İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2026/32 K.2026/276

Taraflar arasındaki çek istirdadı davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf yoluna başvurulması…

Esas2026/32Karar2026/276Tarih19 Şubat 2026Okuma14 dk · 2.818 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
19 Şubat 2026
Dosya no
2026/32
Karar no
2026/276
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
30/05/2025
Numarası
2023/797 E. - 2025/466 K.
Davanın konusu
Çek İstirdadı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.818 kelime·14 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki çek istirdadı davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yetkilisi olduğu .... tüzel kişiliğiyle züccaciye ve hediyedilik eşya toptancılığı yaptığını, 22.02.2018 tarihinde şirketin ticari merkezine hırsız girdiğini, şirketin kasasının çalındığını, hırsızlık olayı sonucu müvekkilinin davaya konu müşteri çekiyle birlikte kasada bulunan nakit para ve bir çok çek ile senedin çalındığını, olayla ilgili Bakırköy Cumhuriyet Savcılığının 2018/21676 Soruşturma Numaralı dosyası ile soruşturmanın halen devam ettiğini,

yne davaya konu çekin de bulunduğu bir çok çek için Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/269 Esas sayılı dosyası ile çek zayii davası açıldığını, bir çok çek için zayi kararı alındığını, fakat iş bu davaya konu çekin bankaya ibraz edildiği için tefrik edildiğini, tefrik edilen dosyanın açıldığı Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/269 Esas sayılı dosyasına çekin ibraz edildiği ......

Bankasınca çeki bankaya ibraz eden kişi bilgisi olarak davalı bilgilerinin gönderilmesi üzerine mahkemece davacıya istirdat davası açmak üzere süre verilmesi nedeniyle iş bu davayı açtıklarını, davacının çekin meşru ve yetkili hamili iken hırsızlık olayı ile çekin rızası dışında elinden çıktığının soruşturma dosyası kapsamı, şikayet dilekçesi, ifadeler, polis tutanakları ile sabit olduğunu, davalı ile müvekkili arasında bir ticari ilişki olmadığı gibi davalı ile çekte yer aldığı iddia edilen diğer cirantalar arasında da hiçbir ticari ilişki bulunmadığını,

kaldı ki davaya konu çek üzerinde müvekkiline veya yetkilisi olduğu şirkete ait bir ciro işlemi de bulunmadığını, ayrıca davalı hakkında da suç duyurusunda bulunulacağını, ...... AŞ,.... Şubesine ait İT ...... seri nolu, 10.04.2019 keşide tarihli davaya konu çeki haksız olarak elinde bulunduran ve hırsızlık olayıyla ilişkili olma ihtimali bulunan davalıdan çekin alınarak müvekkiline verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ..... AŞ, ....

Şubesine ait... ... seri nolu, 10.04.2019 keşide tarihli, 3000 TL bedelli çekin istirdadı ile davacıya aidesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın açıldığı sırada ....... AŞ'nin ...... AŞ ile birleştiğini, tüzel kişiliğinin sona erdiğini, bu nedenle davada taraf sıfatı bulunmadığını, dava konusu çekin müvekkilinde veya ...şirketinde bulunmadığını, davacı tarafından bilgileri verilen çekin "...

AŞ...Şubesine ait .... ... seri nolu 10.04.2019 keşide tarihli 3000 TL bedelli" çek olduğunu, ancak çekin ...şirketi ve külli halefi müvekkili şirket nezdinde bulunmadığını, bunun dışında keşidecisi ....olan yalnızca bir adet çekin ...şirketine ciro edildiğini, söz konusu çekin ise "...AŞ...Şubesi, ... seri nolu, 27.12.2018 keşide tarihli, 185.000 TL bedelli" çeki olduğunu davacı tarafça ... tarafından bankaya ibraz edildiği iddia edilen çekin ise..... şirketine ciro edilen çek ile seri numarasının aynı ancak bedelinin farklı bir çek olduğunu, söz konusu çek ile davaya konu edilen çekin bilgileri arasında farklılık bulunduğunu,

öte yandan "...AŞ...Şubesine ait ... seri nolu 27.12.2018 keşide tarihli 185.000 TL bedelli" çekin ...şirketine .......

AŞ tarafından borçlarına karşılık olarak ciro ve teslim edildiğini, ...şirketinin de elinde bulunan "...AŞ...Şubesine ait ... seri nolu 27.12.2018 keşide tarihli 185.000 TL bedelli" çeki bankaya ibraz ettiğini, ancak banka tarafından söz konusu çekin çalıntı olduğu bilgisi verildiğini, karşılığında ödeme yapılmadığını, bunun üzerine ...şirketi tarafından çeki teslim aldığı ......AŞ yetkilisi...aleyhine "Resmi Belgede Sahtecilik, Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık" eylemlerine yönelik savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, söz konusu çek aslının işbu dosyaya sunulduğunu,

yapılan soruşturmanın ardından .....AŞ yetkilisi aleyhine kamu davası açıldığını, İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/709 Esas, 2022/638 Karar sayılı kararı ile ...şirketinin yetkilisi dava dışı...hakkında resmi belgede sahtecilik suçu kapsamında 2 yıl 6 ay hapis cezası verildiğini, dosyanın istinaf incelemesinde olduğunu, TTK'nın 792.maddesi gereği kötüniyetli olmayan ve kusuru bulunmayan hamilin uhdesinde bulunan çeki iade yükümlülüğü bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, çek istirdadı talebine ilişkindir.Somut olayda. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/269 Esas sayılı dosyası ile davacı tarafa dava konusu olan... A.Ş. ... Şubesine ait ... seri nolu 27.12.2018 keşide tarihli 185.000 TL bedelli çeke ilişkin istirdat davası açmak üzere TTK'nın 758.

Maddesi gereği süre verildiği ve verilen süre içerisinde huzurdaki davanın ikame edildiği görülmüştür.Dava konusu çekin incelenmesinde; keşidecinin ......Şti., lehdarın .... ... A.Ş olduğu ve ....... A.Ş nin ise çekin aka yüzünde ciranta olarak yer aldığı görülmüştür. Davacı vekilinin dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında davacının ....

Nin sahibi olduğunu, 22.02.2018 tarihinde şirketin ticari merkezine hırsız girdiğini dava konusu çekin şirketin kasasından çalındığını belirtmiştir.

TTK'nın 818/a-s m. yollaması ile aynı Yasa'nın 680. maddesi uyarınca bir çekin kısmen doldurul muş veya sadece imzalanmış olması halinde tedavüle çıkarılması mümkün ve geçerli olup, böyle bir çek için TTK'nın 757, 763, 764 vd. maddeleri uyarınca iptalini istemek hakkı sadece hamile aittir.(aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/4229 Esas, 2015/10853Karar sayılı ilamı ) Davacı, yetkili hamil olduğunu ve bu haliyle çekleri kaybettiğine ilişkin iddialarını, ispatlamak zorundadır.

Ancak somut olayda davacı taraf, çekin yetkili hamili olduğuna ilişkin ne çek iptali davasında ne de istirdat davasında somut bir delil sunmamıştır.Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler.

Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir.

Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise, def'i değil, itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesinde açıkça düzenlendiği üzere dava ve taraf ehliyeti dava şartlarındandır. Bu düzenlemeye göre husumet ya da bir başka deyişle taraf sıfatı dava şartlarından değildir.

Taraf sıfatının özelliği, tıpkı dava şartı gibi, davanın esastan görülüp karara bağlanabilmesi için, varlığı ya da yokluğu hakim tarafından davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilen ve taraflarca noksanlığı davanın her aşamasında ileri sürülen nitelikte olmasıdır. (aynı yönde Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 2015/2781 Esas ve 2015/3597 Karar sayılı ilamı) Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı tarafın dava konusu çekte lehtar ya da ciranta olarak yer almadığı,

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/269 Esas sayılı dosyası ile davacı tarafa çek istirdadı davası açmak üzere süre verilmesinin davacı yönünden usuli kazanılmış hak sayılmayacağı gibi çekin yetkili hamili olduğunu ispat edemeyen davacıya dava açma hakkı (aktif husumet) da kazandırmayacağı anlaşılmakla davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.Vekalet ücretine ilişkin yapılan değerlendirmede;Davacı dava dilekçesinde çekin istirdadını ve tarafına iadesini talep etmiştir.

Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 fıkrasında. "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." düzenlemesine yer verilmiştir.

Söz konusu düzenleme kapsamında davanın husumetten reddine karar verilmiş olduğundan davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00 TL tutarında maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede.

6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın red edilmiş olması nedeniyle HMK m. 326 gereği davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir." gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarla, mahkemenin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davaya konu olan çekin zayi davası açıldığını davanın sonuçlandığını, mahkemece dava konusu çekin zayi olduğu Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/269 Esas sayılı dosyasında 21/03/2022 tarihinde ilan olunduğunu, bu ilanlar sonucunda bir hak sahibi var ise gerekli başvurusu ile istirdat veya çek iptalini isteyebilecek iken kimsenin istememiş olmasının zaten davacının davaya konu çekin meşru hamili olduğu gerçeğini ortaya koyduğunu Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 09/07/2025T,

2025/1081 Esas ve 2025/1231 Karar sayılı kararının emsal olduğunu, o halde, ilk derece mahkemesince gerekli ilanlar yaptırılmış olmasına rağmen, herhangi bir hak sahibi ortaya çıkmadığı nazara alınarak, davanın kabulü yerine, yerine olmayan gerekçe ile reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu çekin zayi davası açıldığını, kıymetli evrak iptalinin ilan edildiğini, süresi içerisinde hiç bir hak sahibi talepte bulunmadığı için müvekkilinin meşru hamil olarak kabulü gerekirken ilk derece mahkemesini aktif husumet yokluğu nedeniyle davayı reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu,

bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafça ...tarafından bankaya ibraz edildiği iddia edilen çek ile ...şirketine ciro edilen çekin seri numarası aynı olmakla birlikte bedelinin farklı olduğunu, bu şekilde ...şirketi tarafından bankaya ibraz edilen çek ile davaya konu edilen çekin bilgileri arasında farklılık bulunduğunu, davacı tarafın aynen beyanı ile "dava konusu çeki ....'den ilgili çekin ön yüzünde bulunan bilgilerden yalnızca düzenleyen kısmında keşideci şirketin kaşesi ve imzasının bulunduğu haliyle lehtar kısmına kendi adını yazmak üzere aldığı,

dolayısıyla ilgili çek elindeyken düzenleme tarihi ve lehtar kısmı henüz doldurulmadığı, bu sebeple ilgili çek üzerindeki düzenleme tarihi çekin kasasından çalınmasından sonra doldurulmuş olup düzenleme tarihi ilgili bankadan gelen cevap yazısına kadar kesin olarak bilinmediği" yönündeki çelişkili beyanlarının dikkate alınamayacağını,

davacının bu beyanında düzenleme tarihini bankadan yazı gelmesi ile öğrendiğini ileri sürmekteyken dava dilekçesinde açık şekilde çeke dair Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/269 Esas sayılı dosyaya bankadan gelen yazı ve 2022/269 Esas sayılı dosya ara kararı neticesinde işbu davayı açtığını ileri sürdüğünü, davacının açık beyanı ile bankadan gelen yazı neticesinde 2022/269 Esas sayılı dosya ara kararı ile "...A.Ş. ...

Şubesine ait... ... seri nolu 10.04.2019 keşide tarihli 3000 TL bedelli" çek için işbu davayı açtığını, yani davayı açtığında aslında ...Şirketi tarafından ibraz edilen çek bilgilerini bildiğinin açık olduğunu, aksi yöndeki hiçbir iddia ve beyanın kabul edilemeyeceğini, ayrıca "...AŞ...Şubesine ait ... seri nolu 27.12.2018 keşide tarihli 185.000 TL bedelli" çekin ...şirketine dava dışı ......Anonim Şirketi tarafından borçlarına karşılık olarak ciro ve teslim edildiğini, ...şirketinin "...AŞ...Şubesine ait ... seri nolu 27.12.2018 keşide tarihli 185.000 TL bedelli" bu çeki bankaya ibraz ettiğini, ,

banka tarafından söz konusu çekin çalıntı olduğu bilgisi verilip karşılığında ödeme yapılmadığını, bunun üzerine ...şirketi tarafından çeki teslim aldığı ...yetkilisi...aleyhine "Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" eylemlerine yönelik suç duyurusunda bulunulduğunu, bahsi geçen çek aslınınişbu dosyaya sunulduğunu, yapılan soruşturmanın ardından ......

AŞ yetkilisi aleyhine kamu davası açıldığını, İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/709 Esas, 2022/638 Karar sayılı kararı ile ...şirketinin yetkilisi dava dışı...hakkında resmi belgede sahtecilik suçu kapsamında 2 yıl 6 ay hapis cezası verildiğini, dosyanın istinaf incelemesinde olduğunu, bu şekilde davaya konu edilen "...AŞ...Şubesine ait . ... seri nolu 10.04.2019 keşide tarihli, 3.000 TL bedelli" çekin ...şirketinde ve külli halefi davalı müvekkili şirkette bulunmadığından davanın bu nedenle reddi gerektiğini,

TTK'nın 792.maddesi gereği kötüniyetli olmayan ve kusuru bulunmayan hamilin uhdesinde bulunan çeki iade yükümlülüğü bulunmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, TTK'nın 792. maddesi gereğince çek istirdatı talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı tarafça... AŞ, ...

Şubesine ait . ... seri nolu, 10.04.2019 keşide tarihli, 3000 TL bedelli çekin çalındığından bahisle açılan çek iptali davasında Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/269 Esas sayılı dosyasında verilen 14.11.2022 tarihli ara karar ile ... seri numaralı çek yönünden davacıya .....AŞ'ye (Devralan; .... AŞ ) çekin istirdadı için dava açmak üzere süre verildiği, bunun üzerine davacı tarafından eldeki davanın açıldığı ankaşılmaktadır. Davacı dava dilekçesinde '' ...AŞ, ...

Şubesine ait İT ... seri nolu, 10.04.2019 keşide tarihli, 3000 TL bedelli'' çekin istirdadını talep etmiş, dava değerini 10.000 TL olarak göstermiş ve bu çekin istirdadını talep etmiştir. Davalı vekili ise sunduğu cevap dilekçesinde, müvekkilinin nezdinde dava konusu edilen... AŞ, ...

Şubesine ait İT ... seri nolu, 10.04.2019 keşide tarihli, 3000 TL bedelli çekin değil, keşidecisi ....olan, ...AŞ...Şubesi, ... seri nolu, 27.12.2018 keşide tarihli, 185.000 TL bedelli çekin ...şirketine dava dışı ...şirketi tarafından ciro edildiğini ve dava konusu çek ile bu çekin bilgilerinin farklı olduğunu, bu çekin müvekkili devralınan ...şirketine ..... tarafından borcuna karşılık ciro edildiğini, ancak banka tarafından çekin çalıntı olduğu bilgisi verilip karşılığında ödeme yapılmadığını, bu şirket yetkilisi hakkında şikayetçi olduklarını, yetkilisi aleyhine kamu davası açıldığını,

İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/709 Esas, 2022/638 Karar sayılı kararı ile ...şirketinin yetkilisi dava dışı...hakkında resmi belgede sahtecilik suçu kapsamında 2 yıl 6 ay hapis cezası verildiğini, çeki de bu bu dosyaya sunduklarını savunmaktadır. Cevap dilekçesi ekinde de keşidecisi ....olan, ....... AŞ...Şubesi, ... seri nolu, 27.12.2018 keşide tarihli, 185.000 TL bedelli çeki sunmuştur.

Bu bilgilere göre davacının istirdadını talep ettiği çek ile davalının elinde bulunduğunu bildirdiği çekin düzenleme tarihleri ile bedelinin farklı olduğu, ancak seri numarasının, banka, şube bilgilerinin aynı olduğu, aynı çek seri numarasında farklı bir çek olmayacağı ve davacı vekilinin 06.09.20224 tarihli dilekçesi ile dosya kapsamı bir bütün olarak nazara alındığında, esasında davacının dava konusu ettiği çek ve davalının sunduğu yukarıdaki çekin aynı çek olduğu, dolayısıyla dava konusu olan çekin yukarıda bilgileri verilen 185.000 TL'lik çek olduğu sonucuna varılmıştır.

Yine söz konusu çekin ...... AŞ'ye ciro edildikten sonra bu şirketin davalı .... AŞ tarafından devralındığı ve davalının pasif husumet ehliyeti bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeplerle, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Somut olayda, davacı, dava konusu çekin istirdadına karar verilmesini istemiştir. TTK'nın 792. maddesine göre.

"Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790.maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle hükümlüdür." aynı Kanunun 790. maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır.

Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 790. maddesine göre, iktisap anında ciro silsilesinde görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Çeki iktisap edene bunun dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır.

Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çekin iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır.

Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.Davada çekin istirdadı talep edilmiş olup yukarıda da belirtildiği üzere, çekin istirdadı talebi çekin yetkili hamili tarafından ileri sürülebilir.

Somut olayda mahkeme gerekçesinde de işaret edildiği üzere, davacının çekin yetkili hamili olduğunu ispata yarar bir delil sunamadığı anlaşıldığından davacının eldeki davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın redine karar verilmesi usule ve yasaya uygun olmuştur. Bu sebeple davacı vekilinin istinaf sebeplerinin reddine karar verilmiştir.

Bu tespit ve bilgilere göre taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden mahkemece davacının aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmuştur.

Bununla birlikte, somut olayda, davacı taraf dava değerini 10.0000 TL gösterek eldeki davayı açmış ise de, çek bedeli üzerinden nispi harca tabi eldeki çek istirdadı davasında esasında dava konusu olan çek bedeli 185.000 TL olduğundan bu bedel üzerinden eksik nispi harcı tamamlattırılarak yargılamaya devam edilip bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus dikkate alınmadan karar verilmesi hatalı olmuştur.

Ancak somut olayda, ilk derece mahkemesince harç tamamlanmış olsaydı bile davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddi kararı ile birlikte yatırılmış olan harcın da mahsubu sonrası kalanının iade edileceği, maktu harç alınacağı ve mahkemece de bu şekilde hüküm kurulduğu nazara alındığında harca ilişkin bu husus kaldırma sebebi yapılmamış, eleştirilmekle yetinilmiştir.

Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,

3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline,

4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 19.02.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

KANUN YOLU

HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2026/32, K. 2026/276, 19 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Kanun Yolu
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/32
Karar No
2026/276
Tarih
19 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2026/32 K.2026/218
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2026/32 K.2026/337
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2026/32 K.2026/173
  • Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2026/32 K.2026/70
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2026/33 K.2026/252
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2026/33 K.2026/347

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.