KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Mart 2024
- Dosya no
- 2022/1217 Esas
- Karar no
- 2024/437
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/05/2022
- Numarası
- 2021/63 Esas 2022/379 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
Karar Metni
559 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil aleyhinde Fatih ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile kambiyo takibi yapıldığını, takibe konu 15/05/2008 tanzim ve 19/11/2008 vade tarihli 8.000,00-USD bedelli bono üzerinde bulunan imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin isminin, TC. Kimlik numarasının ve adresinin takip dayanağı senet üzerine başka bir kişi tarafından elle eklendiğini, senette tahrifat olduğunu, senetteki imzalar müvekkile ait olmadığını ileri sürerek, müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespitini, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davayı kötü niyetli açtığını, davacıya ait vekaletnamedeki imza ile senet üzerindeki imzaların birbirine çok benzediğini, senet üzerinde herhangi bir tahrifat yapılmadığını, davacının borca ve imzaya yönelik itirazlarının haksız olduğunu savunarak, davanın reddine, davacının takip konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına ve takip konusu alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının imza örneklerinin toplandığı, ATK'dan imza incelemesine ilişkin rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, bonodaki imzanın davacıya ait çıktığı, davacının tedbir talebinin mahkememizce reddedildiği, alacaklının alacağını geç tahsil etmediği gerekçesiyle, davanın reddine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ATK raporunda salt olarak imzaya ilişkin değerlendirme yapıldığını, mahkemece kurulan ara karar gereğince yazıların incelemeye tabi tutulmadığını, salt işbu husus gözetildiğinde dahi karara esas alınmasının mümkün olmadığını, hükme esas alınan ATK raporu hazırlanırken grafoloji biliminin gerekliliklerine uygun hareket edilmediğini, zira mevcut raporda yapılan mukayeselerin görüntülerinin ve sair hususların bulunmadığını, incelemenin fotokopi belgeler üzerinden yapıldığını, raporun denetime elverişli olmadığını, ATK'nın üst ve son merci olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ATK raporunda davaya konu bonodaki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, iddia edilenin aksine ATK tarafından fotokopi üzerinden değil, senet aslı üzerinde inceleme yapıldığı,
davaya konu bono tedavüle konulduğunda unsurları tam olduğundan, bu hususun bononun geçerliliğini etkilemeyeceği, bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu yolundaki iddianın davacı tarafça ispatlanması gerektiği, bu nedenle bono üzerindeki yazıların davacıya ait olup olmadığı konusunda inceleme yapılmamasının uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlamayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2022/1217, K. 2024/437, 6 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama