KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2025
- Dosya no
- 2024/1904
- Karar no
- 2025/45
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/11/2024
- Numarası
- 2024/578 Esas, 2024/1109 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
947 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yan tarafından başlatılan icra takibine davalı yan tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın geçerli bir icra takibinin bulunmadığından usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili; davalı adına Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile fatura alacağından kaynaklı icra takibi başlatıldığını, davalının 10/05/2024 tarihinde davalının takibe itiraz ettiğini, işbu davaya konu 01/02/2024 tarihli ve ... numaralı e-fatura alacağının ticari defterlerde kayıtlı olduğunu ve fatura içeriğine göre malzemelerin teslim edilmiş ve gerekli isçiliğin yapılmış olduğunu, söz konusu faturaya karşı kısmi ödeme de yapıldığını ve faturaya itiraz edilmediğini belirterek; itirazın iptaline, alacağın %20’dan aşağı olmayan icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; icra takibinin yetkili icra dairesinde açılmadığını, davanın esası incelenmeden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı aleyhine açılan takipte yetki itirazında bulundukarını, davalı şirketin adresinin "... Mah. ... Sk No: ...
Esenyurt/İstanbul" olduğunu, yargı yeri itibariyle davalının yerleşim yerinin Büyükçekmece İcra Dairelerinin yetki sınırları içerisinde kaldığını, yetkili icra dairesi Büyükçekmece İcra Dairesi olmasına rağmen, icra takibinin Küçükçekmecede açılmış olduğunu, hangi fatura alacaklarının talep edildiğinin somutlaştırılması gerektiğini, davacı tarafça açılan davanın, ... numaralı faturaya dayandırılmış olduğunu, ilgili faturanın bedelinin 447.108 TL olduğunu, davacının ise 197.108 TL talep ettiğini, yalnızca faturaya dayanmanın alacağı ispatlamayacağını,
dosyaya irsaliye sunulmasının ve faturaya konu ürünleri teslim ettiğini ispatlaması gerektiğini, faturaya itiraz edilip edilmemesi ya da faturanın defterlere işlenip işlenmemesinin de durumu değiştirmemekte olduğunu, zira faturayı kesen davacının ilgili ürünleri teslim etmemesi durumunda alacağın doğmayacağını, dikkat edilmesi gereken yegane hususun, karşı tarafın akdi ilişki ve teslimatı kabul edip etmediği olduğunu, fatura borçlusunun akdi ilişki yahut teslimatı reddetmesi halinde ispat külfetinin alacaklı üzerinde kalacağını, davacının yapması gereken birçok işlemi yapmadığını, davacının yapmadığı bu işlerin,
davacıya rücu edilmek suretiyle başkaca kişilere yaptırılmış olduğunu belirterek öncelikle icra dairesinin yetkisinin karara bağlanmasına, geçersiz takip nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine, davanın esastan reddine, davacı aleyhine takip tutarının % 20'sinden az olmayan kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 05/11/2024 tarihli karar ile; davalı borçlunun yerleşim yerinin Esenyurt olduğu, davacı tarafın cevaba cevap dilekçesinde de sözleşme konusu edimin gerçekleştirileceği ifa yerinin Çorlu-Tekirdağ olarak belirtildiği, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında yetkili icra dairesi yönünden Türk Borçlar Kanunu'nun 89. Maddesinin somut uyuşmazlıkta uygulanma imkanı bulunmadığı, icra takibinin davalının yerleşim yeri olarak bağlı bulunduğu Büyükçekmece İcra Dairelerinde ya da sözleşmenin ifa edileceği yer olan Çorlu-Tekirdağ mahkemesinde başlatılmadığı,
bu haliyle davacı tarafından Küçükçekmece İcra Müdürlüğü nezdinde yapılan takipte icra dairesinin yetkili olmadığı ve ortada geçerli bir icra takibinin bulunmadığı gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, Davalı borçlu şirket aleyhine Küçükçekmece İcra Dairesinin ...
Sayılı takibi ile ana tutarı 447.108,00 TL’nin tahsil edildikten sonra kalan 197.108,00 TL’lik kısmı için icra takibi yaptıklarını, TBK 89. Maddesinin sadece karz akdine uygulanacağı yönüyle mahkeme gerekçesine katılmadıklarını, talebe konu faturanın klima satışı montajı işlemine ilişkin olduğunu, tek başına bir eser sözleşmesi bulunmadığını, aynı zamanda bir emtia satımı olduğunu, söz konusu faturanın davalı şirketçe kabul edildiğini ve kısmi ödeme de yapıldığını, bu haliyle faturanın içeriği kabul edilmiş olmakla, yapılan ödeme göz önüne alındığında taraflar arasında bir para borcunun doğduğunu,
belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasındaki sözleşme, niteliğince, TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde hükme bağlanan bir eser sözleşmesidir.
Eser sözleşmelerinde yetkili mahkeme HMK'nın 6. Maddesine göre genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahı mahkemesi veya Kanun'un 10. Maddesinde düzenlenen sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesidir. Davacı, eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davasını bu iki yer mahkemesinden birinde açabileceği gibi, tarafların tacir veya kamu tüzelkişisi olması kaydıyla HMK'nın 17. Maddesi gereğince yetki sözleşmesi ile kararlaştırdıkları yerde de açabilir.
Para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceğine dair TBK'nın 89. maddesindeki kural salt para alacakları ile ilgili olup, eser bedeline ilişkin alacak istemleri yönünden uygulanamayacağı Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarıyla da kabul edilmektedir. (bkz. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 02/10/2015 tarih ve 2015/3705 esas, 2015/4747 karar. 24/03/2015 tarih ve 2014/3179 esas, 2015/1457 karar.
23/02/2015 tarih ve 2014/2485 esas, 2015/922 karar sayılı kararları) Somut olayda davalı yanın icra takibine yaptığı itirazında açıkça hangi icra dairesinin yetkili olduğunu bildirmediği, sadece ikametgahının Esenyurt'da olduğundan bahisle, icra dairesinin yetkili olmadığını bildirdiği, açıkça takipte hangi icra dairesinin yetkili olduğunu bildirmediği anlaşıldığından, mahkemece yazılı gerekçe ile geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2024/1904, K. 2025/45, 22 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama