İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2024/281 K.2024/494

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Esas2024/281Karar2024/494Tarih5 Haziran 2024Okuma11 dk · 2.125 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
5 Haziran 2024
Dosya no
2024/281
Karar no
2024/494
İncelenen kararın mahkemesi
BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
31/05/2023
Numarası
2022/600 Esas, 2023/722 Karar
Davanın konusu
Alacak
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.125 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı iş bedeli alacağının tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen mahkeme kararına karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili mahkemenin 2020/560 Esas sayılı dosyasına verdiği 16/09/2014 tarihli dilekçesiyle, davacının kendisine ait taşınmazda fabrika binası inşa ettirmek üzere davalılardan ... İnş. Ltd.

Şti. ile 22/08/2005 tarihinde sözleşme ve 03/01/2006 tarihli ek sözleşme imzaladığını, davacının ayrıca diğer davalı ... Ltd.

Şti. ile 01/09/2005 tarihli yapı denetimi hizmet sözleşmesi imzaladığını, 04/10/2005 tarihinde yapı ruhsatının, 26/12/2006 tarihinde ise yapı kullanım izin belgesinin onaylandığını, inşaatın tamamlanarak davacıya teslim edildiğini, kullanılmaya başlandıktan sonra fabrika binasının zemininde çatlaklar, beton kalıpları arasında kot farklılıkları, katlar arasında su sızmaları meydana geldiğini, seramiklerde ayrılmalar, duvarlar arasında sıkışmaların meydana çıkması üzerine Bursa 6.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/38 D.İş dosyası ile tespit yaptırdıklarını, bu tesptitten sonra davalı inşaat şirketi tarafından birtakım tamiratların yapıldığını,

ancak bu tamiratlardan sonra da hasarların oluşması üzerine yine Bursa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/69 D.

İş. sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını, davalıların meydana gelen hasarlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000,00 TL'lik hasar bedelinin yapı kullanma izninin alındığı 26/12/2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve 04/10/2013 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 2.195.000,00 TL artırarak 2.220.000,00 TL’nin 26/12/2006 tarihinden itibaren en yüksek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava

etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. vekili, sözleşme ile davacının asıl yüklenici, müvekkili şirketin ise taşeron olarak işin yürütülmesine karar verildiğini; davalı asıl müteahit olmadığından husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini; belirsiz alacak davası açılamayacağından davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini,

4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu 3.maddesi uyarınca yapının taşıyıcı olmayan sistemlerindeki sorunlardan dolayı sorumluluğun yapı kullanma izin belgesi alınmasından itibaren 2 yıl olduğu ve 26/12/2006 yapı kullanma izin belgesinden bu yana 5 yıldan fazla zaman geçtiğinden BK'nın 126. madde uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini; inşaatın sözleşmeye, mevzuata uygun süresinde ve eksiksiz ifa edildiğini, sonrasında bedelsiz tamirat yapıldığını; sözleşmenin 23.maddesine göre garanti süresinin 12 ay olduğunu;

binanın belli kısımlarının ruhsat belgelerinde belirtilen amaçlar dışında kullanıldığını, sorunun bu hale gelmesinin davacı kusurundan kaynaklandığını; faizi talep tarihinin de yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Ltd.

Şti. vekili, davacıya yapılan fabrika binasının inşaası sırasında her aşamada denetimlerin yapıldığını ve yapı kullanma izin belgesi alınmış olması ile inşaatın projeye uygun olarak yapıldığının belirlendiğini, Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/69 D. iş sayılı dosyasında yapılan tespitte hatalı imalatların olmadığı,

diğer etkenlerin hasara yol açmış olabileceğinin bildirildiğini, kendilerinin yapı kullanma izin belgesi alınmış olan inşaatla ilgili sorumluluklarının yapı denetim kanununa göre taşıyıcı olmayan kısımlar için 2 yıl ile sınırlı olduğunu, yapı kullanım izin belgesinin 26/12/2006 tarihinde alındığını ve 2 yıllık sorumluluk süresinin dolduğunu savunarak kendileri yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İhbar edilen ...

Ltd.Şti. vekili, projenin mimari tasarım projesi olduğunu, sorumluluğunun bulunmadığını belirterek ihbar talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, binanın baştan zemin şartlarına uygun yapılması halinde ortaya çıkacak maliyetten davacının sorumlu olduğu,

iş sahibinin büyük oranda kendi kusuruyla meydana gelen hasarları gerekçe göstererek baştan beri yapılması gereken masraflardan kaçınamayacağı, müteahhit firmanın ve yapı denetim firmasının sorumluluklarının zemin iyileştirmesini kapsamayacağı, davalıların sadece şişme ve kabarma sonucu üst yapıda oluşan hasarlar ile yapı zemin betonlarının yeniden inşası ile ortaya çıkacak hasarla sınırlı biçimde sorumlu tutulması gerektiği, bunun miktarı konusunda en uygun raporun 13/07/2015 tarihli rapor olup, bu raporda dava tarihi itibariyle onarım maliyetinin 291.014,33 TL olduğunun belirtildiği, davalı ...

Ltd. Şti.'nin sorumluluğunun %20, diğer davalının %10 olduğu, her bir davalının sorumluluğu farklı sebepten kaynaklandığından davalılar arasında müteselsil sorumluluk bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, 29.101,43 TL'nin dava tarihinden faizi ile davalı ... Ltd. Şti.'den. 58.202,86 TL'nin dava tarihinden faizi ile ... Ltd. Şti.'den tahsiline karar verilmiştir.İstinaf talebinde bulunan davalı ... Ltd.

Şti. tarafından istinaf başvuru harcının yatırılmadığı tespit edildiğinden, mahkemece ek kararla istinaf talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.Dairemizce 17/06/2020 tarih ve 2019/1964 Esas, 2020/610 Karar sayılı karar ile; mahkemece yapılan keşifler sonucu beş ayrı heyetten alınan bilirkişi raporları değerlendirilerek hasarların miktarı konusundaki en uygun raporun 13/07/2015 tarihli rapor olduğu kanaati ile bu rapor miktarının esas alındığı, ancak proje müellifi ...

Yapı ve ... firması ve İMO ortaya çıkan yapı hasarından kusurları oranında sorumlu olduğu belirtilmesine rağmen, kusur oranları konusunda bilirkişi heyetlerinin görüşüne aykırı belirleme ile karar verildiği, alınan bilirkişi raporlarından 03/10/2016 tarihli raporun ayıplı işlerin miktarı, niteliği gerekçeli ve denetime elverişli, talep ve itirazları da karşılar nitelikte olduğu, teknik bilirkişi seçiminin uygun olduğu, kusur oranları dağıtımının yerinde olduğu, ancak bu raporda hasar miktarı belirlenirken Bayındırlık Bakanlığı birim fiyatları esas alındığından bu belirlemenin hatalı olduğu,

bu durumda mahkemece, 03/10/2016 tarihli bilikişi heyeti raporundaki kusur oranları esas alınmak sureti ile tespit edilen ayıplı işlerin 2011 yılı serbest piyasa rayicine uygun giderim bedeli hesaplanıp davalıların sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yerel mahkemece yeni esasa kaydedilen dosyada;

bilirkişilerden 2011 yılı serbest piyasa rayicine uygun giderim bedeli hesaplanması konusunda alınan raporda serbest piyasa rayiçlerini tespit edebilmek için en objektif metodun, yasal dayanağı olan ve denetime açık olan resmi kamu ihalelerinde ihale sonucu ortaya çıkan rayiçleri kullanmak olduğu,

bu amaçla, dava konusu inşaatın yapıldığı yer olması bakımından, Bursa ili dahilinde 2011 yılı boyunca Kamu İhale Kanunu kapsamında yapılmış, dava konusu işe benzer ihalelerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı birim fiyatları ile belirlenmiş tahmini bedelleri ile gerçekleşen sözleşme bedelleri Kamu İhale Kurumu belgeleri de gösterilmek suretiyle bir tablo halinde rapora eklenerek hesaplama yapıldığı; hesaplama sonucunda, 2011 yılı piyasa rayiçleri ile toplam hasar giderme bedelinin 604.211,23 TL olarak tespit edildiği; bu hesaplamanın dosya kapsamı itibariyle uygun olduğu kabul edilerek, bu hesaplamaya göre;

taraflarca karşılanması gereken maddi onarım bedelleri belirlendiğinde ... Şti.'nin %25 kusur oranına göre bu bedelin 151.052,81 TL'lik kısmından davalı ... Yapı Şti.'nin %10'luk kusur oranına göre 60.421,12 TL'lik kısmından sorumlu olduğu kabul edilerek müteselsil sorumluluk hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığı gerekçesiyle 30/06/2021 tarihli karar ile, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile. 151.052,37 TL alacağın davalı ... İnşaat... Ltd.

Şti.' den dava tarihi olan 26/12/2011 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine. 60.421,12 TL alacağın davalı .... Ltd.

Şti.'nden dava tarihi olan 26/12/2011 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine; fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; müvekkilinin, fabrika binasını teslim almış olduğu tarihten kısa bir süre sonra oluşan ayıpların günden güne giderek arttığını ve artık müvekkili şirketin fabrika binasını kullanmasına engel olduğunu; müvekkili şirketin fabrika binasındaki bu sorunlar nedeni ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu'nun 24/05/2017 tarihli tutanağında da fabrika binasının hali hazır durumu dahi tespite gelindiğini;

tüm dosya kapsamı ile fabrika binasının ayıplı, hasarlı olduğunun açığa çıktığını; kararın kısmen kabulü yönünde karar verilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu; mahkeme tarafından kaldırma kararına aykırı şekilde karar verildiğini; karara dayanak bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını; bilirkişi raporunda yapılan hesap yönteminin hatalı olduğunu, serbest piyasa rayiçlerinin altında bedel belirlendiğini; rapor ve kararda müvekkili şirkete kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, değerlendirmelerin ve oranın da kabulünün mümkün olmadığını, karara dayanak raporun bu yönü ile de hatalı olduğunu;

belirlenen bu bedeller ödenip işlem yapılsa dahi aynı problemlerin tekrarlayacağını dosya kapsamındaki raporlarda açık olduğunu; ancak bu hususa rağmen sorunun çözümü konusu ve bunun maliyetine raporda yer verilmediğini; raporun bu yönü ile eksik olduğunu; davalı firmalar dışında raporda adı geçen dava dışı firmalara kusur bölüştürülmesinin hukuki dayanaktan uzak olduğunu; binada oluşan zararın tamamından davalı inşaat firması ile diğer yapı denetim firmasının müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu; davanın ıslah edilen tüm bedel üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu;

mahkemenin önceki kararlarında red sebebi aynı olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmiş ise de gerekçeli kararda davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedildiğini; davalılar yararına hükmedilen vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının aleyhe olan kısımlarının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dairemizin 30/03/2022 tarih, 2022/409 Esas ve 2022/651 Karar sayılı kararı ile,

Dairemizin önceki kaldırma kararında 03/10/2016 tarihli bilikişi heyeti raporundaki kusur oranları esas alınmak sureti ile tespit edilen ayıplı işlerin 2011 yılı serbest piyasa rayicine uygun giderim bedeli hesaplanıp davalıların sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplamada bu usul benimsenmeksizin resmi kamu ihalelerinde ihale sonucu ortaya çıkan rayiçler esas alınarak hesaplama yapılmasına rağmen mahkemece bilirkişi raporunun benimsenmesinin hatalı olduğu belirtilerek mahkemece.

Dairemizce verilen 17/06/2020 tarihli 2019/1964 Esas 2020/610 Karar sayılı kaldırma kararında belirtildiği gibi, 03/10/2016 tarihli bilikişi heyeti raporundaki kusur oranları esas alınmak suretiyle tespit edilen ayıplı iş kalemlerinin TBK'nın 481.

Maddesine göre "2011 yılındaki mahalli serbest piyasa rayicine göre" bedelinin hesaplattırılması, bulunacak mahalli serbest piyasa rayiç bedeli içerisinde KDV ve yüklenici kârı zaten bulunduğundan, bulunacak bedele ayrıca KDV ve yüklenici kârı ilave edilmeksizin, ayıpların giderim bedeli hesaplanıp, davalıların sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi için rapor alınarak sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkemece eldeki yeni esasa kaydedilen dosyada 31/05/2023 tarihli karar ile, düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre.

2011 yılı yüklenici karı ve KDV dâhil serbest piyasa rayiçleri ile 03/10/2016 tarihli bilirkişi raporuna istinaden hasar giderim bedelinin davalılardan ... Ltd. Şti.'nin %25'lik kusur oranına göre sorumlu olduğu hasar miktarının 190.934,52 TL, ... Ltd. Şti.'nin %10'luk kusur oranına göre sorumlu olduğu hasar miktarının ise 76.373,81 TL olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile.

1-190.934,52 TL alacağın 26/12/2011 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Ltd. Şti.'nden tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-76.373,81 TL alacağın 26/12/2011 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Ltd.

Şti.'nden tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, karara dayanak yapılan bilirkişi raporunun hatalı oluduğu, bu nedenle de kararın müvekkili aleyhine olan tüm kısımlarının kaldırılması gerektiğini, müvekkili şirket fabrika binasında meydana gelen ve gün geçtikçe artarak devam eden hasarlar ve zararların, müvekkili şirketin ticari faaliyetine devam etmesini engelleyecek nitelikte olup ayrıca şirketteki iş güvenliğini de son derece olumsuz yönde etkilediğini, zararların ne denli arttığı ve ciddi boyutlara ulaştığının tüm raporlarla açığa kavuştuğunu,

ancak karara dayanak raporun bu yönü ile de eksik olduğunu, kararda müvekkili şirkete kusur izafe edilmesine dayanarak hüküm kurulmasının tamamen hatalı olduğunu, müvekkilinin, fabrika binasını teslim almış olduğu tarihten kısa bir süre sonra binanın zemininde çatlaklar meydana geldiğini, beton kalıpları arasında kot farklılıkları oluştuğunu, katlar arasında su sızmaları ve fabrika binasının seramiklerinde ayrılmalar meydana geldiğini, duvarlar arasında sıkışmalar oluştuğunu, bu nedenle fabrikanın muhtelif yerlerindeki camların sıkışma nedeniyle açılamadığını,

bu ayıpların günden güne giderek arttığını ve müvekkili şirketin fabrika binasını kullanmasına dahi engel olduğunu, bedelin düşük belirlendiğini, davalı firmalar dışında raporda adı geçen dava dışı firmalara kusur bölüştürülmesinin hukuki dayanaktan uzak olduğunu, oluşan zararın tamamından davalı müteahhid firma ve yapı denetim firmasının sorumlu olduğunu, bu nedenle davalarının ıslah edilen tüm bedel üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,

ayrıca davalılar yararına hükmedilen vekalet ücretlerinin de hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ... Tic Ltd Şti ise yüklenicidir.

Mahkemece Dairemizce verilen 17/06/2020 tarih, 2019/1964 Esas ve 2020/610 Karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda 03/10/2016 tarihli bilikişi heyeti raporundaki kusur oranları esas alınmak suretiyle tespit edilen ayıplı iş kalemlerinin TBK'nın 481.

Maddesine göre "2011 yılındaki mahalli serbest piyasa rayicine göre" bedelinin hesaplanması ve bu bedelden davalıların sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi için 12/04/2023 tarihinde alınan bilirkişi kurul ek raporunun denetime elverişli olduğu anlaşıldığından mahkemece bu rapor hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına,

kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere. 1-Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/05/2023 tarih ve 2022/600 Esas, 2023/722 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 05/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2024/281, K. 2024/494, 5 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/281
Karar No
2024/494
Tarih
5 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/281 K.2024/485
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2024/281 K.2024/870
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2024/282 K.2024/876
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/282 K.2024/409
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/282 K.2024/465
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/282 K.2024/656

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.