KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Dosya no
- 2023/1193 Esas
- Karar no
- 2025/311
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/06/2023
- Numarası
- 2022/753 Esas, 2023/579 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Kazasker/İstanbul şubesine ait ait, ... seri nolu, 05/10/2022 keşide tarihli, 96.000,00 TL bedelli çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, davaya konu çekten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, kötü niyetli hareket eden davalının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekin dava tarihinden aylar önce müvekkili bankaya temlik edildiğini, avacı'nın borçlu şirketi tanımadığı yönündeki iddiası maddi gerçeklere aykırı olduğunu, borçlu olan ... AŞ piyasaya temlik cirosu ile tevdi ettiği çeklerin keşidecilerinin iyi niyetli olmadıklarını, temel borç ilişkisinden kaynaklanan def’i ve itirazların, bu ilişkinin tarafı olmayan üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkili banka aleyhine tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini, davacının dava konusu çek miktarının %20’sindan aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davaya konu çekte yer alan keşideci imzasının davacının el ürünü olup olmadığı hususunun tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 14/12/2022 tarihli raporda, inceleme konusu çek keşideci imzası ile davacının mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacının eli ürünü olmadığı şeklinde tespitte bulunulduğu,
somut olayda davacı kendi imzasının sahteliğine dayandığından mutlak defi niteliğindeki iddiasını herkese karşı ileri sürülebileceği ve ATK raporu ile senette düzenleyen sıfatı bulunan davacı ismi altındaki imzanın davacıya ait olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını da tekrar ederek; imza incelemesinin yerleşik uygulamalara aykırı bir şekilde, hatalı ve eksik yapıldığını, imza incelemesinin müvekkil banka tarafından bildirilen deliler toplanmadan yapıldığını, mukayeseye konu belgelerin, davaya konu çekin keşide tarihine yakın tarihli olduğunu, bir kısım imza incelemeleri evrak asılları olmadan yapıldığını, hükme esas alınan raporların bu hali ile denetime elverişli olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan ATK raporunda davaya konu çekteki keşideciye atfedilen imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği, raporun denetime elverişli olduğu, mutlak defi niteliğindeki sahtelik iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne dair kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1193, K. 2025/311, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama