KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Dosya no
- 2025/1282
- Karar no
- 2025/890
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.389 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; davalı ile 01.09.2022 tarihinde aralarında akdedilen Çatı Montajlı Güneş Enerjisi Santrali (GES) Yapım ve Bakım Sözleşmesi mucibince davalının davacıya ait fabrika çatısına GES kurulumu yapımını üstlendiğini, davacının ise sözleşmede belirlenen şekilde ödeme yapmayı taahhüt ettiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin, mevzuat ve yargı kararlarının yükleniciye atfettiği sorumluluklar kapsamında GES'in kurulumuna ilişkim tüm teknik ve idari iş ve işlemlerin, izin ve onay sürecinin davacı tarafından davalıya verilen vekaletname kapsamında davalı tarafından yürütüleceğini,
davalının işlerin ifası için zorunlu olan ve kendi sorumluluğunda bulunan çağrı mektubuna gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden ilk çağrı mektubunun iptal edildiğini, ilk çağrı mektubunun iptalinden sonra davalının işi durduğunu, ikinci çağrı mektubunun alınmasından sonra işe devam etmek için hiçbir yasal engel bulunmamasına rağmen davalının kurulum işlemlerine başlamadığını, işe başlamayan davalının gecikme cezası ödenmesini talep ettiğini, davacının davalıya işe başlamasına ilişkin cevabi ihtarından sonra davalının sözleşmeyi haklı fesih ileri sürerek feshettiğini, sözleşmeye konu alanın GES kurmaya elverişli olduğunu,
alanın iskanının alınması, OSB uygunluk yazısı alınması, trafo, elektrik alt yapısı gibi tüm iş ve işlemlerin sözleşmeye uygun olarak yerine getirildiğini, davacı tarafından kuruluma başlamaları için davalıya ihtaren müddet verildiğini, davalının bu ihtara rağmen kuruluma başlamayarak davacının akdi yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi genel ifadelerle sözleşmeyi feshetmesinin haksız fesih teşkil ettiğini, tüm bu sebeplerle iş yapım güvencesi olarak düzenlenen ...
BANKASI A.Ş.
İMES TİCARİ ŞUBESİ tarafından verilen 24.03.2023 tarih ve ... numaralı 11.000.000 TL tutarındaki teminat mektubunun tazminini ihtiyati tedbir yoluyla durdurmak için dava yoluna başvurduğunu, İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.03.2025 tarih ve 2025/126 D.İş 2025/134 K. sayılı kararı ile ihtiyati tedbir talebinin kabul edildiğini, davacının herhangi bir borcunun bulunmadığı tespit edilerek sözleşmenin haksız feshinin tespitine ve ihtiyati tedbirin devamı ile teminat mektubunun hükümsüzlüğüne ve davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/126 D.İş ve 2025/134 K. Numaralı kararı ile,
taraflar arasındaki sözleşmede talep edenin iş sahibi, karşı tarafın ise yüklenici olduğu, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 472/son maddesi hükmü uyarınca karşı taraf yüklenicinin sözleşme gereği ifaya engel hallerde ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatlaması gerektiği, sunulan çağrı mektubu içeriği ve ek protokol içeriği talep edilen lehine yaklaşık ispat oluşturduğundan ihtiyati tedbir talep edenin talebinin kabulüne ve talep değeri üzerinden %15 teminatın talep eden tarafından mahkeme veznesine depo olunduğunda karşı tarafa ve ilgili bankaya tedbir kararının bildirilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili; ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde davacı ile aralarında yapılan sözleşme kapsamında verilen teminat mektubunun paraya çevrilmesinin önlenmesine ilişkin İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/126 D.İş ve 2025/134 K. Sayılı kararıyla ihtiyati tedbir verildiğini, ilgili kararın usul ve yasaya aykırı olup, yasal süresi içerisinde ihtiyati tedbire itiraz ettiklerini, itirazın kabulüne ve İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/126 D.İş ve 2025/134 K. Sayılı ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 12/06/2025 tarihli duruşmasının ara kararı ile; talebe konu teminat mektubunun taraflar arasındaki Güneş Enerjisi Santrali (GES) kurulumuna ilişkin sözleşmenin teminatı olarak davalıya verildiğini, tarafların sözleşme ile yüklendikleri yükümlülüklerini yerine getirip getirmediklerini ve birbirinden alacaklı-borçlu olup olmadıklarının esasa ilişkin dava ile değerlendirilebileceği, yaklaşık ispat şartlarının bulunduğu, talebin teminat karşılığı verilmiş olması nedeniyle mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve yapılan itirazın yerinde olmadığı anlaşıldığından reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin ihtiyati tedbir kararına karşı davalı vekili istinaf dilekçesi ile; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.1.maddesine göre davacı GES kurulumuna uygun alanı, imar, iskan ve tüm izinleri tamamlayarak 01.01.2023 tarihine kadar bedelsiz olarak davalıya teslim edeceğini, 31.03.2023 tarihine kadar teslim yapılmazsa sözleşmenin imzalanmamış sayılacağını, davacının basiretli bir tacir gibi davranmayarak sözleşmenin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu müddet zarfında taraflar arasında 23.03.2023 tarihli ek bir protokol imzalandığını,
davalı tarafından Beyoğlu ...Noterliği'nin 30.01.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ek protokolün 5.1.
Maddesi ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 17.maddesi uyarınca 11.659.304 TL tutarındaki gecikme cezasının 10 gün içinde ödenmesini ve 15 gün içinde davacıya ait akdi yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi halinde sözleşmenin haklı nedenle feshedileceğinin ihtar edildiğini, defaatle yapılan uyarılara rağmen davacının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve gecikme cezasını süresinde ödememesi üzerine Kadıköy ...Noterliği'nin 04.03.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davalı tarafın sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, sözleşmenin 16.1.
Maddesi uyarınca haklı nedenle fesih halinde davacının toplam iş bedelini ödemekle yükümlü olduğunu, uyuşmazlığa konu olayda ihtiyati tedbir koşulları oluşmamış olup verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf yoluna başvurmuştur. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389/1.maddesinde genel olarak düzenlenmiştir.
Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 390/3.maddesine göre; tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, "yaklaşık ispat" kuralına göre belirlenir.
Yaklaşık ispat kuralı uygulanırken, iddianın doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle ihtiyati tedbire karar verilirken, talebin haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kapsamında olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar vermemelidir.
Bununla birlikte, ihtiyati tedbire karar verilirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını hakimin gözetmesi gerekli ve zorunludur. İhtiyati tedbir kararı verilmesinde hakime geniş bir takdir alanı bırakılmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir.
İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, Yasa'nın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. Anayasa'nın 141/3.maddesine göre mahkeme ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı vermesi veya isteminin reddine karar vermesi hallerinde hukuksal gerekçe göstermek zorundadır. Geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar vermemelidir.
Bununla birlikte, ihtiyati tedbire karar verilirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını hakimin gözetmesi gerekli ve zorunludur. Uyuşmazlık, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, istinaf eden davalı şirket yüklenicidir. Yanlar arasında 01.09.2022 tarihinde Çatı Montajlı Güneş Enerjisi Santrali (GES) Yapım ve Bakım Sözleşmesi imzalanmıştır.
Davacı, şirkete ait arsayı GES kurulumuna uygun hale getirdiğini, sözleşmeden kaynaklı tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen davalının akitlerini yerine getirmediğini, soyut ve genel ifadelerle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ileri süren davalının feshinin haksız olduğunu, davacının herhangi bir borcunun bulunmadığı tespit edilerek sözleşmenin haksız feshinin tespiti ve ihtiyati tedbirin devamı ile teminat mektubunun hükümsüzlüğü ve davacıya iadesi talepli dava açmıştır.
İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi, 10/03/2025 tarihli gerekçeli kararı ile talep konusu teminat mektubuna ihtiyati tedbir konulmuştur. İhtiyati tedbirin devamı için davacı, yasal süresi içerisinde borçlu olmadığının tespiti, sözleşmenin haksız feshinin tespiti ve ihtiyati tedbirin devamı talepli davayı açmıştır.
Davalı yüklenici tarafından yapılan itiraz ise yaklaşık ispat gerçekleştiği, talebin teminat karşılığı verilmiş olduğu gerekçesi ile 12/06/2025 tarihli ara karar ile reddedilmiştir. Davada, davacının borcunun olmadığının tespiti talep edildiği, dosya kapsamı ve değişik iş dosyası dikkate alındığında; teminat mektubunun paraya çevrilmesi koşullarının sözleşme hükümleri ile birlikte incelenmesi gerekmektedir.
Teminat mektubunun nakde çevrilmesi, ileride telafisi imkansız zararlar doğabileceği, teminat mektubunun talep eden lehine karşılıksız kalma ihtimali olduğu noktasında yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı göz önüne alındığından davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 Sayılı HMK 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamında, kararın dayandığı deliller ile yasanın gerektirdiği nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1.bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2025/1282, K. 2025/890, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama