KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1255 Esas
- Karar no
- 2024/1708
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/04/2024
- Numarası
- 2023/754 Esas, 2024/353 Karar.
- Davanın konusu
- Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
638 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ... markasının ...
AVM içerisinde açılması için 27/10/2017 tarihli Franchise sözleşmesi ve aynı tarihli alt kiralama sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşme gereğince müvekkilinin franchise ve buna bağlı sözleşme borçlarını düzenli olarak zamanında tam ve eksiksiz ifa etmesine rağmen, davalının sözleşmeye ve kanunlara aykırı davranarak 27/10/2022 tarihi itibariyle gerekli ürün ve hizmet teminini durdurduğunu, dükkanın kirası müvekkil tarafından ödenmeye devam edildiğini, 07/04/2023 tarihinde davalının kendi sebep olduğu hukuka aykırılığa dayanarak müvekkili icra marifetiyle alt kiracı olduğu taşınmazdan tahliye ettirdiğini ileri sürerek,
30.000-TL portföy tazminatının haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının arabuluculuk son tutanağını dosyaya sunmadığını, davacının alacağının zamanaşımına uğradığını, davacının davasını ispat edemediğini, taraflar arasındaki sözleşme gereğince yetkili mahkemede davanın açılmadığını, sözleşmenin 5 yıl süreyle yapılmadığını, sözleşmenin uzatılacağına dair herhangi bir taahhütte bulunulmadığını, sözleşmenin karşılıklı imza altına alındığı tarihte sona erdiğini, davacının tüm franchise sürecini ağır kusurlu geçirdiğini, yapılan denetimlerle talimatlara aykırı işlem süreci geçirdiğinin tespit edildiğini, davacının son kullanma tarihi geçmiş ürünler kullandığını,
hijyen kurallarına uyulmadığını, aşırı çok veya aşırı az ürünler sipariş verdiğini, müşterilere kötü davrandığının tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 18. maddesinde, taraflar arasında çıkacak ihtilaflarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunun hüküm altına alındığı, yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, davalı tarafından da süresinde verilen cevap dilekçesinde usulüne uygun olarak yetkiye itiraz edildiği gerekçesiyle, mahkememiz yetkisizliği sebebiyle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının taleplerinin, hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, denkleştirme tazminatı talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, yetkili olmayan mahkemenin dava şartlarını değerlendirmesine hukuken olanak olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
2-Davalı vekilinin cevap dilekçesinde ileri sürdüğü yetki itirazı doğrultusunda ilk derece mahkemesince yetkisizlik kararı verilmesine, davalı vekilinin; dava şartlarının yetkili mahkemede inceleneceğini bilmesine rağmen, yetkili olmadığını ileri sürdüğü mahkeme tarafından dava şartı olan hak düşürücü sürenin incelenmediği gerekçesiyle kararı istinaf ettiği, davalı vekilinin istinaf yoluna başvurmasının kötü niyetli olduğu,
bu hususun davalı vekilinden kaynaklandığı anlaşılmakla, kötü niyetli istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekilinin kendi şahsı hakkında HMK'nın 351. maddesi atfıyla aynı kanun'un 329. maddesi uyarınca disiplin para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1255, K. 2024/1708, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama