KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Dosya no
- 2023/1290 Esas
- Karar no
- 2025/545
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/05/2023
- Numarası
- 2021/47 Esas, 2023/97 Karar
- Davanın konusu
- Marka (Maddi Tazminat İstemli
Karar Metni
898 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; eve nakliye işi yapan müvekkilinin “...” markasının ... numarası ile 39.sınıfta tescilli olduğunu, davalının “...” markası ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, www...com alan adlı internet sitesini kullandığını, bu kullanımların SMK’nun 29 ve 7. maddeleri uyarınca davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, her iki taraf arasında bağlantı bulunduğu izlenimini yarattığını ileri sürerek, davalının eylemlerinimarka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin önlenmesine,
giderilmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalıya ait www...com alan adının iptaline ve sicilden terkinine, şimdilik 20.000-TL maddi tazminatın, 10.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kullandığı “...” markası ile davacıya ait “...” markasının kavramsal, görsel, işitsel ve bütünsel olarak birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin markasının kavramsal olarak davacının markasına benzemediğinin açıkça görüleceğini, müvekkilinin görseliyle birebir bir benzerliğin davacı markasında mevcut olmadığını, davacının ayrıca ".." ibaresini kullanarak "..." ibaresine ekleme yaparak ayırt edicilik kattığını, tarafların markalarında yer alan "..." ve "..." ibarelerinin de karşılaştırmada dikkate alınması gerektiğini,
müvekkilimin kendi soy ismi ile beraber nakliye işi yapmasının hukuka aykırı olmadığını ve davacı tarafından engellenemeyeceğini, müvekkilinin kötü niyetli bir kullanımının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının ... numaralı "...+Şekil" markasının esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, davalının davacının markasının tescilli olduğu kara yolu taşımacılığı hizmetlerinde "..." markasını kullandığı, bu markanın da esas unsurunun "..." olduğu, her iki markanın hitap ettiği ortalama tüketici nezdinde markaların karıştırılma ihtimali bulunduğu,
işletmeler arasında bağlantı olduğunun zannedilebileceği, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği, davalının soyadının "..." olmasının davalıya başkasına ait tescilli markayı izinsiz olarak kullanma hakkını vermeyeceği, yine davacının markasının esas unsurunun davalı tarafça alan adında ticari etki yaratacak şekilde kullanılmasının da marka hakkına tecavüz oluşturduğu, her ne kadar davalı tarafça davacının markasının tescilinden daha önce markayı kullanmaya başladığı savunulmuşsa da, buna dair dosyaya hiç bir delil sunulmadığı,
davalının kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerini de tazminat hesabı için mahkemeye sunmadığı, bu nedenle "..." markasını ne zamandan beri kullandığının ve ne kadar gelir elde ettiğinin tespit edilemediği, bu nedenle maddi tazminatın TBK'nun 50. maddesi uyarınca mahkemece takdir edilmesi gerektiği, davalının markayı 2018 yılında alan adı olarak kullanmaya başladığı tespit edilmekle tecavüzün devam ettiği süre, davalının ticaret hacmi, kusur durumu, nakliye hizmetlerinin fiyatları değerlendirildiğinde, talep edilen 20.000-TL maddi tazminat ile 10.000-TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı,
sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı SMK hükümleriyle korunması ve TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının davacı adına tescilli markası ile iltibasa neden olacak derecede benzer bir marka ve alan adı kullanması eyleminin eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile;
davalının kara taşımacılığı hizmetlerinde " ..." markasını kullanmasının davacı adına tescilli ... tescil numaralı "AN ...+ŞEKİL" markasından kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, davalının marka haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin önlenmesine, giderilmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalıya ait www....com alan adının iptaline, 20.000-TL maddi tazminatın ve 10.000- TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ilanına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde cevap dilekçesinde ve yargılama sırasındaki savunmalarını tekrar ederek; taraf markaları benzer sınıflarda olsa da hem ayırt edici olup , markalar arasında kavramsal , görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin “...” ibaresini kullanmakta hukuki yararı olduğunu, müvekkilinin soyadının ... olduğunu, kendisi soy ismi ile beraber nakliye işi yapmasının hukuka aykırı olmayıp , davacı tarafından engellenemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ... numaralı " ...+Şekil" markasının davacı adına tescilli olduğu, olduğu, davalının davacının markasının tescilli olduğu kara yolu taşımacılığı hizmetlerinde " ..." markasını kullandığı, her iki markanın esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, her iki markanın hitap ettiği ortalama tüketici nezdinde markaların karıştırılma ihtimali bulunduğu,
davalının kullanımının davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği, davalının soyadının "..." olmasının, davalıya başkasına ait tescilli markayı izinsiz olarak kullanma hakkını vermeyeceği, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1290, K. 2025/545, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama