KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Dosya no
- 2023/191 Esas
- Karar no
- 2024/1569
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/11/2022
- Numarası
- 2019/300 Esas, 2022/174 Karar
- Davanın konusu
- Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli
Karar Metni
1.109 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile.
Müvekkilinin 1976 yılından itibaren "...." markası altında baharat ve yemek harç karışımları sektöründe faaliyet gösterdiğini, çok sayıda tescilli markasının ve inhisari lisans sahibi olduğu markalarının bulunduğunu, taraflar arasında imzalanan 03/04/2014 tarihli bayilik sözleşmesinin Haziran 2019 tarihiyle sona erdiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona ermesine rağmen davalının davalını "..." gibi marka tescil başvurusunda da bulunduğunu, bunu üzerine ihtarname keşide ettiklerini, davalının cevabi ihtarname ile iddialarını kabul etmediğini ve taleplerinin karşılanmayacağını belirttiğini,
logo ile ilgili olarak inhisari lisans haklarının bulunduğunu, davalı şirketin kullanımlarla yetinilmeyerek müvekkilinin markaları ile ayniyet derecesinde benzerlik arz eden markaların tescili için başvuruda da bulunduğunu, davalını ilk mevsim ibaresini seçmesi ve deve logusunu kullanmasının kötü niyetinin göstergesi olduğunu SMK m.6/9 hükmüne, basiretli tacir gibi hareket etmeye ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, müvekkiline ait markaların haksız rekabet hükümleriyle de koruma altında olduğunu,
davalının müvekkilini markalarına ve inhisari lisans hakkı sabi olduğu markalarına tecavüz niteliğindeki her türlü kullanımın durdurulmasın için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, belirterek müvekkilinin tescilli ve inhisari lisans hakkı sahibi olduğu markalarına vaki tecavüzün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, refini, tecavüz teşkil eden kullanımların ortadan kaldırılmasını, davalı şirket aleyhine verilecek hükmün ilanını talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle, Davalı firma yetkilisi ... keşif işlemi esnasındaki beyanında iş yeri yetkilisi olduğunu, 2002 yılından beri davacının Ankara ve İç Anadolu distribütörü yani bayisi olarak ticari ilişkilerinin bulunduğunu, 2019 yılının Temmuz ayında ticari ilişkilerinin sona erdiğini, 2015 yılının Temmuz ayından itibaren davacı firmanın mali açıdan sıkıntıya girip iflas erteleme süreci başlattığını, kendisinin bayi olarak özveri ile sorumluluğunu yerine getirdiğini, buna rağmen davacının kendi bölgesinde mal bozdurarak kendi ürününü düşük ücretle piyasaya satmaya başladığını,
ticari ilişkilerinin bu şekilde bozulduğunu, sonra kendisinin ...ibareli ... sayılı marka tescil belgesini alarak kendi markasına ait ürünlerin satışına başladığını, davacı tarafla ticari ilişkiyi kendisinin ihlal etmediğini, asıl karşı tarafın kendi bölgesinde mal bozdurma suretiyle ihlal ettiğini, savunmasına yönelik tüm yazılı ve diğer delilleri mahkemeye de sunacağını, bayilik sözleşmelerinin 2020 yılı Nisan ayına kadar devam ettiğini, buna rağmen 2019 yılı Temmuz ayından sonra tek taraflı fesih yoluna giderek kendisine malzeme gönderilmediğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
"1-Davanın KABULÜ ile; davalı tarafından davacının ... esas unsurlu markalarına yönelik tecavüzde bulunduğunun tespitine, davalı tarafından ...ve... şeklinde davacı markalarına yönelik tecavüz teşkil edecek kullanımda bulunmasının yasaklanmasına, durdurulmasına önlenmesi ve refine, tecavüz teşkil eden kullanımlarda bulunan ilgili ibarelerin her türlü broşür,tabela, etiket, fiş, ambalaj ve tanıtım materyallerinden çıkartılmasına, silinmesine, silinmesi mümkün olmaması halinde imhasına, Hükmün trajı yüksek gazetelerden birinde ilanına," Şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf isteminde özetle;- Cevap dilekçesini tekrar ederek Davalı müvekkili şirket yetkilisi ...'ın 2002 yılından beri davacının bayisi olduğunu, 2019 yılının Temmuz ayında ticari ilişkilerinin sona erdiğini, davacının kendi bölgesinde mal bozdurarak kendi ürününü düşük ücretle piyasaya satmaya başladığını, ticari ilişkilerinin bu şekilde bozulduğunu, sonra kendisinin ... ibareli ... sayılı marka tescil belgesini alarak kendi markasına ait ürünlerin satışına başladığını, bayilik sözleşmelerinin 2020 yılı Nisan ayına kadar devam ettiğini, buna rağmen 2019 yılı Temmuz ayından sonra tek taraflı fesih yoluna gittiğini,
davacının dava ehliyetine sahip olmadığını, bu durumun mahkemece dikkate alınmadığını, davacı şirket yetkilisinin inhisari lisans sözleşmesi yapma ehliyeti bulunmadığını,19/02/2009 tarih ve ... sayı ile ... Gazetesi'nde göre "... Şti. Bölümünde 20 yıl süre ile şirket müdürlerinin ... ve ... olduğunu, inhisari lisans sözleşmesinin 16/07/2016 tarihli olduğunu, ancak "Davacı ...
Şirketinin TC İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/702 Esas "13.06.2016" tarihli kararı ile şirketin yönetim ve karar organlarının kambiyo senedi düzenlemek ve davacı şirketin banka hesaplarından para çekmek dahil HER TÜRLÜ KARAR VE İŞLEMLERİNİN VE TASARRUFLARININ GEÇERLİLİĞİNİN KAYYIM OLARAK RESEN TAYİN OLUNAN ...VE ...'İN MÜŞTEREK ONAYLARINA TABİ TUTULMASINA" karar verildiğini ve kararın ...
Gazetesi'nde 22.07.2016'da yayınlandığını, iddiaya konu sözleşmede kayyım onayı olmadığından geçersiz olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun hukuki işlemler başlıklı 148/4.
Maddesi gereğince devir sözleşmelerinin geçerli olabilmesi için noter tarafından onaylanmış olması zorunlu olduğunu, Bilirkişi raporunda; ...sayılı marka logosu kullanılmadığının tespiti yapıldığını, ... internet sitesine "..." sorgusu yapıldığında 23.03.2020 başvuru tarihli ... tescil numaralı logo olduğunun görüleceğini, ... müvekkili şirketin ilk olarak başvurduğu logo ile davacı şirketin kullandığı logonun benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı yönünde karar verdiğinden müvekkilinin şirket söz konusu logoyu tescil etmek istediğini,
Her ne kadar davacı taraf söz konusu logo için itiraz etse de ... tarafından " benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin haksız bulunduğu, temsilci tarafından yapılan izinsiz başvuru olduğu, eskiye dayalı kullanım olduğundan yapılan itirazın haksız olduğu,... baharatın kötü niyetinin olmadığı" kararı verildiğini ve iyi niyetli müvekkilinin şirket söz konusu logonun değiştirilmesi yönünde karar alıp ... tescil numaralı logoyu kullanmaya başladığını, belgeleri sunduğunu,Davacı asilin dava konusu ettiği logonun başvuru tarihi 03.05.2019 olup logonun tescil edilmediğini, müvekkilinin de dava konusu olan logolu ürünleri satışa çıkarmadığını,
... tescil numaralı bir logo tasarlatıp gerekli yasal süreçleri tamamlayıp tescil ettiği logolu ürünleri satışa çıkardığını,Ankara 4. FSHHM 2020/9 talimat sayılı dosyasındaki fotoğrafların güncel olmadığını, müvekkilinin 2020 Mart ayında tabelasını değiştirdiğini, davacı şirketin dava konusu ettiği logoyu müvekkilinin kullanmadığını, güncel fotoğraflar sunduklarını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının delil olarak dayandığı lisans sözleşmesi adi yazılı şekilde düzenlenmiş ise de, davacının ... numaralı "...003 tarihinde itibaren baharat emtiasını içerir şekilde tescilli olup, markada şekil olarak deve figürü kullanıldığı, ...numaralı "..." ibareli markanın da baharat emtiasını kapsar şekilde 29, 30 ve 31 sınıfta 07.09.2011' den beri davacı adına tescilli olduğu,
davalının "... +..." ibareli kullanımlarının davacının markalarının emtia sınıfında olup davacının markaları ile iltibas teşkil ettiği, davacı yanca sunulan fatura suretlerine göre taraflar arasındaki bayilik ilişkisi döneminde faturalarda "..." ibareli markasal kullanımın yer aldığı dikkate alındığında bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davalının istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/191, K. 2024/1569, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama