KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1793
- Karar no
- 2024/1853
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 11.07.2024
- Numarası
- 2023/688 Esas - 2024/567 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı
Karar Metni
1.181 kelime·6 dk okuma
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari faaliyetin bulunduğunu davacının bu ilişkiden dolayı bakiye alacağı olması sebebi ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyası kapsamında davalı şirkete kesilen faturalara dayanılarak takip başlatıldığını, ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın İcra Müdürlüğüne yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasındaki uyuşmazlığın ana kısmının davalının satın almış olduğu mal ve hizmetler karşılığını kesilen faturalar ile davalıya ait cari hesaplardan doğan borcunu ödememesinden dolayı doğmuş olduğunu, davalı şirketin davacı şirketten, yapmış olduğu ticari alımlar karşılığında,
davalı şirkete 21.03.2023 tarih ... nolu, 04.05.2023 tarih ... no.lu ve 04.05.2023 tarih, ... no.lu faturalar kesilmiş olup davalı şirketin söz konusu faturalardan doğan borcunun bulunduğunu, davalı şirketin kesilen faturalardan bakiye borcundan dolayı davacı şirketin 1.967,65 EUR ve 472,00 USD bakiye alacağı bulunduğunu, davalı şirketin, davacı şirketten yapmış olduğu ticari alımlar nedeniyle doğan ve muaccel olan borcun ödenmesi için 28.07.2023 tarihinde mail yoluyla ihtarname keşide edilmiş olduğunu açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına,
borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi, tensip zaptı tebliğ edildiği, davalının dosya kapsamında cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıya verdiği mal/hizmet satışına istinaden fatura düzenlediği, yapılan bilirkişi incelemesine davalının ibraz ettiği 2023 yılı ticari defter ve kayıtlarına göre davacı açık hesabından takip tarihi itibariyle 472,00 USD ve 1.967,65 EUR karşılığı 50.900,60 TL tutarında davacı şirkete borçlu gözüktüğü belirlenmiş, davacı yanca dava dilekçesinde delil olarak davalı ticari defter ve kayıtlarına da dayanıldığından davalı kayıtları hükme esas alınarak davacının davalıdan İstanbul Anadolu ...
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu bakiyeler yönünden alacaklı olduğu, davacının bu alacağının tahsili için başlattığı takibe davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu anlaşıldığından, itirazın iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiş alacak yargılama gerektirdiği... " gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra inkâr tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
İİK’nın 67/2.maddesine göre itirazın iptali davasında itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceğini, burada amacın borçlunun borcunu inkâr etmesini önlemek olduğunu, mevcut dosyaya bakıldığında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile başlatılmış bir takip olduğunu, takibe yapılan itiraz neticesinde takibin durduğunu, davacı müvekkili tarafından süresinde dava açıldığını ve dava dilekçesinde icra inkâr tazminatının talep edildiğini, tarafların tacir olması sebebiyle ticari defterler de göz önünde bulundurulduğunda alacağın likit olduğunu ve bunun davalının ticari defterinden tespitinin de açıkça mümkün olduğunu, böylece yani icra inkar tazminatına ilişkin tüm şartların oluştuğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,
kararın icra inkâr tazminatı bakımından düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin faturaya dayalı açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı faturaya dayalı açık hesap alacak bakiyesinin tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibe haksız yöneltilen itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, eldeki itirazın iptali davasını açmıştır.
İlk derece mahkemesince taraf ticari defter ve kayıtları da inceletilmek suretiyle alınan bilirkişi raporu içeriğindeki tespitler uyarınca yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Öncelikle dosya kapsamında kararın davalı yanca istinaf edilmediği anlaşılmaktadır.
Davacı vekili ise kabul kararı kapsamında inkâr tazminatına da karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile inkâr tazminatı isteminin reddinin doğru olmadığını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. Bu durumda, davacının alacağının varlığı ve miktarı ihtilafsız olup bu husus davalı tarafından istinaf nedeni yapılmamıştır.
İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık, davacının alacağının likit olup olmadığı ve davacı bakımından İİK'nın 67-2.maddesi uyarınca icra inkâr tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir. Davacının alacağının ticari satıma ilişkin faturaya dayalı olduğu, alacağın davalı tarafından bilinebilir ve dolayısıyla likit alacak olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, likit alacağa haksız olarak itiraz edildiği sabit olmakla, davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmetmek için gerekli şartların mevcut olduğu anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince davacının icra inkâr tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken ret kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün düzeltilmesi gerekmiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinini istinafa konu kararının icra inkâr tazminatı bakımından düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/1793, K. 2024/1853, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama