KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1623
- Karar no
- 2024/1646
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/08/2024 tarihli ek karar.
- Numarası
- 2024/264 D.İş. - 2024/267 K.
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz
Karar Metni
1.406 kelime·7 dk okuma
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile borçlular arasında dava dilekçesinde ayrıntısı belirtilen 4 adet bononun karşılıksız bırakılması ve borçlular aleyhine başlatacakları takibin kesinleşmesine kadar geçecek sürede karşı tarafın mal kaçırmaması sebebiyle davalıların menkul ve gayrimenkullerinin 5.500.433-TL alacağın tahsilini sağlamak amacı ile ihtiyati haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 09.08.2024 tarihli Değişik İş kararıyla; "...
30/07/2024 vadeli 50.000 USD bedelli, 30/08/2024 vadeli 50.000 USD bedelli, 30/09/2024 vadeli, 50.000 USD bedelli, 30/10/2024vadeli 10.000 Usd bedelli toplam 4 adet bononun karşılığı olan 5.408.020-TL ödenmediği, dosyaya sunulan belge ve kayıtlara göre alacağın herhangi bir şekilde teminat altına da alınmadığı dikkate alınarak davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile bono alacağı yönünden İİK 257 ve devamı maddeleri gereğince %15 teminat mukabilinde kabulüne, karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak ..." gerekçesiyle ihtiyati haciz isteyen tarafın talebinin kısmen kabulüne,
bono alacağı yönünden İİK 257 vd maddeleri gereğince borçlular yönünden %15 teminat karşılığı olan 811.203-TL'nin yatırılması halinde kabulü ile İİK ' nın 257/1 maddesi uyarınca ihtiyati haciz isteyen alacaklının yukarıda belirtilen 5.408.020-TL alacağının tahsilini sağlamak için borçluların borca yeter miktardaki yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır , taşınmaz malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar vermiştir.Borçlular vekili, İİK'nın 265. maddesi uyarınca bu karara itiraz etmiştir.Borçlular vekili 13/08/2024 tarihli itiraz dilekçesinde özetle;
ihtiyati hacze dayanak olan senetlerle ilgili olarak Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/648 Esas sayılı dosyasında tedbir kararı verildiğini ve karar doğrultusunda müvekkil aleyhine icra takibi yapılamayacağını iddia ederek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati hacze itirazı değerlendirdiği 22.08.2024 tarihli ek kararında; "...Dava, hukukî niteliği itibariyle İİK'nun 265'nci maddesinde düzenlenen ihtiyati hacze itiraz davasıdır. İhtiyati hacze itiraz İİK'nun 265 maddesinde düzenlenmiş olup, bu kapsamda yetkiye, teminata ve ihtiyati haczin dayandığı sebeplere itiraz edilebilir.
Tüm dosya kapsamı ve yapılan yargılama neticesinde; ihtiyati haciz kararına itirazların yargılamayı gerektirir cinsten olup, mahkememizce sınırlı sayıda inceleme yapılarak yaklaşık ispat kuralı gereği karar verilmiş olmakla talep hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine, karar verilmiştir. Bu ek kararına karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz edenler vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
İhtiyati hacze karşı yapılan itirazın ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkillerine tehdit ve baskı ile aile ve aşiret nüfusu kullanılarak senetler imzalatıldığını, menfi tespit davasında tedbir kararı alındığını, davacının ihtiyati haciz başvurusundan çok önce bu durumun bilindiğini, zira açılan menfi tespit davasına karşı ihtiyati haciz başvurularından önce cevap verdiklerini, savcılık dosyasında alınan bilirkişi raporunda da senetlerin zorla ve tehditle alındığının açık olduğunu, talep eden ...'ın senetlerle ilgili hem savcılığın el konulma kararı, hem de açılan menfi tespit davasında tedbir kararı olduğunu bildiğini,
yine vadesi gelmeyen senetler yönünden dahi ihtiyati haciz başvurusunun yapıldığını , tedbir kararına karşı talep eden tarafın itiraz ettiğini ve itirazın reddedildiğini, belirtilen yargı süreci var iken ihtiyati hacze itirazlarının ret kararının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu senetlerle ilgili Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/648 Esas sayılı dosyasında tedbir kararı verildiğini, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/67504 Soruşturma numaralı dosyasında şikayetlerinin savcılık tarafından değerlendirilerek senetlerle ilgili el konulma yönünde karar verildiğini,
mahkeme tarafından ret kararı verilmesinin anlaşılır olmadığını, müvekkilinin talep eden ile tanışıklığının 2020 yılında aralarında gerçekleşen daire satışı ile başladığını, müvekkili ...'in yaşanan enflasyon nedeniyle 2023 yılında maddi sıkıntıya girdiğini, aralarındaki samimiyete güvenerek ...'ın borç istediğini, 13.03.2024 tarihinde müvekkilinin evine karşı taraf ve yanındaki silahlı adamların göz dağı vermek için geldiklerini, karşı tarafın müvekkilden verdiği parayı faizi ile birlikte aldığı halde 1.000,00 Dolarlık senedin müvekkiline iade edilmediğini, olayın yaşandığı süre boyunca müvekkilinin ve ailesinin tehdit edildiğini,
müvekkilinin borcunu yerinde ve zamanında ödemesine rağmen müvekkilinin daha sonradan ...'nın gerek akrabaları gerekse yakın çevresi ile birlikte örgütlü olarak devam ettirdiklerini öğrendiğini, huzurda ki davaya konu olan 4 adet senet hakkında baskı ve tehdit ile senet imzalatılması suçundan kaynaklı olarak şikayette bulunulduğunu, kamera görüntüleri ve ses kayıtlarının bulunduğunu, görüleceği üzere söz konusu senetlerin şirket ofisinde baskı altında imzalatıldığını, savcılık kararına rağmen senetlerin bir şekilde bankadan alınarak icra takibine konulduğunu,
ihtiyati haczin kötü niyetli tamamen müvekkilini iflasın eşiğine getirmek amacıyla yapıldığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinaf konusu ek kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına ve itirazın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 265. maddesi uyarınca ihtiyati hacze itiraza ilişkindir. İlk derece mahkemesince verilen itirazın reddine dair ek karara karşı, borçlular vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamından, alacaklı vekili tarafından borçlular hakkında karşı taraf ...
AŞ tarafından, ...'in kefil olduğu, 30.07.2024 ödeme günlü ,19.04.2024 keşide tarihli 50.000,00 USD bedelli senedin ... adına düzenlendiği, adı geçenin talep edene senedi ciro ettiği, 10.000,00 USD bedelli senedin 19.04.2024 tarihinde keşide edildiği, ödeme tarihinin 30.10.2024 olduğu, yine aynı taraflarca düzenlenmiş olduğu, 19.04.2024 keşide tarihli 30.07.2024 ödeme günlü 50.000,00 USD bedelli senedin aynı taraflarca düzenlendiği, talep eden tarafa ciro edildiği, ...
Bankası AŞ Merter Şubesi tarafından senedi keşide eden borçlu şirkete ödememe protestosunun tebliğ edildiği, protesto tarihinin 01.08.2024 tarihi olduğu, talep eden tarafça 07.08.2024 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, karşı tarafta yer alan ... tarafından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına 11.06.2024 tarihinde, tefecilik, yağma vb suçlar nedeniyle talep eden ... ile birlikte dava dışı gerçek kişiler hakkında şikayette bulunulduğu, karşı taraf vekillerince 22.07.2024 tarihinde Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/648 Esas sayılı dosyasında ihtiyati haciz talebinden önce menfi tespit davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır.
İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması,
borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir.
Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.
Alacaklı taraf, senetlere dayanarak alacak iddiasında bulunup ihtiyati haciz talep etmiştir. Mahkemece, İİK'nın 257. maddesindeki şartlar değerlendirilerek, ihtiyati haciz talebinin kabulüne ve ihtiyati hacze karşı yapılan itirazın reddine dair karar verilmiştir.
İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; ihtiyati haciz talep eden alacaklının yukarıda belirtilen senetlere dayanarak ihtiyati haciz isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır.
İhtiyati haciz talep eden alacaklının, İİK'nın 258. maddesinde öngörülen alacağın miktarı ve varlığı hakkında mahkemeye kanaat getirecek belgeleri sunduğunun kabulü gerekir. Borçluların ileri sürdüğü ticari ilişki ve Cumhuriyet Savcılığına yapılan şikayet dilekçesiyle ilgili itirazları esas hakkında açılan menfi tespit davası içinde değerlendirilmesi gereken hususlar olduğu anlaşılmaktadır.
İcra takibi yapılmaması yönündeki tedbir kararı da ihtiyati haciz kararı alınmasına engel olmaz. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince itirazın reddine dair verilen ek kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, İİK 265/son ve HMK'nın 353/1.b.1 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, borçlular vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/1623, K. 2024/1646, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama