve aslı sunulmadığı gibi, icra takip dayanağı belgeler arasında da görülmemiştir.

Dava dilekçesi ve delil dilekçesi ekinde sunulan belgeler davacı alacağının varlığı, miktarı ve muaccel olduğu hususunda yaklaşık ispat koşulunu gerçekleştirir yeterlilikte değildir. Davalının mal kaçırma ihtimaline ilişkin ihtiyati haciz talebi ise vadesi gelmemiş alacağa ilişkin ihtiyati haciz kararı verilebilmesine ilişkin koşullardan olup, somut talepte uygulama yeri bulunmamaktadır.

İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme 07/12/2023 tarihli ara kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-İhtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04/04/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/541, K. 2024/636, 4 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/541
Karar No
2024/636
Tarih
4 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/542 K.2024/594
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/543 K.2024/691
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/545 K.2024/713
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/546 K.2024/756
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/546 K.2024/594
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2024/547 K.2024/554

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.