KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Dosya no
- 2023/101 Esas
- Karar no
- 2024/1453
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 18/07/2022
- Numarası
- 2021/24 Esas, 2022/94 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat|Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli
Karar Metni
1.259 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "şekil+..." ibareli markasın 08. ve 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetler için TPE nezdinde ... numarası ile tescil edildiğini, davalı tarafın ... şeklini iltibas yaratacak şekilde makaslar üzerinde kullandıklarını, önce davalılardan ..AŞ. aleyhine savcılığa yapılan şikayet sonucu el koyma kararı gereğince, şirket nezdinde "şekil + ..." ibarelerin yer aldığı 11.344 adet maksa el konulduğunu, ..AŞ. yetkililerinin söz konusu taklit maksaları ...
AŞ. firmasından satın aldıklarını beyan ederek ... numaralı faturayı ibraz ettiklerini, davalıların haksız ve izinsiz olarak hüsnüniyete aykırı biçimde ürettiği, ihraç edip piyasaya arz ettiğini, her üründe müvekkili şirketin marka ve alameti farikasını kullanmasının markaya tecavüz teşkil ettiğini, bu eylemlerin aynı zamanda TTK.
54.ve devamı maddeleri anlamında haksız rekabet olduğunu ileri sürerek 15.000 TL zararla birlikte, belirlenememiş olan 2007 yılının Temmuz ayından itibaren uğramış olduğu zararın tespiti ile dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte; manevi zarar için 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile, 10.000-TL itibar tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE KARŞI DAVA
Davalılar vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davaya konu makasların davacı şirketin kuruluş tarihinden önce satılmaya başlandığını, taklit iddiasının gerçeği yansıtmadığını, toplatılan maksalar üzerindeki ibarenin davacının tescilli markasına benzemediğini solingen ifadesinin makas üretiminde kullanılan çeliğin özelliği olduğunu, tüm dünyada da böyle bilindiğini, müvekkili şirketler tarafından ithal edilerek satışı yapılan terzi makaslarının İtalyada bulunan ... ve ... isimli firmalardan 1998 yılından beri ithal edildiğini, makas üretimlerini müvekkillerinin yapmadığını,
söz konusu makasları aynı ve benzer sektörde faaliyet gösteren bir çok şirketin de aynı şekilde sattığını, bilirkişi raporunun haksız olduğunu savunarak, bu nedenle asıl davanın reddine; karşı davanın kabulü ile davcı-karşı davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğü ile 5.000-TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. .5/05/2022 tarihli ek raporda da belirtildiği üzere, davalı ... ..
A.Ş. adına tescilli ... numaralı markanın, davacı ... Dış Tic. Paz. A.Ş. adına tescilli ... numaralı ... ibareli şekil markası ile bir benzerliğinin olmadığı, davalı ... ..
AŞ. adına tescilli ... numaralı şekil markası ile davacı adına tescilli ... numaralı .. ibareli şekil markasının, makas eşyası üzerinde kullanıldıkları biçimiyle, aynı ürün algısı yaratacak nitelikte bir benzerlik algısı yaratmadığı, bilinçli tüketicinin rafta iki ürünü yan yana gördüğünde ayrı ürün olarak algılayabilecek nitelikte farklılığın var olduğu, markaların birbirinden farklı olarak algılandığı bu nedenle, davalıların eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklara tecavüz - haksız rekabet teşkil etmediği kanaatine varıldığı, karşı dava yönünden;
davalının at başı anlamına gelen kelimenin İngilizce karşılığı olan kelimeyi 2003 yılında tescil ettirdiği, sektörde “...” tabiriyle makas satışının yapıldığını iddia etiği, bu hususta sunulan delillerin at başı ibaresinin ticaret alanında cins çeşit, vasıf, kalite, değer bildirdiğine ilişkin yeterli bulunmadığı, kaldı ki davacı - karşı davalının markası sadece ... ibaresinde değil ayrıca at kafası figürü ile birlikte kullandığı, başka firmaların da farklı çizimlerde at başı figürlü markaları bulunduğu,
ayrıca ... ibaresinin hükümsüzlüğe konu markanın asıl unsuru olmayıp, asıl unsurun at figürü olduğu bu nedenlerle davalı - karşı davacının 556 sayılı KHK'nın 7/c maddesi hükmüne dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davacı-karşı davalının kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığı, davacı - karşı davalının tescilli markaya dayalı hukuki işlemler başlatmasının haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF
Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde, yargılama sırasında ileri sürdüğü bir kısım beyan ve itirazları tekrar ederek; mahkemece asıl ve karşı davanın esasına ilişkin 2 heyetten rapor alındığı, ikinci heyetten alınan raporun hükme esas alındığı,
ikinci raporun eksik ve marka hukuku uygulamalarından son derece uzak ve bilimsel olmayan rapor olduğunu, söz konusu heyete marka vekili eklenmesi taleplerinin değerlendirilmediğini, 24/09/2014 tarihli bilirkişi raporunda markanın sektörel olarak tanınmış olduğu açık bir şekilde tespit edildiğini, hükme esas alınan raporda müvekkiline ait...+ ... markasının sektörel olarak tanınmış marka olup olmadığına dair tespit yapılmadığını, müvekkilinin markasının ve şeklinin sektörde tanınmış olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, iltibas kavramının eksik incelendiğini ve hatalı değerlendirme yapıldığını,
mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, çelişkinin giderilmesi için yeniden rapor alınması taleplerinin kabul edilmediğini, sundukları uzman görüşü ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin de giderilmesi gerektiğini ileri sürerek, asıl dava yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı-karşı davacılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemeye sundukları 15/03/2019 tarihli beyan ve talep dilekçesi ile davacı markasının ticaret alanında cins kalite belirten bir ifade olup olmadığının İTO’ya sorulması talep edilmişse de, İTO’ya yazılan müzekkerede “... ibaresinin sektörel anlamda makas ibaresi anlamına gelip gelmediği” şekli ile sorularak,
doğru şekilde sorulmadığını, davacının marka tescilinden çok daha önceden, hatta ülkede makas üretimi yapılmasından dahi önce makas ürününün kalitesini belirtmek amacıyla kalite ayırt edici bir ibare olarak sektörde kullanılan “...” ibaresinin, davacı tarafından marka olarak tescil edildiği ve kullanıldığı davacı-karşı davalının kötü niyetli olduğunu, bu çerçevede eksik inceleme yapıldığını ileri sürerek, karşı dava yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl dava, davalıların eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklara tecavüz - haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men'i, maddi-manevi-itibat tazminatı talebine ilişkindir. Karşı dava, davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğü ile ceza mahkemesinde el konulan ürünler nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Karar taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, asıl dava yönünden; markalar arasında iltibas olup olmadığının hakimin hukuki bilgisi ile de değerlendirilebileceği, ilk derece mahkemesince ikinci heyet raporu benimsenerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı-karşı davalı tarafça sunulan uzman görüşünün, yazılı belgeye bağlı beyanı niteliğinde olduğu, davalı-karşı davalıların kullanımlarının, davacı-karşı davalıya ait ... numara ile tescilli "...+Şekil" ibareli markaya tecavüz etmediği,
davacı-karşı davalı ile, davalı-karşı davalılardan ...
İç Dış Tic AŞ arasında Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2015/112 E- 2017/135 K sayılı dosyası ile görülen hükümsüzlük davasında, ... tescil sayılı "...+Şekil" ibareli marka ile, ... tescil sayılı şekil markası arasında iltibas bulunmadığına hükmedildiği, verilen kararın Dairemiz nezdinde istinaf ve Yargıtay nezdinde aşamasından geçerek kesinleştiği, karşı dava yönünden; at başı ibaresinin ticaret alanında cins çeşit, vasıf, kalite, değer bildirdiğine dair yeterli delil bulunmadığı, karşı-davalının markasını ... ibaresi ve at kafası figürü ile birlikte kullandığı,
at figürünün farklı çizimleri aksettirdiği ve farklı olduğunun tespit edildiği, somut olayda hükümsüzlük koşullarının bulunmadığı, kötü niyetli olduğu ispatlanamayan davacı-karşı davalının, tescilli markaya dayalı hukuki işlemler başlatmasının haksız rekabet teşkil etmediği anlaşılmakla, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/101, K. 2024/1453, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama