KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2025
- Dosya no
- 2023/1249 Esas
- Karar no
- 2025/447
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/03/2023
- Numarası
- 2021/1 Esas, 2023/248 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
656 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhinde Anadolu ... İcra Dairesi’nin ... Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takip dayanağı senette bulunan imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkillerinin senet lehtarı davalı arasında herhangi bir alacak verecek ilişkisi de bulunmadığını ileri sürerek, menfi tespit davasının kabulüne, takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, ATK Fizik ihtisas Dairesi tarafından düzenlenen 19/01/2023 tarihli tarihli raporda, takip/dava konusu senet üzerinde atılı bulunan imzaların mukayese imzalara kıyasla davacı ...'ün eli ürünün olmadığı hususunda tespit ve görüş bildirildiği, imzanın sahteliğini lehtar ve ciranta dahil herkese karşı mutlak defi olarak ileri sürebileceği gerekçesiyle, davaya konu takip dayanağı senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının işbu davadan önce Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/713 E.sayılı dosyası ile imzaya itiraz ettiğini, anılan dosyadan alınan 11/09/2019 tarihli raporda, davaya konu senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, bu hususun ön inceleme duruşmasına hatırlatılmasın rağmen mahkemenin söz konusu dosyayı ve raporu celp dahi etmediğini, icra hukuk mahkemesinden alınan raporda farklılıklar ve benzerliklerden bahsedildiğini,
ancak davacının imzasının tamamına ait yazı ve eğim biçimleri olarak genel karakteristik tanı unsurlarına göre imzanın davacının el ürünü olduğunun belirtildiğini, dolayısıyla ATK raporuna göre mukayese imzalar ile senette davacıya atfen atılan imzalar arasında benzerliklerin mi yoksa farklılıkların mı fazla olduğunun anlaşılamadığı gibi, davacının zaman içerisinde imzasının değişip değişmediği, değişme var ise güncel imzalarına nazaran hangisine itibar edilmesi gerekeceğinin açıklığa kavuşturulmadığını, ATK raporunun denetime elverişli olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İlk derece mahkemesince alınan ATK raporunda, takip dayanağı senetteki atfedilen imzanın davacı ...'e ait olmadığı tespit edilmiştir. İcra dosyası içinde bulunan İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/713 E.sayılı kararında, alınan bilirkişi raporunda takip konusu senetteki imzanın davacı ...'ün eli ürünü olduğunun tespit edildiği belirtilmektedir.İcra hukuk mahkemesi kararları genel mahkemeyi bağlayıcı değildir.
Dar yetkili mahkeme olan icra hukuk mahkemesinde alınan bilirkişi incelemesi de genel yetkili mahkemelerde kesin delil olarak kabul edilemez. Ancak genel mahkemede alınan bilirkişi raporu ile icra hukuk mahkemesince alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişki bulunması halinde bu çelişkinin giderilmesi gerekir.
Bu nedenle icra hukuk mahkemesinde alınan bilirkişi raporu ile bu dosyada alınan bilirkişi raporu arasında çelişki giderilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
(Emsal Yargıtay Kapatılan 19.HD'nin 2011/4127 -13287 E-K.sayılı kararı) Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, mahkemece alınan ATK raporu ile cra hukuk mahkemesince alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için üniversitelerden seçilecek 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1249, K. 2025/447, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama