KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1434
- Karar no
- 2024/935
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 25/04/2024
- Numarası
- 2021/423 Esas, (Derdest
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 07/05/2019
Karar Metni
1.877 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
BİRLEŞEN YALOVA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)'NİN 2022/1633 ESAS SAYILI DOSYASINDA
DAVANIN KONUSU
Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)|Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:05/11/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen ara karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl dosyada davacılar vekili, davacı ...
1 isimli geminin maliki olduğunu, iki numaralı davacı ise borca katılan ve aynı zamanda ödeme yasağı uygulanan çeklerin keşidecisi olduğunu, ... isimli geminin Şubat 2018 ayı içerisinde maruz kaldığı ana makine arazısa sonrasında geminin ...Sigortacısı olan ... ın da konuya müdahil olduğunu ve gemi römork vasıtasıyla çekilerek 14.03.2018 tarihinde davalının Tuzla/İstanbulda mukim tersanesine yalnızca ana makine tamiri için geldiğini, tersane tarafından gemide yapılan tamir bedelleri karşılığında davalıya 25.04.2018 tarihinde 50.000,00-USD ve 29.06.2018 tarihinde 45.000,00-USD olmak üzere toplam 95.000,00-USD ödeme yapıldığını,
davalı tarafından orjinal olarak tedarik edilen beyan edilen "..." bedeli olan 240.000,00-USD doğrudan tedarikçiye ödendiğini, söz konusu ödemelere ek olarak Mart-Nisan 2019 aylarında 256.200,00-USD daha ödeme yapıldığı ancak geminin hala teslim edilmemesi ve tehditkar mailleri karşısında ayıp kontrolü dahi yapılmasına müsaade etmemeleri nedeniyle tüm haklarının saklı kalması kaydı ile gemiyi kurtarabilmek adına 350.000,00-USD tutarında üç adet teminat niteliğinde çek keşide edilmek suretiyle gemi olduğu haliyle ve ayıpları sonradan edilmek ve çıkacak ayıpların tamamının sorumluluğu davalıya ait olmak şartı ile 10.04.2019 tarihinde teslim
alındığını, tamirin öngörülen sürede tamamlanmadığını, bütün işlerin yaptığını iddia eden bir tersanenin bir yıl boyunca sessiz kalması ve halen geçerli bir fatura düzenlememesi ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, söz konusu çeklerin teminat niteliğinde olması ve ayıplı ifa nedeniyle bedelsiz kalması karşısında yapılan başvuru üzerine İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/726 D.İş sayılı dosyasında "ödeme yasağı ve takibe konu edilemeyeceğine" dair tedbir kararı verildiğini, tedbir kararının uygulanmasının devamına karar verilmesini,
fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile yapılan yargılama ile taraflar arasındaki 08.04.2019 tarihli sözleşme uyarınca söz konusu çeklerin bedelsiz kaldığının tespiti ile işbu çekler davacıların borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.Asıl dosyada davalı vekili, davalı tersanenin yıllardır gemicilik ve denizcilik sektöründe gemi bakımı, onarımı ve inşası hizmeti veren tecrübeli ve itibarlı bir firma olduğunu, Uluslararası kalite sertifikalarına sahip tersane olduğunu, 14.03.2018 tarihinde .. no.lu "..." ("Gemi") gemisi Müvekkil Tersane yanaştırıldığını,
davalı Tersane ile (1) No.lu davalı ...Holding .. ("...") arasında Gemi'nin bakım ve onarımına ilişkin sözleşme imzalanarak Gemi tamire alındığını, davalı Şirket Gemi'nin onarım süresi boyunca, Donatan'ın talep etmiş olduğu bütün işleri eksiksiz ve gecikmesiz bir şekilde tamamlayarak Gemi'yi Donatan'a teslim ettiğini, Gemi'nin işlerinin bitirilmesi akabinde davalı Şirket ile Donatan arasında, 08.04.2019 tarihli "Borca Katılma ve İbra Sözleşmesi" ("İbraname") imzalandığını, davacı taraflar İbraname'nin 2.4 no.lu maddesi ile açıkça bakiye borçlarını ödemek üzere keşide edilen ..., ...,
... seri no.lu çeklerin bedelsiz kaldığını ve mezkûr çeklere esas temel borç ilişkisinin sona erdiğini haksız ve mesnetsiz bir şekilde iddia ettiğini, davalı Tersane gemi onarımını tam ve eksiksiz bir şekilde ayıpsız ifa ettiğini, davacı taraflar söz konusu çeklerin ne teminat çeki sıfatını haiz olduğunu ne de bedelsiz kaldığı doğru olduğunu, davacı taraflarca söz konusu çeklere ilişkin İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/726 D.
İş sayılı dosyası nezdinde başvurulan ihtiyati tedbir dosyasının inceleme duruşması tarihi 20.06.2019 olduğunu, ilgili dosyaya ilişkin karar kesinleşmeden, mahkemenin tedbire ilişkin bir karar vermesi söz konusu olmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafların iddia etmiş olduğu hususlar Donatan'ın kendi sorumluluğu ve uhdesinde gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Birleşen dosya davacı ... şirket vekili, davalı şirkete ait geminin tamiratı için kendilerine teslim edildiğini, tamirat yapıldığını, edim tamamlanarak teslim edildiğini,
taraflar arasında 08.04.2019 tarihli borca katılma ve ibra sözleşmesi imzalandığını, davalı taraf ibra ile gemi bakım ve onarımın yapıldığını kabul ettiklerini, davalı tarafından bakiye borç bedeli için verilen çek bedelsiz kaldığını, İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/726 D.iş sayılı dosyası tahtında ödemeden men kararı aldıklarını akabinde de İstanbul 8.asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/268 esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığını, mahkemece davayı usulden reddedildiğini, alacak davası açmak zorunda kaldıklarını,
dava konusu alacak sebebiyle TTK 1352/f.1 kapsamında deniz alacağı olması sebebiyle Yalova 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/106 D: iş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı verildiğini, gemi zamanında edim yerine getirilerek teslim edildiğini, taraflar arasında imzalanan ibranamenin 2.1 maddesi gereğince davalı taraf edimin yerine getirildiğini ibra ettiklerini, davalı bakiye kalan iş bedeli olan 350.000,00 USD borç ödenmediğini belirterek bakiye alacağın tahsilini, ihtiyati haciz devamını talep etmiştir.Asıl davada davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talep edilmiştir.Mahkemece,
25.04.2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir kaldırılması talebin reddine karar verilmiştir.Asıl dava dosyasında davalı vekili istinafında; ana motor arızası sebebiyle taraflar arasında 14.03.2018 tarihinde gemi onarım sözleşmesi yapıldığını, davalı edimini tamamlamak suretiyle davacıya teslimi gerçekleştirdiğini, taraflar arasında 08.04.2019 tarihli ibra sözleşmesi imzalandığını ve bakiye borç için ibra sözleşmesinin 2.3 maddesinde 350.000,00 USD iş sahibi tarafından davalıya ödenmesi kararlaştırıldığını ve bu borç için çek verildiğini, dava konusu çek iş bedeli olarak verildiğini,
davacı talebi ile İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/726 değişik iş dosyası ile çekler ile ilgili ihtiyati tedbir kararı alındığını, akabinde davacı tarafından İstanbul 8.Asliye Ticaret mahkemesinin 2021/423 esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığını, mahkemece tedbir kararının devamına karar verildiğini, uyuşmazlık konusu çekler teminat çeki niteliğinde olmadığını, yerleşmiş yargıtay içtihatları ile teminat çeklerin ne şekilde olacağı belirlendiğini, taraflar arasında imzalanan protokol incelendiğinde alacak borç ilişkisi ibra edildiği ve bakiye alacak belirlendiğini,
mahkemece alınan 02.03.2023 tarihili bilirkişi raporunda yapılan incelemede ticari defterlerde teminat senedi olduğuna yönelik bir tespit bulunmadığı ve ödeme aracı olarak çeklerin düzenlendiği anlaşıldığını, mahkemece ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebi mahkemece reddedildiğini, mahkeme dosyaya yeni bilgi ve belge dosyaya giriş yapmadığını belirttiğini ancak bilirkişi raporları ile yeni bilgi ve belgelerin dosyaya girdiğini, dava dosyasına alınan 02.03.2023 tarihli ve 17.02.2024 tarihli bilirkişi raporları itibariyle inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiğini, dava dosyasına sunulan Doc.
Dr. ... tarafından hazırlanan uzman görüşü sunulduğunu, ihtiyati haciz konusu yaklaşık ispat gerçekleştiğini belirterek istinaf taleplerinin kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Uyuşmazlık, TBK'nın 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı iş sahibi, asıl davada davalı-birleşen davada davacı ise yüklenicidir.Davacı donatan ...Holding ile davalı tersane arasında 14/03/2018 tarihli ... isimli geminin bakım ve onarımına ilişkin sözleşme imzalanmıştır.Davacı taraf geminin onarım ve tamiratının ayıplı bir şekilde gerçekleştirildiğini ve davalı tersanenin gemiyi yola, yüke ve denize elverişli bir hale getiremediğini, TBK'nın 28.maddesi kapsamında gabine uğradığını iddia etmiş, davalı ise;
işin sözleşme kapsamında eksiksiz bir şekilde tamamlanarak davacıya teslim edildiğini, teslim akabinde yanlar arasında imzalanan ibra sözleşmesi ile tarafların birbirlerini ibra ettiklerini, dava ve tedbir konusu çeklerin ibra sözleşmesi kapsamında verildiğini savunmuştur.Dosyada bulunan ve taraflar arasında imzelenen 08/04/2019 tarihli "Borca Katılma ve İbra Sözleşmesi" başlıklı belgenin 2.3. nolu maddesinde donatan ... Holding ile borca katılan ...
Şirketinin gemi bakım ve onarım işi sebebiyle davalıya bakiye 350.000,00 USD borçlu oldukları hususunda mutabakat sağlandığı, 2.4. nolu maddede; bakiye borç tutarının teminatı olarak borca katılan ... Şirketi tarafından keşide edilecek ... Bankası ...
Şubesi'ne ait dava ve tedbir konusu ..., ... ve ... seri numaralı 3 adet çek ile ödeneceği, sözleşmenin imzalanması ile birlikte çeklerin davalı şirkete teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, 2.5. nolu maddede de; davalı tersanenin çekleri tahsil etmesinin ardından diğer tarafı ibra edeceği hususları düzenlenmiştir.Dosya kapsamından; davacı tarafın talebi üzerine İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/726 D.
İş sayılı dosyasından, ..., ... ve ...seri numaralı 3 adet çekin takibe konu edilememesi kapsamında ödeme yasağı mahiyetinde ihtiyati tedbir kararı verildiği, davalı yanca ihtiyati tedbire itiraz edilmesi üzerine mahkemece tedbire itirazın esas davanın görüldüğü istinafa konu ara kararın verildiği mahkemeye gönderildiği, mahkemenin 2019/268 Esas sayılı dosyasından duruşmalı yapılan inceleme sonunda 25/07/2019 tarihli ara karar ile, değişik iş üzerinden verilen ihtiyati tedbir kararı yerinde olduğundan devamı ile, İİK'nın 72/2. maddesi gereğince davacı tarafça %15 oranında teminatın karşılanmış olduğu da gözetilerek,
dava konusu çekler üzerine ödeme yasağı konulmasına, bu suretle ihtiyati tedbire yönelik itirazın reddine karar verildiği, bu ara karara itirazın Dairemizin 18/12/2019 tarihli kararı ile, mahkemece dosyanın bulunduğu aşamada İİK'nın 72/2. maddesi kapsamında ödeme yasağı konulmasına dair verilen tedbir kararının usul, yasaya uygun olduğu gerekçesiyle reddedildiği, mahkemece 31/10/2019 tarihinde davanın usulden reddine karar verildiği, bu karara karşı davalı yanca yapılan istinaf başvurusunun Dairemizin 02/06/2020 tarihli kararı ile esastan reddedildiği, ancak Dairemiz kararının Yargıtayca bozulduğu, dosyanın yeni bir esasa kaydedildiği,
davacılar vekilinin 16/12/2021 tarihli duruşmada, ihtiyati tedbirin yeni davaya geçilmesi nedeniyle devamına karar verilmesinin talep edildiği, davalı yanca da tedbirin kaldırılmasının istendiği, mahkemece 27/12/2021 tarihli ara karar ile, ihtiyati tedbir kararının aksi yönde bir karar verilmeden nihai kararın kesinleşmesine kadar devam edeceğinden davacılar vekilinin talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı vekilinin talebine ilişkin olarak; itirazın mahkemenin 26/06/2019 tarihli ara kararı ile değerlendirildiği, davalı vekilinin talebinin esas olarak HMK'nın 396.
Maddesinde düzenlenen durum ve koşullar nedeniyle tedbirin kaldırılması niteliğinde olup, ihtiyati tedbir kararını değiştirecek yeni bir bilgi ve belgenin dosyaya yansımadığı gerekçesiyle davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine karar verildiği, dairemiz tarafından 2022/917 esas ve 2022/660 karar sayılı ilamı ile istinaf talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.Davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yönelik yeniden talepte bulunması üzerine mahkemece 25.04.2024 tarihli ara kararı ile;
asıl dosyada davalı vekilinin talebi esas olarak HMK 396 maddesinde düzenlenen durum ve koşullar nedeniyle tedbirin kaldırılması olduğu, ihtiyati tedbir kararını değiştirecek yeni bir bilgi ve belge dosyaya yansımadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.Somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin talebinin reddedildiği, 18/12/2019 tarihi ile davalı vekilince ihtiyati tedbirin kaldırılması için yeniden talepte bulunulduğu 27/12/2021 tarihi arasında ihtiyati tedbir kararını değiştirecek yeni bir bilgi ve belgenin dosyaya yansımadığı gerekçesiyle davalı vekilinin ...
Şubesi'nin ... seri nolu 50.000,00 USD bedelli ve 06/05/2019 vade tarihli; ... seri nolu 100.000,00 USD bedelli ve 10/06/2019 vade tarihli ve ... seri nolu 200.000,00 USD bedelli ve 08/07/2019 vade tarihli çekler üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine karar verildiği, davalı vekilinin bilirkişi raporlarının dava dosyasına sunulmasından sonra 25.04.2024 tarihli duruşmada ihtiyati tedbirin kaldırılması talep edildiği ve mahkemece talebin dosyaya yeni bir bilgi ve belge dosyaya yansımadığından talebin reddine karar verildiği,
mahkemece 02.03.2023 tarihli kök ve 17.02.2024 tarihli ek bilirkişi raporu alınmış olup, dava dosyasına tarafların ticari defter ve evrakları incelenmek suretiyle bilirkişi raporu ibraz edilmiştir.
Mahkemece, ara kararında dava dosyasına yeni bilgi ve belge dosyaya yansımadığından bahisle ihtiyati tedbirin kaldırılması reddine karar verilmiş olup, dava dosyasına ibraz edilen bilirkişi raporları yönünden bir inceleme ve değerlendirme yapmamış olduğu görülmektedir.O halde mahkemece, dava dosyasına sunulan bilirkişi raporları, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin taleplerin reddine ilişkin kararlar ile dairemiz daha önce vermiş olduğu kararlar değerlendirerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken,
yazılı olduğu şekilde ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, asıl dava dosyasında davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2024/1434, K. 2024/935, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama