İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1312 K.2024/1703

Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasının ilk derece mahkemesice yapılan yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvrulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava…

Esas2022/1312Karar2024/1703Tarih28 Kasım 2024Okuma19 dk · 3.765 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
28 Kasım 2024
Dosya no
2022/1312
Karar no
2024/1703
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
07/04/2022
Numarası
2012/114 Esas - 2022/259 Karar
Davanın konusu
Rücuen tazminat (İnşaat tüm riskler sigortasından kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.765 kelime·19 dk okuma

Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasının ilk derece mahkemesice yapılan yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvrulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyasında, davalı vekilinin dava tarihi dikkate alınarak dosyanın öncelikle incelenmesi talepli dilekçesi üzerine talep yerinde görülüp dosya ele alınıp incelendi, gereği düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Bayındırlık ve İskan Bakanlığına ait olan Gaziosmanpaşa 300 Yataklı Devlet Hastanesi ikmal inşaatını 05/11/2020 ve 10/12/2012 tarihleri arasında İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, sigorta ettiren dava dışı ... Ortaklığı ile davalı ... Tic ve Ltd.

Şti. arasında inşaatın dış cephe kaplama imalat ve montaj işlerinin yapımı ve gerekli olan tüm malzemelerin temini amacıyla 20/12/2010 tarihli taşeron sözleşmesi akdedildiğini, 01/01/2011 tarihinde davalı taşeron işçileri tarafından sigorta konusu hastanede dış cephe kaplama işine başlandığını, müvekkili şirketin sigortalısının bitim aşamasındaki devlet hastanesi inşaatında 26/09/2011 tarihinde meydana gelen yangın olayı neticesinde binanın dış cephesinin, izolasyon malzemeleri, muhtelif sayıda boyaların, muhtelif çatı malzemelerinin, ahşap kapıların, ahşap masa ve sandalyeleri PVC çerçevelerin, bina elektrik tesisatının,

muhtelif miktarda dekorasyon malzemeleri, işçilere ait yataklar, ranzalar, konteynerlerin, bilgisayarların, televizyonların, muhtelif giyim eşyalarının, plastik masa ve sandalyelerin, ... plaka sayılı vinç kamyonunun komple yandığını, davalı taşeron şirketin müvekkili şirketin sigortalısının bitim aşamasındaki Devlet hastanesi inşaatında alması gereken koruyucu ve kollayıcı önlemleri almadığını, telafisi mümkün olmayan zararlara dikkatsizliği ve ihmali sonucunda sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin Gaziosmapaşa 1.Sulh Hukuk Hakimliğinin 2011/11 D.

İş sayılı dosyası ile sigortalıya ait olan hastane inşaatındaki yangının çıkış nedeni ve hastanede nelerin zarar gördüğü ile ilgili olarak tespit talep ettiğini, bilirkişi tespit raporunda; meydana gelen yangın nedeninin kesme ve kaynak işinden meydana geldiğinin, davalının gerekli tedbirleri almaması nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun bildirildiğini, yangın sebebi ile oluşan hasar neticesinde sigorta poliçesi ile sigortalı olan Bayındırlık ve İskan Bakanlığına müvekkili şirket tarafından 4.027.942,62 TL hasar tazminatı ödendiğini, yangında zarar gören ... plakalı kamyonun ve vincin sahibi olan ...

San Tic. Ltd.

Şti. tarafından müvekkili şirket aleyhine toplam 252.500,00 TL zararın mevcut olduğu iddiasıyla Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/786 E.sayılı dosyası ile dava açıldığını bildirerek; dava değeri oldukça yüksek olduğundan müvekkil şirketin talep ettiği alacak miktarını güvence altına almak ve ileride telafisi güç zararların doğmasını önlemek adına dava sonuçlanana kadar davalı şirketin malvarlığına ihtiyati tedbir konulmasına, davanın kabulü ile sigortalıya ödenmiş olan tutarın 750.000,00 TL'lik kısmının ödeme tarihi olan 02.11.2011 tarihinden.

3.277.942,62 TL'lik bölümü için ödeme tarihi olan 06.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının dava dışı ... İş Ortaklığına ait ...

Hastane İnşaatı Santiyesini All Risk sigorta poliçesi ile sigortaladığını, 26/09/2011 tarihinde sigortalanan yerde çıkan yangından kaynaklanan hasarı ödediğini belirttiğini ve müvekkilin sigortalı şirketin taşeron firması olması nedeniyle sigortalı şirkete ödenen bedel olan 4.027.942,62 TL'nin rücuen tazmini için iş bu davayı açtığını, davacının ekspertiz raporları ve itfaiye raporlarındaki tahminlere dayanarak rücu davası açtığını, ancak tahmine dayalı bu raporların tamamının hatalı olduğunu, maddi vaka ile raporların birbirine tamamen aykırı olduğunu, dava konusu edilen yangının hastanenin A bloğunda,

ahşap dış cephe kaplaması olan bölümde başladığını, bu bölümün bitmiş bir bölüm olduğunu, müvekkili şirketin bu bölümde hiçbir elemanının olmadığını ve bir çalışmasının olmadığını, bu nedenle müvekkili şirkete atfedilecek bir kusur olmadığını, itfaiye raporlarında da yangına ilişkin tahminden bahsedildiğini, tespit edilmiş bir durumun söz konusu olmadığını bildirerek; davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; .Gaziosmanpaşa 1 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/110 D.iş sayılı dosyası getirtilmiş yapılan incelemesinde; dosyamız davacısı ...

A.Ş tarafından sigortalısı Bayındırlık ve İskan Bakanlğına ait Gaziosmanpaşa 500 yataklı devlet hastanesi ikmal inşaatında kaplama izolasyon maddesinin yanması sonucunda çıkan yangının çıkış sebebinin tespiti talep edilmiş, ibraz edilen bilirkişi raporunda; meydana gelen yangının asıl nedeninin kesme kıvılcımlarından ve kaynak eletronlarından kopan cüruflardan kaynaklandığı bildirilmiştir.

Mahkememizce sigorta bilirkişisi, inşaat bilirkişisi ve yangın uzmanı bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılarak davalının meydana gelen yangında kusuru ve sorumluluğunun olup olmadığı, kusur ve sorumluluğu var ise miktarının tespit istenilmiş olup, ibraz edilen 03/06/2013 tarihli bilirkişi raporunda; işveren ... Ortaklığı ile davalı ...

İnş.Tic Ltd Şti arasında dış cephe kaplama işleri konulu 02/08/2010 düzenleme tarihli taşeron sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede taşeron malzemelerin zarara uğramaması için her türlü önlemin alınacağının, ve gerekli önlemin alınmamasından oluşacak her türlü malzeme kaybı ve zaiyatlarının taşerona ait olduğunun kararlaştırıldığını, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının G.O.P.

300 yataklı devlet hastanesi ikmal inşaatının 05/11/2010 -10/12/2012 tarihleri arasında İnşaat Bütün Riskler Poliçesi ile davacı ... sigorta şirketine sigortalandığını, büyük hasara neden olan yangının bodrum üzeri 15 katlı hastane binasının doğu tarafında ana blokta yapımı devam eden mantolama ve dış cephe kaplama çalışmaları sırasında meydana geldiği,

davalı tarafın olay gün ve saatinde yangının meydana geldiği cephede müvekkilinin hiçbir elemanının bu bölümde çalışmadığını, olay sırasında dış cephede bağlı olan işinin bitmiş olması nedeniyle sökülen asansörün olduğu bölümde sadece panel takma işi yaptığını, yangın tarihinde karkas işinin bittiğini, yapılan işin kompozit cephe imalatı olduğunu, kesme işlerinin bodrum katta bulunan depodaki makinelerde gerçekleştirildiğini, diğer yandan punta kaynak yapıldığından kıvılcım düşmesinin mümkün olmadığını savunduğunu,

savcılık dosyasının dosyaya konulmadığını bu durumda savcılık soruşturma dosyasının dosyaya celbinden rapor düzenlenebileceği bildirilmiştir. Mahkememizce GOP Sulh Ceza Mahkemesinin dosyası gönderilmiş olduğundan bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, ibraz edilen 30/12/2013 tarihli bilirkişi ek raporunda.

Davaya konu yangının 26.09.2011 tarihinde yaklaşık 14.00 sıralarında, bodrum üzeri 15 katlı hastahane binasının doğu tarafından, ana blokta yapımı devam eden mantolama ve dış cephe kaplama çalışmaları sırasında meydana geldiği. Ana blokta yapımı devam eden mantolama ve dış cephe kaplama çalışmalarının ... İnş. Tic. Ltd.

Şti. tarafında yapılmakta olduğu, Yangın olayının meydana geldiği gün ve saatte, davalı taşeron elemanlarının sepet asansörü denilen sistemi binaya sabitlemeye, asansörün yukarı çıkışını engelleyen konsolları (cıvatalı) anahtarla sökmeye çalıştıkları, Gerek davalı şirket çalışanlarınca gerekse tüm diğer tanıklarca (şantiye mühendisleri dahil) yangının çıkış yerinde yangın sırasında herhangi bir çalışmanın yapılmadığı, davalı şirket elemanlarının çalışma yapmakta olduğu asma İskelesinin bulunduğu yerin, yangının çıktığı yerin tam tersi tarafta olduğunun beyan edildiği.

Davalı şirket vekili tarafında olay tarihinde asansörün olduğu bölümde sadece panel takma işinin yapıldığı, yangın tarihinde karkas işinin bittiği, yapılan işin kompozit cephe imalatı olduğu, kesme işleminin bodrum katta bulunan depodaki makinelerde gerçekleştirildiği, punto kaynak yapıldığından 30 m yükseklikten kıvılcım düşmesinin mümkün olmadığının belirtildiği, ... İnş.

Müh. ...'nın 26.09.2011 tarihli ifadesinde yangının meydana geldiği yerde, inşaatın dış cephesinde kullanılan compact ve strafor adı verilen dış cephe malzemelerinin bulunduğu ancak bu malzemelerin çabuk tutuşan bir malzeme olmadıklarının” ifade edildiği. Bir adet uzman ve 8 adet uzman yardımcısı, 2 adet ekip memuru tarafından düzenlenen 27.09,2011 tarihli raporda Yangının kesin çıkış nedeni hakkında kesin bir kanaate varılamadığının” belirtilmiş sonucunda.

Davaya konu yangının, davalı Taşeron'un elemanlarının çalışma alanında başlamadığı, Tüm görgü tanıklarınca yangının yaklaşık 14.00 sıralarında başladığının beyan edildiği, o sırada davalı Taşeron elemanlarının iskelesinin yangının başladığı yere göre ters yerde ve 9. Katta ve yaklaşık 30 m yüksekte bulunduğunun anlaşılması, Şantiye Şefi İnş.

Müh. ... tarafından “Yangının meydana geldiği yerde o sırada herhangi bir çalışmanın yapılmadığının, o mahalde çabuk tutuşma özelliği bulunmayan compact ve strafor gibi malzemelerin bulunduğunun belirtilmesi dikkate alınarak davalı Taşeron elemanları tarafından yangına sebebiyet verildiğinin söylenemeyeceği, başka bir ifade ile yangının çıkış nedeni konusunda doğru bir kanaate varılmasının mümkün olmadığı bildirilmiştir.Mahkememizce yangın uzmanı, inşaat bilirkişisi ve sigorta bilirkişisinden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş olup, 16/05/2014 tarihli bilirkişi raporunda.

Yangının ... ve ... tarafından kaynakla asansör demirlerinin sökümü esnasında 1,5 - 2 metre yükseklikten aşağıya düşürülen kıvılcımların polistiren köpük malzemeyi tutuşturmasıyla başladığı, dış cephe kaplamasının içerisinde kalan ve söndürülemeyen kısmıyla sirayet ettiği, sonra dış cephe içerisinden hızla büyüyerek tüm cepheyi kapladığı, pencerelerden içeriye ulaştığı ve yanarak düşen alüminyum ve polistiren damlaları ile diğer yanıcılara sirayet ettiği, Yangına ... ve ...'ın taksirle sebebiyet verdiği, bununla birlikte alt işvereninden asıl İşverenine, tasarımcısından uygulayıcısına kadar tüm yetkilller;

yüksek katlı bir hastane binasında yangın açısından son dereca güvenliksiz ve mevzuata aykırı dış cephe yalıtım ve kaplama malzemelerinin kullanılmasından dolayı sorumlu oldukları, yaşanan yangına rağmen aynı hastane binasının aynı tip yapı malzemeleri ile tamamlanıp hizmete alırımasından dolayı bundan sonra yaşanabilecek; dış cephe içinde oluşabilecek veya dış cephe içine ulaşabilecek bir yangının meydana getireceği korkunç büyüklükteki risk nedeniyle oluşabilecek devasa can kayıplarından ve zararlardan da sorumlu olacakları, sigortalı Bayındırlık ve İskan Bakanlığı (İDARE)'nin “Muvafakati” ile Sigorta Ettiren/Yüklenici ...

İş Ortaklığı'na, Sigorta Tazminatı'nı ödemesi dava konusu Sigorta Poliçesi'ndeki Şartlara aykırı bir “...” yani bir “...san" ve ... ödemesi olduğu, sigorta şirketinin bu ödeme sonucu TTK 1301'e dayanarak rücuen tazminat alacağı talebinde bulunması hakkı bulunmayacağı sonucuna varıldığı bildirilmiştir.

Mahkememizce tarafların bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazların değerlendirilmesi açısından bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, ibraz olunan 05/03/2015 tarihli ek raporda; kök raporda bildirdikleri görüşlerinde bir değişiklik olmadığını bildirmişlerdir. Mahkememizce G.O.P.

18 Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/128 E.sayılı dosyasının bekletici mesele yapıldığı, G.O.P 18 Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/128 E.sayılı dosyasının zamanaşımı sebebi ile düşürülmesine karar verildiği ve kararı kesinleşmiş olduğu görülmüştür. Mahkememizce Bakırköy 6 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/679 E.sayılı dosyası uyap üzerinden istenilmiş olup yapılan incelemesinde ; ... İş Makinaları Nak.Oto.San ve Tic Ltd Şti davacı, dosyamız davacısı ...

Sigorta A.Ş'nin davalı olduğu, davanın haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olduğu, davanın 12/09/2014 tarihinde açıldığı, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve davalı ... Sigorta A.Ş.

Aleyhine açtığı davanın reddine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği görüldü Gaziosmanpaşa Devlet Hastanesi İkmal inşaatı ile malzemeleri ve şantiye binalarının toplamı 34.449.000,00 TL sigorta bedeli ile 05/11/2020-05/11-2021 tarihleri arasında inşaat bütün riskler sigorta poliçesi ile davacı ... Sigorta A.Ş ye sigorta ettirilmiştir. Sigorta poliçesinde sigorta ettiren sıfatı ile dava dışı ... A.Ş ve ... San ve Tic Ltd Şti (...

İş Ortaklığı , Sigortalı olarak da Bayındırlık ve İskan Bakanlığı yer almaktadır ) Davacı .. Sigorta tarafından 02/11/2011 tarihinde 750.000 TL Bayındırlık ve İskan Bakanlığına, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının muvafakati doğrultusunda da 06.12.2011 tarihinde 3.277.942,00 TL ... İş Ortaklığına ödenmiştir. Davalı Köroğlu şirketi , dava dışı ... İş Ortaklığının taşeronu olarak hastane binasında çalışma yapmaktadır.

Yangının çıkış nedeninin davalı çalışanları ... ve ... tarafından kaynak çalışması sırasında çıkan kıvılcımların düşmesi sonucunda köpük malzemenin tutuşması ile çıktığı, bilirkişi raporları ile sabit olmuştur. Bakırköy 6 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/679 Esas ( eski Bakırköy 12 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/56 E.sayılı) dosyasının yapılan incelemesinde; aynı yangın olayı sebebiyle aracı hasar gören ... San Tic A.Ş tarafından ... İş Ortaklığı ve ...

Sigorta A.Ş aleyhine açılan davada; davalı ...

Adi Ortaklığı ile yapılan taşeron hizmet sözleşmesi gereğince çalışan kişilerin sebep olduğu yangında davacının aracının zarar gördüğü belirlenerek toplam 252.500 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiş, Bakırköy 12 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/344 E, 2016/456 Karar sayılı 10/05/2016 tarihli ilamı Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 17/10/2019 tarihli, 2019/2839 E, 2019/3978 Karar sayılı ilamı ile bozulması ve bozma ilamında; "....Mahkemece yapılan yargılamada toplanan delillere alınan bilirkişi raporlarına göre davacıya ait iş makinelerinin zarar görmesine yol açan yangının, yüklenici, ... iş ortaklığının diğer taşeronu, dava dışı ...

Ltd. Şti.'nin işçilerinin yaptığı kaynak işleminden kaynaklandığı, bu nedenle gerekli dikkat ve özeni göstermeyen tedbir almayan iş ortaklığının da kusurlu bulunduğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak meydana gelen haksız fiil nedeniyle sorumluluğun tayininde doğru sonuca varılamamıştır. Birden çok kişinin aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olması konusu borçlar hukukunda düzenlenmiştir.

Yardımcı kişinin işin görülmesi sırasında başkalarına vermiş olduğu zarardan adam çalıştıranın sorumluluğu iki ayrı şekilde ele alınmıştır. TBK 66’ya göre yardımcı kişi, üçüncü kişiye sözleşme dışı sorumluluk çerçevesinde zarar verir. Burada gerçekleşen zarardan önce, zarar gören üçüncü kişi ile adam çalıştıran arasında hiç bir hukuki, özellikle de sözleşmeye dayalı ilişki yoktur. Yardımcı kişinin davranışından sorumluluğun ikinci türü, TBK 116. maddede düzenlenmiştir.

Burada borçlu borcun ifasında yardımcı kişi kullanmaktadır. TBK 116’da zarar gören alacaklı ile borçlu arasında daha önce kurulmuş bir sözleşme ilişkisi vardır. Bu maddede, borçlunun, borcun ifasında veya bir borçtan doğan hakkın kullanılmasında, çalıştırdığı yardımcı kişinin işini gördüğü sırada alacaklıya vermiş olduğu zarardan sorumluluğu düzenlenmiştir. Bu nedenle TBK 66 sözleşmeden doğan borç ilişkilerine uygulanmaz.

TBK 61. maddesine göre “birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Bu hukusal düzenlemeler ışığında somut olay incelendiğinde davalı yüklenici iş ortaklığı,aynı işin ifasında çalıştırdığı taşeronu olan dava dışı Köroğlu Ltd. Şti.'nin işçilerinin sebep olduğu zarardan, TBK 61. maddesi gereğince müteselsilen sorumlu tutulmalıdır.

Mahkemece kusur oranı uygulanarak sorumluluğun eksik tayini doğru olmamış, açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir..." şeklinde hüküm oluşturulduğu, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, yangının çıkışına dava dışı ... Alüminyum çalışanlarının tedbirsizlik ve dikkatsizliklerinin sebebiyet verdiği, ...

Adi ortaklığının da iş ortamında gerekli güvenli ortamını sağlamaması ve denetim görevini yapmaması nedeniyle eşit oranda kusurlu olduğu, yardımcı şahsın fiilinden birlikte sorumluluk ilkesi gereğince adi ortakların tüm zarardan müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesi ile 145.000 TL maddi zararın adi ortaklığı oluşturan şirketlerden alınmasına, 26/04/2021 tarih, 2020/679 Esas, 2021/425 Karar sayılı ilamı ile karar verildiği görülmüştür.

Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 17/10/2019 tarihli, 2019/2839 E, 2019/3978 Karar sayılı ilamı ile belirlendiği üzere yangın olayının davalı ... Alüminyum Ltd Şti çalışanlarının dikkatsiz ve tedbirsiz kaynak çalışması yaptığı sırada düşen kıvılcımlardan çıktığı, iş sahibi sigorta ettiren ...

Adi Ortaklığının denetim ve gözetim faaliyetini gerektiği gibi sağlamadığı, sigorta sözleşmesindeki özel koşulları yerine getirmemesi sebebiyle yangının ortaya çıkmasında %50 oranında kusurlu bulunduğu, davacı ... şirketince dava dışı ... İş Ortaklığına yapılan ödemenin ... ödemesi olmadığı, adam çalıştıran ... İş Ortaklığının taşeron şirket işçilerinin meydana getirdiği zarardan kusuru oranında sorumlu olduğu, davalı ... tarafından ...

İş Ortaklığına yapılan ödemenin dava dışı sigortalının %50 kusuru oranında düşülerek yapılması gerektiği, sigorta şirketinin TTK.nun 1301.maddesi hükmü uyarınca sigortalısının kusuru oranında indirim yapılmak koşulu ile yangına %50 kusuru ile sebebiyet veren davalı şirketten rücu talebinde bulunabileceği, sigorta şirketi tarafından 02/11/2011 tarihinde yapılan 750.000 TL'lik ödemenin %50 si olan 375.000,00 TL'nin 02/11/2011 den itibaren işleyecek avans faizi,

06/12/2011 tarihinde yapılan 3.277.942,60 TL'lik ödemenin %50 si olan 1.638.971,31 TL'nin de ödeme tarihi olan 06/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 375.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 02/11/2011'den, 1.638.971,31 TL'nin ödeme tarihi olan 06/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/679 Esas sayılı dosyasında yangının çıkışında ... Alüminyum çalışanlarının tedbirsizlik ve dikkatsizliklerinin yangına sebebiyet verdiğini ...

Adi Ortaklığının da iş ortamında gerekli güvenli ortamı sağlamaması ve denetim görevi yapmaması nedeniyle eşit oranda kusurlu olduğu, yardımcı şahsın fiilinden birlikte sorumluluk ilkesi gereği müteselsilen sorumlu olduklarının belirtildiğini, Müvekkili şirketin Bayındırlık ve İskan Bakanlığına ait Gaziosmanpaşa Üçyüz Yataklı Devlet Hastanesi İkmal İnşaatı işini 05.11.2010 ve 10.12.2012 tarihleri arasında İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi ile sigorta güvencesi altına alındığını, sigorta ettiren ...

İş Ortaklığı ile davalı ...

Alüminyum arasında, inşaatın dış cephe kaplama imalat ve montaj işlerinin yapımı ve gerekli tüm malzemelerin temini amacıyla 20.12.2010 tarihli taşeron sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleme uyarınca davalı şirketin gerekli sistemi kurarak dış cephe kaplama işine başladığını, 20.12.2020 tarihli taşeron sözleşmesinde, taşeronun, malzemelerin zarara uğramaması için gerekli her türlü önlemi alma, hırsızlığa ve yangına karşı gerekli koruma önlemlerini alma yükümlülüğünü üstlendiğini, bu yükümlülüğüne uymaması halinde doğacak her türlü zararın davalıya ait olacağının kararlaştırıldığını,

yine davalı taşeron firma yetkilisi tarafından imzalanan sıcak iş izin belgelerinde gerekli güvenlik önlemlerinin alınacağının taahhüt edildiğini ve bu taahhüde aykırı davranılmasından doğacak zararların davalı tarafından üstlenildiğini, gerek taşeron sözleşmesindeki taahhüdü gerekse anılan izin belgelerindeki açıklamalar uyarınca yangının meydana gelmesinden davalının tam sorumlu olup %50 oranında kusur indirimi yapılamayacağını, İtfaiye müdürlüğü tarafından düzenlenen yangın raporunda,

davalı tarafından yapılan mantolama ve dış cephe kaplamaları sırasında meydana gelen ve öngörülemeyen kıvılcımların zemindeki muhtelif inşaat malzemelerinin üstüne düşmesi ile yanmanın meydana geldiği, yangının açık alanda olması ve rüzgarın etkisi ile kısa sürede büyüdüğü tespitlerine yer verildiğini ve yangının sebebinin dikkatsizlik olarak belirlendiğini, sigorta şirketi tarafından alınan ekspertiz raporunda benzer tespitlerin yapıldığını.

Gaziosmanpaşa 1. Sulh Hukuk Hakimliğinin 2011/110 D. İş sayılı dosyasıyla kusur durumu bakımından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen uzman bilirkişi heyeti raporunda kaynak kesme yangınlarının çok geç fark edileceği, çünkü sıcak metal veya yanan elektrot cürufunun ikibin dereceye kadar yükselebildiği,

işlemin yapıldığı yerden çok uzağa sıçrayacağı ve yangının ancak iş bitiminden 1-2 saat kadar sonra fark edilebileceği, yangının asıl nedeninin bu olduğu tespitlerinin yapıldığını, yine Gaziosmanpaşa 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/863 soruşturma sayılı dosyasında alınan 14.07.2012 tarihli yangın çıkış sebebi ek raporunda tam sönmemiş olan yakıcı madde ortamında bulunan dış cephe izolasyon malzemelerinin ve diğer eşyanın kaynak işlemi sırasında yapılan kıvılcımlardan dolayı yandığı,

başta çıkan yangının söndürüldüğü belirtilmiş ise de soğutma çalışması tam yapılmadığından gizli alevin yangına sebebiyet verdiği tespitlerine yer verildiğini, tüm bu teknik tespitlere göre yangının davalının kusurundan kaynaklandığı açık olup herhangi bir kusur indirimi yapılmaksızın sorumlu tutulması gerektiğini, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/679 E.sayılı dosyasında %50 oranında yapılan indirimin iç ilişkide hüküm ifade edeceğinden eldeki davada etkisinin olmayacağını, zira yangının tamamen davalının hakimiyet alanı içerisinde ve kendi çalışanlarının kusurundan kaynaklandığını,

ilk derece mahkemesince kusur indirimi yapılmasının isabetsiz olduğunu, İlk derece mahkemesi kararının yargılama giderleri yönünden de hatalı olduğunu, zira hükmün 3 nolu bendinde harç meblağı 59.814,95 TL olarak belirlenmesine rağmen kabul ve ret oranlarına göre herhangi bir hüküm kurulmayıp sadece yargılama giderlerine ilişkin olarak hüküm kurulduğunu, harcın tamamen müvekkili üzerinde bırakıldığını, kısmen kabul oranı üzerinden davalıdan alınıp davacıya ödenmesi yönünde hüküm kurulmadığını, başvuru harcının da dikkate alınmadığını, bu nedenle hükmün 3.bendinin eksik ve hatalı olduğunu,

Açıklanan bu gerekçelerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının redde ilişkin kısmının ve yargılama giderlerine ilişkin 3.maddesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle, inşaat tüm riskler (all risk) poliçesi uyarınca sigortalıya ödenen sigorta tazminatının zarara sebebiyet veren davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İBB İtfaiye Daire Başkanlığı Avrupa Yakası Müdürlüğünce düzenlenen 26.09.2011 tarihli yangın raporunda.

"Bodrum üzeri 15 katlı inşaat halindeki hastahane binasının doğu tarafında, ana blokta yapımı devam eden mantolama ve dış cephe kaplama çalışmaları esnasında meydana gelen ve öngörülemeyen kıvılcımların zemindeki muhtelif inşaat malzemelerinin üstüne düşmesi ile yanmanın meydana geldiği, açık alanda ve rüzgarın körükleyici etkisiyle çalışan işçiler tarafından müdahale edilmesine rağmen kısa sürede büyüyen yangının dış cepheye ve pencerelerden kısmen de odalara yayıldığı tahmin edilmektedir.

(DİKKATSİZLİK)" şeklinde tespit yapıldığı anlaşılmıştır. Davacını talebiyle yapılan Gaziosmanpaşa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/110 D. İş sayılı dosyasıyla yapılan delil tespit dosyasında alınan uzman bilirkişi raporunda; davaya konu yangının, davalı çalışanları tarafından yapılan kaynak işi sırasında sıçrayan cüruflardan kaynaklandığı belirtilmiştir. Eksper raporunda benzer tespit yapılmıştır.

Davaya konu yangınla ilgili olarak yapılan soruşturma sırasında Gaziosmanpaşa 2. Sulh Ceza mahkemesinin 2011/863 E sayılı dosyasına sunulan 26.05.2014 bilirkişi raporunda, davalı çalışanları tarafından yaplan kaynak çalışmaları sırasında yere düşen kıvılcıların yangına sebebiyet verdiği, çıkan yangının tam söndürülmemesi rüzgarın da etkisiyle yangının güçlendiği ve davaya konu hasarı verdiği belirtilmiştir.

İlk derece mahkemesince oluşturulan üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor istenmiş, birinci heyetin düzenlediği 28.05.2013 tarihli ön raporda eksik belgelerin sunulması talep edilmiş, herhangi bir sonuç beyan edilmemiştir. Eksikliklerin ikmalinden sonra aynı heyetten 23.12.2013 tarihli ek rapor alınmıştır.

Bu bilirkişi raporunda davaya konu yangının davalı taşeronun elemanlarının çalışma alanında başlamadığı dikkate alınarak ve rapordaki diğer gerekçelerle davalı taşeron elamanları tarafından yangına sebebiyet verildiğinin söylenemeyeceği, yangının çıkış nedeni konusunda doğru bir kanaate varılmasının mümkün olmadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin yukarıda anılan rapora itirazı üzerine mahkemece oluşturulan üç kişilik yeni bir bilirkişi kurulundan 14.05.2014 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda, yangının davalı çalışanları olan ... ve ... tarafından yapılan kaynak çalışması sırasında aşağıya düşürülen kıvılcımların yanıcı kaplama malzemesinin tutuşmasına neden olduğu ve oradan büyüyerek yayıldığı yangının bu şahısların taksirli davranışlarından kaynaklandığı,

bununla birlikte alt işverenin asıl işverenine, tasarımcısından uygulayıcısına kadar tüm yetkililerin, yüksek katlı bir hastane binasında yangın açısından son derece güvenliksiz ve mevzuata aykırı dış cephe yalıtım ve kaplama malzemelerinin kullanılmasından dolayı sorumlu oldukları, sigorta hukuku yönünden yapılan değerlendirmede ise davacının ödemesinin ex gratia niteliğinde bir hatır ödemesi olup davacı ... şirketinin halefiyet hakkının doğmadığı tespitlerine yer verildiği anlaşılmaktadır.

Bu rapora karşı davacı vekilinin itirazı üzerine aynı heyetten alınan 23.02.2015 tarihli ek raporda aynı görüş tekrarlanmış, kök raporda değişiklik yapılmasını gerektiren herhangi bir husus bulunmadığı belirtilmiştir.

İlk derece mahkemesince bekletici sorun sayılan Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/128 Esas sayılı dosyasının zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine dair kararın kesinleşmesi üzerine mahkemece başkaca bir inceleme yapılmaksızın istinaf incelemesine konu kararın verildiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda değinildiği üzere mahkemece alınan ikinci heyet kök ve ek raporlarında davacı ... şirketinin poliçe özel şartları uyarınca şartları sağlanmadığı halde sigorta tazminatı ödemesi yapmasının ex gratia yani hatır ödemesi niteliğinde olup davacıya halefiyet hakkı vermeyeceği açıkça belirtildiği halde ilk derece mahkemesince bu konuda hiç bir değerlendirme yapılmadan, halefiyetin doğumu bakımından temlikname bulunup bulunmadığı, temlikname yoksa ödemenin hatır ödemesi niteliğinde olup olmadığı, buna göre davacının halef olup olmadığı gibi olgular üzernide hiç bir değerlendirme yapılmadan sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.

Oysa davacının halefiyet hakkının doğmuş olması, aktif dava ehliyeti ile yani davacı sıfatıyla ilgili olup bu hususun resen dikkate alınması ve açıklığa kavuşturulması gerekir. Mahkeme ödemenin ex gratia bir ödeme olmadığı kanaatine varmışsa bunun gerekçesini denetlenebilir şekilde ortaya koymalıdır. Oysa ilk derece mahkemesi bu konuda hiç bir değerlendirme yapmadan sonuca gitmiş olup karar denetime elverişli değildir.

Diğer taraftan davacı vekili aşamalardaki beyanlarında sigorta ettiren ile davalı arasındaki taşeron sözlemesinde, yangına karşı güvenlik önlemlerini alma yükümlülüğünün davalı tarafından üstlenildiğini, yangından çıkacak zararların davalı uhdesinde olduğunun sözleşme ile kararlaştırıldığını ileri sürmüş, taşeron sözleşmesini dosyaya ibraz etmiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesince bu konuda hiç bir değerlendirme ve tartışma yapılmadan, sonuca gidilmiştir.

İlk derece mahkemesinin karar gerekçesi incelendiğinde, tespit dosyasının, bilirkişi raporlarının, ceza dosyasındaki raporun ve Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/679 Esas sayılı dosyasında verilen karar ile bu karara ilişkin Yargıtay ilamından söz edilmiş ve son paragrafta kusur oranına ilişkin bir değerlendirme yapılarak hüküm verildiği anlaşılmıştır.

Karar bu haliyle tarafların iddia ve savunmalarını ve uyuşmazlık noktalarını açıklığa kavuşturan bir gerekçe içermemektedir. Sigortalı ile davacı arasındaki sözleşme hükümleri hiç değerlendirilmeden başka bir dosyadaki değerlendirmeler esas alınarak ve yetersiz gerekçe ile hüküm verildiği, hükmün bu haliyle HMK'nın 297.maddesindeki unsurları içermediği anlaşılmış, kararın bu haliyle istinaf incelemesine elverişli olmadığı kanaatine varılmıştır.

Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.a.6 hükmü uyarınca, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda işin esası incelenmeksizin ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 28.11.2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/1312, K. 2024/1703, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1312
Karar No
2024/1703
Tarih
28 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1324 K.2024/1364
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1328 K.2024/1418
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2022/1328 K.2024/948
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1330 K.2024/2369
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1330 K.2024/1086
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/1335 K.2024/1275

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.