İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1522 K.2024/1667

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, her iki taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize…

Esas2021/1522Karar2024/1667Tarih21 Kasım 2024Okuma12 dk · 2.384 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
21 Kasım 2024
Dosya no
2021/1522
Karar no
2024/1667
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
29/03/2021
Numarası
2019/1219 Esas - 2021/297 Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali (Satım Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.384 kelime·12 dk okuma

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, her iki taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen 30.09.2014 tarihli satış vaadi sözleşmesine istinaden Şişli İlçesi, .. ada, ... parselde yapılacak binanın 36. katındaki 307,13 m2 brüt alanlı ... nolu bağımsız bölümün %18 KDV dahil olarak 2.744.000 TL bedelle satıldığını, taşınmazın net 150 m2'den büyük olduğunu, sözleşme uyarınca ödemelerin taksitler halinde yapılarak 15.04.2018 tarihinde yapılan 37.717 TL ödeme ile toplam 2.744.000 TL borcun ödendiğini, ödemenin içinde %18 KDV'nin de bulunduğunu,

30.09.2014 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin 8.2. maddesinde ki KDV ile ilgili düzenlemeye göre, KDV'deki artış ve azalışın taraflara yansıtılacağını, 08.09.2016 tarih Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2016/9153 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 31.03.2017 tarihine kadar konut tesliminde KDV oranının %8'e indirildiğini, 03.02.2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2017/9759 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulamanın 30.09.2017 tarihine kadar uzatıldığını, davalı şirketin 30.09.2017 tarih ve 2.744.000 TL tutarındaki faturayı %8 KDV'li olarak düzenlediğini,

satış vaadi sözleşmesinin 8.2 maddesi uyarınca %10 oranındaki KDV indiriminin davacıya iadesi gerekirken bu bedelin satış değeri olarak gösterilerek davalı şirket uhdesinde tutulduğunu, fazladan tahsil edilen 232.000 TL KDV'nin fatura tarihi olan 30.09.2017 tarihinden itibaren işlemiş 62.000 TL ticari faizi ile birlikte ödenmesi için davalı şirkete Beyoğlu ... Noterliğinin 10.07.2019 tarihli ihtarının gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, takibe yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında Skyland İstanbul Projesinde yeralan ..

Blok .... kat ... numaralı bağımsız bölüm için 30.09.2014 tarihli satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan kapak sayfasındaki "Satış Fiyatı ve Ödemeler" başlıklı maddesinde, satış bedelinin, KDV, 1/2 tapu harcı, .., emlak vergisi hariç olmak üzere 2.744.000 TL olarak belirlendiğini, KDV oranının da %1 olarak alındığını, satışa ilişkin faturasının 30.09.2019 tarih ve 184291 sayılı olarak düzenlendiğini, faturada KDV oranının %8 olduğunu, bağımsız bölümünün satış tutarının sözleşmeye uygun olarak 2.744.000 TL olarak düzenlendiğini, faturanın düzenlenme tarihindeki KDV oranına uygun olarak kesildiğini,

iddianın aksine sözleşme konusu bağımsız bölümün KDV oranının sözleşmede açıkça %1 olarak belirlenmiş olmasına rağmen adeta %18 oranı üzerinden KDV hesaplandığını ve 232.000 TL fazladan KDV tahsil edildiğine ilişkin iddianın yersiz olduğunu, sözleşmede %1 KDV oranı hariç tutulmuş ise de bakiye KDV oranının sözleşme bedeli içerisinde tutularak vergi idaresine karşı olan yükümlülüğün müşterek müteselsil sorumluluk kapsamında davalı şirket tarafından yüklenildiğini, bu hususun sözleşme ve itiraz edilmeyen fatura içeriğinden açıkça anlaşıldığını, sözleşmede yer alan satım bedeli ile faturadaki bedelin uyumlu olduğunu,

KDV oranının fatura tarihinde geçerli olan %8 oranında kesildiğini, davacıdan fazla ve haksız KDV tahsil edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, bilirkişi heyet raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre.

Taraflar arasında taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği, satış bedelinin KDV dahil 2.744.000,00-TL olarak belirlendiği, sözleşmenin 8.2 maddesinde sözleşmedeki KDV oranının 150m2'nin üstündeki konutlar için yüzde 18 olarak belirlendiği, KDV oranında azalma olması halinde tahsil edilen fazla KDV bedelinin alıcıya iade edileceği konusunda mutabakata varıldığı, Bakanlar Kurulu Kararı ile konutların 31.03.2017 tarihine kadar teslimlerinde KDV oranının %8 e indirildiği, bu sürenin 30.09.2017 tarihine kadar uzatılmış olduğu, bu düzenlemeler doğrultusunda dava konusu taşınmaz için uygulanması gereken KDV oranının %8 olduğu,

davalı tarafça sözleşmede belirlenen 2.744.000-TL üzerinden fatura düzenlendiği, KDV oranındaki azalmanın düzenlenen faturaya yansıtılmadığı, sözleşme bedelinin %8 KDV oranına göre revize edilerek aradaki farkın alıcıya iade edilmesi gerektiği, düzenlenen denetime ve kanaat edinmeye elverişli bilirkişi raporu ile davacıdan 232.000-TL fazla tahsilat yapıldığının tespit edildiği,

davacı tarafın fazla tahsil edilen bedelin iadesini talep etmekte haklı olduğu anlaşılmakla, davacı tarafın dava değeri olarak 232.000,00-TL asıl alacak tutarını gösterdiği de nazara alınmak suretiyle talebiyle bağlı kalınarak..." gerekçesiyle davanın kabulü ile Bakırköy ...

İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasına yönelik davalı itirazının 232.000,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Kök rapora yönelik itiraz üzerine, düzenlenen ek raporda müvekkilinin itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda hatalı ve fahiş hesaplamalar yapıldığını, kararın kaldırılarak masrafları müvekkiline ait olmak üzere yeni bir bilirkişi kuruldan rapor alınması gerektiğini, bilirkişi raporunda, sözleşmenin 8.2. maddesindeki KDV düzenlemesi uyarınca teslim tarihinde %8 oranında KDV alınması gerektiği ve 232.182 TL fazladan tahsilat yapıldığının belirlendiğini,

ancak taraflar arasında düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ve özellikle bedelin belirlendiği kapak sayfasında satıma konu A Blok rezidans kule 38. kat 668 numaralı bağımsız bölümün, "Satış Fiyatı ve Ödemeler” başlıklı maddesinde satış bedeli KDV, ½ tapu harcı, DASK, emlak vergisi hariç olmak üzere 2.744.000 TRY olarak belirlenmiş olup, KDV oranın ise %1 olarak belirlendiğini, taşınmazın faturasının %1 KDV oranına göre düzenlendiğini, faturadaki bedelin %1 KDV oranı dâhil olmak üzere bağımsız bölüm satış tutarının, sözleşmedeki bedel ile aynı şekilde düzenlendiğini,

sadece KDV oranı fatura keşide tarihindeki meri KDV oranına uygun olarak düzenlendiğini, herhangi bir şekilde toplam sözleşme bedelinin değiştirilmediğini, sözleşmeye aykırı fahiş yahut KDV mevzuatına aykırı fatura düzenlenmediğini, buna rağmen alınan raporda fazladan KDV tahsil edildiğinin belirlendiğini, sözleşmede bağımsız bölümün KDV oranın açıkça %1 olarak belirlendiğini, buna rağmen %8 veya %18 KDV oranına göre KDV tahakkuk ettirilmiş gibi rapor düzenlenerek fazladan KDV tahsil edildiğinin belirtilmesinin hatalı olduğunu, düzenlenen faturanın sözleşmeye uygun şekilde %1 KDV oranın alıcıdan tahsiline,

kalanın müvekkili üzerinde bırakılması esasına göre düzenlendiğini, bilirkişinin bu açık durumu hatalı yorumlayarak, müvekkilinin satım bedelinden tenzilat yapacak şekilde hesaplama yapılarak, taşınmazın kararlaştırılan değerinden daha düşük bir bedelle alıcıya satılmasına karar verildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Mahkemece, Bakanlar Kurulu Kararına göre %18 den %8 oranına indirilen KDV oranı nedeniyle 10 puan KDV'nin haksız alındığının tespit edilmesine karşın, fatura tarihi olan 30.09.2017 tarihinden takip tarihi olan 22.08.2019 tarihine kadarki 62.000 TL işlemiş faize karar verilmediğini, taraflar arasında fazladan tahsil edilecek KDV tutarına faiz işletileceğine ilişkin bir sözleşme hükmü bulunmamasına rağmen, gasp edenin daima temerrüt halinde olduğu ilkesine göre, düşürülen KDV hükümlerinin haksız şekilde uygulanmaması nedeniyle fatura tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiğini,

bu nedenle sadece takip tarihine kadar işlemiş olan faiz alacağı yönünden kararın kaldırılarak takibin devamına, icra inkar tazminatının tahsiline ve 30.09.2017 fatura tarihinden takip tarihine kadar işlemiş olan 62.000,00.TL.

Faiz alacağının davalıdan tahsiline, karar verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulü ile işlemiş faizin tahsiline karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasında düzenlenen satım vaadi sözleşmesi kapsamında satılarak teslim edilen taşınmaz için düzenlenen faturada, KDV oranının sözleşmenin 8. maddesine aykırı şekilde Bakanları Kurulu Kararı ile konut satışında yapılan düzenlemenin dikkate alınmadan düzenlenerek fazladan tahsil edilmesi üzerine, fazladan yapılan KDV tahsilatının iadesi amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı davacının, davalı aleyhine fazladan tahsil edilen 232.000,00 TL KDV ve 63.000,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 295.000 TL'nin tahsili amacıyla icra takibi başlatılmıştır. Daha önce İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esasında başlatılan takibe yönelik yetki itirazının, alacaklı tarafından kabul edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği Bakırköy ... İcra Müdürlüğünce yeniden ödeme emri gönderilmiştir.

Tebliğ edilen ödeme emrine süresinde itiraz edildiği ve açılan davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı, takibin tamamına itiraz etmiştir. Davacı vekili, dava açarken dava değerini asıl alacak olan 232.000 TL olarak göstermiş ve bu miktar üzerinden harç ödemiştir. Başka bir anlatımla takip talebindeki işlemiş temerrüt faizine yönelik itirazın iptali istenmemiş ve buna ilişkin harç ödenmemiştir.

İtirazın iptali davası takip talebine sıkı sıkıya bağlı olmakla birlikte, itirazın iptali davasında bir kısım takip alacaklarının dava dışı bırakılması mümkündür. Dava dilekçesinin içeriğinden de işlemiş faize yönelik açık bir dava veya talebin bulunduğu anlaşılmamaktadır. Yargılama sırasında yapılmış usulüne uygun bir ıslahla takip talebindeki işlemiş faize yönelik bir alacak veya itirazın iptali davasının açıldığı da ileri sürülmemiştir.

Nitekim, istinaf başvurusunda da usulüne uygun şekilde harcı ödenerek bir dava açıldığından söz edilmeden, davalının temerrütünden söz edilmiştir. TBK'nın 117. maddesine göre muaccel bir borcun alacaklının ihtarı ile temerrüde düşeceğinden, takipten önce fazladan tahsil edildiği ileri sürülen KDV bedelinin iadesi için keşide edilen Beyoğlu ...

Noterliğinin 10.07.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihatrı ile verilen 10 gün sürenin dolması ile temerrütün oluştuğu ileri sürülmüştür. Ancak dava konusu edilmeyen bir alacak kalemi hakkında mahkemece yargılama yapılarak karar verilmesi mümkün olmadığından, ilk derece mahkemesince dava konusu edilmeyen faiz alacağı hususunda karar verilmeden davanın dava dilekçesindeki talep esas alınarak kabulüne karar verilmesi isabetli bulunmuştur.

İstinaf aşamasında yeni talep ileri sürülemeyeceğinden, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalının istinaf başvurusunun incelenmesinde; taraflar arasında 30.09.2014 tarihli satım vaadi sözleşmesi düzenlenmiştir.

Sözleşmenin ilk sayfasında satışa konu taşınmazın kullanım alanının brüt 307,13 m2 olduğu, satış bedelinin "Peşin+Vadeli %1 KDV, Damga Vergisi,1/2 tapu harcı dahil, DASK, abonelikler, emlak vergisi hariç toplam satış fiyatı: 2.744.000,00-TL" olarak kararlaştırılmıştır. Bu durumda, %1 KDV oranı dâhil olmak üzere taşınmazın bedeli sözleşmede 2.744.000,00 TL olarak kararlaştırılmıştır.

Sözleşmenin 8.2 maddesinde "Satış vaadinde bulunan bağımsız bölüm satış bedeline dair faturayı fiili teslim almaktan imtina edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi tarihinde düzenleyip alıcıya sunacaktır. Sözleşmedeki KDV oranı, hükümet tarafından alınan geçici tedbirler kapsamında yapılacak süreli ve geçici indirimler dışındaki genel oran (150 m2'nin altındaki konutlar için yüzde 1, net 150 m2'nin üstündekiler için yüzde 18) üzerinden belirlenmiştir.

Alıcı tarafından ödenmesi gereken KDV oranı ise ilgili yasa gereğince faturanın kesildiği tarihteki (fiili teslim veya yapı kullanım izin belgesi tarihi) Bakanlar Kurulu tarafından belirlenmiş olan KDV oranıdır. Söz konusu fatura kesim tarihinde, KDV oranında artış olması halinde bu artış oranı kadar KDV bedeli alıcıdan ayrıca tahsil edilecek, oranda azalma olması halinde ise tahsil edilen fazla KDV bedeli alıcıya iade edilecektir." düzenlemesine yer verilmiştir.

Davacı vekili, sözleşmenin anılan hükmüne göre KDV oranında yapılacak indirimin müvekkiline yansıtılması gerekirken, KDV oranında Bakanlar Kurulunca yapılan indirimin yansıtılmadan fazladan fatura kesildiğini, yapılan %10 oranındaki KDV indirimine rağmen sözleşmede belirlenen alacağın tam olarak tahsil edildiği ve sonuçta 232.000,00 TL fazladan KDV tahsil edildiğini ileri sürülmektedir.

İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu ve ek raporunda, fazladan KDV tahsil edildiği ve Bakanlar Kurulunca KDV oranında yapılan indirimin alıcıya yansıtılmadığı belirlenmiştir.

Bilirkişi raporu, fatura tarihi olan 30.09.2017 tarihinde geçerli olan %8 oranındaki KDV oranına göre hesaplanmış olup, bu tarihten önce geçerli olan 150 m2'nin üzerinde olan konutlarda teslim sırasında %18 KDV uygulanacağı, Bakanlar Kurulu kararı ile bu oranın %8'e indirilmesi nedeniyle aradaki fark kadar alacak bulunduğu tespitine göre hesaplama yapılmıştır.

Dosya içerisinde bulunan ve davalı tarafından davacıya düzenlenen 30.09.2017 tarihli, seri ... sıra nolu faturada, bir adet bağımsız bölümün birim fiyatının 2.739.749,02 TL olduğu, bir adet ankastre ürün bedelinin ise 4.250,98 TL olduğu, konutun %8 oranındaki KDV ile ankastrenin ise %18 oranında KDV'si ile birlikte fatura edilerek, fatura bedelinin 2.744.000,00 TL olduğu görülmüştür. belirtildiği gibi taraflar arasındaki sözleşmede satılacak daire bedelinin, ödeme planında %1 KDV damga vergisi, 1/2 tapu harcı dahil, abonelikler, Dask Emlak Vergisi hariç peşin toplam satış fiyatının 2.744,000,00 TL olarak belirlenmiştir.

Sözleşme ekindeki ödeme planına göre bu bedelin belirlenen 42 vadede 15.04.2018 tarihine kadar ödeneceği kararlaştırılmıştır. Ayrıca sözleşme içeriğinde ödemenin ne şekilde yapılacağı belirlenmiştir. Görüldüğü gibi sözleşmede bir yandan %1 KDV oranına göre fiyatın belirlendiği, ancak sözleşmenin 8/2. maddesindeki açık düzenlemede KDV oranının yürürlükteki mevzuata göre %18 oranı üzerinden belirlendiği görülmüştür.

Anılan maddede KDV oranının %18 olduğu yazı ve rakamla belirlenmiştir. Sözleşme hükmünde açıkça 150 m2'den büyük konutlar için %18 oranındaki KDV'nin alınacağı belirlenmiştir. Bu nedenle "Tapu ve Masraflar" başlıklı 8. madde ile sözleşmenin kapak maddesindeki çelişkinin ne şekilde giderileceği ve tarafların sözleşme aşamasındaki gerçek iradelerinin belirlenmesi gerekmektedir.

TBK'nın 19.maddesine göre, bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Buna göre tarafların sözleşme bedeli belirlenirken esas aldıkları KDV oranının belirlenmesi gerekmektedir.

Sözleşmenin kapak sayfasında %1 KDV oranına göre belirleme yapıldığı el yazısı ile yazılırken, taraflarca müzakere edilerek imzalanan ayrıntılı sözleşme hükümlerinde yazı ile ve rakamla KDV oranının meri mevzuat hükümlerine göre 150 m2 den büyük konutlar için %18 olduğu kararlaştırılmıştır. Yazı ile ayrıntılı şekilde yapılan ve mevzuata uygun olan açıklamalı bu düzenlemeden, tarafların kararlaştırdıkları fiyat içinde %18 oranında KDV bulunduğunu göstermektedir.

Nitekim, taraflar arasında bu kabulden ayrılmayı gerektirir başka bir sözleşme veya uygulama bulunmadığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 8/2. maddesindeki düzenlemeye göre, %1 oranındaki KDV düzenlenmesine ilişkin hükmün maddi hata niteliğinde olduğuna ilişkin davacı itirazları yerinde görülmüştür. Davalı vekili bilirkişi raporunun yetersiz olduğundan söz ederek yeni bir bilirkişi kuruldan rapor alınmasını istemiştir.

Yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere, uyuşmazlığın esasının sözleşme hükümlerinin yorumlanmasına ilişkin olması nedeniyle HMK'nın 266. maddesine göre bu konuda bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek yoktur. Sözleşme hükümlerinin yorumlanması, hukuki bir konu olup hâkimlik bilgisi ile yapılacak işlemlerdendir.

HMK'nın 282. maddesi uyarınca takdirî delil olan bilirkişi raporunun diğer delillerle birlikte değerlendirilerek karar verilmesi karşısında, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle. 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına;

bakiye 12.063,90 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,6-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair. HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 21.11.2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/1522, K. 2024/1667, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1522
Karar No
2024/1667
Tarih
21 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1533 K.2024/1741
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1539 K.2024/1664
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1549 K.2024/1742
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1563 K.2024/2112
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1568 K.2024/1677
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1571 K.2024/1598

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.