KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Dosya no
- 2025/490 Esas
- Karar no
- 2025/442 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2025/28 Esas (Derdest Dava Dosyası
- Tarih
- 23/01/2025 (Ara Karar Tarihi
- Dava
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.936 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Sanayi Tic. Ltd. Şti. olan, ...bank Kasımpaşa şubesinden alınmış, 30.11.2023 keşide tarihli 150.000-TL bedelli, ... numaralı çek ile ... İhracat İthalat Sanayi Tic. Ltd.
Şti. olan, ... bank Kasımpaşa şubesinden alınmış, 30.12.2023 keşide tarihli 150.000-TL bedelli, ... numaralı çekin hamili olduğunu, bu çekleri herhangi bir ticari ilişkide kullanmadan evvel davacının elinden bu çeklerin bilgisi ve rızası dışında çıktıklarıın, kaybolduklarını, çeklerin vadesi gelmeden önce durum fark edilerek mağduriyete sebep olmaması adına ve çeklerin rıza dışında elinden çıkması sebebiyle ödeme yasağı talepli olarak İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/754 E. sayılı dosyasında hasımsız olarak kıymetli evrak iptal davası açıldığını, mahkemece iki adet çek için ödeme yasağı koyularak bankaya bildirildiğini,
yargılama aşamasında davacının elinden rızası dışında kaybolan çeklerden. 30.11.2023 keşide tarihli 150.000-TL bedelli, ... numaralı çekin davalılardan ... Faktoring A.Ş. tarafından ... Bankasına. 30.12.2023 keşide tarihli 150.000-TL bedelli, ... numaralı çekin ise davalılardan ... arafından ...
Bankasına ibraz edildiğinin tespit edildiğini, bu sebeple çekleri uhdelerine bulunduran davalılar aleyhine her iki çek yaprağının ayrı ayrı istirdatı için dava açılması zorunluluğu doğduğunu, zira İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/754 E. sayılı dosyasında da, 11.12.2024 tarihli duruşmada çek istirdat davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini, davacı çeklerde taraf olup yetkili hamil olduğu gibi çekler elinden rızası hilafına çıktığını, çeki uhdesinde bulunduran davalıların ise ya kötü niyetle bu çekleri aldıklarını ya da ağır kusurları mevcut olduğunu,
çünkü davacının çekin arkasında yer alan ve kendisinden sonra gelen cirantalar ile hiçbir ticari ilişkisi olmadığını, davacının kendisinden sonra gelen cirantaları kesinlikle tanımadığını, davalıların, kambiyo senetlerini devralırken göstermekle yükümlü olduğu özen sebebiyle davacı ile davacıdan sonraki cirantaların arasındaki ticari ilişkiyi kanıtlamak zorunda olduklarını, ayrıca davalıların çeki iktisabında istihbarat çalışması yapmamış olması halinde davalıların ağır kusurlu sayılması da gerektiğini ileri sürerek, ...
Kasımpaşa şubesinden alınmış, ... Seri Nolu, 30.11.2023 Keşide tarihli 150.000-TL bedelli çekin davalılardan ... Faktoring A.Ş'den istirdatına, ... Kasımpaşa şubesinden alınmış, ...
Seri Nolu, 30.12.2023 Keşide tarihli 150.000-TL bedelli çekin davalılardan ...'den istirdatına, toplam 300.000-TL bedelli anılı iki adet çekin ayrı ayrı davalılardan istirdatı ile müvekkile iadesine, ileride müvekkili aleyhine başlatılması muhtemel icra takipleri sebebiyle, çeklerin müvekkilinin rızası dışında elinden çıkmış olması ve İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/754 E. sayılı dosyasında ödeme yasağı koyulmuş olması dikkate alınarak, dava sonuna kadar ödeme yasağının devamı ve çeklerin takibe koyulmasının tedbiren engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 23/01/2025 (Ara Karar Tarihi) tarih ve 2025/28 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında. "Dava, istirdat davasıdır.
6100 sayılı yasanın 389 ve devam maddeleri gereğince, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme nedeniyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Davanın açılması ile hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir müessesesi kabul edilmiştir.(Pekcanıtez H.. Atalay O.. Özekes M., Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları, 13. Basım, Ankara 2012, S.
873) HMK’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir.
Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar.
Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir. İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir.
Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). Ancak, özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir.
Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, a.g.e., s. 877).
Somut durumda, ihtiyati tedbir talebinin uyuşmazlık konusu ile ilgili olmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''İhtiyati tedbir talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; açmış oldukları çek istirdat davasında, dava sonuna kadar ödeme yasağının devamı ve çeklerin takibe koyulmaması yönünde tedbir kararı verilmesi taleplerinin, 23.01.2025 tarihli ara karar ile "Somut durumda, ihtiyati tedbir talebinin uyuşmazlık konusu ile ilgili olmadığından" gerekçesiyle reddedildiğini, Tedbir talebinin ret kararına karşı süresi içerisinde istinaf yoluna başvurulduğunu; dava dilekçelerinde açık şekilde izah edildiğini;
müvekkilinin hamili olduğu dava konusu iki adet çekin herhangi bir ticari ilişkide kullanmadan evvel bilgisi ve rızası dışında kaybolduğunu, müvekkili tarafından çeklerin rızası dışında elinden çıkması sebebiyle ödeme yasağı talepli olarak İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/754 E. sayılı dosyasında hasımsız olarak kıymetli evrak iptal davası açılmış, mahkemece iki adet çek için ödeme yasağı koyularak bankaya bildirildiğini,
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/754 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında müvekkilin elinden rızası dışında kaybolan çeklerin ibraz edildiğinin ortaya çıktığını ve 11.12.2024 tarihli duruşmada çek istirdat davası açmak ve tedbir kararını sunmak üzere taraflarına süre verildiğini, taraflarınca açılan bu davada doğal olarak İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/754 E. sayılı dosyasında ödeme yasağı koyulmuş olması dikkate alınarak, dava sonuna kadar ödeme yasağının devamı ve çeklerin takibe koyulmaması yönünde tedbir kararı verilmesi talep edildiğini;
çeklerin ibraz edilmesi ile davanın çek istirdat davasına döndüğünü ve İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/754 E. sayılı dosyası yönünden davanın konusuz kaldığını, Mahkemenin tedbir talebini uyuşmazlık konusu ile ilgili olmaması gerekçesi ile reddetmesinin hatalı olduğunu; şu aşamada tedbirin, dava konusu itibari ile mahkemeden talep edilmek zorunda olduğunu; tedbir talebi tam olarak uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak talep edilmekte olduğunu; aksi durumda İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/754 E. Sayılı dosyasında, bu mahkemeden verilecek tedbir kararının dosyaya sunulmasının talep edilmeyeceğini, İleri sürerek,
yukarıda izah edildiği üzere; itirazları doğrultusunda ve resen tespit edilecek nedenlerle, istinaf başvurularının kabulüne, mahkemenin 23.01.2025 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir talebinin ret kararının kaldırılmasına, talepleri doğrultusunda dava konusu ... Kasımpaşa şubesinden alındığını, ... Seri Nolu, 30.11.2023 Keşide tarihli 150.000-TL bedelli çek ile ... Kasımpaşa şubesinden alınmış, ...
Seri Nolu, 30.12.2023 Keşide tarihli 150.000-TL bedelli çek üzerinde ödeme yasağının devamı ve çeklerin takibe koyulmaması yönünde tedbir kararı verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Talep: TTK'nun 792 maddesine dayalı olarak açılmış derdest çek istirdadı davasında, dava konusu çekler hakkında, çek iptali davasında verilen ödeme yasağı kararına yönelik tedbirin devamına, ayrıca çeklerin takibe konulmalarının tedbiren engellenmesine karar verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece tedbir talebinin, uyuşmazlığın konusunu teşkil etmediği gerekçesi ile reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı tarafından, istirdat davasına konu çeklerin zayi nedeniyle iptalleri istemi ile İstanbul 16 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/754 esas sayılı dosyası nezdinde dava açıldığı, mahkemece tensiben %15 teminat mukabilinde dava konusu çeklerin ödenmesinin tedbiren yasaklanmasına karar verildiği, davacı tarafından teminatın dosyaya yatırıldığı, ödeme yasağı kararının uygulandığı, yargılama sırasında çeklerin ibraz edildiklerinin anlaşılması üzerine, ibraz eden kişilerin kimlik bilgileri de celbedilerek davacı vekiline 11/12/2024 tarihli celsenin (1) numaralı ara kararı ile;
ibraz edenler aleyhine çek istirdat davası açması ve alınmış ise ihtiyati tedbir kararının mahkemeye beyan etmesi amacı ile 1 aylık kesin süre verildiği, aksi halde mahkemece verilen ödeme yasağı kararının kaldırılacağının ihtar edildiği, mahkemece verilen kesin süre içeriisnda davacı vekili tarafından eldeki çek istirdadı davasının açıldığı anlaşılmıştır.
TTK'nun 818/1-s maddesi atfı ile aynı Kanunun, önleyici önlemler başlıklı 757 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir.
Yine aynı atıf gereği, TTK'nun iade davası başlıklı 763 maddesi uyarınca, elden çıkan çekin yargılama sırasında mahkemeye sunulması veya muhatap bankaya ibraz olunması halinde, mahkeme, iade davası açması için dilekçe sahibine uygun bir süre verecek, dilekçe sahini bu süre içerisinde dava açmazsa, mahkeme muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldıracaktır.
Çekin yargılama sırasında ibraz edilmesi halinde, mahkemece verilen kesin süre içerisinde iade davası açılmamasının hukuki sonucu daha önce verilen ödeme yasağı kararının kaldırılması olup, davacı vekilince İstanbul 16 Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen kesin süre içerisinde istirdat davası açılmış bulunduğuna göre mahkemece daha önce teminat karşılığında verilmiş çeklerin ödenmesinin tedbiren yasaklanmasına yönelik tedbir kararının devamına, teminatın bu dosyaya aktarılmasına karar verilmesi gerekirken,
istemin uyuşmazlığın konusunu teşkil etmediği gerekçesi ile reddedilmesi yerinde olmamış davacının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. Eldeki davanın menfi tespit değil TTK'nun 792 maddesine dayalı çek istirdadı davasıdır.
HMK'nun 389 maddesi uyarınca " Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Aynı kanunun 390 maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü havidir.
Dava konusu çekler uyuşmazlığın konusu ise de, dosyanın bulunduğu aşama ve mevcut delil surumuna göre TTK'nun 792 maddesi koşullarının oluştuğu yaklaşık düzeyde ispat olunamadığından mahkemece çeklerin takibe koyulmamasına yönelik tedbir isteminin reddine yönelik kararı, geçekçesi itibariyle yanlış ise de, sonucu itibariyle doğrudur.
Sonuç itibariyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin 23/01/2025 tarihli ara kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak, davacının ödeme yasağına yönelik tedbirin devamı isteminin kabulüne, çeklerin takibe konu edilmemesine yönelik isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/490, K. 2025/442, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama