KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2024
- Dosya no
- 2020/2103 Esas
- Karar no
- 2024/238
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/12/2019
- Numarası
- 2018/495 Esas, 2019/1347 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
Karar Metni
1.569 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi bünyesinde sigortalı bulunan ...
Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye ait işyerinde 20.02.2018 tarihinde yangın çıktığını, yangın sonucunda ayrıntılı eksper raporunda yazılı olan 425.372,00-TL'lik hasar bedelinin 04.05.2018 tarihinde sigortalıya ödendiğini, müvekkili şirketin sigortalısının haklarına halef olarak rücu hakkını kazandığını belirterek hasar sorumlusu olduğu iddiasıyla davalı aleyhine açtığı iş bu davada, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 425.372,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 03.12.2018 tarihli dilekçesinde özetle; sigortalı işyerinde 20.02.2018 tarihinde meydana gelen yangın sonucu düzenlenen yangın raporunda, yangının çıkış sebebinin market dahilinde prize takılı vaziyetteki market tipi soğutma dolabının kablo bağlantı yerlerinde meydana gelen ark sonucu oluşan şerarelerin kablo izolelerini tutuşturmasıyla yanma olayının meydana geldiği,
market tipi soğutma dolabının plastik aksamına ve dahiline sirayetle geliştiği kanaatine varıldığını, bu noktada davayı aydınlatması bakımından en önemli hususun bu arkların neden oluştuğunun ortaya çıkarılması hususu olduğunu, ark flaşlarına neyin sebep olduğunun, sigortalı iş yerinde kaçak akım rölesinin bulunup bulunmadığının, bulunuyor idi ise neden arklar oluşunca çalışmadığının, sigortalı işyerince gerekli tüm bakımların yaptırılıp yaptırılmadığının detaylıca araştırılması gerektiğin,
alt ariyet sözleşmesinde açıkça görüleceği üzere soğutucunun kullanımı esnasında ortaya çıkan zararda sigortalı işyeri kendisinin sorumlu olduğunu kabul ve taahhüt ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davaya konu zarara neden olan yangın olayının davalı tarafın icrai veya ihmali bir davranışı sonucu oluştuğunun davacı tarafından ispatlanamadığı ve davacı sigorta şirketinin sigortalısının yangını çıkartan soğutucudan kaynaklı zararlardan sorumlu olduğuna ilişkin alt ariyet sözleşmesinin varlığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının davaya yasal sürede cevap sunmadığını, dosyada savunmanın dayanağı olarak süresinde ileri sürülen bir delil bulunmadığını, davalı usulüne uygun şekilde bilirkişi deliline dayanmamasına rağmen mahkeme usule aykırı şekilde herhangi bir delile dayanmayan davalının talebi doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor talep edildiğini, İlk derece mahkemesinin kararınIn HMK m.371/c'de ifadesini bulan, davanın ispatı için öne sürülen delillerin kanuni bir sebep olmaksızın kabul edilmemesi nedeniyle hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, Mahkemenin dosyayı değerlendirirken kesin ekspertiz raporu,
olay yeri yangın raporu, yangın uzmanı raporu, sigortalı yer güvenlik kayıtları delillerini kanuni sebep olmaksızın, dikkate almadan davanın reddine dair eksik incelemeye dayalı hatalı karar verdiğini, İlk derece mahkemesinin kararı HMK m.371/a da ifadesini bulan hukukun yanlış uygulanması nedeniyle hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince müvekkili şirketin taraf olmadığı bir sözleşmeden dolayı alacağına kavuşmasının engellenmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, İşler Rayında Kobi Sigorta Poliçesine dayalı rücuen tazminat talebine ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalı ... San.Tic A.Ş.'nin ... Mah.... Cad ... Apt. Bina No:...
Gaziosmanpaşa İstanbul adresindeki işyerini 22.01.2018 başlangıç-22.01.2019 bitiş tarihli İşler Rayında Kobi Sigorta Poliçesi ile sigortaladığı, sigortalı iş yerinde 20.02.2018 tarihinde yangın meydana geldiği, davacının sigortalısına 04.05.2018 tarihinde 425.372,00-TL hasar ödemesi yaptığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık davalı tarafından ariyet olarak davacıya verilen dolabın yangına sebebiyet vermesinin hangi nedenden kaynaklandığı ve bu nedenin davalının sorumluluğunda bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir.
Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur.
TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır.
Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur.
Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. 19.04.2018 tarihli ekspertiz raporunda; yangına ve sigortalı emtialara ... tarafından teslim edilen ve ... ürünlerinin muhafazasında kullanılan soğutucu dolabın sebebiyet vermiş olduğu, ...
San Tic A.Ş'ne rücu durumunun olabileceği kanaatine varıldığı belirtilmiştir. 02.03.2018 tarihli yangın raporunda. 6 katlı betonarme binanın giriş kat market dahilinde prize takılı vaziyetteki market tipi soğutma dolabının kablo bağlantı yerlerinde meydana gelen ark sonucu oluşan şerarelerin kablo izolelerini tutuşturmasıyla yanma olayının meydana geldiği, market ipi soğutma dolabının plastik aksamına ve dahiline sirayetle geliştiği belirtilmiştir.
13.02.2019 tarihli raporda özetle; davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından, dava dışı sigortalısı olan ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin işyerinin İşler Rayında Kobi Sigorta Poliçesi teminatı altında olduğu, vadesi içerisinde gerçekleştiği ile hasar gününde yürürlükte olduğu, dava konusu yangının meydana gelmesinden, davalı ...
Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin tam sorumlu olduğu (% 100 Kusur), Sigortacılık Kanununun 22.maddesi uyarınca bağımsız ve konusunun uzmanı Kanunen Ekspertiz yapmaya tam yetkili eksperler tarafından fiziki ve teknik yönden hazırlanan kesin ekspertiz raporlarının dikkate alınması gerektiği bildirilmiştir. 08.11.2019 tarihli ek raporda özetle.
Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliğine göre somut olayda davacının mevzuat çerçevesinde belirtilmiş standartlarda bir elektrik tesisatının mevcut olup olmadığının tespit edilemediği, dava konusu dolabın bakım ve servis hizmetlerinin düzenli alınıp alınmadığı ve servis ve bakım hizmeti alındı ise nereden alındığı hususlarının da tespit edilemediği, kök raporda da belirtildiği üzere dava konusu hasar bedelinin 425.372,43 TL olduğu, davacı şirketin davalı şirkete kusuru oranında (%100 kusur) rücu etme hakkının bulunduğu bildirilmiştir.
Yangının ne şekilde meydana gelmiş olduğunun tespitinin yapılabilmesi için davacı vekilinin delilleri arasında da yer vermiş olduğu bilirkişi incelemesi yapılması iş bu uyuşmazlıkta kaçınılmazdır. 6100 sayılı HMK'nın 266.maddesinin ilk fıkrasında, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden mahkemenin bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlenmiştir.
Somut davada, yangının çıkış nedeninin tespiti için teknik bilgiye ihtiyaç duyulmuş HMK 281maddesi gereğince bilirkişi raporu ve ek rapor alınmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin bu yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davalı ... Gıda ile dava dışı distribütör ... Gıda Dağıtım ve Pazarlama Ticaret Ltd. Şti arasında soğutucular hakkında bir ariyet sözleşmesi bulunmakta olup ... Gıda ile sigortalı işyeri ... Ticaret A.Ş. arasında da bir alt ariyet sözleşmesi mevcuttur.
Alt ariyet sözleşmesinin 4.3. maddesine göre: "Satış noktası kendisine teslim anından itibaren soğutucuların kendi yeddinde ve sorumluluğunda olduğunu kabul ve taahhüt etmiştir." 4.5.maddesine göre: "Satış Noktası soğutucuların muhafazasında ve bakımında gereken güvenlik, sağlık ve temizlik şartlarını yerine getireceğini, ilgili tüm mevzuaTa uyacağını kabul ve taahhüt etmiştir." 4.7.maddesine göre ise.
"Satış noktası, soğutucuların muhafazası ve kullanımı esnasında gerek satış noktalarının gerekse üçüncü şahısların uğrayacağı her türlü zarar ve kayıplardan münhasıran kendisinin sorumlu olduğunu ve üçüncü kişi ya da kuruluşlar tarafından ...'ye karşı bu sebeple ileri sürülebilecek her türlü talep iddia ve alacaklardan ötürü ...'nin maruz kalabileceği kayıp ve zararların tamamını, ilk talepte derhal nakden ve def'aten tazmin etmeyi, bu hususta şirketin hiç bir şekilde sorumlu olmadığını kabul ve taahhüt etmektedir." şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; yangın raporu, ekspertiz raporu ve bilirkişi raporuna göre, yangın olayı, davalı şirkete ait ürünlerin muhafazasında kullanılan soğutucu dolabının kablo bağlantı yerlerinde meydana gelen ark sonucu oluşan şerarelerin kablo izolelerini tutuşturmasıyla gerçekleşmiş olsa da yangının çıkış sebebini gösteren kesin bir tespitin yapılamadığı anlaşılmıştır.
Yangının, dolabın üretimindeki bir hatadan mı, kullanımdan doğan bir hatadan mı, elektrik tesisatındaki bir eksiklikten mi kaynaklandığı net olarak ortaya konulamamıştır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, yangının çıkış nedeni hakkında teknik bir değerlendirme yapılmadığı gibi Mahkemenin görevlendirdiği diğer konularda da teknik bir değerlendirme ve tespitin yapılmadığı, yine davalıya atfedilen kusur oranının somut veri ve teknik bir tespite dayanmadığı görülmüştür.
Bu nedenle ilk derece Mahkemesinin raporu hükme esas almamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ariyet sözleşmesini düzenleyen TBK 379 ve devamı maddelerine göre, ariyet verenin akdin niteliği itibariyle bakım ve onarım yükümlülüğünün olmadığı, sözleşmeye göre de bakım ve muhafazayı ariyet alanın yapacağının belirlendiği, dolayısıyla ariyet sözleşmesine göre davalının sorumluluğunun bulunmadığı, TTK 1472.maddesi gereğince hukuken sigortalı yerine geçen davacı yönünden, dava dışı sigortalısı tarafından yapılan sözleşmenin bağlayıcı olacağı kanaatine varılmış, davacının bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Bununla birlikte davalının üretici firma olmadığı, ariyet veren davalının, söz konusu soğutucunun üretimle ilgili bir hatası olduğunu biliyorsa ancak o zaman sorumluluğunun söz konusu olabileceği, somut davada, davalının soğutucunun üretimle ilgili bir hatası olduğunu bildiği ve bunu dava dışı ariyet alan davacının sigortalısından sakladığı yönünde bir iddianın da bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen karar esas ve usul yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/495 Esas, 2019/1347 Karar sayılı ve 19/12/2019 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/2103, K. 2024/238, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama