KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Dosya no
- 2024/273 Esas
- Karar no
- 2025/1281
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/12/2023
- Numarası
- 2019/1017 Esas, 2023/1059 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
692 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve ... E. sayılı dosyası ve ... E. sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığıını, takip dayanağı bonolardaki imzaların müvekkil şirketin iki yetkilisi ...ile ...'a ait olmadığını, dava dışı icra takibine konu senetler üzerindeki imza müvekkil şirket yetkililerine ait olmadığını, dava dışı ...'ın müvekkili şirket adına sahte kaşe basıp şirketi borçlandırdığını ileri sürerek, müvekkilin borçlu olmadığının tespitine kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının şirketiyle ilgili gerekli takibatı yapmamasının müvekkil açısından bağlayıcı olmadığını, davacı tarafın basiretli bir tacir olarak davranmadığını, davacının müvekkil ile ticari ilişkisinin olmadığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, alınan bilirkişi raporu ve dosyaya sunulan tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde; imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının, İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün 2018/26782 E. sayılı dosyası ve bu takibin dayanağı bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacıların davasını lehtara yönelttiği anlaşılmakla davalı lehtarın davacıları dava açmaya zorlaması nedeniyle kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle, alacağın %20'si oranındaki kötü niyet tazminatına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava açılmadan davacının icra dosyasına konu edilen bedeli ödediğini, borçlunun borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamayacağını, mahkemenin kabulü gerekçesini yalnızca imza incelemesi yönünden değerlendirdiğini, oysa ki, taraflar arasında görülen başkaca yerel mahkeme dosyası olan Bakırköy 3. ATM’nin 2020/910 E.Dayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda görüleceği üzere taraflar arasında uzun süreli ticaret ilişkisi olduğunu ve müvekkilin ticari defterlerine göre alacaklı olduğun tespit edildiğini,
kötü niyet tazminatından söz edebilmek için icra takip açılış anında alacaklının senet üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olup olmadığını bilebilecek durumda olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, senetlerin kargo vasıtası ile müvekkiline teslim edildiğini, mahkemenin kanaat ettiğinin aksine müvekkilinin senet üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili ıslah dilekçesi ile davaya konu icra dosyalarına konu borcun davadan önce davacı-borçlu tarafından ödendiğini, bu nedenle davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını ileri sürmüş, 26/07/2022 tarihli dilekçe ekinde bir kısım banka ödeme dekontları ibraz etmiştir.
İlk derece mahkemesince davalı tarafın ibraz ettiği banka dekontları ve davalı vekilinin ileri sürdüğü hukuki yarar bulunmadığı iddiasına ilişkin gerekçeli kararda herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekili tarafından yapılan ibraz edilen banka dekontları incelenerek, davaya konu takip dosyalarına ilişkin borçların davadan önce ödenip ödenmediği, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmadan, davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
kaldırma sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/273, K. 2025/1281, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama