İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/2575 K.2025/620

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Esas2021/2575Karar2025/620Tarih17 Haziran 2025Okuma10 dk · 2.060 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
17 Haziran 2025
Dosya no
2021/2575
Karar no
2025/620
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/06/2021
Numarası
2016/403 Esas, 2021/460 Karar
Davanın konusu
Alacak
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.060 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup; mahkemece davanın reddine dair verilen karara davacı tarafça istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili , müvekkili şirket mülkiyetinde bulunan ve inşaatını yeni yaptırdığı şirket merkez binasının dış cephe alüminyum cam giydirme işlerini davalı şirket ile imzaladığı 10/10/2014 tarihli sözleşme ile davalı şirkete verdiğini, sözleşmeye göre müvekkili şirkete ait ... Mah. ...

No:...

Sultangazi İstanbul adresindeki gayrimenkulün dış cephe giydirilmesi ve alüminyum işlerinin yapılması konusunda tarafların anlaştıklarını, sözleşme gereğince müvekkili şirket tüm sözleşme bedelini davalı şirkete ödediğini, ödemeler sözleşme tarihinde çek ile yapıldığını ve tüm çeklerin ödendiğini, davalı tarafından işlerinin bittiği gecikmelere rağmen bildirilmesine müteakip, müvekkili şirket binaya taşındığını, fakat bina içine taşınıldıktan sonra kış ayları boyunca tüm yağmur ve rüzgarlı havalarda binanın içi su dolduğunu ve rüzgarın içeri sızdığını,

bu hal davalı şirkete defalarca bildirilmiş ihtar edilmiş olmasına rağmen müspet bir sonuç alınamadığını, mevzuubahis pencerelerden su almasına ilişkin ayıbın belirlenmesinden sonra 2 gün içinde tarafımızca Gaziosmanpaşa 1. Sulh Hukuk Mahkemesince 2015/22 D.İş sayılı dosyası ile bu hal tespit edilmiş olup binanın su aldığı ve ayıplı imalat olduğu bu dosya ile tespit edildiğini, bu tespitin akabinde davalı şirkete Beyoğlu ...

Noterliğinin 29/02/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek, tespitin yapıldığı ayrıca bildirilmiş ve sözleşme ile yüklendiği işin yapılmadığını, taraflarınca bulunan teminat senedinin tahsili dahil her türlü hukuki teşebbüste bulunmamız için derhal hatalı işlerin düzeltilerek sözleşme ile yüklenilen işlerin tam olarak yapılmasını aksi takdirde imalatların değiştirilmesi,

bedel tenzili dahil her türlü hakkımızın kullanılacağı ihtar edilmiş ve tadilatlara başlanılması talep etmiş ise de davalı tarafça bugüne kadar geri dönüş olmadığını, toplamda müvekkili şirketin binasının sözleşmeye uygun hale getirilmesi için kendisine verilen fiyat 53.000 USD+KDV civarında olduğunu, bu zarar tam olarak net bir rakam olmamakla birlikte müvekkili şirketin oluşan zararını bir nebze de olsun göstermekte olduğunu, kesin zarar miktarı alüminyum dış cephe konusunda uzman bilirkişiler tarafından yapılacak inceleme ve keşif neticesinde belirlenebileceğini,

bu sebeple dava konusu tazminat taleplerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL olarak gösterdiklerini, davalı şirket sözleşme ile yüklendiği işi zamanında teslim etmediğini, davalı şirket sözleşmeye göre 90 gün içerisinde tamamlamayı taahhüt etmiş olmasına rağmen işin teslimini halen gerçekleştiremediğini, sözleşmenin Cezai Şartlarını düzenleyen 14. Maddesine göre geciken her gün için 200 USD cezai şart ödemesi gerekmekte olduğunu, yüklenici davalıya teslimi ve eksik dahi olsa müvekkil şirketin binaya yerleşme tarihi gerek yazışmalar gerekse tanık beyanları ile ispat edileceklerini,

bu itibarla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL cezai şart alacağı talep ettiklerini, davalı ile müvekkili şirket arasında akdedilen sözleşmenin 17. Maddesine göre garanti süresi 3 yıldır ve işbu sözleşme kapsamında bildiridikleri tüm eksiklikler ayrıca davalı tarafça garanti edildiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle sözleşmeye göre davalı tarafça eksik yapılan işlerin öncelikle nitelik ve bedel olarak bilirkişi incelemesi ve keşif yapılarak tespitine,

tespit edilecek bu bedelin maddi tazminat olarak davalıya gönderilen ihtarname tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve HMK 107 kapsamında şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalıdan tahsiline, sözleşme konusu işin başlangıç ve bitiş tarihlerinin tespiti ile yapılacak bilirkişi incelmesi ile cezai şart alacaklarının hesaplanarak oluşacak bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve HMK 107 kapsamında şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece , dava taraflar arasında imzalanan 10.10.2014 tarihli eser sözleşmesinin ayıplı ifası nedeni ile maddi tazminat ile sözleşmenin 14. Maddesi gereği geç teslim nedeni ile cezai şart istemine ilişkin olduğu , somut olayda taraflar arasında 10.10.2014 tarihli ,davacı yanın iş veren davalı yanın yüklenici olduğu, ...

Mahallesi, ..., No:... adresinde bulunan şantiyede kompozit panel kaplaması, silikonlu sistem alüminyum giydirme cephe yapılması konulu eser sözleşmesinin imzalandığı ,davacı dava konusu işin ayıplı yapıldığını ve geç teslim edildiğini iddia ederek eldeki davayı açtığı, Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıptan sorumluluğu TBK'nın 474. ile 478. maddeleri arasında düzenlenmiştir.

Yüklenicinin ayıptan sorumlu olabilmesi için eserin iş sahibine teslim edilmesi, eserin ayıplı olması, eserin iş sahibi tarafından kabul edilmemiş veya kabul edilmek zorunda olunmaması, eserin iş sahibi tarafından muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmiş olması,

eserdeki ayıbın iş sahibinin tutumundan kaynaklanmamış olması ve son olarak ayıplı teslimden doğan hakların süresi içinde kullanılması gerektiği , ayıp, teslim edilen eserde sözleşme ile kararlaştırılmış olan veya dürüstlük kuralına göre olması gereken ya da kanunun öngördüğü niteliklerin bulunmaması olarak nitelendirileceğinden ayıplı bir eserin imali ve teslimi sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediğini gösterdiği Eserin teslim alınmasından sonra açıkça görülen veya usulüne göre yapılan bir muayene ile görülebilen ayıplar açık ayıp,

bu şekilde tespit edilemeyen ancak zaman içerisinde eser kullanılırken ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirildiği , TBK'nın 474/1.maddesi gereğince açık ayıplar bakımından iş sahibi işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve uygun bir süre içerisinde tespit ettiği ayıpların yükleniciye bildirmekle yükümlü olduğu , iş sahibi bu külfetleri yerine getirmezse ayıp dolayısıyla kendisine tanınan haklardan yararlanamayacaktır.

Bu külfetlerin yerine getirilmemesi iş sahibinin yükleniciye karşı sorumluluğunu gerektirmemekte, sadece ayıplı eser teslimi dolayısıyla sahip olduğu haklardan yararlanamaması sonucunu doğurduğu , TBK'nın 477/1. maddesi gereğince gizli ayıplar açısından ise, ayıbın varlığı zaman aşımı süresi içerisinde vakit geçirilmeksizin yükleniciye bildirilmesi gerektiği , ayıbın bildirilmemesi halinde eser olduğu gibi kabul edilmiş sayılacağı, Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10. Maddesi ile ayıplı ifa durumunda,

işverenin ayıbı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde yükleniciye bildirmekle yükümlü olduğu ile 14. Maddesinde işin zamanında bitirilmemesi halinde her geçen takvim günü için 200 USD gecikme cezasının davalının hak edişinden kesileceği kararlaştırıldığı, Somut olayda;

davacı, davalı tarafından yapılan işin ayıplı olduğu iddia edilmiş olup bu konuda 23.12.2015 tarihinde Gaziosmanpaşa Sulh Hukuk Mahkemesinden delil tespiti talebinde bulunmuş, 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/188 d.iş sayılı dosyası ile yapılan tespit sonunda sunulan rapor 20.01.2016 tarihinde davacıya tebliğ edilmiş, tespit talebi ve bilirkişi raporu davalıya tebliğ edilememiş, davacı tarafından Beyoğlu ...

Noterliğinden gönderilen 29.02.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname 03.03.2016 tarihinde davalı yana tebliğ edildiği , davacı tarafından iddia edilen ayıbın açık veya gizli ayıp olduğu dosya kapsamından net anlaşılamadığı, 04.01.2016 tarihli raporun sonuç kısmının 4. Maddesinde her ne kadar " Alüminyum profiller arasına takılan ısı camlarının arasının silikonlu macunla doldurulduğu bu hali ile boşluk bırakılmadığının görüldüğü.." şeklinde açıklama bulunduğu ancak bunun gizli veya açık ayıp olduğuna dair tespit bulunmadığı , eserdeki ayıbın gizli ayıp olduğu kabul edilse dahi;

davacı eser sahibinin eserdeki ayıbı en geç sulh hukuk mahkemesince alınan bilirkişi raporunun tebliğ tarihi olan 20.01.2016 tarihinde öğrendiğinin kabulü gerektiği , davalı yana yapılan ihtar tarihi ise 29.02.2016 tarihi olup , ayıbın öğrenildiği tarihten yaklaşık 1 ay 10 gün sonra olduğu , taraflarca sözleşmede kararlaştırılan 30 günlük süreden bile sonra olduğu,

davalı yana yapılan bildirimin 6098 sayılı TBK'nun 477/3 maddesinde belirtilen sürede yapılmadığı açık olduğu , anılan hüküm gereği davacı tarafın eseri kabul etmiş sayılmasının kabulü gerektiği , davacının kabul etmiş olduğu eser nedeni ile davalıdan tazminat talep etme hakkı olmadığı, Davacının cezai şart istemine gelince.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 04/12/2019 tarih 2018/3380 E- 2019/5428 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere; cezai şart, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi vaad ettiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edim olduğu , cezai şartın amacı, borçluyu borca uygun davranmaya sevketmek olduğu, TBK'nun 179/II maddesine göre;

“ceza borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkca feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.” düzenlemesine yer verilmiş olup, somut olaya uygulanacak kanuni düzenleme olduğu,

Sözleşme metninde cezai şartın yüklenicinin hak edişinden kesinti yapılacağının kararlaştırılmış olmasına rağmen, davacının talebine göre davalı yana yapılan işe dair ödemeler yapıldığı , davacı burada işin geç teslim edildiğini ve teslimi çekince koyarak kabul ettiğini ispat yükü altında olup, davacı tarafından geç teslim ve işi çekince koyarak kabul ettiği kanıtlanmış olmadığı gerekçeleriyle , davalıdan ayıplı ifa nedeni ile tazminat ile geç teslim nedeni ile cezai şart talep edemeyeceği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında , ödemelerin tamamının çekle yapıldığını ,

eserde gizli ayıp olduğunu sözlü olarak derhal bildirildiğini , davalı ayıbı kabul etmediği için tespit yapıldığını , camlardan su sızdığını , kış mevsimi gelmeden anlaşılamayacağını , 30 gün geçmeden ihbarın yapıldığını , bilirkişi raporundan 29.02.2016 tarihinde haberdar olunduğunu , bilirkişi raporunun yükleniciye tebliğ edilmesinin ayıp ihbarı olarak kabul edildiğini , teslimi kanıtlama yükümlülüğünün yükleniciye ait olduğunu ,

14. madde gereğince cezai şart ödenmesi gerektiğini belirterek yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklı ayıp ve cezai şart alacağına dair dava olup , davacı iş sahibi , davalı yüklenicidir.Davacı vekili müvekkilinin , davalı yükleniciye taşınmazında dış cephe işi yaptığını , sözleşme gereği tüm ödemelerini yaptığını ,

pencerelerden su sızması sebebiyle delil tespiti yaptırdığını ayıbı tespit ettirdiğini ve daha sonra ihtarla tespit raporunu davalıya tebliğ ettirdiğini bu sebeplerle davalıdan geç teslim sebebiyle cezai şart ve ayıp sebebiyle tazminat talep etmiştir. Davalı vekili davaya cevap vermeyerek davayı reddetmiştir.

Yerel mahkeme ise davacının , davalı yana yaptığı ihtar tarihinin 29.02.2016 tarihi olduğu , ayıbın öğrenildiği tarihten yaklaşık 1 ay 10 gün sonra olduğu , taraflarca sözleşmede kararlaştırılan 30 günlük süreden bile sonra olduğu , davalı yana yapılan bildirimin 6098 sayılı TBK'nun 477/3 maddesinde belirtilen sürede yapılmadığı açık olduğu , anılan hüküm gereği davacı tarafın eseri kabul etmiş sayılmasının kabulü gerektiği , cezai şart için ise , davacının teslimi çekince koyarak kabul ettiğini ispat yükü altında olduğunu, davacı tarafından geç teslim ve işi çekince koyarak kabul ettiği kanıtlanmış olmadığını belirterek ,

davanın reddine karar vermiştir.Somut olayda taraflar arasında 10.10.2014 tarihli sözleş vardır.

Sözleşmeye göre , anahtar teslim olarak 90 takvim iş günü içinde işin bitirileceği , ön görülen toplam imalat bedelinin 150.000 USD olduğu , iş zamanında bitirilemediği takdirde geçen her takvim günü için günlük olarak 200 USD gecikme cezasının işveren tarafından , yüklenicinin hak edişinden kesileceği , ayıp ihbarının işverenin ayıbı öğrendiği tarihten 30 gün içinde yükleniciye bildirmekle yükümlü olduğu ve garanti süresinin kabul tarihinden itibaren 3 yıl olduğunun düzenlendiği anlaşılmıştır.Davacı taraf dava dilekçesinde taşınmaza taşındığını ve teslim aldığını belirtmektedir.

Gaziosmanpaşa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin2015 /188 Değişik İş dosyasında yapılan delil tespiti ile alınan raporda , profiller arasına takılan ısı camların arasının silikonlu macunla doldurulduğu , boşluk bırakılmadığının görüldüğü , cadde cephesindeki alüminyum profiller ile cam arasından rüzgarlı yağmur halinde içeriye su sızdığının beyan edildiği , beyan edilen yağmur suları kalıntılarının fotoğraflandığı belirtilmiştir.Sözleşmeye göre işin zamanında teslim edilmemesi halinde ifaya ekli cezai şart olarak günlük 200 USD cezai şart kararlaştırılmıştır.

Davacı iş sahibinin bu cezai şartı talep edebilmesi için teslim anında cezai şarta dair ihtirazi kayıt koyduğunu ispatla yükümlüdür. Dosya kapsamında davacı bunu ispatlayamamıştır. Yerel mahkemenin cezai şart talebini reddetmesi yerindedir.

Yargılama aşamasında alınan kök ve ek raporda , dava dosyasında metraj tutanağı olmadığı ve teknik hesap yapılabilmesi için buna imkan sağlayacak belgelerin temininin gerektiği belirtilmiştir.Delil tespiti dosyasında raporun davalı tarafa tebliğ edilmeyip bila tebliğ olduğu , daha sonra davacı tarafça davalıya Beyoğlu ... Noterliğinin 29.02.2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile ayıp ihbarı yapıldığı anlaşılmıştır.

Eldeki davada sözleşmeye göre garanti süresi 3 yıl olduğundan , ayıbın varlığı halinde nefaset indiriminden davalı yüklenici sorumludur. Ancak dosya kapsamındaki ek ve kök raporda ayıbın açık ayıp mı veya gizli ayıp mı olduğu , nefaset indirim miktarı tespit edilmemiştir.Bu sebeple davacı tarafa teknik hesaplamaya yarayacak metraj tutanakları , hak ediş belgeleri ve diğer tutanakları sunması için süre verilmelidir.

Dosya ek rapora gönderilerek , delil tespiti dosyası da göz önüne alınarak ayıp olup olmadığı var ise türü ve davacının sözleşmeye göre yaptığı işin sözleşme hükümleri gözönüne alınarak tutarı ve davacının yaptığı ödeme ile ayıp sebebiyle nefaset indiriminin hesaplanarak , sonucuna göre karar verilmesi gerekirken , eksik incelemeye dayalı hatalı karar verildiğinden , davacı vekilinin istinafının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 2-İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2021 tarih, 2016/403 Esas, 2021/460 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5- Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair,

dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/06/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/2575, K. 2025/620, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2575
Karar No
2025/620
Tarih
17 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/2585 K.2025/722
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/2631 K.2025/721
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/2637 K.2025/723
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/2669 K.2025/692
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/2679 K.2025/719
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/2709 K.2025/720

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.